Rüya Gezgini kitap kapağı

17. bölüm / 40

Rüya Gezgini

17. BÖLÜM Anne

Vaveyla Yazarı: Azra D

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: 17. BÖLÜM Anne

Mezarlığın önündeydik yarım saattir ne Sarp arabadan iniyordu ne de ben. Dirseklerini arabanın direksiyonuna dayadı ve şakağını ovmaya başladı. Hazır değildi belki de. Yanında olduğumu hatırlatmak istiyordum ama ne yapacağımı bilmiyordum daha önce kimseyi ölü bir insan için teselli etmemiştim.
"Dört yıl önce böyle bir şey yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Babam sanki hepimizi benimle olacakmış gibiydi,"
Kesmedim onu ama Sarp duraksadı. Derin bir nefes verdive devam etti.
"İnsan kaybedene kadar değerini anlamıyormuş gerçekten. En azından benim için böyleydi."
Bana döndüğünde bana söz hakkı doğduğunu düşündüm ama ne demem gerektiğini bilemedim. Bakışına karşılık verdim sadece ama o beni konuşmadığımda bile anlıyor gibiydi. O beni tanıyordu, beni anlıyordu ama ben kör ve sağır gibiydim. Anlamyordum onu, konuşması gerekiyordu kendisini duyurmak için bağırsa bile Sarp'ı duyamayacak birisiydim oysaki.
"O zaman geçtikçe olmuyor mu?"
"Oluyor. Geç oluyor."
Başka bir şey demedi ben de demedim. Ne denirdi ki böyle bir durumda?
Sarp'ın bal rengine yakın gözleri hala üzerimdeydi gözlerimi ayırmak zordu ben başaramıyordum.
"Sarp?"
"Evet, içeriye gireceğim sadece biraz kendimi toplamalıyım."
"Sorun değil, beklerim."
Gözlerinde çok küçük bir parıltı görmüştüm ama kısa süreliydi.
"Teşekkür ederim."
"Rica ederim, her zaman."
"Gerçekten mi?"
"Hm?"
"Her zaman mı?"
Gözlerine bakıp Sarp'ı reddetmek imkansızdı, çocuklaşıyordu sanki karşımda.
"Her zaman Sarp. Ne zaman ihtiyacın olursa yanındayım ben."
Kapısını açıp dışarıya çıkması çok ani gelmişt bana, hızlıca arabanın kapısını açıp dışarı çıktım ve Sarp'ın dikeldiği kapının önüne gittim. Sarp elimi tuttu sıkıca ve mezarlığa girdi. Elimi bıraksa sanki ölü bedenlerin ruhları onu diğer tarafa götürecekmiş gibi bir hali vardı. Korkuyor gibiydi ama ölümden mi korkuyor yoksa babasını tekrar görmekten mi korkuyor bilmiyordum. Keşke bilsem. Keşke bilsemde yardım edebilsem ona. Keşke bilsem ne hissettiklerini. Üstünde Koray Arel yazan mezar taşının önünde durduğunda ben de yanında durdum. Elimi bırakmamıştı aksine daha çok sıkıyordu ama bir şey diyemiyordum buna ihtiyacı var gibiydi. Olduğu yerde duruyordu öylece hiç konuşmuyordu hiç kıpırdamıyordu. Başımı çevirip Sarp'ın yüzüne baktım, gözleri kapalıydı ağlamıyordu, isyan etmiyordu. Sarp konusunda bildiğim tek şey her şeyi içinde yaşadığıydı, ne oluyorsa kendi içinde oluyor ve bitiyordu.
"Sarp?"
Tanımadığım bir kadınn sesi Sarp'ın üstündeki bakışlarımın hedefini şaşırmasına neden olmuştu. Sarı saçlı ve aynı Sarp'ın gözlerinin gibi karamel renkli gözleri vardı sert bakışlı değildi aksine Sarp gibiydi. Kucağında bebeği vardı ve hemen arkasında bir adam dikeliyordu. Sarp arkasını dönmedi elimi tuttuğu için ben de tam olarak kıpırdayamıyordum.
"Gitme vakti gelmiş."
Sarp'ın sert sesi afallamama neden olmuştu onun sert sesini ilk kez duyuyordum acımadızdı.
"Sarp yapma."
Sarp kadına cevap vermedi.
"Görüşürüz baba."
Ardından mezar taşına arkasını dönüp uzaklaştı.
"O kadına kimdi?"
"Annem."
Düz ve duygusuz sesi birbirine şeyler sormamı zorlaştırıyordu.
"Biraz daha babanın yanında kalabilirdik, rahatsız olmadım."
"Ben oldum."
Rahatsız olduğu şey babası değildi annesiydi. Arabanın önüne geldiğimizde durdu ve hızlı nefesler alıp verdi. Sağ elini arabaya koydu ve elimi yine bırakmadı.
"Kusura bakma normalde böyle değilim."
"Biliyorum."
Bana döndü aniden.
"Bilmiyorsun. Beni tanımıyorsun."
Kaşlarımı çattım.
"Biliyorum, bir aydır arkadaşız sadece ve bir ayda birbirimizi tanımamız imkansız."
Bakmaya devam etti öylece. Sadece bakıyordu konuşmuyordu. Arkamızdan gelen tok adım seslerine bile dönmemiştik ikimiz de.
"Seni burada bulacağımı biliyordum."
Dedi annesi bu seferde.
"Yani? Ne istiyorsun?"
"Seni görmek istediğim Sarp."
