8. bölüm / 13
Sahte Kaza7 . BÖLÜM
Bölümler 13Şu an: 7 . BÖLÜM
- 1 1. Bölüm531 kelime
- 2 2. Bölüm2.416 kelime
- 3 3. Bölüm3.435 kelime
- 4 4. BÖLÜM3.888 kelime
- 5 5. BÖLÜM5.930 kelime
- 6 Açıklama86 kelime
- 7 6. BÖLÜM4.460 kelime
- 8 7 . BÖLÜM3.019 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8 . BÖLÜM2.809 kelime
- 10 9. BÖLÜM5.023 kelime
- 11 10. BÖLÜM1.196 kelime
- 12 11. BÖLÜM5.815 kelime
- 13 12. Bölüm5.506 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
SELAMMM YORUM YAPARSANIZ SEVİNİRİMMM
Bazen kendime ‘neden dikkat etmedin?’ diye sorduğum zamanlar olurdu şu anda o zamanlardan birindeyim. Nusret benimle konuşurken ikiye bir arkamda kalan kapıya bakıyordu ve ben orda biri olacağını düşündüğüm halde konuştuklarıma dikkat etmedim her şey aptalca hırsımın getirisiydi.
“ Senin burada ne işin var ?” Derken arkamı dönmüştüm.
“ Sana açıklama yapmama gerek yok ama yine de söyleyeyim, bir kaç hisse devir almak için buradayım.” Derin bir nefes alarak yüzüne bakmaya devam etim daha sonra sessizliğini bozan o oldu.
“ O evlilik olacak, çünkü ben ölmeyeceğim.” Serhat’ ın kurduğu cümle ile bir kaç saniye sakinleşmek için kendime zaman tanıdım ve konuştum.
“ Bu anlaşma zaten sizin aranızdaydı anlaşmayı yırtın atın ve bu iş burada bitsin .”
“ Maalesef Sean’ın haberi var anlaşmadan ve eğer sen evlenmezsen ben bunu ona söylerim .” Sean Kingston bu hayattaki en yetkili kişiydi ve yarı Türk’tü anlaşmalara uyulmadığında elinde ki yetkilerin çoğunu alırdı ama haberi olmazsa bir şey olmazdı.
“ Onun haberi olmayacak.”
“ Hayır olacak, ha eğer olmasını istemiyorsan direk evlenebilirsin.”
“ Neden lan neden?”
“ Çünkü evlat sonunda senin hayatın cehenneme dönecek ve bu yeterli bir sebep diğer önemli sebebi ise yaşamayı seviyor olmam babanın ölümüne göz yumamazsın demi?”
“ Seni kendi ellerimle öldürecek kadar senden nefret ederken sence öldürmez miyim?”
“ Bir düşündüm de bence de öldürürsün, ama çocuk evlenmezsen elindeki yetkileri alırım unutma bir imzama bakar.” Aslında bilmediği şey onun yok olmasının benim bir imzama bakmasıydı ama şu an öğrenmemeliydi ve bu Sean’ ın kulağına gitmemeliydi.
“ O kızla evleneceğim tamam ama sadece altı ay sizde o sürede bütün hisse ve arsa işlerinizi halledin.”
“ Anlaştık.” Kapıyı çarpıp hızla koridora çıktım bir anda karşıma Kerem çıktı.
“ Ne oluyor be.”
“ Serhat’ ın burada olduğunu biliyor muydun?”
“ O moruk burada mıymış?”
“ Evet.” Dedim ve saçlarımı elimle dağıttım kapıya ulaştığımız sırada Kerem konuştu.
“ Ufaklık ne yapıyor?”
“ Ufaklık?”
“ Aryel.”
“ Sana ne ki Aryel’ den?”
“ Bilmiyorum ama ısındım o kıza.”
“ Saçma ama oda sana ısınmış .”
“ Lan.” Dedi bir anda aydınlanmış bir şekilde.
“ O kız hâlâ senin yanında mı?”
“ Evet.” Kapıya ulaşan eli havada kaldı büyük bir sakinlikle bana döndü ben de aynı şekilde onda döndüğümde kapının önünde karşılıklı duruyorduk.
“ O kız zorla mı orada.”
“ Hayır.”
“ Emin misin ?”
“ Kerem.”
