Sahte Kaza kitap kapağı

9. bölüm / 13

Sahte Kaza

8 . BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Velmira .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 8 . BÖLÜM

SELAM NASILSINIZZZ
SATIR ARALARINA YORUM BIRAKIR MISINIZ??

Bazen insanlar hayatlarında ki gerçeklere odaklanmak yerine kurulan yalanları devam ettirir yada onları görmezden gelirdi. Aybars Demir ‘ de bu insanlardan biriydi Aryel’ in gerçek ailesini bulmuştu ama ona söylememişti. Söylemesi gereken bir diğer kişi de Kerem’ di onun da bu gerçeği öğrenmeye hakkı vardı.
Ama Aybars ileriyi ve olacakları düşünerek abi kardeşi kavuşturmamıştı.
Kerem ve Aryel daha ilk görüşmelerinde birbirlerine alışmıştılar Kerem Aryel’ de koruyamadığı ama aslında en çok Kerem’in istediği kız kardeşini hatırlatıyordu. 29 Temmuz 2003 yılında dünya güzeli bir bebek dünyaya gelmişti. Ama babası kendi yaptığı anlaşmaya sadık kalmadığı için kızını evlendirmek zorundaydı.
Hem de o herifin oğluyla çocuklarını önemseyen biri hiç bir zaman olmamıştı onun tek düşündüğü ilerde soyları devam ettiğinde bu kız onun soyadını kirletmiş olacaktı ve Serhat’ ın soyundan ona bir torun verecekti.
Yani Nusret böyle düşünüyordu sırf bu yüzden kızını doğduğu an direk olarak eve getirmişti. Karısını hastaneden çıkaramamıştı ama aklı onda kalmıştı.
Serhat ve Kerem çocuklarına ne kadar değer vermeseler de karılarını severlerdi.
Aryel’ i eve yani Kerem’ e emanet ettikten sonra hastaneye geri dönmüştü.
“ Bana bak Kerem bu velet senin kardeşin ona iyi bak ben gelene kadar başına bir iş gelmesin.” Diyerek on iki yaşında ki bir çocuğa yeni doğan bir bebeği emanet etmişti.
Hastanede karısının sağlığı ile bilgi aldıktan sonra evin bir odasını steril şekilde hazırlatmıştı. Alanında başarılı doktorları ve hemşirelere yüklü bir ne meblağ ödedikten sonra evine getirtmişti.
Ama daha fazla para veren Serhat Demir o doktorları satın almış ve yeminlerini hiçe saydırarak bir insanın ölümüne göz yummuştu.
Nusret bunu öğrendiğinde iyi bir plan yaparak Serhat’ ın eşini öldürmüştü.
Çocukların odasına girdiğinde Aryel ve Kerem’i sarılıp uyurken bulmuştu.
Kerem ona çok alışmıştı ve Aryel de onu sevmişti.
Nusret onlara doğru ilerledi ve sertçe Aryel’ i Kerem’ in kucağından çekti.
“ Ne yapıyorsun baba.”

“ Bu çocuk gidecek.”

“ Kardeşimi hiç bir yere götüremezsin.” Dedi ve cılız vücudu ile kocaman olan babasına kafa tutmaya çalışmıştı Nusret bir sinirle Kerem’ i ittiğinde Aryel’ de ağlayıp kendini yere artırmaya çalıştı Nusret onu kurtarmaya çalışsa da Kerem ile yere düşmüştü ve Kerem’ in yere düşerken çarpıp yere düşen cam bardağın kesikleri ikisinin de eline batmıştı ve ikisinde de hâlâ o iz vardı aynı el ve aynı yerde, Aryel daha bebek olduğu için canı daha çok acımıştı ama Nusret hiç bir şeyi düşünmeyerek kucağına almış ve evden çıkmıştı kapıyı da Kerem’ in üstüne kilitleyerek arabasına binip Sezer ailesinin evine doğru ilerledi.
Kızlarını onlara verdi üstüne de susmaları içinde para verdi.
Dünya böyle bir yerdi parası olan güler parası olmayan göz yumardı.
Yine de her şeye rağmen Sezer ailesi Aryel’i kendi kızları gibi sevmişti. Fakat Serhat onlarında hayatını mahvetmişti.
Hem de Aryel’ i bilmediği halde.

