Sahte Kaza kitap kapağı

3. bölüm / 13

Sahte Kaza

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Velmira .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 3. Bölüm

Velmira keyifli okumalar dilerrr

YORUMLARINIZI BEKLERİMMM

★★★

İzin aldığım hafta hiç bir şey yapmamıştım sadece Mira ile gezip bol bol alışveriş yapmıştık.

" Aryel Hanım, Mehmet Öz ' ün malikanesinde yapılacak ropörtaj bugüne alınmış diyorlar doğru mu "

" Öyle diyorlarsa, öyledir Meltem"

" Neden böyle bir şey yaptınız ki Aryel Hanım benim sorularım daha tam anlamıyla hazır değildi. "

" Kararımı ne zamandır sorguluyorsunuz Meltem "

" Yok Aryel Hanım estağfurullah"

" İyi şimdi git benim kararlarını sorgulamak yerine soru hazırla "

" Tamam " dedi ve yanımdan ayrıldı
haber şefi olduğum için kararların çoğunu ben alırdım buda onlardan biriydi röportajı bugüne almıştım çünkü Mehmet Öz yarın yurt dışına gidecekti gece 2' de yatıp sabah 5 ' de uyandığım için beyin fonksiyonlarım yeteri kadar işlevli değil saat şuan 7.05 ve bizim buradan çıkıp Mehmet denilen adamın evine gitmemeiz gerek .

"Arkadaşlar Mehmet Öz'ün röportajına gelecekler arabaya " diye bağırdım ve asansöre doğru adımladım altımda baggy jean, üstümde ise siyah crop t-shirt vardı siyah kol çantamla güzel bir kombin yapmıştım herkes şirket arabasına ilerlerken ben kendi arabama bindim ve yola çıktık 8.00' de evin önündeydik herkes arabadan indi ve ön kapının önünde beklemeye başladılar bende çantamı arabada bırakıp çıktım soru soranların arasına katılmıyordum.

sorular değil insanların verdiği tepkiler haberdir

benim ekibim bir anda sorular sormaya başladı .

" Efendim merhabalar nasılsınız "

" Teşekkürler arkadaşlar fazla vaktim yok bir kaç soru cevaplayabilirim. "

Bir kaç genel sorular sorulduktan sonra Mehmet gitmeye kalkışdığında ekibimden birinin sorusuyla taş kesildi

" Efendim Saliha Karayel ile yasak aşk yaşadığınız iddia ediliyor bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz" ağzından önce bedeni zaten cevap vermişti. Saliha Karayel, Mehmet Öz'ün arkadaşı Yakup Karayel ile evliydi fakat bütün basın onların ilişkisi olduğunu iddia ediyordu ama bir türlü kanıtlanamıyordu buna bende dahildim . Fakat artık kesinlik getirdiğim bir durumdu çünkü Mehmet Öz terlemeye başlamıştı ve gerginliği daha bana kadar geliyordu ben arabama yaslanmış onları izlerken arka kapıda ki haraketlik dikkatimi çekti. Saliha Karayel üzerinde erkek gömleği ile Öz malikanesinden çıkıyordu hemen telefonumu çıkarıp bir kaç kez fotoğrafını çektim daha sonra Mehmet Öz ' ün adamlarının birininde ona doğru yaklaştığını gördüm yavaşça ilerledim ve beni göremeyecekleri şekilde duvarın arkasına sindim ve telefonumun ses kayıt cihazını açtım.

" Bakın Saliha Hanım bir daha bu eve gelemezsiniz çok dikkat çekiyorsunuz."

" Dikkat çekecek bir şey yapmadım arka kapıdan girip arka kapıdan çıkıyorum "

" Magazin ön tarafta ve sizin patronla olan ilişkiniz için delil toplamaya çalışıyor sizsce dikkatlimisiniz "

" Senin işin ne gönder onları o zaman "

" Buradan gidin Saliha Hanım ve patron sizi aramadan gelmeyin "

" Gidiyorum zaten " dedi ve gitti bende o sırada ses kaydını bitirmiştim adam içeri gidince bende hemen arabama gittim ekip dağılmıştı. Telefonuma gelen mesajla aniden irkildim sonra bizimkiler olduğunu görüp rahatladım.

