~Sadece bir intikam~ kitap kapağı

11. bölüm / 15

~Sadece bir intikam~

Bölüm 11: Kızıl bela

Vaveyla Yazarı: Afra Dır

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: Bölüm 11: Kızıl bela

Yazar anlatımı ile
Düyün boyunca herkez emirin sahnede sergilediği şovları gülerek izliyorlardı. Herkezin bir az bile olsa yüzünü güldürüyordu. Ama gecenin ifadesizligi bir milim bile oynamamıştı.
Doğa ve Atlas aynı masada otuyordu. Atlasın önünde büyük boyutta bir kulluk ve ağzına kadar dolu olan sigaraları varken, doğanın önünde ise şarap içermediği için vişne suyu vardı.
Doğa Atlasa baktı ve yüzünü hafif ekşiltti. Atlas dudaklarında sigara, boş boş yere bakıyordu. Rahatça yayılmıştı sandalyesine
- Atlas abi yeterli değil mi sence?
Dedi. Artık endişelenmeye başlamıştı. Atlasın yüzündeki durgunluk hiç gitmedi. Dudaklarımdan hayır der gibi bir ses çıkarttı
Doğa daha fazla darlamak istemedi ve çantasını alıp lavaboya ilerledi
Sessizce ve dik adımlarla ilerlerken ona çarpan kişi rüzgarın ikizi Demir oldum. Demirin elinde boş bir bardak vardı ve o bardak da yere düşmüştü. Düşerken doğanın açık olan ayak bileğini kesmişti. Kesik hafifti. Ama acısı fazlaydı.
- Aa
Dedi acı ile. Elindeki çanta refleks olarak yere bıraktı. Demir şaşkın ve ters bir şekilde bakarken kanayan bacağı görmüştü. Doğa tam eğilip bacağını tutacakken Demir, doğanın elini nazikçe kavradı ve durdurdu. Doğa durmuştu.
- Yav az dikkat et!
Diye karşı çıktı doğa. Demir, doğanın sözlerini umursamadı ve eğilip bileğe baktı
- sana diyorum hey?
Dediğinde, yarasına değen elbiseyi hafifçe tuttu
- napiyorsun be?
Dedi ve geri çekildi. Demir sonunda doğanın ela gözleri ile buluştu. Ela gözler siyah gözlerdeyken sessizce birbirlerinin gözlerinin her detayını inceledikler.
- Heyy
Dedi doğa. Elini demirin yüzüne salladı.
- günaydın
Dedi. Hala bir ifade veya bir ses çıkmadı demirden.
- konuşmaya ne dersin.
Dediğinde Hala ona bakıyordu Demir. En sonunda durdu ve geri çekildi. Kendini toparladı ve ifadesizlesti. Eli ile bileğini gösterdi
- kanıyor
Dedi sert ve soğukça. Doğa yani? dercesine kafasını saladı
- dikkat et
Dedi Demir ve geri çekilip ilerledi. Doğa şok içinde gidişini izlerken kanayan bileğine baktı. Çok fazla bir kanama yoktu, sadece bir çizikti. Yere düşen çantasını alıp lavobaya girdi.

Çantasından yara bandını çıkartıp yarasını sardı. Glosunu sürüp sessizce lavabodan çıktı.