( Şimdi ki zaman – Aybars’ ın anlatımı ile)

Aryel’ in bilinci kollarımdayken kapanmıştı, berbat bir şeydi ona karşı beslediğim duygular belki adı koyulacak bir büyüklükte değildi ama gitmemesi gerekiyordu.
Hem de benim yüzümden, onu evliliğe zorlamıştım ve o da kabul etmek zorunda kalmıştı. Evden kaçmaya çalışmıştı hatta ben bunu anlayıp onu beklemiştim ama o kadın düşündüğümden daha akıllıydı.
Ve kaçmayı başarmıştı.
Şerefsizin biri onu vurmasaydı.
Onun canını yakmıştılar.
Benim karımın canını yakmıştılar.
Severek evlenmemiş olabiliriz bir birimize âşık olmaya biliriz ama o benim karımdı. Ona zarar veremezler di.
Hastane koridorlarında ameliyathanenin kapısının önünde oturuyordum. Koridorun sonundan bir ses yükseldi.
“ ABLAM NEREDE LAN?”
“ ARYEL ABLA NEREDE?”
“ ARYEL ABLAA.” Koridorun ucunda altı kişi bağırarak bu tarafa doğru geliyordu ve en önde Arda vardı Aryel’ in şeflik yaptığı haber ekibi olmalıydı. Bende ayağa kalktım ve gelmelerini bekledim normalde basına sızdırılmamıştı ama bunların haberi bir şekilde olmuştu.
Arda bir anda yakama yapıştı.
“NEREDE LAN ABLAM?”
“ Sakin ol.”
“ NE SAKİNLİĞİNDEN BAHSEDİYORSUN SEN HANİ KORUYACAKTIN ONU.”
Haklıydı koruyacağım demiştim ama koruyamamıştım. Koridorun başında bir kere daha hareketlilik oldu ve bu sefer;
Lan bunun ne işi var burada?
“ Kim çağırdı lan bunu?” Dedim dişlerimin arasından, Arda cevap verdi.
“ Biz çağırdık bilmek hakkıydı.” Bu sefer ben Arda’nın yakasına yapıştım.
“ Seni öldürürüm lan içeride yatan benim karım benim o herifin işi yok burada .” Biz Arda ile birbirimize ters ters bakarken Ata şerefsizi bize yaklaştı.
“ Aryel nerede?”
“ Sana ne?”
“ Asıl sana ne kim oluyorsun sen?”
“ Ben karım için buradayım ve sen defolup gideceksin.”
“ Ben Aryel’ in geçmişiyim.”
“ Eğer elimde kalmazsan ve ben hapse girmezsem bende geleceği olacağım KARIMIN.” Bu aralar fazla sahiplenici konuşuyordum ama rahatsız etmiyor hoşuma gidiyordu.
Gitmiyordu.
Gidiyordu.
Kahretsin gidiyordu.
“ Bir saniye Aryel senin karın mı?”
“ Beğenemedin mi?”
“ Hayır.”
“ Kim olarak.”
“ O senin gibi adamları sevemez.”
“ Biri şu adama bizim evli olduğumuzu anlatsın.” Emre Arda ve Ata’ yı geriletti zaten diğerleri ya ağlıyordu ya da zemine odaklanmıştı. Biri görünene kadar:
Mira.
Fazla bitikti ağlamaktan gözleri şişmişti ve ayakta Efe’ nin desteği ile duruyordu. Karşıma geldiklerinde. Diğerleri gibi hesap sormasını hatta daha fazlasını yapmasını beklemiştim ama o sadece hiç kimsenin sormadığı soruyu sordu.
“ Kardeşimin durumu nasıl?” Dedi ağlamaktan sesi kısılmıştı.
“ Daha bir şey demediler.” Kafasını aşağı yukarı salladı ve oturaklara yöneldi.
Aryel’ in seveni gerçekten fazlaydı.
Ameliyathanenin kapısı açıldığında hemen arkamı döndüm ve konuştum.
“Durumu nasıl?”
“ Aryel Hanım’ ın durumu gayet iyi iç organları ağır hasar almadığı için şanslıyız normal odaya alındığında görebilirsiniz.”
“ Daha sonra bir sorun olmaz demi?”
“ Endişelenecek bir durum yok mermi hafife alınacak bir şey değildir ve belli ki vücut ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyor ister istemez tepki verecektir korkmanıza gerek yok.”