* DEDİKODU DEĞİL ARAŞTIRMA adlı grubunuzdan bir mesaj var.

Meltemkuşş: Aryel Hanımm biz haber merkezine geçiyoruz sizde gelecek misiniz ???

Siz : Büyük bir ihtimalle gelirim canımm ama dışarda bir kaç işim var helletmem gerek.

Arda Delisii : Yaa Allah'tan bir gün izin alayım dedim MEHMET KELTOŞUNUN evine gitmek nedir yaaaaaaa😔😔😭😭

Mesajı okuduğum an kahkaha atmıştım Arda kadar hayata pozitif yaklaşan bir insan görmedim ben o kadar kafa bir çocuktu ki...Yeni mesaj

Arda Delisii : Hadi ben bu kalleşlerden beklerim de Menşet Kraliçemden beklemezdimmm

Manşet Kraliçesi diye bahsettiği kişi bendim ekiple bir aile gibiydik ilk zamanlarda işte olan sert mizacımdan dolayı ne kadar çakinselerde şuan herşey iyiydi

Kızıl Böcekk : Aslında Arda Mehmet Öz'ün günü yarınaydı ama Patroniçe bugüne aldııı

Siz : Hainsin Can ama ben sana yapacağımı bilirim

Arda Delisii : BUDA NE DEMEKKKKKKK

Nisacıkk : Yukarılara doğru çıkarsan anlarsınn canım

Siz : Sendemiiii

Nisacıkk : Özür dilerimmmm 😘😘😘

Siz : 😘😘😘

Kızıl Böcekk : Bana hain de ona öpücük at öyle olsun patroniçeee

Siz : PUAHAHAHAHAH

Meltemkuşş : Bence Arda intihar etti bu ihanet karşısında

Siz : Yok yaaa yapmamışsındırrr demi Ardaaa

Arda Delisii : Siz benim hakkımda yorum yapmayın Aryel Hanım

Siz : Aryel Hanımmıııı Manşet Kraliçesi yokmu

Arda Delisii : Gerek yok Aryel Hanım

Siz : Ardaaa

Arda Delisii : Aryel Hanım

Siz : Ardaaa hadi yaa

Arda Delisii : Ne hadi Aryel Hanım

Siz : Seninle Galatasaray maçına gelirim

Mikrofon Kerem : Ben bu teklife oturur ağlardım

Arda fanatik bir Galatasaraylıydı ve onunla maç izlememeniz gerekiyordu çünkü kendi kaybediyordu

Meltemkuşş : Bence şefde ağlıyor HAHAHAHAHA

* Meltemkuşş' un mesajına 🤫 ifadesini bıraktınız

Arda Delisii : AYYYY CANIMM ŞEFİMMM MANŞET KRALİÇEMMMMMMMM biletleri aldımmmmm uhuuuuuuu

Nisacıkk : Geçmiş olsunnn kraliçee

Siz : HEPSİ SİZİN YÜZÜNÜZDEN ZATENNNN SUSUNN

Mikrofon Kerem : HAHAHAHA

Siz : Neyse canlarrrrr öpüldünüzzzz

Hepsi görüşürüz dedikten sonra telefonu kapatıp arabayı çalıştırdım önce eve geçecektim çünkü gözlüğümü evde unutmuştum normalde numaralı gözlük kullanmadığım için çalışırken dinlendirici gözlük kullananlardandım.

Nisa, Meltem, Kerem, Can, Arda ve ben olarak bir ekiptik birbirimize olan sevgimizi hep gösterirdik .

Saçlarımın düz olması bana verilmiş en iyi lütuf olmalıydı siyah belime kadar uzanan saçlarım vardı mavi gözlerim bir kaç kişiyi korkuturdu ama bence çok güzeldi burnum düz ve kalkıktı dolgun dudaklarımın en sevdiğim yanı dudak kaleminin çok hoş durmasıydı .

Yolda giderken telefonum çaldı arabama bağlı olduğu için ekrandan açtım Mira arıyordu.

