32. bölüm / 40
Rüya Gezgini32. BÖLÜM Çelişki
Bölümler 40Şu an: 32. BÖLÜM Çelişki
- 1 1. BÖLÜM İlk Gezi1.255 kelime
- 2 2. BÖLÜM Yeniden1.263 kelime
- 3 3. BÖLÜM Yenilik1.434 kelime
- 4 4. BÖLÜM Çıkmaz1.149 kelime
- 5 5. BÖLÜM Korku1.063 kelime
- 6 6. BÖLÜM Cesaret1.094 kelime
- 7 7. BÖLÜM Tutsak1.069 kelime
- 8 8. BÖLÜM Yalnız1.036 kelime
- 9 9. BÖLÜM Çözüm1.000 kelime
- 10 10. BÖLÜM Sen...1.026 kelime
- 11 11. BÖLÜM Çocukluk1.255 kelime
- 12 12. BÖLÜM Proje1.036 kelime
- 13 13. BÖLÜM Şans1.090 kelime
- 14 14. BÖLÜM Risk1.159 kelime
- 15 15. BÖLÜM Kırık Dökük1.103 kelime
- 16 16. BÖLÜM Af1.056 kelime
- 17 17. BÖLÜM Anne1.032 kelime
- 18 18. BÖLÜM Aile1.034 kelime
- 19 19. BÖLÜM Panda1.552 kelime
- 20 20. BÖLÜM Rüya1.078 kelime
- 21 21. BÖLÜM Sebep1.087 kelime
- 22 22. BÖLÜM Merak1.085 kelime
- 23 23. BÖLÜM İstekler1.122 kelime
- 24 24. BÖLÜM Kalp1.043 kelime
- 25 25. BÖLÜM Konser1.231 kelime
- 26 26. BÖLÜM Baba meselesi1.199 kelime
- 27 27. BÖLÜM Bul beni1.163 kelime
- 28 28. BÖLÜM Yalan ve Gerçek1.325 kelime
- 29 29. BÖLÜM Normal Bir Gün1.769 kelime
- 30 30. BÖLÜM Sürpriz1.024 kelime
- 31 31. BÖLÜM Kayıp1.022 kelime
- 32 32. BÖLÜM Çelişki1.180 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 33. BÖLÜM Film944 kelime
- 34 34. BÖLÜM Öpücük1.108 kelime
- 35 35. BÖLÜM Uykusuzluk1.072 kelime
- 36 36. BÖLÜM Tanıdık1.037 kelime
- 37 37. BÖLÜM Uyan1.471 kelime
- 38 38. BÖLÜM Gerçekler1.194 kelime
- 39 39. BÖLÜM Hisler1.327 kelime
- 40 40. BÖLÜM Sonralar688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hala oradaydı, gitmemişti. Neden gitmiyordu? Neden vazgeçmiyordu benden? Vazgeçse daha kolaydı her şey aslında ama Sarp zorlaştırmayı seçiyordu, her zaman zor yolu tercih ettiğini anlamıştım artık. Odamın camından dışarıya bakıyordum perde kapalıydı Sarp beni göremese bile ben onu görüyordum. Kalbim ‘yanına git’ desede beynim ‘yerinde kal’ diyordu hangisini dinlemem gerektiğine emin değildim artık. Başlarda mantıklı davranıyordum çünkü hiç bilmediğim bir yerdeydim ama artık burayla bağ kurduğumu hissediyordum ve bu beni korkutuyordu gerçeklerle yüzleşmek zor geliyordu, eskiye dönüp o stresi tekrar yaşamak istemiyordum. Telefonum titremeye başladığında gözlerimi camdan ayırıp cebimde titreyen telefonumu elime aldım Sarp yazısını gördüğümde kalbim tekledi, aramasını beklemiyordum tabi ki elim titremeye başlamıştı ne diyecekti merak ediyordum ama açmıyordum telefonu, tüm cesaretimi toplayıp aramayı cevapladım.
“Sarp?”
“Neden bana bakıyorsun?”
Görmüş müydü? Tabi ki görüyordu. Yolun karşısındaydı arabası ama beni camdan görüyor olması gayet olası bir durumdu.
“Sana mı? Bakmıyorum. Arabana bakıyorum ben.”
“Ya?”
“Evet, arabana.”
“Ne var benim arabamda bu kadar uzun bakılacak?”
“Bakamaz mıyım? Yasak mı?”
“Sana mı? Asla. Ama neden arabama baktığını merak ettim. Bana bile bu kadar uzun bakmıyorsun.”
“Kıskandın mı?”
“Kıskandım.”
Kaşlarımı kaldırdım, şaşırmıştım.
“Arabanı mı?”
“Arabamı.”
“İyi misin sen Sarp?”
“Gayet iyiyim ama senin iyiliğinden şüphe ediyorum.”
“Benim mi? Neden?”
“Neden yüz yüze bu kadar rahat konuşamıyorsun benimle mesela? Neden kaçıyorsun benden?”
