7. bölüm / 40
Rüya Gezgini7. BÖLÜM Tutsak
Bölümler 40Şu an: 7. BÖLÜM Tutsak
- 1 1. BÖLÜM İlk Gezi1.255 kelime
- 2 2. BÖLÜM Yeniden1.263 kelime
- 3 3. BÖLÜM Yenilik1.434 kelime
- 4 4. BÖLÜM Çıkmaz1.149 kelime
- 5 5. BÖLÜM Korku1.063 kelime
- 6 6. BÖLÜM Cesaret1.094 kelime
- 7 7. BÖLÜM Tutsak1.069 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. BÖLÜM Yalnız1.036 kelime
- 9 9. BÖLÜM Çözüm1.000 kelime
- 10 10. BÖLÜM Sen...1.026 kelime
- 11 11. BÖLÜM Çocukluk1.255 kelime
- 12 12. BÖLÜM Proje1.036 kelime
- 13 13. BÖLÜM Şans1.090 kelime
- 14 14. BÖLÜM Risk1.159 kelime
- 15 15. BÖLÜM Kırık Dökük1.103 kelime
- 16 16. BÖLÜM Af1.056 kelime
- 17 17. BÖLÜM Anne1.032 kelime
- 18 18. BÖLÜM Aile1.034 kelime
- 19 19. BÖLÜM Panda1.552 kelime
- 20 20. BÖLÜM Rüya1.078 kelime
- 21 21. BÖLÜM Sebep1.087 kelime
- 22 22. BÖLÜM Merak1.085 kelime
- 23 23. BÖLÜM İstekler1.122 kelime
- 24 24. BÖLÜM Kalp1.043 kelime
- 25 25. BÖLÜM Konser1.231 kelime
- 26 26. BÖLÜM Baba meselesi1.199 kelime
- 27 27. BÖLÜM Bul beni1.163 kelime
- 28 28. BÖLÜM Yalan ve Gerçek1.325 kelime
- 29 29. BÖLÜM Normal Bir Gün1.769 kelime
- 30 30. BÖLÜM Sürpriz1.024 kelime
- 31 31. BÖLÜM Kayıp1.022 kelime
- 32 32. BÖLÜM Çelişki1.180 kelime
- 33 33. BÖLÜM Film944 kelime
- 34 34. BÖLÜM Öpücük1.108 kelime
- 35 35. BÖLÜM Uykusuzluk1.072 kelime
- 36 36. BÖLÜM Tanıdık1.037 kelime
- 37 37. BÖLÜM Uyan1.471 kelime
- 38 38. BÖLÜM Gerçekler1.194 kelime
- 39 39. BÖLÜM Hisler1.327 kelime
- 40 40. BÖLÜM Sonralar688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu tanıdığım Sarp olamazdı. Ben Sarp'ı tanımıyorum ki. Evet, ben onu tanımıyordum. Karşımdaki kişi çok yakışıklıydı, dünyadan olamazdı. Lütfen Sarp olmasın. Nisa karşımdaki koltuğa yani eski yerine otururken Sarp olduğunu düşündüğüm şahıs yanıma oturdu. Bana bakıyordu ama ben ona bakamıyordum garip bir çıkmazın içindeymiş gibi hissediyordum, ne yapmam lazım bilmiyordum.
"Küs müyüz?"
Küs müyüz?
"Bilmem sen söyle."
Şaşırdı. Evet! Şaşırdı ama onu böyle görmek garipti. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi benim vücuduma benim kontrolümde değildi.
"Cidden mi?"
Hay ben böyle işin içine... Neden küs olmalıydım ki? Neden bana bunu soruyordu? Neden üsteliyordu?
"Cidden."
Olabildikçe kısa seçiyordum cümlelerimi ağzından laf alıp bir şey yakalarsam çok iyi olurdu ve kendimi bu saçma durumdan kurtarırdım.
"Hey, hadi ama geçmiş geçmişte kaldı. Boş verelim o konuyu hem Sarp açıkladı her şey bir yanlış anlaşılma."
Nisa ya baktım. Nisa ya hayran kalarak baktım, anlamıştı. Bu saçma tartışmanın içinden çıkmak istediğimi anlamıştı. Nisa benim tek güvenli limanımdı ve bu burada da değişmemişti.
Sarp derin bir nefes verdi, parmaklarını şakaklarına bastırıp ovmaya başladı. Bu görüntü bir yerden tanıdıktı.
"İyi. Peki öyle olsun."