“Ne var?”
“ Ben Aryel ile evleneceğim.” Bir süre boş boş yüzüme baktı daha sonra güler gibi oldu tekrar ciddileşti.
“ Aybars sakın.”
“Neden?”
“ Hayatının nasıl olduğunu hatırlatmamı ister misin?” Benimde en korktuğum şey buydu kalbim ona yenik düşerse hayatı fazla kötü olurdu.
Hem de biraz fazlanın fazlası.
“ Seviyorum.”
“ Nah seviyorsun.”
“ Niye lan ben sevemez miyim? Hem nikah şahidim sen olmazsan bir ay ağlarım.”
“ Geri zekâlı tabii ki senin nikah şahidin olmayacağım.”
“ Olacaksın.” Dedim ve kapıyı açıp dışarı çıktım soğuk hava bir anda yüzüme gelince gerçeklere tekrar gömüldüm.
Kahretsin o kızla evlenmek zorundaydım herkes benden korkuyordu ama ben hiç bir şey yapamıyordum.
Evleneceğimizi nasıl söyleyeceğimi düşünürken Emre’ bin yanına ulaşmıştım.
“ Ne oldu abi?”
“ Emre “
“ Efendim abi .”
“ Evleniyoruz.”
“ Benimle mi abi?”
“ Geri zekâlı seninle neden evleneyim,”
“ Kimle o zaman?”
“ Aryel.” Ben şaşırmasını beklerken o kahkaha atmaya başladı.
“ Biliyordum lan.”
“ Geri zekâlı bildiğin bir şey yok anlaşmalı evlilik olacak.”
“ Hı.”
“ Ya hı.” Ensesinden tuttum ve arabasına iteledim. Bende kendi arabama giderken arkamı döndüm ve Emre’ ye seslendim.
“ Eve geçiyorum yarım saate depoya Arda denen adamı getir.”
“ Arda kim lan?”
“ Melis’i ara o anlatır.”
“ Tamam.” Dedi ve arabasına ilerledi bende arabama bindim ve eve sürdüm kapıya geldiğimde korumalar kapıyı açtı arabamı dışarıda bırakarak eve ilerledim kapıyı hızla açıp içeri girdim salonda ve mutfakta yoktu yukarı çıktım ve odasının kapısına bir iki kere tıklattım içeriden ses gelmeyince adını da seslendim ama ses yoktu kapıyı açıp içeri girdim içeride hiç kimse yoktu ve cam açıktı ben kaçtığını düşünüyordum ama o tuvaletten çıkmıştı sinirden kıpkırmızı olan suratıma baktı ve gülmeye başladı.
“ Üç çocukla ortada kalmış gibi davranma .” Yavaş adımlarla ona doğru yaklaştım ben ağzımı açmış konuşacaktım ki o konuştu
“ Cezamı düşündünüz mü efendim.” Dedi ve kahkaha attı bence akıl sağlığı iyi değildi.
“ Evet , yaklaşık bir yarım saat sonra öğreneceksin güzelim.”
“ Sevinirim.”
“ Korkmalısın çünkü hayatını bir süreliğine cehenneme çevireceğim.” Şeytani bir gülümseme ile bana baktı.
“ Zebaniler arkadaşım olur fena mı?”
“ Ne oldu sana bir cesaret gelmiş gibi.”
“ Yooo enerjim sebepsiz hem en fazla ne yapabilirsin ki ?”
“ En fazlasını.”
“ İddialı.”
“Her zaman.” Hâlâ saçma bir gülümseme ile bana bakıyordu ama gözlerinde hissizlik vardı sanki hayatından vazgeçmiş gibiydi.
“ Ama ben çok merak ederim yarım saat içinde.” Dedi ve üzülmüş gibi dudaklarını büzdü fazla gerçekçiydi acaba gerçekten meraklandığı için böyle yapıyor diye bir süre düşündüm ama Aryel tekrar gülmeye başladı.
“ Efendimiz kendini ceza veren falan sanıyor ama bilmiyor ki yine tek bir haberle itibarı falan kalmaz.”
“ Bir daha dene bakalım o zaman ne oluyor?” Parmak uçlarında kalktı ve gözlerini büyüterek yüzüme yaklaştı.
“ Mesela.”