“Teşekkürler.”
“ Vazifem, silahlı yaralanma olduğu için polislere ifade verecek bir yakını da olması gerekiyor.”
“ Tamam ben veririm.”
“ Yakınlık durumunuz nedir?”
“ Kocasıyım.” Günde kaç kere sahiplenmiştim? Saymadım. Ve bundan sonrada saymayacaktım.
“ Anladım memur arkadaşlar bildirir.” Dedi ve yanımızdan ayrıldı yine ve yine koridorun başından ses geldi. Tamam çevresi vardı da yeter.
“ AYBARS.” Bu sefer benim hayranımdı. Kerem Tok. Bunu ne işi var burada?
Öğrendiyse ölürdüm.
“Bağırmayın lan artık .” Bir anda üstüme doğru geldi ve yakama yapışıp geri itekledi bu kadar cesarete sahip tek kişiydi.
“ Sana o kız ile evlenmemen gerektiğini söylemiştim.” Haklıydı. Ama elimden bir şey gelmiyordu.
“ Benim bir suçum yok.” Beni biraz daha duvara yasladı ve konuştu.
“ Kız senin evinden kaçtıktan sonra vuruluyor. ve bunu kim yapıyor biliyor musun?”
“ Kim?”
“ Baban olacak o it.” Kaskatı kesilmiştim baba hiç bir zaman iyi biri olmamıştı ama bu çok daha fazlasıydı.
Çok daha acımasızcaydı.
Benim babam.
Benim karımın canını mı acıtmıştı.
Anlaşmalı bir evlilik yaptığımız için belki bu kadar sahiplenmem saçmaydı ama kayıtlara göre benim karımdı ve ben ona bunları yapanı cezalandıracaktım.
Zevkle.
Kerem’ i ittirip çıkışa ilerlerken bir elimle Ata denen herifi de tuttum ve dışarı sürükledim.
“ Ne yapıyorsun bırak beni.”
“ Aynen şu an bırakacağım seni.”
“ Bırak.” Dedi ve tek eliyle benim elimi ittirerek ters çevirdi beklemediğim kişilerden fazla beklenmedik çıkışlar alıyordum buna Aryel de dahildi belki ona karşılık vermedim ama bu herife verecektim.
Boşta kalan elimi karın boşluğuna vurdum acısıyla elimi bıraktı bu seferde yüzüne art arda yumruk attım bana karşılık vermeye çalışıyordu ama ben istemediğim sürece hiç bir yumruğu bana isabet etmezdi yüzü yaralar içinde kaldığında yakasının tuttum ve duvara yapıştırdım.
Şu an duvarın diğer tarafında kaldığımız için şükrettiğim dakikalardayım.
“ Lan sence ben karımın yanında eski sevgilisini bırakır mıyım?”
“ Ben kalacağım.”
“ Sen kalmayacaksın.”
“ Kalacağım çünkü sevgilimin bana ihtiyacı var.” Dediği şeyle bir süre mal mal yüzüne baktım ciddiydi galiba. Adama karım diyorum o bana sevgilim diyorum bu ne lan. Başımı histerik bir şekilde sağa yatırdım, yakasını bıraktım ve geri çekildim yüzünde ki aptal sırıtışla bana bakıyordu.
“Sen de anlad-.” Lafını tamamlayamama sebebi yüzüne yediği kafamdı. Burnunun kırıldığında her şeyden çok emindim .
“ Sen benim karıma nasıl sevgilim dersin lan.” Dedim ve karnına bir kere daha vurdum.
“ Zoruna mı gitti, Aryel seninle evlenecek bir kadın değil.”
“ Ben neymişim lan.”
“ Senin soyadın karanlık oğlum sence kendi isteğiyle Aryel seni seçer mi?”
Haklıydı kendi isteğiyle seçmezdi bu düşünce can yakıyordu ama şu an ne şartla olursa olsun benim karımdı.
Yakasını tuttum ve dışarı çıkardım bu sefer hiç bir şey yapmamıştı.
“ Alın bunu depo B’ye kapatın yanına da Sargun’ u verin.”
“ Tamam abi, sen nereye?”
“ İhtiyar ziyaretine.”

