Rüya Gezgini kitap kapağı

19. bölüm / 40

Rüya Gezgini

19. BÖLÜM Panda

Vaveyla Yazarı: Azra D

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: 19. BÖLÜM Panda

Bazen hiç düşünmediğimiz birisi sizi değiştirir. Hiç tanımadığınız birisi hayatınıza girer ve bir şeyleri değiştirir, Sarp benim için böyleydi. Nasıl yaptı bilmiyorum ama eskisinden daha canlı hissediyordum artık. Nisa ile her şeyimi paylaşır ve dertleşirdim ama Sarp beni konuşmasamda anlıyordu. Bir bakışım yetiyordu ve işin garip yanı beni birkaç aydır tanıyordu. Kafamın yerinde olmasına ihtiyacım olduğu bir dönemdeydim ama tam zıttı oluyordu her seferinde. Sınav, rüyalar, kaçırılmam, Sarp hepsi bir anda olmuştu ve ben hangisiyle ilgilenmem gerektiğinden emin değildim. Sınavlarım iyi geliyordu bir süredir şimdiye kadar, karşımda gördüğüm sonuç benim için tam bir rezillikti. Sınav yaklaştıkça stres oluyordum ve bu çok kötüydü, ailemin bilmediği bir sorunum vardı panik atak. Çok fazla düşünüp kafaya takıyorum ve sonucu bu olmuştu. Henüz ciddi bir sorun yaratmamıştı ama zaten var olması büyük bir sorun teşkil ediyordu.
"Matematik dehası olmadığımı biliyordum ama bu kadarını beklememiştim."
"Kaç yanlış var ki?"
"On bir. Hiç yapmasam daha iyiymiş."
"Deme öyle, Rüya. Deneme yanılma yolu bu."
"Dört aydan az kaldı, Nisa. Sınav yaklaşıyor ve ben gittikçe batırıyorum."
"Düzelirsin bence."
"Başka şansım yok."
Nisa'nın üzgün bakışları üzerimdeydi biliyordum ve bu yüzden ona bakamıyordum. O bakışlara karşılık vermem zordu. Sarp ve Toprak yanımıza oturduklarında Nisa ile göz göze gelmemek için ikisinin arasında mekik dokuyordu gözlerim. Sarp ile göz göze gelmek garip etmişti ilk defa, eskisi gibi bakmıyordu gözleri bunun nedeni muhtemelen babası ile mezarlığa gitmemdi. Sarp için önemli bir anlamı vardı babasının fakat ben hala neden beni de yanında götürdüğünü bilmiyordum. Birisine ihtiyacı vardı ve o an ben yanında olduğum için mi beni götürmüştü yanında? Zihnimi cevabını bilmediğim sorularla meşgul etmek ayrı bir seviye işkenceydi. Eve gidip yatağıma uzanmak ve o huzurlu rüyalarıma dalmak istiyordum. Şu anda tek istediğim buydu ve ihtiyacım olan şey de buydu hissediyordum. Sarp kendi zihnimle verdiğim kavgayı fark etmiş olacak ki sonunda konuştu ve dikkatimi dağıttı.
"Bir işiniz var mı kızlar?"
"Benim yok."
Dedi Nisa hızlıca. Biliyordu, kafam dağıtmaya ihtiyacım vardı ve o olmadan gitmezdim, biliyordu tabi ki. Ailemin gelmesine daha üç gün vardı ve bu biraz özgür olduğum anlamına geliyordu, üç gün daha.
"Nereye?"
Sarp'ın o sevdiğim gülüşü dudaklarında belirdiğinde nedense rahat bir nefes aldığımı hissetmiştim.
"Lunaparka."
"Ne alaka?"
"Ne o korktun mu?"
"Saçmalama, Sarp. Soru sordum sadece."
Sarp ve Toprak'ın minik tartışması sürerken ayağa kalktım.
"Gidelim o halde."