“ Ben bile tahmin edemiyorum o derece.”
“ Anladım.” Dedi ve eski pozisyonunu aldı bir süre sessizce birbirimize bakarken telefonumun bilindik melodisi odayı doldurdu kimin aradığına baktığımda ekranda
‘ Emre’ yazısını gördüm bekletmeden cevap verdim.
“ Abi ben bu bana acayip benzeyen yaratığı depoya aldım ve bağladım ne yapacağım.”
“ Bu kadar kısa sürede o herifi aldın mı lan?”
“Ne sandın abi ?”
“ Helal olsun geliyoruz biz .” Bu sefer benim yüzümde olan gülümseme ile mavi gözlerinin içine dikkatlice baktım ve konuştum.
“ Gidiyoruz bellezza.” Ona İtalyan aksanıyla her güzellik dediğimde gözlerinden hoş bir ifade geçiyordu ama İtalyanca bildiğini düşünmüyordum yani umarım bilmiyordur.
“ İtalyanca biliyor musun?”
“ Sana ne?”
“ Sorularıma cevap ver.”
“Hayır.” Derin bir nefes alarak yüzüne bakmaya devam ettim en sonunda sessizliği ben bozdum.
“ Allah’ın sevdiği kuluymuşsun cezan hazır gidebiliriz.”
“ Tamam gidelim.”
“ Bu kadar istekli görünme.”
“İstek değil bu ben ne kadar kaçarsan kaçayım gelip beni söylediğin cehennemin içine atmayacak mısın? Atacaksın e o zaman ben neden kendimi yorayım.”
“ Zekisin.”
“ Biliyorum.” Fazla mütevaziydi düşünmeyi bırakarak kapıya döndüm ve koridora çıktım arkamdan geldiğini hissedebiliyordum merdivenlerden o arkada ben önde inmeye devam ettik kapının önüne geldiğimizde ayakkabılarımızı giydik ve dışarı çıktık.
“ Arabam kapının önünde.” Cevap vermedi onun yerine hızlandı ve yolcu koltuğuna oturdu. Bende bindikten sonra hızla yola çıktık ve beş dakika sonra deponun önündeydik.
“ Yol yürüme mesafesinde ve biz arabayla geldik kendimi lisedeki crınge Almina gibi hissediyorum.” Söylenirken gözüme çok tatlı gelmişti.
“ Cezanın ne olduğunu öğrendiğinde ayaklarının bağı çözülür diye seni yormayayım dedim.” Dudaklarından histerik bir gülüş çıktı daha sonra büyük kapıya doğru yürüdük.
“ Beni bir hafta buraya bağlayıp aç susuz bekletmeyi falan mı düşünüyorsun?”
“ Daha masum kalırdı.” Cevap vermedi içeri girdik tam köşeden dönecekken kolunu tuttum ve duvara yasladım fısıldayarak konuşmaya başladım.
“İçeride göreceğin manzara benden nefret etmeni sağlayabilir ama nefret etme olur mu?”
“ Psikopat birisin biliyorsun değil mi?”
“Hayır sadece zorundaydım.” Beni gözlerimden anlamasını her şeyden çok istedim.
Kalbim istedi.
“ Bence zorunda değilsin evde de fazla psikopat davrandın.”
“ Haklısın ama sana ceza vermeyecektim sadece böyle düşünmeni istemiştim ama anlatamayacağım şeyler var bunları ben istemiyorum bunu bil.”
“ Of tamam.” Dedi ve içeri girdi gördüğü görüntüyle adımları bir an durakladı yumruğunu sıktı sonra.
“ ARDA.” Diye öne atıldı ama belinden çekerek göğsüme çektim acı çekiyordu ve bu beni gerçekten kötü hissettiriyordu. Elimden kurtulamaya çalıştı ama bırakmadım.
“ BIRAK LAN KARDEŞİMİ.” Arda denen çocuğa kardeşim dediğine göre önemli biriydi ve o önemli birisinin kafasına silah daylıydı.
“ Abla sakin ol.” Arda Aryel’ in aksine sakindi. Aryel bir anda bana döndü.
“ Ceza dediğin her ne haltsa bana vereceksin kardeşim olmaz bırak onu.” Dedi gözlerinde büyük bir yalvarış vardı. Bu işi böyle halletmeyebilirdim ama o an bu en mantıklısı gelmişti.