" Efendim kuşum"

" Müsait misin "

" sayılır neden "

" babaannen aradı beni sana ulaşamamış birileri onu takip ediyormuş galiba konumunu sana ileteceğim "

" babaannem mi iyi miymiş nerdeymiş ya beni aramadı ki "

diye bağırdım

" sakin kal Aryel bilmiyorum bende atacağım konumu sana " dedi ve kapattı konuşma üslubu fazla tedirgindi ama babaannemin başına bir şey gelmiş olabileceği için böyle olacağını düşündüm ve üstüne durmadım.

Gaza daha fazla abandım Mira ' nın attığı konuma hızla bir baktım fakat bu yol köyün yolu değildi.

Daha farklı yerden geçiyordu babaannemi köye götürmesi için haber şirketinin şoförünü tutmuştum hemen onu aradım fakat açan olmadı babaannemi aradım oda açmadı daha da telaşlandım hemen konuma sürdüm.

Bir süre sonra konumun olduğu yere gelmiştim dar bir yoldu çamur ve taşlı bir zeminden oluşuyordu iyi ki bugün topuklu ayakkabı giymemiştim.

Gözlerim etrafta geziniyordu fakat babaanneme ve arabaya dair bir şeye rastlamıyordum .

Allah kahretsin.

Olayın şokuyla farketmemiştim ama konum sabitti yani ya peşlerinde ki kişiler onları aldı ki bu çok düşük bir ihtimaldi çünkü kargaşa çıkmamış gibiydi

İkinci ihtimal ise bu bana kurulan bir tuzaktı.

Ama neden?

Ve beni arayan Mira' ydı ve o böyle bir şey yapmazdı.

Yapmazdı demi.

Hemen Mira' yı aradım ama açmadı bir kaç kere daha aradım ama sonuç yine değişmedi.

Çalılıkların arasından çıtırtı sesleri geliyordu hemen arabama ilerleyecekken arkamdan tok bir erkek sesi geldi

" Ooo kimleri görüyorum. "

Ürkütücü bir ses tonu vardı insan istemsizce geriliyordu.

Yavaşça arkamı döndüm.

" Kimsin? "

" Aaaa tatlım bir selam sabah yok mu "

" Kimsin dedim "

" Kerem ben sende Aryel olmalısın "

" Babaannem nerede "

" Bilmem" dedi omuz silkerken

" Bana bak lan babaanneme senin yüzünden bir şey olursa bu dünyayı sana dar ederim anladın mı "

" Oooo biraz sertiz sanki "

" sabrımı zorlarsan birazı kalmayacak "

Ben burada babaanneme bir şey olacak korkusuyla diken üstünde dururken beyefendi kalkmış karşımda kahakaha atıyor.

" Ne gülüyorsun be" yüz ifadesi bir anda değişti bipolardı bence yada adı her neyse bunu Mira' ya soracaktım

" Bana bak ufaklık seninle şimdi bir anlaşma yapacağız anlaştıkmı "

" Hayır"

" Serhat getir oğlum" Serhat olduğunu düşündüğüm kişi Kerem' in arkasından çıktı ve elindeki tableti Kerem'e verdi oda bana doğru çevirerek bir video oynattı ekran ikiye ayrılmıştı.

Bir tanesinde babaannem köy yolundaki arabadaydı.

Diğerinde ise kan donduran başka bir görüntü vardı Mira' nın kafasına silah dayamışlardı.

" Mira "

" Ne yazık ki seni duyamaz " Mira ağlamamıştı ama gözlerinde ki o korkuyu bir ben görebilirdim

" O, ne demek lan ? "

" şşş ufaklık üslubuna biraz daha dikkat et sabrımı zorlama şimdi anlaşlama yapıyor muyuz? "

" Söyle ne istiyorsun söyle "

" Bak ne güzel anlaştık şimdi sen benimle geliyorsun ve bende sevdiklerini bağışlıyorum"

" Gelmezsem "

" Bum "

" Tamam tamam geliyorum"

" Ahh ne kadar güzel" Kendimi bir girdapın içinde hissediyordum istemeyerek bir şeye alet olmuş ama çıkışın tek yolu o çıkmaza girmek olacak gibi ve öyle de olacaktı .