★★★★

Doğa lavaboya gidince Atlas daha fazla nefes alamayınca kendini terasa attı. Büyük terasta kendini demirlerin olduğu yerde buldu. Aşağıdan gelip geçen araçlara baktı. Derin bir nefes almaya çalıştı ama zorlandı. Cebinden çıkarttığı sigara paketinden bir sigara daha dudaklarına götürüp dudaklarında sıkıştırdı. Cebinden çakmağını çıkartıp yakacakken Elif atlasın dudakları arasındaki sigarayı alıp Aşağıya attı.
Atlas bocalmış ifade ile elife bakarken Elif'in yüzünde sakin bir ifade vardı
- napıyorsun sen?
Dedi sakın ama bir o kadar da net bir soruydu. Elif aşağıya attığı sigaraya baktı ve konuştu
- seni bu boktan kurtarıyorum
Dedi ve gözlerini atlasın gözlerine denk düştü. Atlas kaşları çatmış ifadesizce baktı. Sinirle
- Bela mısın nesin kızım bir bak işine
Dedi ve tekrar dan dudaklarına bir bir sigara daha götürdü ama Elif onunda alıp aynı şekilde aşağıya fırlatı. Atlas Elif'in aşağıya attığı sigaraya, Sonra elife baktı. Sinirden dudaklarının kenarı kıvrıldı. Elif aynı ifadesizlik içinde cebindeki sigara paketini de alıp hiç bir tebki vermedin tüm sigaraları yırttıp onlarıda aşağıya attı. Atlasın artık ifadesiz suratı yavaş yavaş sinirden çene kası gerilmişti.
Sinirle elife baktı. Elif ellerini çırpıtı. Sonra büyük bir iş başarmış gibi yüzünde tebessüm ile Atlasa döndü. Atlasın sinirli suratını görünce yüzündeki tebessüm hafif düştü.
- Ne bakıyorsun?
Hala sinirli ve gergin bir şekilde Elif bakıyordu Atlas. Bir kaşı havalandı.
- Ne?
Dedi tekrardan Elif.
Atlas elif bilmemiş tavrına karşı sinirle güldü
- alla alla
Diye mırıldandı. Gözlerini koyu kahverengi gözleriden çekip manzaraya baktı. Koca İstanbul'u terastan bir kaç saniyeliğine sinirle gülerken izledi. Sonra tekrardan elife döndü. Aralarında ki boy farkı yüzünden Atlas hafifçe eğildi ve
- Bela mısın kızım sen?
Dedi kısık ama sertçe. Elif alaycı bir şekilde güldü
- bingooo. Doğru cevap
Dedi
- artık hayatında kızıl bir bela var
Dedi Elif. Atlas sinirle gülerken gülüşü yavaş yavaş indi. Elif'in koyu kahverengi gözleri, kızıl saçlar ve sözleri atlası olduğu yerde durdudu. Atlas Elif'in yüzündeki her bir detayı dikkatle süzdü. Saçları, gözleri, çileri...
Elif de sadece atlasın açık kahverengi gözlerine baktı.
Bir süre ikiside konuşmadı. Elif'in kızıl bela lafı ikisinide doldurmuştu. Ne Atlas konuştu ne Elif. En sonunda gözlerini kaçıran Atlas oldu. Elif'in gözlerinedrb ayrıldı kaçırıp ilerlerdi. Terastan çıkıp kendi masasına ilerledi. Doğa masada oturmuş, emir hala deli gibi horon tepiyor, rüzgar hala ortalıkta yok, onun ikizi Demir ise tanınmayan takım elbiseli diye mafyalarla konuşuyor viski içiyordu.
Atlas yerine oturdu. Elini cebine atıp sigarasını alacakken sigarasını bir kızıl bela tarafından yırtıp atıldığını unutmuştu. Elini alnına götürüp ağrıyan başını ovaladı.

