Sana Rağmen kitap kapağı

18. bölüm / 18

Sana Rağmen

Âşık mı oldun? Hem de ansızın? Birdenbire?

Vaveyla Yazarı: Ela Demir

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: Âşık mı oldun? Hem de ansızın? Birdenbire?

Kulaklıklarından gelen sakin bir melodi eşliğinde saatlerce yürümüştü Görkem. Çünkü böyle anlarda başka ne yapabilirdi, bilmiyordu.
Bu yüzden her defasında yaptığı şeyi yaparak kaçtı.
Orman yolunu takip etti. Ve görüşü yorgunluktan bulanıklaşıp artık hiçbir şey görmeyene dek koştu.
Beliz’in söylediği şeyler onun için bir ızdıraptı. Kemiklerini acıtan türden bir şeydi bu.
Oysa kısa bir süre öncesine kadar insanların her kelimeye takılıp kalmasının saçma olduğunu söylerdi.
Şimdiyse zamanla her şeyin nasıl da anlam kazandığını görmek tuhaftı. Onunlayken her şeyi daha yoğun hissediyordu. Varlığı için Tanrı'ya şükrediyor, bir gün gidebileceğini düşündüğünde korkuyordu. Beliz'in gözlerinde hâlâ çözülmemiş bir sır vardı ve Görkem, o sırrın peşinden gitmekten kendini alamıyordu.
Bu düşüncelerle yavaşça hızını azalttı ve durduğundaysa merakla etrafına bakındı.
Çevresindeki ağaçları incelerken neşeyle ötüşen kuşların sesini işitti. Gökyüzünün muhteşem maviliğini görebilmek için başını kaldırdı. Ardından derin bir nefes alarak temiz havayı içine çekti. Birkaç dakika öncesine kadar onu ele geçiren huzursuzluk yerini rahatlığa bırakmıştı.
Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme, bakışlarından taşan saf bir mutluluk vardı.
Tam o anda, daha önce hiç bu kadar hayat dolu hissetmediğini fark etmişti.
Bulutlar güneşi kapatmaya, rüzgar yön değiştirmeye başlamıştı. Bir süre sonraysa yüzüne damlayan su damlalarıyla gülümsemesi genişledi. Kollarını açarak başını olabildiğince geriye yasladı ve gözlerini sımsıkı kapattı.
Gözyaşları yağmura karışıp boynuna süzülürken, içindeki karanlığın da damlalarla birlikte dağıldığını hissetti.
“Bu mutluluk da neyin nesi?”
Alp’in orada olduğunu fark etmemişti bile. Sesi yağmur sesine karıştığından geldiğini ancak gözlerini birkaç dakika sonra açtığında görebilmişti. Gördüğündeyse hızla yüzündeki damlaları montuna sildi. Ancak yüzündeki sırıtış henüz silinmemişti.
“Hey, neden aptal aptal sırıtıyorsun?” Diye sordu Alp.
Ancak Alp’in yüzündeki ifade de tıpkı ondaki gibiydi. Nedenini bilmiyor olsa da o da gülümsüyordu.
Görkem ensesini kaşıyarak utanç duygusuyla gülümsemeye devam etti. Yanaklarındaki kızarıklık neredeyse tüm yüzünü kapladığındaysa Alp heyecanla ona yaklaştı.
“Yoksa bu aptal sırıtışının nedeni…”
Görkem birkaç adım uzaklaştı. “Git buradan,” derken gülmeye devam ediyordu. “Sana hiçbir şey açıklamak zorunda değilim.”
“Yoksa âşık mı oldun?” diye sordu bir anda, “Hem de ansızın? Birdenbire?”
Birkaç kilometre ötede olduğunu bildiği kayın ağacını düşündü Görkem. Orada onunla karşılaştıkları ilk anı hatırlamasıyla birlikte tüm vücudunu tanıdıklık hissi sardı. Sanki bu anı yıllar öncesine ait eski bir anıydı.
Alp bir kolunu Görkem’in omzuna atarak gözlerini uzaktaki bir noktaya dikti. “Gerçekten, dostum, neler oluyor?”
Neler olduğunu Görkem de bilmiyordu. Henüz farkında değildi ancak içinde bir şeyler büyüyordu. Beliz’e duyduğu hisler kök salıyor, sahip olma arzusu ise sarmaşık gibi dolanıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.