Dedim aniden verdiğim herkesin şaşırmasına neden oldum. Böyle bir tepki beklemiyordum doğrusu ama hoşuma gitmişti bu bakışları, onların en çokta Nisa'yı şaşırtmak güzeldi farklı hissettiriyordu. Çok beklemeden dördümüz birlikte okuldan çıktık, kimseye belli etmesemde aklımda sınav sonucum vardı ama bir yandan da bunu bir sonraki sınavda düzelteceğime emindim.
Hepimiz de Sarp'ın arabasına doluştuk ve bir saat süren bir yolculuğun sonunda lunaparka vardık. En sevdiğim yerlerden birisiydi burası ve hayatımda sadece bir kere gelmiş olmak beni üzüyordu, hakkını vermek istiyordum buranın.
"İlk neye biniyoruz?"
"Çarpışan arabaya!"
Nisa'nın modu da değişmişti buraya geldiğimizde. Çarpışan arabaların olduğu yere doğru giderken Nisave ben mutluluktan sıçrayarak yürüyorduk. Lunaparka ilk geldiğimde yedi yaşındaydım o zamanlar hiçbir şeyin farkında değildim tabi ve ailemle mutluydum şimdi ise her şey değişmişti bazı şeyleri anlamam on yılımı almıştı.
Nisa ile ben ve Sarp ile Toprak grup olduk önce sonra Sarp ve Toprak ayrı arabaları seçtiler ve böylece eğlencemiz başlamış oldu. Çarpışan arabada bize çarpanlara çarptı Toprak ve Sarp ve sonra bize 'inkimınızı aldık' diyerek kendilerini savundular.
"Şimdi nereye?"
Heyecanım bitmeden nefes nefese sorduğum soru Nisa'nın hevesli sorusuyla unutuldu.
"Pamuk şeker alalım mı?"
Toprak hiç itiraz etmeden pamuk şeker satan satıcıya gitti ve iki tane pamuk şeker aldı. Bana ve Nisaya uzattı çubukları, Toprak ben şaşırtmayı her seferinde şaşırtıyordu.
"Teşekkür ederim."
Dedim Toprak'ın elinden bana aldığı pamuk şekerimi alırken. Nisa'nın mutluluğu yüzünden okunuyordu, teşekküre gerek bile yoktu bu halini görmek gayet net bir cevaptı benim için ama Nisa beni şaşırtartan bir hamle yaptı, Toprak'a sarıldı sonra pamuk şekerini aldı.
"Neşe pıtırcığı."
Deyiverdim birden gülümseyerek. Sarp'ın kıkırtısını duyduğuma emindim ama yüzüne baktığımda Toprak'ın yanında dikiliyordu. Toprak sabit duruyordu, donup kalmıştım gibiydi sanki, kıpırdamıyordu.
"Sıradaki oyuncak hangisi olacak?"
Sorumu tekrarladığımda Toprak'ın bakışları beni buldu, teşekkür ediyor gibiydi ama emin olamadım.
"Hızlı tren olsun mu?"
"Olsun."
Daha fazla beklemek istememiştim, heyecanlıydım tüm oyuncaklara binmek istiyordum çocuk gibi hissediyordum kendimi bu özlediğim br histi neredeyse dört yıldır kendimi böyle hissetmemiştim, iyi gelmişti.
Hızlı tren sırasına girdik, pamuk şekerlerimden Toprak a vermeyi teklif etsemde geri çevirmişti nazikçe.
"Hani bana?"
"Topak aldığı için sordum ona."
"Ama canım çekti."
"Bana ne. Söyle Toprak'a sana da alsın."
Ağzıma bir lokma pamuk şeker atacakken Sarp lokmamı havada kaptı.
"Sarp!"
Bana sırıtıyordu, gıcık.
"Tadı güzelmiş."
"Öyle mi? Afiyet olsun."
Dedim imalı bir şekilde.
"Bu söylediğin daha çok 'boğazında kalsın' der gibi geldi bana."