" Serhat hadi gidelim "

" Gidelim efendim "

★★★

Mira şakağına dayalı olan silahla fazlasıyla gergindi ama bunu onlara göstermeyecek kadar gergindi.

Aklı şuan arkadaşında ve onun babaannesindeydi.

Yardım almak için aklına gelen tek isim ise şaşırtıcı bir şekilde Efe Ateş ' di.

Kendine itiraf edememişti ama ona her geçen gün çekiliyordu hemde daha adını bilmeden kokusunu içine çekmeden önce başlamıştı bu his onu o cafede ilk gördüğü zaman yani üç yıl önce kehribar gözleri ve kumral teniyle ben buradayım diye bağırıyordu.

Ondan yardım istemek istemesinde ki bir diğer neden ise aslında normal bir hayata sahip olmadığını bildiği için di.

Geçenlerde duyduğu bir telefon konuşmasında buna karar vermişti.

Efe telefonda kiminle konuşuyorsa baya hararetli bir konuşma gerçekleşiyordu.

" Sence Kerem bunu senin yanına bırakır mı abi "

karşıdan gelen cümleyle elini saçlarına atıp karıştırmıştı

" Hayır abi anlamıyorum tamam mı ben o adamı depoda tam anlamıyla cezasını vermeden rahatlamayacağım "

dedi ve telefonu kapatmıştı

Mira bu telefon konuşmasına şahit olduktan sonra onun normal bir hayatı olmadığına karar vermişti.

Şimdi de o adamdan yardım isteyecekti.

" Tuvalete gitmem gerek "

" Biraz daha tutsan ölmezsin herhalde"

" sana gitmem gerek dedim "

" off fazla kafa yoruyorsun kalk git " hemen ayaklanıp tuvalete girmişti telefonunun şuan banyoda olması onun avantajındaydı kapıyı kapatıp kitlemişti hemen çamaşır makinesinin üzerinden telefonunu alıp Efe' ye mesaj attı.

Mira : Efe müsait misin sana ihtiyacım var.

anında mesaj gelmişti

Efe : Ne oldu iyi misin

Mira : Evimde birisi var silahlı kafama silah dayadı zar zor izin alarak tuvalete girdim ama çıkmam gerek yardım eder misin

Efe : Sakın panik yapma güzelim ben hemen geliyorum bana konumunu at telefon sakın yanından ayırma hemen geleceğim tamam mı

Mira : KONUM BİLGİSİ * EFE ADLI KİŞİYLE PAYLAŞILDI

Mira' nın yazdığı son mesaj bu olmuştu Mira hemen telefonu pantolunun içine sıkıştırırken sifona bastı ve dışarı çıktı

" sonunda"

" kes "

" düzgün konuş lan "

" ne yapabilirsin ki düzgün konuşmazsam"
Efe'yle konuşunca deli cesareti gelmişti

" Dua et biz kadınlara zarar vermiyoruz "

" Lan evimdesin ve kafama silah dayadın"

" Prosedür gereği" ters ters bakmakla yetinmişti

yaklaşık on dakika sonra kapısı sert bir tekmeyle açılmıştı ve içeri Efe Ateş girmişti namı diğer Korkusuz Şeyl .
Şeyl onların dünyasında kimseden yardım almadan büyüyen ve kendi ortamını kuran demekti Efe Ateş ailesini beş yaşında kaybetmişti ve sokaklarda büyümüştü 18 yaşına geldiğinde ise dünyanın yeraltına kendini atmıştı o günden sonra hayatında renkli bir şey kalmamıştı ama dört yıl öncesinde hayatına giren bir kıvırcığa tekrar renklerini sunacaktı Mira onu üç yıl önce görmüştü ama Efe farketmemişti.
Efe ise Mira' yı dört yıl önce görmüştü Mira farketmemişti .
" Mira " diyen sesi siteyi inşetmişti
" Ooooo korkusuz şeyl senle bu kıvırcık ne alaka " Konuşan bu adama Ömer derlerdi Kerem için Serhat ile aynı seviyedeydi ve güvenilir bir adamıydı
" Lan Ömer bırak lan kızı "
Ömer dilini damağına vurarak ' cık ' sesi çıkardı
" Yok daha patron aramadı "
" Başlatma patronuna bırak kızı "
" Yok " Efe elinde ki silahı ters çevirip Ömer'in üstüne atlamıştı şakağının biraz arkasına sertçe silah kabzasını vurarak bayıltmıştı
" Güzelim " silahını belinde sabitlerken Mira'nın yanına çökmüştü kocaman elleri Mira'nın ufak kalan yüzünü hapsetmişti ama kesinlikle beklemediği şey Mira' nın kollarını boynuna sarmasıydı
" Buradayım"
" Buradasın " Aslında onlarınki geç kalınmış bir aşktı ama anlamaları ikisi içinde aniden olmuştu.

