8. bölüm / 10
Şafakta Operasyon7. BÖLÜM
Bölümler 10Şu an: 7. BÖLÜM
İplerdeki düğümler bir şekilde çözülür.
Asıl mesele boğazdakiler.
La Edri
Brifing odası her zaman ki gibi doluydu. Elde edilen bilgilerle bu gün için planlanan büyük katliamı boşa çıkarılacaktı. O odada olan herkes, her zaman ki gibi, operasyon planı her yapıldığı zaman ki gibi bu operasyonun da önemini biliyordu. Söz konusu vatansa her zaman ki gibi canlarını hiç düşünmeden tehlikeye atacaklardı.
“İlk patlama Ankara’da öğleden sonra saat dört için planlanmış. Bombanın nerde olduğu belli değil. Girdiğiniz panayır alanındaki insanları korkutmadan tahliye etmeniz gerek. MİT ile birlikte çalışacağız, ilk amacınız tek bir insanın canına bir şey gelmemesi. Girdiğiniz panayır alanındaki insanları korkutmadan tahliye etmeniz gerek. İkinci amacınız bombayı yerleştirecek kansızları canlı bir şekilde karargaha getirmek.”
İki timde pür dikkat dinliyordu. Hepsinin içinde yanan bir ateş vardı. Kiminin intikam, kiminin koruma, kiminin vatanı muhafıza etme…
Hepsinin içindeki ateşin bir amacı vardı.
***
15.30 Ankara – Panayır Alamı
“Yuvadan Kasırga’ya.”
“Kasırga dinlemede yuva.”
“Hareketlilik var mı?”
“Henüz yok. Önümdeki şüpheliyi takipteyim.”
“Anlaşıldı Kasırga.”
Önündeki şüpheliyi takip eden Kasırga, şüphelinin sağdaki sirk çadırına girmesiyle durdu. Eğer içeri hemen arkasından girerse oluşacak tehlikeyi önceden hesaplamış, bunu önlemek için planını yapmıştı.
Aradan geçen beş dakikanın ardından Kasırga sirkten içeri girdi. Şüpheli bombayı yerleştirmiş zamanlayıcısını ayarlamıştı. Kasırga arkadan sessizce yaklaşmayı planlarken şüpheli takip edildiğini fark etti. Eli silahını kavradı ve ateş etti. Kasırga son anda fark edip kendini siper için sahnenin altına attı.
“Şerefsiz,” dedi Kasırga “Elbet bir gün hepinizin soyunu kurutacağız.”
Şüpheli ardı ardına ateş ederken, dışarıda silah seslerini duyan insanlar paniklemeye başlamıştı. Ekipteki diğer kişiler burada devreye girmeye başladı
“Herkes panayırdan çıksın. Sakin olun.”
Kasırga sahnenin alt kısmından şüpheliye doğru ilerlerken gizli telsizinden yuvaya rapor geçmeye başladı:
“Yuva, şüpheli beni fark etti. Özel timler desteğe gelmeli.”
“Anlaşıldı Kasırga”
***
Bomba tahrip uzmanı Yusuf Yazar sirkin içindeki bombayı halletmeye çalışırken Gölge Timi etrafı kolaçan ediyordu.
Yusuf, bombayı incelerken Yankı yanına geldi. “Ne kadar lazım bombayı halletmen için Yusuf?”
“En az 30 dakika komutanım ama süre az.”
“20 dakikan var Yusuf!”
“Komutanım, 20 dakikada çözmem imkansız.”
“10 DAKİKAN KALDI YUSUF!” diye kükredi Yankı.
Dakikalar birbirini kovalıyordu.
20:05… 19:05… 18:05…
Yusuf soğuk terler dökerken bombayı çözmek için elinden geleni ardına koymuyordu.
11:05… 10:05…
“Yusuf çözemedin mi hala?!” diye bağırdı Yankı.
“Hayır komutanım”
“Hızlı ol Yusuf!”
07:05… 06:05… 05:05… 04:05… 03:05…
Ecel terleri akarken zaman durmak bilmiyor su gibi akıp gidiyordu.
01:05… 00:45… 00:35… 00:25…
“HADİ YUSUF, HADİ. HALLET ŞU BOMBAYI ASLANIM!!!” diye var gücüyle kükredi Yankı.
Yusuf elindeki yan keskiyi mavi kablonun üstüne getirdi.
00:09… 00:08… 00:07… 00:06… 00:05… 00:04…
“Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü…” Yusuf’un ağzından fısıltı ile dökülmeye başladı kelime-i şehadet.
00:03… 00:02… 00:01…
Yusuf gözlerini sımsıkı kapatıp kabloyu kesti.
***
Sorgu odasının duvarları en az içerideki hava kadar soğuktu. Sorguya operasyonu bizzat yöneten Derya Engin girecekti. Çok geçmeden sorgu odasının kapısı açıldı. Derya, odaya girdiği ilk andan itibaren şüpheliyi süzdü.
“Ebu Kar.” Dedi Derya sesindeki iğrenme ve kinle. “O patlamayı yaratmaktaki amacınız neydi?”
“Konuşmayacağım.”
Aşağılayıcı bir kahkaha kaçtı Derya’nın ağzından. “Demek konuşmayacaksın.” Derya sakince ayağa kalktı ve yavaşça adamın üstüne yürüdü. Tam yanına geldiğinde adamın kulağına eğildi.
Derya’nın sıcak nefesinin kulağına çarpmasını hisseden adamı anlık bir titreme aldı.
“Emin misin?” dedi derya anında kolunu adamın boğazına dolarken. “Kaç can öldü biliyor musunuz sizin yüzünüzden?! KONUŞ!”
Adam korkudan titrerken beş para etmez gururunu çiğneyerek konuştu:
“Ne öğrenmek istiyorsunuz? Ben hiçbir şey bilmiyorum.”
Derya adamın boğazını sıktı. “Yalan söyleme! Eğer bir daha yalan söylersen seni öldürmem için bana yalvarmak zorunda kalacak hale getiririm!”
Adam nefes almaya çalışırken, “Anlaşma yapalım. Ben size bildiğim her şeyi anlatayım sizde beni serbest bırakın.”
Derya adamın boğazına doladığı kolu gevşetti . adam Derya’nın bu anlaşmayı kabul ettiğini sanıp deri bir nefes alırken, Derya bir anda tüm gücüyle adamın boğazını koluyla sıktı.
“ULAN ŞEREFSİZ İT! BİZ SİZİN GİBİ KÖPEKLERLE ANLAŞMA YAPMAYIZ!” Derya’nın sesi neredeyse tüm MİT binasını titretecek kadar yüksek çıkmıştı.
Adamın yüzü morarınca kolunu gevşetti ve başıyla işaret ederek önünde nefes almaya çalışan adamı işaret etti. “Götürün şu arkadaşı, aç susuz bırakın karanlık boş bir hücrede kalacak.”
Derya odadan çıkarken son bir kez adama baktı. O bakışta bir sürü şey vardı: öfke, kin, intikam, tiksinme…
Bölüm etkileşimi