Dedi parmakları ile tırnak işareti yaparak. Cevap vermedim sırtımı dönüp pamuk şekerimi yemeye devam ettim. Sıra bize geldiğinde Toprak ile Nisa benim ve Sarp'ın oturduğu sıranın önüne oturdular. Hızlı tren yokuş yukarı çıkmaya başladığında ayaklarım uyuşmaya başlamıştı heyecandan, beklentiye girmiştim. Çıktığımda yokuştan son hız inerken insanlar çığlık atıyordu aynı benim gibi korkudan değildi mutluluktan. Bazen çığlıklarımız mutluluktan olurdu ve herkes duyardı ama korkudan attığımız çığlıkları sadece annemiz duyardı benim annem hariç. Annem benim çığlığlıklarıma sağırdı, göz yaşlarıma kördü. Hızlı trenden indiğimizde sarhoş gibiydik, kimse düzgün adım atamıyordu.
"Başım dönüyor."
Nisa'nın koluna girip onu desteklemek istemiştim ama benim kendime bile faydam yoktu. İkimiz kol kola yalpalayarak yürüyorduk.
"Bence dönme dolaba binelim. Sakinleşelim."
"Olur."
Nisayı onayladım. Başka çarem yoktu biliyordum.
"Kusacağım sanırım."
"Saçmalama Sarp."
Dedim endişeli bir şekilde.
"Toprak bardakta mısır alırsa geçer belki."
"Si... Kök kırığı ye."
Küfür etmediğini fark ettiğimde gülmemek için kendimi zor tutmuştum.
"Ne var canım, almaz mısın?"
"Git kendin al, Sarp."
"Kızlara öyle yapmadın ama."
Diyerek inatlaştı Sarp.
"Lan bi rahat bırak!"
"Çok ayıp. Bu evden hiç böyle değil kızlar. Bu çok çapkın oldu ya."
Toprak Sarp'ı kovalamaya başladığında Sarp çoktan koşmaya başlamıştı bile. Nisa ve ben arkalarından gülüyorduk. Atış yapılıp oyuncak kazanılan bir standart geldik bu yerin adını bilmiyordum tam olarak ama o oyuncaklardan çok istiyordum. 8 tane peluş oyuncaktan oluşan bir koleksiyonum vardı evde ve yeni bir peluş eklemenin tam vakti gibiydi şu anda, bir tane panda peluşu seçmiştim kendime. Stand görevlisine para verip bir dört tane dart aldım. Dört hakkım vardı. İlk atışımı başarılı bir şekilde yapmıştım ve heyecanla Nisaya sarıldım. İkinci atışım da başarılıydı ve bu heyecanımı ikiye katlamıştı üçüncüde artık elim titriyordu, hedef alamıyordum ama o panayır çok istiyordum. Balon patlama sesi ile Nisaya döndüm ve minik bir mutluluk çığlığı attım. Dördüncü atışımı kaçırmam tüm hevesimi almıştı, panayı önümden alan adam gibi.
"Çok yaklaşmıştım."
"Olsun. Başka zaman."
Peluş pandaya attığım son bakışlar eşliğinde standa arkamızı döndük ve uzaklaştık. Etrafa baktım Sarp ve Topraktan iz yoktu. Ne kadar koşmuş olabilirlerdi emin değildim.
"Birisi panda mı istedi?"
Arkamızdan gelen Sarp'ın sesiyle hızla arkamı döndüm. Kollarında istediğim peluş panda duruyordu. Bu hissettiğim mutluluk hissinin aynısını en son on yaşında babamın yurt dışından geldiğinde bana aldığı peluş koala aldığıda yaşamıştım. Nefes almıyorum gibiydim tek odağım Sarp'ın kucağındaki peluş pandadaydı. Sarp ve Toprak yanımıza kadar geldiklerinde anca fark etmiştim Toprak'ın elinde de siyah kedi peluşu vardı, yeşil kocaman gözlü bir kediyi çok tatlıydı. Hiç beklemediğiniz bir anda hiç beklemediğiniz birisi tarafından mutl edilmek beni garip