★★★

" Nereye gidiyoruz " bu bininci soruşum falan olmalıydı belli ki adamda sıkılmıştı
" Bu bilgiyi seninle paylaşmayacağımı bininci kez falan söyledim ufaklık "
" bana ikiye bir ufaklık deyip durma "
" değil misin "
" sen moruksun"
" kızım ben daha 35 yaşındayım ne morukluğu "
" bende 23 yaşındayım ufaklık mı oluyorum "
" evet bana göre öyle "
" ya gerizekalı o zaman sende bana göre yaşlı amcasın "
" sus be "
" sen sus ya sen kim oluyorsun da bana sus diyebiliyorsun "
" ağzını bağlarım bak kes sesini "
" bir kadınla böyle konuşamazsın "
" tamam konuşmayacağım şimdi rica etsem lisanının rahat etmesi için birazcık sessiz kal "
" aferin adam ol "
" ya sabır "
" selamet de dile "
" kızım farkındaysan seni kaçırdım bu rahatlık ne "
" beni kaçırmadın ben senin arabana bindim tamam mı "
" aynen ekranda arkadaşını görüncede korkudan titreyen bendim "
" titremedim ben be bak senin yaş ilerledikçe gözler titreşime girmiş amca bir baktır gözüne derim "
niye bu kadar rahat olduğumu sorgulamayın 15. dakikadan sonra bende sorgulamayı bıraktım
" kızım gencim ben "
" yooo ne demiş şair yaş otuzbeş yolun yarısı "
" kim demiş "
" şuan hatırlayamadım oryaokuldayken bir öğretmenim ezberletmişti "
" hangi öğretmen "
" matematik öğretmeni gerizekalı sence şiiri hangi öğretmen ezberletir "
" bak düzgün konuş benimle "
" offf " ben insanlarla uğraşmadan duramazdım ki yaaaa
" şştt moruk " hiç garipsemesen cevap vermişti
" ne var yine "
" şeyy çikolata istiyorum "
" ciddi misin sen "
" şaka yapar gibi bir halim mi var "
" keşke şu an şaka yapsan " valla yaşlılarla uğraşılmaz ha
" bak çikolata diye ağlarım görürsün "
" beş yaşında mısın kızım sen " ama ben çoktan gözlerimi doldurmuştum yaşasın timsah gözyaşları
" ama istiyorum " dedim dudağımı büzerek sesimle anında kafası bana dönmüştü
" Serhat petrolde falan dur lan şuna bir tane çikolata alalım "
" ayyyy gerçekten mi çok sağolun moruk bey "
" ya sabır "
" selametde dile " Gerçektende petrolde durmuşlardı Serhat denilen adam gidip çikolata ve ıce tea alarak geri dönmüştü
" Serhat bu ne "
" Ice tea abi " daha demin efendim diyordu bu adama ne ara abi oldu be bu
" onu gördüm koçumda ne alaka "
" Tamam da kanka ne alaka " bunu diyen bendim bu arada şuan ikisinin de gözü bana dönünce bir değişik hissettim ya demesemiydim acaba
" Allah'ım sen bana bunları imtihan için mi gönderiyorsun yüce Rabbim "
" bizim moruk imanlı çıktı "
" oradan bakınca imansıza mı benziyorum "
" evet "
" imansızlar sabır mı diler Aryel "
" Dilemezler mi "
" aqümü düşürdün sus "
" tamam " dedim ve çikolatamı yemeye başladım