★★★

Depo A sadece insanları misafir etmek içindi.
Depo B döverek işkence edilen depoydu.
Depo C ihanet edenlere ağır işkence edilen depoydu.
Ve işkence eden adam Sungur’ du. Yüzünü Aybars’ dan başka kimse bilmiyordu.
Adını da bilen yoktu ama insanlar ona Sungur derdi. İnsanlar onun sesini duyduğunda korkudan titrerlerdi.
Ve çok ağır işkence yöntemleri vardı.
Ata’ yı da Sungur’ a vermiştiler.
“ Hoş geldin.”
“ Kimsin lan sen?”
“ Sungur derler .”
“ Beni bırakman yararına olur.” Sungur tok sesiyle kahkaha attı.
“ Bende senin zararın olacağım bekle.” Dedi ve yumruğunu Ata ile buluşturdu.
Bir süre sonra bilinci kapanınca sandalyeyi düşürdü ve depodan çıktı. Arabasına binip kaldığı otele sürdü normalde kendi evi vardı ama tercih etmezdi.
Otele geldiğinde hemen odasına çıktı kapıyı kapatıp içeri girdiğinde serinlikle bir an irkildi. Çıkmadan önce terasın kapısını kapatmayı unuttuğunu fark ettiğinde kendine de bir tur kızdı burada belgeleri vardı ve bu kadar dikkatsiz olmaması gerekiyordu.
Yüzünde ki maskeyi çıkardığında terastan içeri giren kızıl kadından haberi yok bu kadın yan odada kalıyordu ve bu adamla tanışmak istiyordu bunu belli etmeden yapması gerekiyordu ama şu an odanın ortasında dikilen adam ona pek bir yardımcı olmuyordu.
Sungur içeri biri girdiğini hemen anlamıştı ve kokusundan anladığı kadarıyla kadındı.
“ Kimsin?”
“ Mon Turc n'est pas très bon, que voulez-vous dire ?” ( Türkçem pek iyi değil ne diyorsun?)

Kızın Fransız olduğunu anladığında şaşırmıştı. Ama arkasını dönmeden devam etti.
“ Qui es-tu?” (Kimsin?)

“ Je loge dans la chambre d'à côté.” ( Yan oda da kalıyorum.)
“ Je ne vous ai pas demandé où vous habitiez.” ( Nerede kalıyorsun demedim.”

“Je m'appelle Zoé.” ( adım Zoé.) Sungur yavaşça arkasını döndü ve odasına izinsiz giren kadına baktı her şeyi bekliyordu ama bu kadar güzel bir kadın olacağını oda beklemiyordu. Kızıl saçları kasıklarından aşağı kadar uzanıyordu kalkık burnu ve dolgun dudaklarıyla masal karakterini andırıyordu.
Yüzünü inceledi bir süre sonra boyunu anlamaya çalıştı çünkü çok minyondu.
“Quelle est votre taille?” ( Boyun kaç senin?) Zoê sorulan soruyla şaşırmıştı ama cevapda vermişti.
“ Un soixante.” ( Bir altmış.) Cevabı aldıktan sonra Sungur histerik bir şekilde güldü fazla kısaydı ya da Sungur fazlasıyla uzundu. Sungur’ un boyu iki metre beş santimdi yani aralarında fazlasıyla fark fark vardı.
Fakat şu an aynı şaşkınlığı yaşayan bir diğer kişi de Zoê’ ydi. Adamı fazlasıyla yakışıklı bulmuştu çünkü fazlasıyla yakışıklıydı. Sungur iş dışında maskesiz gezerdi ama otele maskeli bir şekilde giriş yaptığı için Zoê onun yüzünü hiç bir zaman görmemişti. Şu an gördüğü çehre ile de büyülenmişti. Keskin yüz hatları düz bir burnu siyah saçları ve kıstığı siyah gözleriyle fazla yakışıklı duruyordu.
Bir süre bir birlerinin harelerinde kaldılar sonra göz temasını bozan Sungur oldu ve Türkçe bir şeyler mırıldandı.
“ Fazla güzelsin Fransız kızı.”

★★★

( Aybars’ ın anlatımı ile)