Gıcık. Neden cevabını bilmediğim sorular soruyordu bana? Ben bilsem zaten cevabını veririm değil mi?
“Yine mi aynı konu?”
“Evet. Sen bana bir çıkış gösterene kadar bu konu.”
“Bilmiyorum. Sorarım.”
“Neyi? Kime soracaksın?”
“Sorularını. Bir doktora sor bence.”
“Neden? Ben senden duymak istiyorum cevapları.”
“Ne fark eder ki?”
“Senden duymak veya başka birisinden duymak mı? Çok şey fark eder. Bir düşün, kendi tarafından.”
“Düşünüyorum.”
Sarp’ın beni görmediğini bilsemde gözlerimi kapattım. Düşündüm, cidden kırıcı olurdu. Güvendiğim birisinden değilde üçüncü bir kişi bana sorularımın cevabını verseydi garip hissederdim. Tamam Sarp haklıydı ama ben de mecburdum böyle davranmaya.
“Evet? Düşündün bence.”
“Düşündüm.”
“İyi, o zaman kapıyı açar mısın artık?”
“Kapı mı?”
“Evet, evinin kapısı.”
Buradaydı. Tamam arabası buradaydı evimin önünde olduğunu biliyordum ama ne ara evimin kapısına gelmişti? Arabasından çıktığını görmemiştim bile. Koşarak kapıya gittim telefon görüşmesini sonlandırıp ve kapıyı açtığımda karşımda ıslak bir şekilde dikilen bir adet Sarp gördüm.
“Sarp! Islaksın.”
“Sen de çok güzelsin.”
“Salak mısın? İltifat değil bu.”
“Farkındayım ama ben iltifat ettim.”
“Salak. Gir içeri.”
Ben istemsizce söylenmeye başladığımda Sarp tek bir kelime bile etmeden salona girdi.
“Montun yok mu senin?”
“Var.”
“Neden giymedin? Sırılsıklam olmuşsun.”
“Bu kadar ıslanacağımı düşünmemiştim.”
“Neden gitmedin?”
“Kolyeni buldum arabamda.”
“Kolyem mi? Sana verdiğimi hatırlamıyorum.”
“Düşürmüşsün.”
“Fark etmemişim.”
Pantolon cebinden ucunda kalp olan kolyemi çıkarıp bana uzattı elinden alacağım sırada geri çekildi ve avucunu kapattı.
“İzin verir misin?”
“İYi. Tak.”
“Çok kabasın. Dön hadı arkanı.”
Arkamı dönüp saçlarımı topladım sol tarafımda, kolyemi boynuma taktığında elim otomatik olarak kolyeme gitti.
“Bir kolyen olduğunu hatırlıyorsun peki kimin verdiğini hatırlıyor musun?”
“Sen.”
Birden söylemiştim bunu ve emindim Sarp’ın aldığından. Ne acı anne veya babamın bana böyle bir şey hediye etmeyeceğini bilmek.
“Evet, ben.”
Sarp’ın gülümsediğine emindim onun yüzünü göremesem bile.
“Ne zaman aldığımı hatırlıyor musun?”
Kısa bir süre düşündüğümde o anı aklıma geldi.
Önce
Sarp beni o çok sevdiğim grubun konserine getirmişti yine hiç kaçırmaz olmuştu konserleri hatta eminim ki bilet alan ilk kişilerdendi hem de her seferinde en önden paraya kıyıyordu ve bunun karşılığını beklemiyordu. Elime tutuşturduğu konser biletlerine hep olduğu gibi büyük bir hevesle bakıyor ve hala daha içimdeki o aynı heyecanla karşılıyordum. Buna alışmış olmama gerekirdi ama alışmaktan çok her seferinde o aynı mutluluğu yaşıyordum ama bu sefer başka bir şey daha vardı.
“Ne oldu Sarp? Çıkar ağzımdaki baklayı.”
Elini başının arkasına atıp saçını kaşıdı.
“Anladın demek.”
“Anladım tabi. Her halinden belli bir şey söylemek istediğin. Söyle bakalım.”
“Şey ben sana bir şey daha aldım ama bana kızacaksın.”
“Kızacağım bir şey alırsan tabi kızarım.”
“Ya of! Rüya ya bir kere de beni germe.”
Dedi dudak büzerek. Kıkırdadım.
“İyi yamam kızmayacağım.”
“Söz ver.”
“Sarp saçmalama ya. Of tamam söz.”
Derin bir nefes verdi sonra kabanının iç cebinden bir kutu çıkardı, siyah küçük bir kutu. Siktir. Düşündüğüm şey olamazdı değil mi? Daha çok erkendi. Kalbim hızla atmaya başlamıştı.
“Sarp…”
“Bir dur Rüya ya daha görmedin bile ne olduğunu hemen dikenlerini gösterme.”
Tamam evet, haklıydı. Kutuyu açtığında bir rahatlama geçti tüm vücudumdan. Kolye. Kalp şeklinde bir kolye ama etrafına gül dolanmıştı. Gülümsedim ama sonra fiyatı aklıma geldi bu kadar güzel olan bir şey pahalı olmalıydı.