Annesiyle konuşurken bile annesine bakmıyordu bana bakıyordu, benden güç alıyor gibiydi.
"İkimiz de bunun yalan olduğunu biliyoruz."
"Yalan değil, oğlum-"
"Sana daha kaç kez söyleyeceğim? Senin oğlun ben değilim o kucağındaki bebek. Ben Koray Arel'in oğluyum."
"Sarp,"
Sarp kadının konuşmasına izin vermedi.
"Gidelim hadi, daha fazla rahatsız olmadım."
Ben rahatsız değildim ama karşı çıkmadım, benim için açtığı kapıdan arabaya bindim. Camdan dışarıya bakma bana zor gelmişti çünkü dışarıda umutsuzca oğlunu bekleyen bir kadın vardı ve yalvarışları beni parçalıyordu. Sarp sürücü koltuğuna oturduğunda hiç beklemeden arabayı çalıştırdı ve mezarlıktan uzaklaştık. Nereye gittiğimizi bilmiyordum, sormadımda. Kış mevsimi yüzünden hava çabuk kararıyordu, kış hala etkisini yitirmemişti.
Ağaç bir evin önünde durduğumuzda camdan dışarıyı izlemeye kesip Sarp'a döndüm.
"Burası neresi?"
"Babamın evi."
Arabadan inmeden önce söylediği son şeydi buydu benim olduğum tarafa gelip kapımı açtı onu bekletmeden arabadan indim. Tekrardan elimi tuttuğunda elim alıştığı bir şeymiş gibi hemen Sarp'ın eline kenetlendi. Cebinden anahtarı çıkarıp kapıyı açtı tek eliyle. İçerisi odun kokuyordu, küçük bir evdi ve çok ferahtı etrafı yeşilliklerle çevriliydi ve ilk başta temiz hava çarpıyordu.
"Sarp burası çok hoş."
"Babam yapmış."
"Baban işinde iyi bir mimarmış?"
"İç mimar."
Diyerek düzeltti beni. Gördüğüm rüyalardan Sarpta iç mimardı.
"İşinde baya iyiymiş."
"Öyleydi."
Koridordan geçip salona girdik beraber. Sarp'ın fotoğrafları ile dolu bir raf vardı televizyonun yanında, dikkatimi çeken ilk yer orasıydı.
"Bebeklik fotoğrafların var Sarp."
Dedim elimde olmadan sesimi şirinleştirerek.
"Herkesin vardır bebeklik fotoğrafı."
Benim yok.
"Bakmak istiyorum."
"Tabi bakabilirsin. Benim olan senindir."
Sarp'ın elinin bırakıp fotoğrafların olduğu duvara gittim ve rafta bulunan tüm fotoğrafları alıp televizyonun karşısındaki büyük siyah koltuğa oturdum. Sarp'ın bir yaşına bastığında çekilen bir fotoğraf vardı elimde uzun uzun baktım fotoğrafa bu sırada Sarp gelip yanıma oturdu ve beni izlemeye başladı.
"Çok küçüksün."
"Normal olan o."
"Evet ama sen çok... bilmiyordum Sarp."
"Ben de beni bilmiyorum."
Sarp'a döndüm.
"Bileceksin."
"Ben kendimi bilmek istemiyorum, sen beni bil istiyorum."
"Neden?"
"Beni birisi bilecekse o kişi sen ol Rüya."
Diyecek bir şey bulamadığımda elimdeki fotoğraflara döndüm. Neden ben?
"Kucağına yatabilir miyim?"
"Ne?"
"Uykum geldi."
"Tabi. Uyumak sen."
Başını kucağıma yatırdı ve gözlerini kapattı ben de tek tek fotoğraflara baktım. Her doğum gününden fotoğraf vardı ve hepsinde üç kişiydiker sadece on yedinci yaş doğum gününde iki kişiydiler. Arkasında tarihleri yazdığı için Sarp'ın doğum gününü öğrenmem uzun sürmemişti 29/02/2005 tarihi Sarp'ın doğum günüydü, babasının ölümünden on altı gün sonra. Elimi Sarp'ın kumral saçlarında gezdirmeye başladığımda iç çektiğini duydum, yumuşaktı ve kalındı saçları. Kucağımda kedi gibi yatışı çok hoşuma gitmişti bu anın bozulmasın hiç istemiyordum içimden ama hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmeyeceğininde bilincindeydim. Sarp kucağında uyurken onu izledim bu gün onun hakkında bir şeyler öğrenmiştim, annesini görmüştüm ve başka bir adamdan olan küçük kardeşini. Hayat kolay değildi, kimse için kolay değilim ve kolay olmayacaktı onu bizim için kolaylaştıran birileri olmalıydı, benim hayatımı kolaylaştıran kişi bu zamana kadar hep Nisa olmuştu, onun sayesinde yaşadığım şeylerin yükü azalıyordu
Ben de aynı şeyi Sarp için yapmak istiyordum artık onun hayatı da kolay değildi, görmüştüm. Ne yaşadığını gördüğüm şeylerden çıkarmaya çalışmak zordu bu sadece teori üretmek oluyordu. Bir gün Sarp'ın kendisinden dinleyeceğime emindim anlatmazsa ben soracaktım. Sarp hayatıma rastgele firmiş birisi değildi artık benim için. Biz ikimiz de anne tarafımızdan kırılmış çocuklardık.

...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

155okunma 8beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18