★★★

Tek katlı bir eve gelmiştik gayet bakımlıydı üstümdekiler çamur olmuştu çünkü evin önünde kocaman bir köpek vardı bir anda havlayınca yere düşmüştüm çok rezil bir andı ya.
" şey benim canım sıkılıyor "
" senin canın ne zaman sıkılımıyorki "
" sanki beni kırk yıldır tanıyon haa "
" bana bulaşmada ne istediğini söyle "
" Karlar ülkesi izlemek istiyorum "
" o ne lan "
" Frozen "
" o ne "
" cahilllll valla cahilsin Elsa Elsa Anna kardan adam falan var ya Olaf "
" Olaf ne be "
" valla ya sabır ya selâmet " bu sefer sabır dileyen o değildi
" Olaf Elsa'nın sihir gücüyle yaptığı kardan adam aptal "
" bunlar tam olarak ne oluyor ''
" varya asıl sen benim aqümü düşürüyon ya animasyon filmi oldu mu şimdi "
" kızım en baştan söylesene çizgi film diye ne antin kuntin şeyler zırvalıyorsun " tek cevabım ters ters bakmak olmuştu
" Serhat televizyonu aç "
" Tamam abi " bu çocuk ruh haline göre hitap değiştiriyordu herhalde
" bu sana neden efendim demiyor "
" kafasına göre takılıyor "
" hmm anladım" dedim ve önüne döndüm çünkü film başlamıştı
" çocuk gibi ya " dediğini duydum ama tepki vermedim

★★★

İkinci bölüme geçmiştim ve artık sadece ben izlemiyordum üçümüzde oturmuş Frozen izliyorduk.
Bir anda telefonu çaldı moruğun
" Efendim Ömer " biraz karşı tarafı dinledi ama güzel bir şey söylememiş olmalı ki kaskatı kesildi
" Aptal sana kızı ben diğerini aldım dediğimde bırak dedim demi gerizekalı Ömer "
Yine bir süre karşıyı dinledi ve telefonu kapattı kumandayı alıp televizyonu kapattı
" Ya moruk napıyorsun "
" Bana bak ufaklık bu kadar eğlence yeter şimdi beni dinle "
" ne var "
" şimdi ben senin arkadaşını almıştım ya "
" evet öyle bir ahmaklık yapmıştın "
" heh benim adamım onu bırakmamış " daha ben cevap vermeden tekrar konuştu
" Bak sakin ol valla benim haberim yoktu Efe Ateş almış zaten arkadaşını "
" O kim ya "
" kumral olan varya hanım abla kehribar gözleri falan var blue cafeye geliyor "
dedi Serhat
" aaaaaa Yunan Tanrısı olan " Mira' nın bahsetmediği ama içten içten sevdiği çocuktu
" he aynen ondan şimdi konuyu saptırmayın, Aybars' ın önüne atacaktım seni aslında ama o zaten sana geliyor senden tek istediğim Aybars ile uğraşman "
" neden "
" offf çünkü onu oyalaman lazım "
" ama neden "
" bak ufaklık ben sence bunu sana anlatırmıyım "
" anlatmaz mısın"
" cık "
" iyi be aç şu televizyonu gelene kadar izliyim "
" tamam " dedi ve gerçekten de açtı.

Bir süre sonra kapı şiddetle açıldı ve içeri Aybars Demir girdi .

Lan o Aybars bu Aybars mı

Allah Kahretsin yaaa

" Nerede lan o Kerem "

" oooo Aybarscım biraz sakin "

" Başlatma sakinine " dedi ve gözleri beni buldu baştan aşağı bir süzdü sonra arkasına baktı daha yeni fark ediyordum Mira ve Efe vardı.

" Kız bu mu "

" evet kardeşim " benden bahsediliyordu galiba üstümde beyaz bir eşofman takımı vardı kendi kıyafetlerim çamurlandığı için bunu vermişlerdi bana

" bu pek kaçırılmış gibi durmuyor "

" kaçırılmadım zaten salak beni kimse kaçıramaz sadece arkadaşların gönlü olsun diye onlarla geldim "

" aynen çizgi film falan ortamı da kurduk bakım " Serhat mal mı acaba

Aybars Demir arkasını döndü ve Efe' ye baktı

" onca tantana şuan için miydi yani bu kız için mi Efe "

Aaa salak herif ben yokmuşum gibi konuşuyor ya

" Yalnız bana bak bir sen sence kurtarılmayacak birimiyim ben tabii ki de kurtaracaktın "

" hani kaçırılmamıştın "

" sus be " dedim ve yanından geçip Mira' ya sarıldım

" bebeğim çok özür dilerim benim yüzümden sana zarar geldi "

" saçmalama hayatım iyiyim ben bir şey yok "

Gerçekten ona karşı mahcuptum avcunun içini öptüm bu bir özür gibi bir şeydi o anlardı.