Tekrar bana döndü ifadesi değişikti. Sarp'ı anlamak benim için zordu bakışlarına bir anlam yükleyemiyordum, sözcükleri sanki farklı bir dilden gibiydi. Sarp benim için çözemediğim bir yapboz gibiydi, parçaları tam karşımdaydı ama yerine yerleştiremiyordum.
"Güzel. Nasılsın Sarp? Yolculuk nasıldı?"
Yol, yolculuk. Bir yerden gelmiş ama nereden? Sarp'ın üzerimdeki gözleri Nisa'nın sorusu ile benden uzaklaştı ve rahat bir nefes vermeme neden oldu.
"İyidi. İyi gidiyordu her şey boka saraya kadar."
İma yapmıştı ama boşunaydı, anlamıyordum. Bana bakarak söylemişti cümlesinin sonunu bana bir şey anlatmaya çalışıyordu ama ben anlamıyordum.
"Yani iş oldu mu?"
"Evet, oldu o işim halloldu ama buradaki..."
Bana bakarak konuşuyordu benim ona inatla bakmadığımı anlayınca masaya çevirdi bakışlarını.
"Gönül işim olmadı, yine."
Başka birisinden mi bahsesiyordu bilmiyordum, benden mi bahsediyor onu da bilmiyordum. Aniden Bana döndü.
"Rüya, üzgünüm. Senden kaç kere özür diledim bilmiyordum ama sen affedene kadar vazgeçmem. Özür dilerim ben bilerek yapmadım. İş yaptığım adamın senin düşmanın olduğunu bilseydim yapmazdım. Hatta senin adına ben o kadına ağzının payını verirdim. Yemin ederim yapardım. Tüm yol boyunca düşündüğüm tek şey sendin, aklımdan çıkmadın, yüz ifaden..."
Sustu, yüzüme bakmaya devam ediyordu kısacık bir bakışma yaşadık. Çok kısa bir göz temasıydı ama gözleri bana çok şey anlatıyordu tek sorun ben onu göremeyecek kadar körüm veya görmek istemiyordum. Bu sadece bir rüyaydı ama duygularımı çok etkiliyordu her bir hareketi.
"Telefon görüşmesinde yüz ifadeni gördüğümde ters bir şeyler olduğunu anlamıştım."
Çok mahcup görünüyordu. Sanki en sevdiği oyuncağı elinden alınmış gibiydi.
"Sarp aynı konuyu açıp durma. Rüya rahatsız oluyor, görmüyor musun?"
"Biliyorum. Beni tanıyorsun Nisa, Rüya beni affedene kadar durmayacağım."
"OF! İyi ne yaparsan yap. Bir şey isteyen var mı? Kahvaltılık bir şeyler sipariş edeceğim."
"Ben de seninle geleyim Nisa."
Ayağa kalktım ama Sarp kıpırdamadı.
"Sarp, yol versene."
"Gitme. Lütfen. Konuşalım."
"Sarp-"
"Lütfen, Rüya. Rica ediyorum."
"İstemiyorum."
"Bak, yemin ederim bilmiyordum."
Sarp ona kızgınım sanıyordu ve yanında durmak, yüzüne bakmak istemiyorum sanıyordu alakası yoktu. Konunun ne olduğunu öğrenmiştim ama bu küslük bana anlamsız gelmişti. Çocuk değildik en azından burada.
"Biliyorum."
Sarp'ın kaşları havalandı ve gözlerinde ilk kez tanıdık bir duygu gördüm. Umut.
"Biliyorsun. Güzel bu da iyi bir şey."
Başımı salladım. Ayağa kalktı ve bana yol verdi geçmem içiHızlı adımlarla Nisa'nın yanına gittim.
"Geldim."
"Beni sinir ediyorsun Rüya."
Ne? Ne alaka şimdi?
"Ben mi?"
"Evet, sen."
"Neden?"
Hafifçe gülüyordu, hoşuna giden bir şey yapmıştım ama ne bilmiyordum.
"Sarp peşinde koşuyor, çok iyi bir çiftsiniz ama bazen böyle inatların çok hoşuma gidiyor. Sanki ilişkideki kontrolün sende olduğunu hep hatırlatıyorsun."
Çift. Biz sevgiliydik! Ne?
"Evet, biliyorum."
Bilmiyordum, hiçbir fikrim yoktu. Burayı anlamak zordu hepimiz büyüktük, farklıydık. Yetişkin olmak, büyümek beni korkutan şeylerdi ama buradaki büyük hallerimiz beni korkutmuyordu. Bu rüyaya dalmak benim kaçış yolum olmuştu, hoşuma gitmeye başlamıştı.
"Ne istersin?"
"Ne? Ben, sandviç..."
"Domates ve kaşarlı."
"Evet."