Arabamdan o kadar hızlı indim ki bir an gözlerim karardı Serhat’ın kaldığı eve doğru koşar adım ilerledim ve kapısının önünde durdum korumaları oğlu olduğumu bildikleri için bir şey yapmadı zaten onları tutup buraya koyan da bendim.
Kapıya bir kaç kez şiddetle vurdum en sonunda içeriden adım sesleri geldi ve kapı açıldı beni görmeyi beklemediği kesindi.
Yüzünde hem şaşkınlık hem de korku belirdi. Bildiğimi anlamıştı.
“ Canım oğlum, hayırdır.”
“ Hayır mı şer mi şimdi göreceksin.” Derken onu içeri ittirmiş ve arkasından da kendim girerek kapıyı kapatmıştım. Yakasını tutup kapının yanında kalan cam dolaba sırtını yasladım cam tuzla buz olmuştu ve yüzünün halinden anladığım kadarıyla canı acımıştı beybabamızın.
“ Sen benim karımın canını mı yaktın.” Diye soludum dişlerimin arasından korkutucu bir dinginliğim vardı.
“ Sahte karın için fazla tepkiler bunlar.”
“ Sahte olduğunu nereden biliyorsun ki,” Dilim usulca dudaklarımda gezindi ve konuştum.
“ Anlaşmalı bir evlilik yapmış olabiliriz ama sahte olmayacak kadar da gerçeğiz.” Bir süre sadece baktı gözlerimden anlamaya çalıştı yalanımı ama hissizlikten başka bir şey göremedi.
Yakasını bıraktım ve yüzüne bir yumruk attım sonra bir yumruk daha önce aklıma geçmiş geldi bana vurmaya başladığı ilk gün geldi onun hırsıyla daha çok vurdum daha sonra yaptığı şerefsizlikler geldi ve en sonunda Aryel’ in canını acıttığı gerçeğiyle daha da hızlı vurmaya başladım iyice sersemlediğinde silahımı belimden çıkardım ve biraz uzaklaştım tam Aryel’ in vurulduğu yere doğru kaldırdım ve ateş ettim.
Yerde iki büklüm yatıyordu artık hem de karımın canının acısıyla.
Dışarı çıktım ve adamlara seslendim.
“ Patronunuz biraz hırpalandı seslerden anlaşıldığı üzere gidin bir bakın derim.” Aynı hızımla arabama bindim ve hastaneye gittim.

★★★

( Aryel’in anlatımı ile)

Göz kapaklarımın içini kumla doldurmuşlardı fazla sızlıyorlardı. Üzerimde bir ağırlık vardı ince bir sızıyla harmanlanmıştı. Elimi sızlayan yere koyduğumda bir an acıyla inledim.
“ Aryel.” Gelen tanıdık tok sesle gözlerimi araladım nerede olduğumu anlamam biraz uzun sürdü sonra üstümde ki kıyafet ve seruma baktığımda hastane odasında olduğumu hatırladım.
İyi de neden?
Beynimi biraz zorladıktan sonra evden kaçışımı hatırladım. Of çok iyi plandı lan.
Niye bir anda karşıma o ihtiyar çıktı ki?
Ne güzel olan yapmışım kaçıyordum işte of.
Birde vurulmuştum.
Bir ara kısa süreliğine gözlerim açılmıştı o sırada hemşire doktora ‘ hocam beden ilk defa böyle bir şey ile karşılaşıyor sanırsam.’ Demişti oysaki yanılıyorlardı bu üçüncü deneyimim olmuştu.
İlki sokak kavgasındaydı.
İkincisi simülasyondaydı. Cidden simülasyonda bir insan neden vurulur bunun yalan olması gerekiyordu.