Bir saat sonra Atlas sessizce yerinde oturmuş etrata oluşan her hareketi izlerken yanına babası gelmiştir. Babası atlasın kolunu dürttü ona bakmadan. Atlas kafanın kaldırıp kolunu dürtten şeyin kaynağına bakacakken kaynağının babası olduğunu görünce sinirli bir ifade indi yüzüne.
Babası gel işareti yaparak terasın arka tarafına ilerledi. Atlas derin bir nefes alıp ayağı kalktı. Kalktigi anda onun durduran şey bir eldi. Doğanın eli
- abi sakin ol. Tamam?
Dedi endişeli bir şekilde doğa. Nefesini boyuna harcamıştı doğa. Atlas babasının suratını görünce yüzünde sertlik beliriyordu. Onun her sözü ona bakarken sakin kalmak Atlas için bir imkansızdı.
Elden kurtulup terasa ilerledi atlas.
Babasının karşına geçti ve ellerini arkasında bağladı. Rahat duruşmaydı.
Atlas merkala babasının ne diyeceğini beklerken
- ortak olmamız gerekiyor
Dedi. Atlas anlık bir duraksama ile anlamdım deri gibi başını belli belirsiz sağa eğdi.
- rüzgar ile ortaklık bağlantının kesip benimle ortak olacaksın
Atlas babasının verdiği bu cevaba sinirle gülmek istedi ama o bile yoktu babasına karşı. Sadece ifadesizce baktı suratına.
- Hayır
Dedi net bir şekilde ve tam babasının yanından sıyrılıp geçecekken babası sertçe kolunu kavrdı. Atlas babasının onun kavradığı koluna baktı.
- Sen değil miydin geceyi bu adamla evlendirmeye
Dediğinde Atlas babası ile göz göze geldi. Atlas en yer bakışlarını atarken kolunu terce kurtludu.
- gecenin adını birdaha azına alma bir
Dedi sert bir ifadeizlik ile
- bir daha ne bana ne de işime dokunma, dokunursan dokunduğun elini sikerim iki
Dedi ve devam etti
- üç
Dediğinde anlık bir durdu ve dişlerinin arasından sertçe
- siktir git
Babasi çok içinde yüzüne bakarken kendini topalamak için kahkaha atmaya başladı. Tuna kahkaha atarken Atlas çoktan terası terk etmişti bile.
Ne babasının sesini ne de yüzüne tahülü vardı. Sert ve ifadesiz tekrardan salona geri döndüğünde düğün bitmisti. Herkez yavaş yavaş ayaklanırken sonunda salon boşalmıştım
Rüzgar düyün sonunda artık ortalıkta görünmüştü.
- lan artık eve gidek ya yoruldum
Dedi emir. Gerçekten de terlemisti. Sarı saçlarından yerler akıyordu
- hayvan gibi oyna diyen kimdi emir?
Dedi İlayda. Emir göz devirdi
- yanlız benim kankam bir kere evleniyor. Tabikide oynayacağım.
Dedi alay ederek. İlayda gözlerini devirdi.
- he he aynen hadi
Dedi rüzgar ve gecenin belinden hafifçe itti kapıya doğru. Gecede daha fazla durmadan topuklularının üzerinde sert ve karalı adımlarla çıkışa çıktı. Abisi de bir adım arkasındaydı.

★★★★
Herkez aşağıya inmişti. Arabaları ayaklanırken Atlas gecenin kulağına eğilip
- baba katili olamam az kaldı
Gece şaşkın ve endişeli bir şekilde bakarken aynı kısık ses tonu ile konuştu
- Ne dedi?
- ortak olacakmışız
Gece sinirle bir küfür çıkartı azından. Sıkıntılı bir şekilde ofladı
- sen ne dedin
- siktir git dedim
Gece hehe der gibi yüzünde tebessüm oluştu
- az olmuş
- kelime kaybı ona
Dedi Atlas. Gece gülmüştü. Gece gülünce atlasta gülmüştü. Gece gülünce atlasta gülerdi hep. Gece ağlarsa atlasta ağlardı. İkiside birbirine bakıp güldükleri için Atlas hemen kendin toparladı. Gecenin suratında da gülüş yavaş yavaş inerken boğazını temizledi.
- abi
Dedi gece.
- Hm?
Dedi Atlas efendim anlamında.
- ne olursa olsun sen benim abimsin bunu bil Tamam mı? Ve sen benim hayatımdaki en büyük şansımsın.
Dedi. Atlas gözleri dolmak için gözlerini yere çevirip kendini toparladı. Aniden elini kardeşinin başına koyup göğüsün gömdü.
Gözlerinden bir damla kas almıştı atlasın. Gecenin kafasına derin bir öpücük bıraktı Atlas
- kurban olsun abin sana
Diye mırıldandı. Gece tebessüm ile gözlerinden bir damla yaş aktı. Abisinin sıkıca sarıldı. Temas sevmezdi ama abisine karşı koruması vardı gecenin.
Daha çok sıkı sarıldı abisine
- Kurban olsun abin sana
Diye mırıldandı bir kez daha Atlas
DEVAM EDECEK

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.