Biliyordu, yine bilmişti o hep bilirdi artık anlamıştım, ister rüya olsun ister gerçek o beni benden daha iyi tanırdı.
"Sarp için ne alayım?"
"Peynirli tost."
Ağzımdan çıkan şey benim isteğim dışında çıkmıştı.
"Tamamdır."
Ben Sarp'ın seviği yemeği nereden biliyordum? Biz sevgiliydik tamam ama bu rüyada ne kadardır sevgiliydik bilmiyordum. Bu rüyadaki her şey bana fazla gerçek geliyordu bu durum iyi miydi emin değilim ama huzurlu hissediyordum. Sınav stresim yoktu, baskı yoktu üstümde benim geleceğime ben karat veriyordum, ne yiyeceğime ben karar veriyordum ve bu çok güzeldi burada ben çok özgürdüm.
Siparişlerinizi alıp masaya gittik, Sarp anında elindeki telefonu bırakıp bize döndü. Cam kenarına geçebilmem için ayağa kalktı ve kenara çekildi, gözeri benim hareketlerimi takip ediyordu. Aldıklarımızı masaya koydum ve Sarp'ın önünden geçerek yerime oturdum.
"En sevdiğim. Teşekkür ederim."
Belli belirsiz gülümsedi ve onun için sipariş ettiğim tostunu yemeye başladı. Herkes kahvaltı yaparken sessizdi.
"Ben dışarıdayım."
Sarp ayağa kalktı ve kafeden dışarı çıktı.
"Seni özlemiş."
"Ne? Ne alaka? Saçmalama."
"Ciddiyim. Adam bir haftadır yok."
"Bir haftada hemen özlemiş mi beni? Nasıl anladın?"
"Bakışlarından. Hadi ama fark etmemiş olamazsın."
Fark etmiştim ama o bakışlar bana yabancıydı, Sarp bana yabancıydı.
"Sen öyle diyorsan öyledir."
"Neyse sizin aranızdaki mesele beni ilgilendirmez. Kalkalım mı?"
"Olur. Doyduk zaten."
Aynı anda yerlerimizen kalktık. Kasaya gittik, masa numaramızı söyledik.
"Hesap ödenmiş hanımefendi."
"Nasıl ya? Kim ödemiş?"
Nisa kolumu dürttü ve dışarıda bekleyen Sarp'ı gösterdi.
"O mu ödemiş?"
"Başka kim olabilir?"
"İyi. Gidelim o halde."
"Hoşuna gitti, itiraf et."
"Gidelim."
Konuyu kapatmak için sustum ve kafeden dışarı çıkıp Sarp'ın yanına gittim. Nisa da peşimden geldi sırıtmayı bir an bile kesmedi.
"Gidelim mi?"
"Nereye?"
"Bilmem, işin var mı?"
"Ne gibi?"
"Bilmem. İşin."
"Yok sanırım."
"Güzel."
"Neyi bekliyoruz!?"
Dedi Nisa Sarp'ın lafını bölerek.
"Nereye gidelim?"
İkisi de bana döndü, benim karar vermemi bekliyorlardı.
"Bana niye bakıyorsunuz?"
"İşin yok mu senin?"
"Yok. Sanırım. Neden? Sizin yok mu?"
İkisi de kafasını salladı.
"Benim de yok o zaman."
"Ama sen bana var dedin sabah."
"Öyle mi dedim?"
"Evet, sadece kahvaltı için vaktin olduğunu söyledin hatta."
"Öyle, doğru. Ben bir bakayım, önce eve gideyim ben."
"Tamam, seninle gelelim mi?"
"Siz bilirsiniz."
"Geliyoruz. Yani ben geliyorum. Sarp sen?"
"Bir mahsuru yoksa ben de gelirim."
Dedi Sarp ve böylece üçümüz kendi arabalarımıza bindik evime doğru yola koyulduk. Daha önceden gitmiştim ve yolu hatırlıyordum nasıl hatırladığıma anlam verememiştim ama çok umursamadım.
"Uyanmıyor."
Tanıdık bir ses duymuştum, tanıdık ama kim olduğunu çözemedim.
"Nasıl uyanmıyor?"
Annemin sesiydi bu, annem. Hakkaten anne ve babam neredeydi ki? Annem mi? Benim annem var mıydı? Hatırlamıyordum, hatırlamam gerekiyordu ama hatırlamıyordum. Benim bir ailem vardı değil mi?
"Rüya, uyan."
Yine tanıdık ses. Kimindi bu ses? Az önce biliyordum ama şimdi hatırlamıyordum.
Kötü bir şey oluyordu, olmaması gereken bir şey.
...
Bölüm etkileşimi