“Sarp, ne kadar bu?”
“Ciddi misin sen?!”
Bozulmuştu fiyat sormama ama bu benim bir alışkanlığımdı.
“Ciddiyim.”
“Senden değerli değil.”
“Bu şekilde kurtulamazsın biliyorsun. Sana hep söylüyorum çok pahalı şeyler almana gerek yok.”
“Dedi sevdiği grubun konser biletini aldığım kadın.”
“O ayrı.”
“İşine gelince tabi.”
“Sarp ya… ama ne gerek vardı?”
“Çok gerek vardı. Ben gerek gördüm. Kalbimi taşı işte boynunda. Ayrıca sevgililer gününde sevgilime hediye alamayacak mıyım?”
“İy tamam. Takar mısın?”
“Tabi ki, benden başkası takmasın zaten.”
Göz kırptı sonra arkama geçti, saçlarımı soluma attı boynuma hızlı bir öpücük kondurdu.
“Sarp!”
“Ne var? Öpemez miyim?”
“Aniden yapma.”
“Olur, sevgilimi öpeceğim zaman haber veririm bundan sonra.”
Gülüşmelerimiz odayı doldururken bu mutluluğun sonsuza kadar sürmesini istemiştim.
Şimdi
Anı, eski bir anı aklıma geldiğinde kendime şaşırmıştım. Eski ve yaşanmış bir anı gibiydi, gerçek gibiydi.
“Ne zaman bilmiyorum ama hatırlıyorum.”
“Verdiğim günü mü hatırladın?”
Şaşırmıştı tıpkı benim kadar.
“Evet, hatırladım. Sevgililer gününde değil mi?”
Sarp kollarını sıkıca boynuma doladığında kendime geldim vücuduma vuran soğuk yüzünden.
“Sarp, ıslaksın.”
“Sen de mükemmelsin.”
“Ağlıyor musun sen?”
“Mutluluktan. Bunlar hep mutluluktan.”
Gülümsedim kollarımı Sarp’ın boynuna doladım ve ıslak olmasını önemsemedim ama koşa bir süre sonra mızmızlandım.
“Sarp, üşüteceksin.”
“İyiyim ben.”
Gülümsemesi her şeye bedeldi, ahatırlamama çok sevindiğini anlamak için dahi olmama gerek yoktu.
“Sana kıyafet vereyim ben.”
“Seninkilerden mi? Bana olacak bir kıyafetin olduğunu sanmıyorum.”
“O zaman çıplak gezersin.”
“Sen şuna senin kaslarını görmek istiyorum desene. Sen iste yeter, sevgilim.”
“Sarp.!”
“Tamam bir şey demedim ben.”
Dedi ellerini havaya kaldırarak teslim olur gibi. Yatak odama gidip Sarp’a uyacak bir kıyafet aradım dolabımda ama bulmam pek mümkün değildi. Havlu aldım ve Sarp’ın yanına gittim.
“Önce duşa gir istersen.”
“Hayırdır, beni bu gece evinde konuk mu edeceksin?”
“İstersen neden olmasın?”
Tek kaşını kaldırıp sırıttı bana.
“Ciddisin.”
“Gayet ciddiyim.”
“E o zaman bir film gecesi yapalım.”
“Olur tamam. Ne izleyelim?”
“Sen seç.”
“Ben hiç seçemem ki.”
“Biliyorum. Ben duş alıp geleceğim sen fil seçersin o zamana kadar. Yedek kıyafet buldun mu?”
“Yok bulamadım. Sen kıyafetlerini bana ver kurutmaya atayım hemen.”
“İlla beni soyunurken göreceksin yani.”
“Gıcık.”
Gözlerimi devirip banyoya doğru gittim.
“Üstündekileri çıkar sonra kurutma makinesine at.”
“Ne kadar kaba bir ev sahibisin sen.”
“Beğendiremedim Sarp beye.”
“Ne alaka? Ben senin her halini beğeniyorum.”
“Öyle mi?”
Bana doğru yaklaştı.
“Öyle.”
“Hmm… o zaman kendi işini kendin yap.”
“Olmaz!”
“Neden?”
“Sana ihtiyacım var.”
“Ciddi misin?”
“Hem de çok. Sensiz ben ne yaparım?”
“Bilmem ne yaparsın?”
“Hiçbir şey.”
“Sarp, saçmalama.”
Denedim onu.
“Ciddiyim.”
Bana doğru yaklaştı. Neden bilmiyorum ama geriye gitme isteği duymuştum ve o da bunu kullanmış ve üstüme doğru gelmişti.
“Hasta olacaksın. Üstünü kurut artık!”
Sarp’ı göğsünden itip odama gittim. Kaçmıştım resmen çocuktan. Gıcıklık yapmıştı ama o da. Daha birkaç saat önce biraz ayrı kalalım demiştim oysaki ama aynı günün akşamı onu evimde ağırlayan yine bendim. Ben iyi değildim, kafam belli ki yerinde değildi.
…
Bölüm etkileşimi