" cidden çizgi film mi izledin lan " dedi Efe

" animasyona çizgi film demeyin ya "

" tamam sorumu tekrar ediyorum, lan kaçırıldığın yerde neden animasyon izlersin "

" Yaaa kaçırılmadım diyorum enişte "

Allah kahretsin ne dedim lan ben

" aaaa ayy şeyy ay pardon bir anda şey oldu " sonlara doğru sesim kısılmıştı çünkü Mira beni öldürecek gibi bakıyordu

" Allah cezanı vermesin ufaklık rezilsin " Bu Kerem denen moruğun sesi fazla çıkıyor yalnız

" sus ya "

" bana enişte mi dedi lan o "

" aaaa sen yanlış duymuşsundur" Mira' nın kriz yöntemleri de beni öldürür.

" yok valla güzelim duydum ben artık beni nasıl ayıla bayıla anlattıysan kız bana enişte diyor" bir anda kahkaha attı ve tekrar konuştu

" çok sevdim ben bunu " tek yaptığım şey gülümsemek oldu

Ama Mira gülümsemiyordu galiba rezil olduk biz ya bugün fazla rezil oldum yeto artık
" Gel Aryelcim çıkalım artık canım arkadaşım " dedi dişlerinin arasından
" aaaa Mira ne kadar ayıp insanlara bir görüşürüz diyim ben " dedim ve gerçekten de arkamı döndüm Kerem' in yanına gittim ve tokalaşmak için elimi uzattım
" Arayı açıp beni unutma Moruk " beklemediğim şey kesinlikle elimden tutup beni kendine çekip bir abi sıcaklığıyla sarılmasıydı
" seni unutmak mümkün mü ufaklık " dedi ve burnuma işaret parmağıyla vurdu.
Yönümü Serhata çevirdim
" Sanada baybay koca bebek"
" görüşürüz hanım abla" onlara el sallayarak çıkışa ilerledim arkamdan Aybars denen memnuniyetsizin sesi geldi fısıldamıştı ve büyük bir ihtimalle duymayacağımı sanmıştı çünkü aramızda mesafe vardı ama kulaklarım iyi duyardı
" Bunlar iyice kaynaşmış lan biz niye kurtardık bu mavi gözü "
" şşş demir misin metal misin her neysen kes sesini benim adım mavi göz değil Aryel "
" onu nasıl duydu lan bu " diyen Efe' nin sesi kulağıma geldi
" Miraaa "
" efendim canım "
" kızım yanıma gelsene ya "
" tamammm " dedi ve yanıma geldi dışarı çıktığımda arabamı getirdiklerini gördüm
" Ay moruk sen bir tanesinn ha "
" biliyorum"
" salak " çok sağlıklı bir ilişkimiz vardı gerçekten
" Aryel "
" Efendim Mira "
" Sence de fazla rahat değil misin iyi misin sen "
" ben iyiyim de sen iyi misin sana zarar verdiler mi "
" hayır "
" o zaman takma "
" ya sabır "

🥳🥳👏👏👏BÖLÜM SONUU BEĞENMEYİ VE YORUMLARI UNUTMAYINNNNNNN

SEVİLİYORSUNNNNNUZZZZZ 🫶🫶

NOVELYA VE KİTAPPADDE DE YAYINLIYORUM ORARDAN DA BAKABİLİRSİNİZZZZ

WHATSAPP KANALIMM;

BUNU OKUTARAK KATILABİLİRSİNİZZ

INSTAGRAM HESABIMM: velmiraaaa._.222

TAKİPPP🙏🏼🙏🏼🙏🏼🙏🏼

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

34okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.