13. bölüm / 40
Rüya Gezgini13. BÖLÜM Şans
Bölümler 40Şu an: 13. BÖLÜM Şans
- 1 1. BÖLÜM İlk Gezi1.255 kelime
- 2 2. BÖLÜM Yeniden1.263 kelime
- 3 3. BÖLÜM Yenilik1.434 kelime
- 4 4. BÖLÜM Çıkmaz1.149 kelime
- 5 5. BÖLÜM Korku1.063 kelime
- 6 6. BÖLÜM Cesaret1.094 kelime
- 7 7. BÖLÜM Tutsak1.069 kelime
- 8 8. BÖLÜM Yalnız1.036 kelime
- 9 9. BÖLÜM Çözüm1.000 kelime
- 10 10. BÖLÜM Sen...1.026 kelime
- 11 11. BÖLÜM Çocukluk1.255 kelime
- 12 12. BÖLÜM Proje1.036 kelime
- 13 13. BÖLÜM Şans1.090 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14. BÖLÜM Risk1.159 kelime
- 15 15. BÖLÜM Kırık Dökük1.103 kelime
- 16 16. BÖLÜM Af1.056 kelime
- 17 17. BÖLÜM Anne1.032 kelime
- 18 18. BÖLÜM Aile1.034 kelime
- 19 19. BÖLÜM Panda1.552 kelime
- 20 20. BÖLÜM Rüya1.078 kelime
- 21 21. BÖLÜM Sebep1.087 kelime
- 22 22. BÖLÜM Merak1.085 kelime
- 23 23. BÖLÜM İstekler1.122 kelime
- 24 24. BÖLÜM Kalp1.043 kelime
- 25 25. BÖLÜM Konser1.231 kelime
- 26 26. BÖLÜM Baba meselesi1.199 kelime
- 27 27. BÖLÜM Bul beni1.163 kelime
- 28 28. BÖLÜM Yalan ve Gerçek1.325 kelime
- 29 29. BÖLÜM Normal Bir Gün1.769 kelime
- 30 30. BÖLÜM Sürpriz1.024 kelime
- 31 31. BÖLÜM Kayıp1.022 kelime
- 32 32. BÖLÜM Çelişki1.180 kelime
- 33 33. BÖLÜM Film944 kelime
- 34 34. BÖLÜM Öpücük1.108 kelime
- 35 35. BÖLÜM Uykusuzluk1.072 kelime
- 36 36. BÖLÜM Tanıdık1.037 kelime
- 37 37. BÖLÜM Uyan1.471 kelime
- 38 38. BÖLÜM Gerçekler1.194 kelime
- 39 39. BÖLÜM Hisler1.327 kelime
- 40 40. BÖLÜM Sonralar688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnce düşünen incinir diye bir söz okumuştum bir keresinde o zamanlar hak verirdim ama boş gelirdi o söz bana ama şimdi Sarp'ı getiriyordu bu cümle aklıma.
Annemden izin almam gerekiyordu, Sarp'ın evine gidip proje üstünde çalışmak için ama nasıl soracağım hakkında bir fikrim yoktu. Nisa bu düşüncemi duymuş gibiydi.
"Rüya, gelebilecek misin?"
"Bilmiyorum, ben size haber veririm. Görüşürüz."
Açıklama yapmak istemediğim için hzlı adımlarla Uygar abinin benim için açtığı kapıdan içeri girdim.
"Hoş geldiniz, Rüya hanım."
"Sürekli bunu söylemene gerek yok."
Başını salladı. Sinirimi bozmaya başlamıştı bu hali, bu gün her şeye fazla tepki veriyordum. Eve geldiğimizde yine kapımız açtı ve dışarı çıkmamıştı bekledi.
"İyi akşamlar, Rüya hanım."
Bu yeniydi.
"Sana da iyi akşamlar, Uygar abi."
Eve girdiğimde burnuma dolan börek kokusu beni mutfağa çekti.
"Harika kokuyor."
Hazal abla bana döndü ve gülümsedi. Ellerini mutfak bezine silip tezgaha yaslandı.
"Teşekkür ederim."
"Neli yaptın?"
"Peynirli."
"Olsun, o da olur."
"Patatesli sevdiğini biliyorum ama annen istedi."
"Tamam, doğru."
Moralim bozulmuştu yine sebepsizce sinir olmuştum işte. Odama çıktım ve banyoya girdim, sıcak dinlendirici bir duşa ihtiyacım vardı.
~~~~~~~~~~~~~~
Akşam yemeğinde anne ve babam yoktu bir davete gitmişlerdi Hazal abla da evine gitmişti, sonuç olarak evde yalnızdım. Bu sanki bana verilen bir işaretti proje ödevi için Sarp'ın evine gitmem için. Proje adlı WhatsApp grubumuza ailemin evde olmadığı hakkında mesaj attım. Sarp anında geri dönüş yaptı.