Kahretsin.
Kolundan tutup başka bir yere götürdüm ve yüzüme bakmasını sağladım.
“ O herif bir şartla oradan çıkar.”
“ Söyle.” Dilim dudaklarımda gezindi ve;
“Evlen benimle.” Dedim. Gözlerinden ‘neredeyim ben’ ifadesi geçiyordu.
“ Anlamadım.”
“ Gayet açıktı, benimle evlenirsen o adamı bırakırım.” Bu sefer onun dili dudaklarında gezindi gözlerini kapattı ve sakin kalmak için kendini kontrol etti gözlerini açtığı saniyelerde yanağımda hissettiğim sızıyla başım omzuma düştü.
Bana tokat attı.
Bana.
Tokat.
Attı.
Tamam hak ettim.
“Bunu sakın bir daha tekrarlama.”
“ Bana bak lan sen bana her dediğini yaptıramazsın giderim ifade veririm haber çıkartırım yaparım bunları.”
“ Bunları yaptığında neler olduğunu gördük.”
“ Başkası değil ben yaparım.”
“ Benimle evleneceksin.”
“ Hayır.”
“ İçeride ki arkadaşın kafasına sıkarım.” Bana o kadar nefret ve tiksintiyle baktı ki kendimi iğrenç hissettim.
Çünkü iğrenç bir heriftim.
İşaret parmağını omzuna koydu ve bastırdı.
“ Senden nefret ediyorum Aybars Demir.” Ruhumdan bir şey daha eksildi.
“ Herkes için hayırlısı olur Aryel Sezer.” Yanımdan geçip gidecekken kolundan tutup durdurdum.
“ Kabul ettin mi?”
“ Kardeşimi bırak.”
“ Kabul mu?”
“ Tamam.” İstediğim cevabı alınca kokunu bıraktım ve arkasından ilerledim kafamla Emre’ye ipleri açması için işaret verdim, Arda ayağa kalktığında Aryel ona doğru koştu ve boynuna atladı, Arda’ da ona sarıldığında içimde bir şey hareketlendi kıskanmak mıydı?
Saçmalama değildi.
“ Oğlum iyi misin?”
“ Evet abla .” Çıkışa doğru ilerlediler. Bu teklifi başka bir yerde de yapabilirdim ama ben Arda’ yı aldırdım neden? Çünkü benden nefret etmesi gerekiyordu ama keşke aldırmasaydım.
Bende arkalarından gittim Aryel etrafına bakındı ve Ard’ dan telefonunu istedi ama onun da yanında olmadığını öğrendiğinde hayal kırıklığı ile omuzları düştü.
“ Emre Arda’yı evine götürün, Aryel sen benimle eve geleceksin.”
“ Bende Arda’yla gideceğim.”
“ Hayır gitmeyeceksin çünkü konuşmamız gerek.”
“ Gerek yok.”
“ Emin misin?”
“ Abla gidiyorum ben konuşun ne konuşacaksanız ama kötü bir şey olursa Ata’yı ara.”
Ata’nın ismini duyunca istemsizce gerildim kıskanmadım.
“ Kötü bir şey olursa ben korurum Aryel’i Ara bozuntusuna ihtiyaç yok.”
“ Ben aslında sizden gelecek kötü şeylerden bahsetmiştim,” dedi ve bana doğru bir adım attı.
“ Söylesene kendi karanlığından koruyabilecek misin ablamı.” Bir şekilde haklı olması sinirimi bozdu ama korurdum. Her zaman.
“ Ben ona zarar vermemde onu bir geçelim, başına bir kötülük gelirse arayacağı kişi neden sen olmuyorsun da Ara oluyor mesela.”
“ Ben gelesiye Ata kırk kere gelir gider buraya.”
“ Merak etme hiç birinizi değil beni arar.”
“ Hangi vasıfla?”
“ Kocası vasfıyla.” İşte bunu demeyi bende beklemiyordum. Gözlerim Aryel’ le döndüğünde büyük bir kırıklıkla bakıyordu. Gözleri sanki ‘neden yaptın?’ der gibiydi.
Arda’ya baktığımda oda Aryel’e bakıyordu ama Aryel’in kırıklığının daha fazlasıyla.
