3. bölüm / 15
~Sadece bir intikam~Bölüm 3; karım olmanı
Bölümler 15Şu an: Bölüm 3; karım olmanı
- 1 Bölüm 1;Sadece Bir İntikam676 kelime
- 2 Bölüm 2; Evlenmek mi?736 kelime
- 3 Bölüm 3; karım olmanı849 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4; Evleniyorum1.005 kelime
- 5 Bölüm 5; Seviyorum Geceyi666 kelime
- 6 Bölüm 6; Bir Hata1.128 kelime
- 7 Bölüm 7; İyimisin?690 kelime
- 8 Bölüm 8; Ay güzelliği742 kelime
- 9 Bölüm 9; Sahte Gülüşler1.055 kelime
- 10 Bölüm 10; Kara sevda1.006 kelime
- 11 Bölüm 11: Kızıl bela1.297 kelime
- 12 Bölüm 12; inatçı keçi1.389 kelime
- 13 Bölüm 13; Gerçek bir evlilik değil1.172 kelime
- 14 Bölüm 14; Sabret807 kelime
- 15 Bölüm 15; Bir Masum Daha828 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şok içinde babama bakarken onun yüzündeki acımasızlığı gördüm. Araya rüzgarın babası girmişti.
- kızım bu düşmanlık bitmesi gerekti
- Bu düşmanlık bitmesi için sizde "masumları ortaya atalım" Mı dediniz?.
- siz masum falan değilsiniz
Dedi rüzgar lafıma karşılık. Onu umursamadım ve babama döndüm. Şok içinde baktım babam. Babamın yüzünde tek bir ifade yoktu. Benim gözümden bir damla yaş aktı.
- Her şeyi bile bile kuyuya atacak mısın beni?..
Dedim.
- bu kadar mı sevmedim beni?
Babamım yüzünde hala bir ifade yoktu.
- o kadar sevmedim seni...
Karnımdan vurulmuştum.
- hiç mi sevmedin?
- hiç
Dedi sorumun cevabı hiç düşünmeden
- ama ben senin kızındım
- sen benim kızım değildin
Dedi gene cevabı beklemeden.
- benim babam yokmuydu?
- yoktu... Olmadı... Olmayacak...
Dedi babam aynı acımasızlıkla. Gözümden bir damla yaş akarken hızla silip ayak kalktım. Ayağı kalkmamın şiddeti ile arkamdaki sandalye devrilip ayağıma dolandı. Sandalyeyi ittim.
- afiyet olsun
Dedim ve çantamı alıp mekandan çıktım. Gözümdeki akan yaşı sildim ve topuklu ayakabılarımı sertçe yere basarak yürüdüm. Herşeye rağmen başımı dik tuttum. Yere o kadar sert basıyordum ki topuklarım sızlıyordu ama umrumda bile değildi.
Şu an onu düşünecek gücüm bile yoktu. Meğersem babam beni gerçektende hiç sevmemiş. İlk ögrendiğim bir sey degildi. Fakat ben bu yaşıma kadar hep kafamda kurdum gibi hissetim. Ama meğersem gercektende
Babam beni hiç sevmemiş
Babam beni hiç sevmemiş
Babam beni hiç sevmemiş
Babam beni hiç sevmemiş
★★★★
Mekandan çıktım. Kendimi gecenin kör vakti sahile attım. Hep oturduğum banka oturdum ve istanbul boğazını izlerdim. Her canım sıkıldığında oturduğum bu banka "Nefessiz bank" İsmini Koydum. Her nefessiz kaldığımda gelirdim.
Gözlerimden sadece göz yaşı geliyordu. Ne bir hıçkırık sesi, ne de bir daralma sesi.
Kafamdaki düşünceyi susturamadım. Her seferinde daha çok gögüs kafesim sıkılış elimi ara sıra gögüs kafesime attım. Denizi izlerken düşündüm. Ve
-deniz nerden bilsin insanın karada bile boğulduğunu..
Diyerek mırıldandım
Gerçeği biliyordum. Her zaman bana karşı duyduğu bu nefret duygusunu hissettim ama kendime yediremedim. Çünkü ben babamın bize yaşattığı onca şeye rağmen yine de onu sevmeyi denedim. Onunda ben sevmesini istedim ama o asla bunu denemedi. Ve artık babam degil, sadece babaydı. Baba bile denmezdi ama...
★★★★
Sadece göz yaşlarım geliyordu. Hıçkırık sesi, Ağlama sesi yoktu. Sadece göz yaşı.