Sarp
Geliyorum.
Rüya
Ne? Saçmalama!
Sarp'ın attığı fotoğrafa ağzım açık kalmış şekilde bakakaldım. Evin kapısının önündeydi, arabasının önünde bir fotoğrafa bakıyordum. Odamdan inip kapıya gittim ve onu gördüm, gülümsüyordu bana bekliyordu beni.
"Sarp,"
"Rüya."
"Sarp sen neden geldin?"
"Evimin yolunu bilmiyorsun."
"Onu sormadım. Yani onu sordum ama..."
"Hadi gidelim. Arabayı kapatmadım."
Yüzündeki umutlu gülümsemeyi mahvetmeye niyetim yoktu. O gülümsemeyi mahvedersem kendime kızardım.
"Tamam, çok kalamam ama."
"Ailen Eve gelmeden seni geri bırakmış olurum."
"Anlaştık."
"Güzel. Bekliyorum seni."
Evden tam çıktığımda Sarp'ın baktığı yere baktım. Üstümde atlı pijamam vardı.
"İstersen böyle gel, ben de arabalı pijamamı giyerim."
Utançtan yerin dibine girmek istemiştim.
"Yok! Bekle. Geliyorum. Çok uzun sürmez."
Odama çıktım ve dolabımı açtım, gri kot pantolon giydim üstüme de siyah uzun kollu giydim, çanta almadım Sarp'ın bilgisayarı vardır diye düşündüm. Tekrar aşağıya indiğimde Sarp sigarasını içiyordu kapının ilerisinde.
"Sen sigara mı içiyorsun?"
Beni duyunca sigarasını hızla yere atıp söndürdü.
"Sana dokunuyor mu?."
Montumu giyip evden çıktım. Sorumu geçiştirmesi dikkatimden kaçmamıştı.
"Yok, hayır ama kokusunu sevmem."
Mahcup olmuştu.
"Kusura bakma."
Arabadan parfüm çıkarıp üstüne sıktı sonra başını kaldırıp bana baktı.
"Alerjin var mı?"
"Yok."
Ön yolculuk kapısını benim için açmıştı, kibardı, nazikti acaba herkese karşı mı böyleydi diye düşünmeye başlamıştım birden. Neden sigara içiyordu acaba? Daha önce hiç görmemiştim.
"Kemerini tak."
"Taktım."
Arabayı çalıştırmadan önce bana baktı ve emin olmak istiyormuş gibi beni kontrol etti sonra arabayı çalıştırdı.
Yolculuğumuz sessizdi, rahatsız olmuştum ben müzik olmadan duramazdım. Radyoya yöneldiğimde Sarp benden önce davranıp radyoyu açtı.
"İstediğin bir müzik var mı? Telefonum arabaya bağlı."
Ben bir şey söyleyemeden sol eliyle direksiyonu tuttu telefonunu cebinden çıkarıp bana uzattı.
"Şifrem 041221."
Gözlerimi kırpıştırdım, bu çocuk sınır tanımıyordu, sınırları yoktu. Ona baktığımı fark edince bana döndü ve gülümsedi.
"Ne? Tekrar söyleyeyim mi şifreyi?"
"Olur."
"Sıfır dört on iki yirmi bir."
Şifreyi girdim ve telefonu açıldı, mesajlarımız gözüme çarptı, uygulamada kalmıştı. Uygulamadan çıktım ve müzik uygulamasına girdim, kendisi oluşturduğu bir müzik listesi vardı
R adı sadece buydu. Listeyi açtı ve ilk şarkı çalmaya başladı. Dilerim ki, Dolu Kadehi Ters Tut.
Sevdiğim bir şarkıydı hoşuma gittiği için değiştirmedim, telefonu elimde tuttum ne yapacağımı bilemez bir şekilde. Direksiyonu tutmadığı sağ elini dizine vurarak ritmi tutmaya başlamıştı.
"Bu gurubu seviyor musun?"
"Çok severim. Gelecek ay buraya geliyorlarmış."
"Cidden mi?"
"Evet, gideceğim ben. Sen gidecek misin?"
"Keşke."
Kaşlarını çattı, birden ciddileşmişti.
"Neden öyle dedin?"
"İsterim gitmeyi ama ailem izin vermez. Reşit değilim ya ondan."
"Benimle gel."
"Ne?"
Bakışları yolda olduğu için şükrediyordum içimden çünkü şu anki tipimi görmesini istemezdim.
"Ciddiyim. Sana da bilet alabilirim gitmek istersen."
"Ben çok isterim ama olmaz."