“Abla.” Diye mırıldandı Aryel çaresizce ona döndü.
“ Ablam.”
“ Ne diyor bu adam.”
“ Biz de yeni karar verdik düşünülmüş bir şey olsaydı ilk senin haberin olurdu.” Anlaşma olduğunu söylememesi içimi rahatlattı ama sesinden bile belli olan bir kırgınlık akarken rahatlayamıyordum.
“ Ama sen bu adamın karısı olmazsın ki .”
“ Kader.” Arda başını yavaş bir şekilde aşağı yukarı salladı.
“ Anladım.” Dedi. Aryel ona doğru adım attı ve konuştu.
“Sarılayım mı?” Sesindeki çaresizlik hiç iyi hissettirmiyordu. Bir an Arda’nın izin vermeyeceğini bile düşündüm ama oda kollarını açtı ve hızlıca sarıldı etrafımızda ki adamları bilerek önceden göndermiştim. Arda’nın mırıldanışına kulak verdim.
“ Her zaman yanındayım.”
“ Seni seviyorum.” Sarılmaları bittikten sonra Arda Emre’ nin arabasına ilerledi Aryel’ de ev yoluna.
“ Arabayla-“ tam konuşacakken sözümü kesti.
“Kes sesini yürüyeceğim.”
“ Üslup dersi lazım sana.” Cevap vermedi ben olsam bende bana cevap vermezdim, her şey benden nefret etmesi içindi.
“ Yanımda yürüme.”
“ Farkındaysan aynı evde yaşayacağız.”
“ Sen öyle san.” Ciddi mi diye bir süre yüzüne baktım ama fazlasıyla ciddiydi.
“ Anlamadım.” Bir anda yürümeyi kesti.
“ Senin ile evlenmeyeceğim.”
“ Evleneceksin.”
“ Bana emir veremezsin.”
“ Beni zorluyorsun, ve biz zaten evliyiz.” Umarım Melis dediği gibi bu evlilik anlaşmasını bulduğu imzalarla halletmiştir.
“ Pardon.”
“ Duyduğun gibi.” Gözlerini sıkıca kapattı sinirlendiğinde hep böyle yapıyordu. Bir anda gözlerini açtı ve bana yumruk attı.
Bana zarar vermesi bu kadar kolay olmamalıydı depoda da tokat atmıştı bir keresinde de bacağıma vurmuştu, ondan böyle hareketler beklemediğim için boş bulunuyordum ve eli gerçekten ağırdı eğer düşmanlarımdan biri olsaydı şu an yerdeydi.
“ Bir daha sakın yapma bunu.” Konuşurken sağ gözümün altının sızladığını fark ettim eli gerçekten ağırdı.
“ Ben istemediğim bir şey yapmam.” Yüzümü ona yaklaştırdım ve;
“İste o zaman.” Ağzından ‘hah’ nidası döküldü.
“ Bırak senin ile yapacağım bir evliliği istemeyi senin ile aynı cümlede bile adım geçince midem bulanıyor.” Belki böyle demesi işime gelirdi ama demesini istemiyordum.
İyi de neden?”
“ Aa öyle deme ama benimle herkes evlenmeyi ister.”
“ Emin ol kimse benim gibi evlenmeyi istemez, ya evlilik bu kadar basit bir şey değil.”
“ Evlenmezsek hayatımızda basit bir şey kalmayacak zaten.”
“ Kalmasın, kalmasını isteyen yok ama yeter ki istemediğim bir adamla evlenmeyeyim.”
“ Artık çok geç eve geçtiğimizde büyük bir ihtimalle imam gelmiş olacak dini nikahımızda kıyılır.”
“ Bari Allah’ın huzurunda yalan söylemeseydin.”
“ Gerekli .” Bir daha yüzüme bakmadan gözlerinde ki tiksintiyle eve doğru adımlamaya başladı.
Bir süre sonra evin önündeydik adamlara işaret verdiğimde kapıyı açtılar Aryel’ de vakit kaybetmeden içeri girdi.
Evin dış kapısında beni bekliyordu.
“ Artık sana da anahtar vermeliyim al bakalım.”
“ Gerek yok.”
“ Var.”
“ Yok dediysem yoktur zorlama.” Bu inat halleri gerçekten çekilmezdi ama çekecektim.