Ve üçüncüsü kayınbabam sayesinde gerçekleşmişti.
“ İyi misin?”
“ Aybars bir şey diyeceğim.”
“ Söyle.”
“ Ölmem gerekiyordu.”
“ Saçmalama istersen.”
“ Ciddiyim.” Rezillikti. Vurulduğumda canım falan acımamıştı sadece ufak bir sızı geçmişti bu kadar acıdı diye bunu dile getirmem Aybars’ a vicdan azabı çektirmek istememdi.
Belki gaddarcaydı ama istemediğim şeyi yaptıran insanlara hep nefret kusmuştum. Buna anlaşmalı evlilikte giriyordu.
“ Niye salak saçma konuşuyorsun kızım.”
“ Ya ne güzel plan yapmıştım geri zekâlı hepsi çöp oldu sevgili(!) kayınbabam yüzünden.”
“ Harbi iyi plandı.”
“ Benim kötü yaptığım bir şey yok ki.”
“ Özgüvenin dillere destan.”
“ Kes sesini sence sadece özgüvenim mi dillere destan.” Yarım bir gülüşle bakıyordu, onu suçlayabilirdim belki bağırıp çağırabilirdim ama yapmayacaktım ailelerinin suçlarını çocukları ödememeliydi ve ben bunun cezasını o moruğa ödetecektim.
Aybars’ ın parmak boğumları yaralanmıştı kavga etmiş olmalıydı.
“ Ciddi soruyorum iyi misin?”
“ Ciddi söylüyorum iyi olmasam bu hastanede hiç kimse iyi olmazdı.” Küçük bir kahkaha attı, sesinin tonu çok iyiydi.
E ne yapalım yani?
“ Çok eminsin.”
“ Sence yapmaz mıyım?”
“ Yaparsın sen de o deliliği görüyorum.”
“ İyi aferin sana.” Gözlerim istemsizce kapıya değdi kimse gelmemiş miydi?
“ Herkes burada içeri alamıyorlar tek tek gelmeleri gerekiyor, ben çıkacağım şimdi ve istediğin kişiler gelecek en ufak şeyde bana işaret vermen yeterli.”
“ Tamam.” Dedim sadece o da oturduğu refakatçi koltuğundan kalktı ve koltuğu yerine koydu biraz yatağıma yaklaştırmışta. Biraz.
Kapıya ilerledi
son kez bana baktı ve dışarı çıktı arkasından Mira ve ekiptekiler tek tek girdi hatta bir ara Efe ve Aybars’ ın diğer arkadaşlarıda gelmişti.
En son gelen şüphesiz en şaşırtıcı kişiydi ama çok sevinmiştim hatta yüzümde fazlasıyla gerçekçi bir gülümseme oluştu.
İyi ki gelmişti.
“ Ufaklık duydum ki yaralanmışsın.” Dudağımı öne doğru büzdüm ve ona baktım içimden istemsizce ağlamak geliyordu sanki bir şeyin özlemi vardı üstümde.
“ Gelmişsin.” Dedim sesim titreyerek.
“ Geldim.”
“ Sevindim.” Yüzünde ki gülümseme ile yanıma yaklaştı. Yatağımda toparlandım ve oturarak yana kaydım.
“Buraya gelsene.” Şaşırdı ama ikiletmedi yatak dar değildi zaten bende fazla yer kaplamıyordum.
“ İyi misin ?” Dedi ama diğerlerinden daha sahiciydi.
“ Hıhım.”
“ Sevindim.” Dedi va kolunu omzuma atıp sarıldı.
“ Korkuttun beni.”
“ Cidden mi?”
“ Evet .”
“ Koca bebek geldi mi?” Ufak bir kıkırtı kaçtı dudaklarından.
“ Geldi dışarda.”
“ İyi.” Sevinmiştim hatta en çok bu ikisinin gelmesine sevinmiştim.
“Belki başka bir yerde tanışabilirdik ama sana alıştım nedenini bilmiyorum .”
“ Bende sana alıştım biliyor musun?”
“ Biliyorum ufaklık hatta ölüm döşeyindeyken ‘ Kerem abime onu sevdiğimi söyle demişsin.’ .” Bunu dalga geçmek için veya söylemek için söylemiyordu yoğun bir duyguyla söylüyordu ve sesinden bariz bir hüzün vardı.
“ Kerem abi, sevdim bu hitabı bundan sonra sana böyle diyeceğim.”
“ De bakalım.”
“ Ama öncesinde senden bir şey isteyebilir miyim?”
“ Buyur .” İsteyip istememek de kararsızdım ama dakikalardır içimdeki his kaybolmadı her ne kadar ilk deneyimim olmasa da sevdiğim insanların yanımda olduğu ilk deneyimim di.

“ Biraz ağlasam sana sarılarak kimseye söylemezsin demi?” Bedeni kasıldı bir süre sustu ama sonra daha fazla sarılarak izin verdiğini kanıtladı.
“ İstediğin kadar.” Dedi bende ona yaramın izin verdiği kadar sarıldım ve ağladım insanların yanında fazla ağlamazdım sadece Mira görmüştür bu yanımı ama bugün onun yanında da ağlayamamıştım.
Kerem’ e sarılırken ağladığım tek konu vurulmam değildi onda sanki kaybettiğim bir şey vardı o yüzden bu kadar ısınmıştım. Gerçekten rahatlamıştım ve buranın güvenli bir yer olduğunu kendimi inandırmıştım.
Fakat kapı açılana kadar.
“ Oğlum iki saattir ne yapıyorsun içerde.” Yüzümü gelen kişiden sakladı ve;
“Tango yapıyoruz katılmak ister misin?”
“ Ya sabır kalk git.” Güvendeydim ve rahatlamıştım.

NASILDIIIIIII
ARTIK HERKES BÖLÜM BEKLİYORDU BENDE BLOK BLAST OYNAMAYI BIRAKIP BÖLÜM YAZDIMMMMMM
SEVİYOM SİZİİ🫂🫂
YORUMLARINIZI VE BEĞENİLERİ BEKLİYORUM
WHATSAPP KANALIMA GELMEK İSTERSENİZZ BANA ervaguven__ INSTAGRAM HESABIMA YAZARSANIZ LİNK ATARIMMMMM
BAYBAYYYYY

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.