Arkamdan bir arabanın ışıkları açıldı. Kıp kırmızı gözlerle dönüp baktım. Tanınmayaçak biri değildi. Oydu. Az önce masada beni izlemekten başka bir şey yapmayan kişi.
Arabadan indi ve yanıma gelip oturdu. Benim gibi o da boğazı izledi. Bakışlarım ona dönmedi, boğazı izlemeye devam ederken konuştum.
- Ne istiyorsun?
- karım olmanı.
Dedi sanki bu soruyu bekler gibi. Şok içinde ona baktım.
Şaşkınca bakarken sadece.
- Ne?
Diyebildim.
- benimle evlen ve bu iğrenç adamın elinden kurtul gece..
İsmimi ilk kez kurmuştu. Şaşkın bakışlarım dahada şaşırdım.
- saçmalama
Keskin siyah gözlerine baktım. Bakışlarının ardında kokusunu alabiliyordum. Yağmur sonrası çıkan ferah ve güven taşıyan toprak kokuyordu.
Güven kokusunun anlamsız bir şekilde içimdeki darlanmayı sildi.
- Saçamalamıyorum gayet ciddiyim. Evlen benimle..
Dedi. Siyah gözlerini asla benden çekmedi. Aksine daha da gözlerimin içine baktı.
- manipüle etmeyi bırak.
Diyebildim sadece. Normale göre asla böyle bir şey kapacak adama benzemiyordu.
- Ne düşünmek istiyorsan onu düşün gece. Ama senin hayatta tek umut ışığın benim.
Güldüm. Bakışlarımı çeken ben oldum. Denize baktım ve gülüşüm büyüdü.
- benim hayattan beklediğim her hangi bir umut yok. O umut tam 24 yıl önce bitti. Hiç olmadı zaten.
Bakışlarım hala deniz deydi. Ama onun gözlerinde sadece tek bir ifade vardı. Merak. Bunu görünmemesi için çabalıyordu ama ben görmüştüm. En sevdiğim özelligim ise buydu. İnsanların ne hissettigin gözlerden anlayabiliyordum.
Denizi izlemeye devam ettim.
- senin isminde umut var gece. Farkında mısın?
Dedi aniden. Durdum. Kaşlarımı çattım. Ona Döndüm.
- Yok. Benim isminde umut yok. Benim kendi hayatımda bir umudum yok. İnsanlara nasıl olsun?
Sesim titriyordu. Verdiği güven kokusu yüzünden ağlama isteği gelmişti. Ama tuttum.
- Sen diyer insanlara umut oluyor kendine kuyu mu oluyorsun..
- aynen öyle oluyorum rüzgar
Dedim sertçe ona dönerken. Yüzümdeki sertlik eksilmedi
- insanca yardım etmek istiyorum.
- annenin katilinin kızına neden yardım etmek istiyorsun?..
Dedim merakla.
Gerçektende annesinin katilinin kızına neden yardım etmek istesin. Çok saçmaydı.
Gözlerime baktı ve bir şey söyleyecek ken kendini tuttu. Mavi gözlerime bakmaya devam ederken konuşcak bir şey kalmamıştı.
- konuşcak bir şey yok...
Dedim ve ayağa kalktım
- bu evlilik asla olmayacak.
Dedim ve topuklularımı sertçe yere basarak yola ilerledim.
- peki ne yapmayı düşünüyorsun.
Dediğinde durmak zorunda kaldım. Derin bir nefes aldım ve ona döndüm. Elleri cebinde düz zeminde, başı dikti. Yüzünde ifadesiz bir soğukluk vardı.
- ölmeyi
Dedim. Gözlerini devirdi ve tam karşıma dikildi.
- gece yapma. Bak gel. sadece bir kağıt üzerinden olacak bir şey. Elin elime değmeyecek. Hayatına karışmıyacam. Sadece karşı tarafa bunu yansıtıcaz. Onun dışında aramızsa fazla samiyet olmıyacak.
Şaşkın ve çaresiz ifademle bakıyorum ona. Topuklu ayakkabı giymesem boynuna bile yetişemeyebilirdim. Şu anda da yüzüne tam yetiştiğini söylenemez
Ne yapacagımı bilmiyordum. Ne yapmam gerektiği de bilmiyordum. Sadece suratıma baktım. Gerçektende bu kuyudan çıkmak için onun ipine mi tutunmak lazımdı? Babam denen piçin elinden kurtulmak için bu son şansımmıydı? Ona güvenebilirmidim bilmiyorum. Tek bildiğim. Çok saçma bir şekilde güven kokusu vardı üzerinde. Ve bu güven kokusu ben içimdeki daralmayı söküp aldı.
★★★★
DEVAM EDECEK.
Bölüm etkileşimi