Yukarı çıkacaktı ki hemen tutup kendime çektim yüzü bana döndüğünde fazla sinirliydi.
“ Ne yapıyorsun lan.”
“ İmam gelecek birazdan.”
“ Tuvalete gideceğim .”
“ Dini nikahımızdan sonra gidersin.”
“ Benim bildiğim resmiden sonra dini kıyılır.”
“ Böyle bir şey yok ama bizim resmi nikahımız var.”
“ DEFOL GİT BAŞIMDAN YAPIŞTIRIRIM BİR TANE İMZA ATMADIM LAN BEN.” Bağırması sıkıntı değildi ama boğazı acıyacaktı.
“ Bağırma boğazın acıyacak.” Göğsüme güçsüz bir yumruk attı ama istediği şey vurmak değildi yardım çığlığı gibiyd.
“ Neden beni düşünüyormuş gibi yapıyorsun?”
“ Seni düşünüyorum çünkü.”
“Bu evliliği istemiyorum, ve ben kim tutarım Aybars karşına alma beni.”
“ İçinde ki nefretle vicdanım rahatlayacak emin ol.” Gözlerime daha beni tanımıyorsun der gibi bakıyordu.
Direnmeyi bırakıp salona geçti ayakkabılarını çıkarmadığını fark ettiğinde geri döndü ve terliklerini giyerek salona geçti.
★★★
İmam gelmiş ve nikah kıyılmıştı benden mehir olarak bir şey istemez diye düşündüm ama iki tane Kerepsetial araba ve altın set istemişti.
Burada gurur yapıp mehir istememeliydi.
“ Mehir olarak yalıyı istiyem demişim gibi bakma bana.”
“ O arabalar kaç lira haberin var mı?”
“ Satarsam olur belki.”
“ Aryel sakın.” Tatlılıkla gülümsedi ama sinsiceydi de.
Kapı açıldığında içeri Emre girdi anahtar bir tek onlarda ve koruma şefinde vardı.
“ Abi kimlikler ve cüzdan burada Melis halletmiş.”
“ Tamamdır koçum sağ ol.” Başını sallayarak çıktı masaya bıraktığı dosyayı aldım ve içerisinde Aryel Demir yazan kimliği ve evlilik cüzdanını verdim.
“ Aryel Demir.” Diye mırıldandı tiksintiyle.
“ Hayırlı olsun karıcığım.”
“ Bak bakalım bundan sonra sana hayır mıyım şer miyim?”
“ Bakalım bakalım .” Dedim ama bana bu kadar iddialı davranması bazen afallatıcıydı.
★★★
( Aryel’in Anlatımı ile)
Ben hâlâ bu adamla evlendiğime inanmıyordum. Ben istemediğim bir şeyi yapmazdım ki .
Her neyse Kerepsetial arabam olmuştu, şuan bana bakıyordu ve gözlerinden değişik duygular geçiyordu. Ben buradan kaçardım.
Hem de ruhu duymazdı.
Haber yapıp alacağım tazminatla hayatı yaşardım.
Kaçacaktım.
Ayağa kalktım ve salonun kapısına yöneldim.
“ Nereye?”
“ Çok güzel cevap veriridim de vermeyeceğim.”
“ Nereye gidiyorsun.”
“ Sana ne?”
“ Hadi söyle.”
“ Tuvalete.” Yüzünde bezgin bir ifade vardı.
“ Kaçmaya çalışma.”
“Ya bir sus.” Dedim ve koridorun başındaki tuvalete girdim.
“ Kendi odandakine gitsene.”
“ Sana ne?” Ben tuvaletin kapısını kapattığımda o da hemen kapının arkasındaydı suyu açtım ve havalandırmaya ,etajerli lavabodan destek alarak, çıktım ve bir kaç kez vurdum dışarıdan Aybars’ ın sesi geldi.
“ Biliyordum.” Hiç bir şey bildiği yoktu. Kapıyı bir kaç kez açmaya çalıştı ama kilitlediğim için açamadı ve uzaklaşan adım sesleri geldi büyük bir ihtimalle havalandırmanın çıktığı yere gidiyordu hemen aşağı atladım hemen kapıya ulaştım ve kilidi açıp dışarı çıktım ikinci katta tuvalet yoktu mecbur üçüncü kata çıkacaktım odamdaki tuvalete gidebilirdim ama havalandırma korumaların olduğu bahçeye bakıyordu.