"Yanında ben olacağım merak etme."
Bir şey diyemedim, cevap veremedim. Çok isterdim, hayalimdi benim ve bana hayalimi yaşamayı teklif ediyordu, nasıl reddedebilirdim ki?
Camdan dışarıyı izlemeye başladığımda müzik değişmişti. Göksel İpekçi den Mecburum çalıyordu şimdi de.
"Müzik zevkimiz benziyor."
Dediğimde hafifçe güldü. Neden güldüğünü anlamamıştım.
Arabasını durdurduğunda dalıp gittiğimi fark ettim, müzikler geçmişti ama ben fark etmemiştim, ne düşündüğümü de hatırlamıyordum sanki farklı bir yere gitmişti zihnim.
"Buyurun hanımefendi."
Sarp kapımı açtığında ne ara arabadan indiğini bile bilmiyordum. Kafamı bu kadar yoran şeyin ne olduğunu düşündüm ama boştu kafam.
"Teşekkür ederim."
Arabadan indim, karşımda krem rengi bir bina vardı.
"Burası, gel."
Apartmanın kapı şifresini girdi ve benim için açık tuttu.
"Teşekkür ederim."
"Rica ederim."
Merdivenlerden ikinci kata çıktık ve yirmi iki numaralı dairenin önüme geldik, anahtarını çıkarıp kapıyı açtı. Ayakkabımı çıkardım ve ayakkabılığa koydum Sarp'ın yaptığı gibi.
"Kısa bir evim turu yapayım sana."
"Olur."
Sesimizi duyan Toprak odasından çıktı, saçları ıslaktı.
"Hoş geldiniz."
Utanmıştım, ikisi beraber kalıyor olmalıydı.
"Hoş bulduk."
Dedim çekingen bir şekilde, onların alanıydı burası.
"Hadi gel. Çok kısa bir tur olacak zaten."
Sol taraftaki ilk kapı Toprak'ın odası olduğunu için oraya girmedik ama kapısı açık olduğu için içerisi görünüyordu. Sonraki oda Sarp'ın odasıydı içeride sadece yatağı dolabı ve çalışma masası vardı sonra zaten mutfak ve salon vardı basit bir tadarımdı ama güzeldi. Mutfak ve salon birleşikti, mutfak masasının yanındaki duvarda televizyon vardı.
"Küçükmüş ama çok tatlı."
"Eh, iki kişilik işte."
"Siz ikiniz burada kalıyorsunuz yani."
"Evet, ikimiz. Havalı değil mi?"
"Evet, çok iyiymiş."
Sarp sırıttı ve gelişi güzel koltuğa oturdu.
"Kendini evinde gibi hisset. Biliyorum senin odan burası kadar ama idare et artık."
"Abart."
Dedim gözlerimi devirerek. Sarp'ın yanına oturdum. Toprak saçlarını kuruttuktan sonra yanımıza geldi, buzdolabından limonlu soda çıkardı ve bardaklara koyup bize de servis etti.
"Teşekkür ederim."
"Afiyet olsun."
"Sağol bir tanem, canım çekmişti."
Toprak, Sarp'ın elinden soda bardağını aldı.
"Kök kırığı iç."
"Çok ayıp. Misafirin yanında."
"Pardon. Zıkkım iç."
"Normalde böyle değildir-"
Sarp'ın yüzüne yastık uçtuğunu kendimi tutamadım ve gülmeye başladım. Toprak şaka yapıyor gibi değildi hiç, gayet ciddiydi.
Zili çaldığında tartışmaları son bulmuştu, Toprak kapıyı açmak için kapıya giderken sert bakışları ile Sarp'ı gözetleme devam etti.
"Sonunda doğru ev!"
Nisa yorgun bir şekilde içeri girdiğinde ayakkabılarını Toprak'ın ellerine tutuşturulan ve kendisini kanepeye attı.
"Neden bu binanın adı ile aynı üç tane apartman var? Cidden!"
"Gruba konum atmıştım."
Dedi Sarp.
"Biliyorum! Baktım ama benim konum göstermedi burayı."
"Doğru, ben konumu içerideyken atmıştım. Yanlış göstermesi normal."
Nisa kafasını kaldırıp Sarp'a baktı.
"Her neyse! Herkes burada olduğuna göre artık başlayalım."
Toprak'ın kurduğu ilk uzun cümle herkesin dikkatini çekmişti.
"Vay canına. Sen baya uzun cümle kurdun şu anda."
Nisa'nın üzerine çektiğinde bakışlar onu rahatsız etmedi ama Toprak'ın bakışlarına Nisa'nın üzerinde olsa bile beni rahatsız etmişti. Korkunç.
...
Bölüm etkileşimi