bir şekilde daha mutlu ediyordu. Sarp'ın beni tanımadığınız düşündüğüm her an beni ne kadar iyi tanıdığını bana kanıtlıyor ve yüzüme çarpıyordu. Nisa'nın en sevdiği hayvan kediyi ve bu çok belli olurdu. Sokakta gördüğü her kediyi sevmeye çalışırdım ama özellikle siyah kedilere zaafı vardı. İnsanlar genelde siyah kedinin kötü şans getireceğine inanırdı ve bu düşünce Nisayı çok sinir ederdi sırf buna inat o siyah kedileri severdi ve Toprak'ı şu anda kucağında her an atmak için hazırmış gibi tuttuğu kediye attığı bakışların bizzat şahidiydim. Toprak Nisa'nın siyah kedi sevdiğini bilerek mi almıştı yoksa bu sadece bir tesadüften mi ibaretti çok merak ediyordum. Ben Sarp'ın kucağındaki peluş pandaya sarıldığımda Nisa Toprak ile peluş kediye aynı anda sarılmıştı. Toprak'ın gözleri şokla büyümüştü yavaşça kollarını Nisaya sardığında fotoğraflarını çekmek istemiştim.
"Çok tatlılar."
Sarp boğazını temizleyip bana yaklaşmıştı arkamdan, çenesini başımın tepesine koyup iç çektiğinde bu sefer şok yaşayan ben olmuştum.
"Aptal bir peluş bir pandayı kıskanacağım hiç aklıma gelmezdi."
Ne diyeceğimi bilememiştim.
"Aptal değil o."
Kollarını arkamdan belime dolayıp tuttuğumu peluş pandayı aldı ellerimden.
"Sarp!"
Pandaya bakıyordu dikkatli bir şekilde.
"Anlamıyorum bu şeyde olup bende olmayan ne var?"
"Sen cidden oyuncağı mı kıskandın?"
Kaşlarını çalıp bana baktı.
"Soruma cevap ver."
"O sadece peluş oyuncak, Sarp."
"Ama sen onu daha çok seviyorsun."
Gözlerimi devirdim.
"Sarp, saçmalama."
"Beni daha çok mu seviyorsun yani?"
Evet, aptal o sadece bir oyuncak. Onu sevmemin tek sebebi senin vermiş olman.
"Geri ver onu bana."
"Neden?"
"Bana almadın mı?"
"Ne alaka? Ben oyunda kazandım."
"Gıcık. Senin olsun."
"Benim zaten."
Oflayarak arkamı döndüm, kollarımı göğsümde bağladım.
"Lan göt, versene kıza. Standa adama yalvardın o sikik oyuncağı almak için."
"Toprak sus sen."
"Yalan mı? Ver kıza oyuncağı. Çocuk gibi ağlayacaksan köşene git ağla."
"Pislik. Hep kızlara havalı davranmak için yapıyorsun böyle."
"Lan ne alaka? Buraya geldiğimizden beri ağzımı zor tutuyorum zaten."
Nisa başını sallayarak Toprak'ın söylediğini onayladı.
"Rüya sen de sarıl hadi ödeşmiş olun."
Sarp'a döndüm sinirli bir şekilde peluş pandaya bakıyordu.
"Ben bunu istemiyorum zaten."
"Ver o zaman ben seve seve alırım."
"Onun yerine beni alsan olmaz mı?"
"Senden kurtuluş yok zaten."
Sarp sonunda gülümsediğinde peluş pandayı bana uzattı tam uzanıp alacağım zaman bileğinden çekip boşta kalan eliyle bana sarıldı. Tek koluyla sarılıyordu ama bu sarılma şekli normal sarılma şeklinden daha güzel hissettirmişti. Kollarımı Sarp'ın boynuna doladığımda parmak ucumda durmam gerekmişti boyu uzun olduğu için. Bu his farklıydı ama tanıdıktı.

...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

154okunma 8beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18