Burada tuvalet sadece odaların içindeydi ve arka tarafa açılan havalandırma sadece Aybars’ın odasındaydı.
Düşünmeden kapıyı açtım ve odaya girdim.
Kokusu baya iyiydi.
İnsanı mest ediyordu yani.
Tuvaletin havalandırma yerine baktım ama oda aşağı kattakiyle aynı yere bakıyordu çıksan Aybars direk görürdü.
Kahretsin.
Odanın içinde dört döndüm ve arka bahçeye bakan bir pencere gördüm arka bahçe küçüktü ve koruma yoktu.
Atlayacaktım.
Kendimi Spiderman sanmam fazla geri zekalıcaydı ama başka şansım yoktu.
Hemen pencereyi açtım ve ayağımı dışarı attırdım sol ayağımı da geçirince tamamen dışarıdaydım pencereyi üstüne kapattım ve yan taraftaki borudan tutunarak ikinci katın penceresine geldim bir ayağımı çıkıntıya koydum ve biraz soluklandım tekrar aşağı kaymaya devam ettim ama elim sızlamaya başlamıştı bundan dolayı ellerimi bıraktım ve kendimi aşağı attım ayağım bir an sızladı ama hemen geçti.
Avluyla duvar arasında fazla mesafe yoktu duvarın fazla uzun olmaması da işime yaramıştı.
Hemen çıkıntılardan tırmandım ve kendimi diğer tarafa geçirdim kafamı kaldırdığımda Aybars görüş açıma girmişti.
Elinde sigara hâlâ benim çıkmamı bekliyordu.
Salak.
Kendimi yere attım ve koşmaya başladım cadde tarafından gidersem korumalar görürdü bu yüzden ormanlık alana girdim ve koşmaya devam ettim ortalara doğru geldiğimde karşıma bir moruk çıktı.
“ Maalesef kaçak gelin gidemezsin, ama cesaretin takdire şayan.”
Dedi ve arkasında sakladığı elini çıkardı.
Silah.
Kahretsin.
Ve o silah daha ben ağzımı açmadan patladı.
Ağzımdan ‘ah’ iniltisi koptu canım fazla acıyordu.
“ Sen..kim..sin.”
“ Tanırsın.” Dedi ve arkasına bakmadan gitmeye başladı.
Arkadan Aybars’ın Arda’nın ve diğer korumaların sesi geliyordu.
Ama en belirgini Aybars’ın kiydi.
“ ARYEL.”
“Aybars .” Diye mırıldandım ama pek duyulduğunu sanmıyordum.
Kafamda bir hareketlilik hissettim yumuşak ama sert bir şeye kafam yerleştirildi.
Gözlerimi hafif araladığımda Aybars’ ın çehresiyle karşılaştım.
Kafamda onun dizindeydi.
“ Güzelim iyi misin?”
“Aybars canım acıyor.”
“Biliyorum biliyorum ama ne olur dayan.” Bir eli bacaklarımdan tuttu ve beni kucağına aldı diğer eli de vurulan bölgeye baskı yapıyordu.
Benimle konuşup bir şeyler anlatıyordu ama algılayamıyordum.
“ Uykum geldi.”
“ Aryel sakın bak güzelim sakın uyuma ne olur.”
“ Ama uykum var.”
“ Hayır yok kapatma ne olur.”
“ Arda’ya Mira’ ya ekibime babaanneme hatta Kerem abiye de onları sevdiğimi söyler misin?”
“ Ekibine arkadaşlarına ailene ve Kerem’ e sen diyeceksin bunları.”
“ Bu halim biraz da senin yüzünden.”
“Evet kahretsin ki benim yüzümden ama uyuma.”
“ Belki ölürüm o yüzden söyleyeyim hakkım varsa helal olsun sana.”
“ Etme helal etme hem ölmek yok.”
“Var.” Dedim ve başımla kolum düştü.
En son;
“ ARYEL.” Diye bağırdığını duydum ama bilincim tamamen kapandı.
NASILDIIIIII
SEVİYOM SİZİ🫂🫂🫂
Bölüm etkileşimi
