4. bölüm / 57
Ölüm paradoksu (BL)4. Bölüm
Bölümler 57Şu an: 4. Bölüm
- 1 1. Bölüm666 kelime
- 2 2. Bölüm448 kelime
- 3 3. Bölüm803 kelime
- 4 4. Bölüm397 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm422 kelime
- 6 6. Bölüm474 kelime
- 7 7. Bölüm448 kelime
- 8 8. Bölüm713 kelime
- 9 9. Bölüm490 kelime
- 10 10. Bölüm413 kelime
- 11 11. Bölüm568 kelime
- 12 12. Bölüm327 kelime
- 13 13. Bölüm520 kelime
- 14 14. Bölüm536 kelime
- 15 15. Bölüm312 kelime
- 16 16. Bölüm532 kelime
- 17 17. Bölüm501 kelime
- 18 18. Bölüm609 kelime
- 19 19. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 1]485 kelime
- 20 20. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 2]462 kelime
- 21 21. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 3]916 kelime
- 22 22. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 4]578 kelime
- 23 23. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 5 ]978 kelime
- 24 24.Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 6 ]487 kelime
- 25 25. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 7]906 kelime
- 26 26. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 8]766 kelime
- 27 27. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 9 ]386 kelime
- 28 28. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 10 ]499 kelime
- 29 29. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 11 ]633 kelime
- 30 30. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 12 ]1.014 kelime
- 31 31. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 13 ]703 kelime
- 32 32. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 14]683 kelime
- 33 33. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 15]594 kelime
- 34 34. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 16 ]346 kelime
- 35 35. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 17 ]605 kelime
- 36 36. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 18]560 kelime
- 37 37. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 19]424 kelime
- 38 38. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 20]565 kelime
- 39 39. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 21]868 kelime
- 40 40.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 22]621 kelime
- 41 41.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 23]787 kelime
- 42 42.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 24]1.291 kelime
- 43 43. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 25]1.727 kelime
- 44 44. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 26]1.053 kelime
- 45 45. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 27]1.880 kelime
- 46 46. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 28]1.629 kelime
- 47 47. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 29]713 kelime
- 48 48. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 30]1.577 kelime
- 49 49. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 31]2.070 kelime
- 50 50. Bölüm1.815 kelime
- 51 51. Bölüm1.627 kelime
- 52 52. Bölüm2.360 kelime
- 53 53. Bölüm1.419 kelime
- 54 54. Bölüm [1. Kış İndirimi: İrade Satışta]2.109 kelime
- 55 55. Bölüm [2. Kış İndirimi: İrade Satışta]1.084 kelime
- 56 56. Bölüm [3. Kış İndirimi: İrade Satışta]1.855 kelime
- 57 57. Bölüm [4. Kış İndirimi: İrade Satışta]2.028 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sonunda aklı başında her insanın yapacağı şeyi yaptı ve onu psikiyatri kliniğine getirdi. Emre, öfke dolu bakışlarını Fatih’in üzerinden çekmiyordu.
"Ben deli değilim!" diye çıkıştı. Fatih, içinden "Evet, değilsin," diye geçirdi ve cebindeki kırmızı paketli çikolatayı ona gösterdi. Emre uzanmaya çalışınca, paketi hızla cebine geri soktu. "Deli değilsin ama seni buraya bu çikolata sayesinde getirebildim."
İçeriden bir ses yankılandı: "Emre Koçan!" Emre duymamış gibi yerinde çakılı kalmaya devam edince, ses tekrar duyuldu: "Emre Koçan!"
Fatih eğilip fısıldadı: "İçeri girip doktorla düzgünce konuşursan, sana hem bu çikolatayı veririm hem de pizza alırım." Emre’nin gözleri bir an parladı. Sonra bir şeylerin ters gittiğini sezer gibi kaşlarını çattı ama kısık bir sesle "Tamam," dedi.
Yerinden kalkıp muayene odasına yöneldi.
Emre aslında çaresizdi; cebinde hiç parası yoktu ve içindeki o tuhaf his bir türlü doymak bilmiyordu.
Fatih odaya giren Emre’nin arkasından bir süre baktı. Doktorun ona bir faydası olmayacağını biliyordu ama başka çaresi de yoktu; belki bu durum onu bir süre oyalardı. Bakışlarını dışarıdaki kapalı havaya çevirdi. Bu yağmur on gündür dinmek bilmemişti. Hastane tıklım tıklımdı; çoğu kişi yağmurun etkisiyle hastalandığını düşünerek "Soğuktan," diyordu. Ama yağmur dindiğinde neler olacağını kimse bilmiyordu.
O sırada duyduğu bir hapşırık sesiyle sağına döndü. Gördükleri karşısında kaşları çatıldı. On sekiz yaşlarında bir genç ve annesi yan yana oturuyordu. Kadın ayağa kalkmaya çalışıyor, oğlu ise onu zorla oturtmaya çalışırken bir yandan da ekrandaki isim listesine endişeyle bakıyordu.
Oğlu sıkıntıyla, "Anne, daha az önce simit yedin ya," dedi.
Annesi onu duymuyor gibiydi, daha yüksek sesle bağırdı: "Açım!”
Oğlan şaşkınlık içinde etrafına bakıp özür diledi; aceleyle cebinden bir paket çıkardı. Ancak annesi oğlunun paketi açmasını bekleyemedi, paketi doğrudan ısırdı. Oğlu annesini durdurmaya çalışsa da kadın keki ambalajıyla birlikte çoktan çiğnemeye başlamıştı. Kadın keki hızla yuttu ama hâlâ doymamış gibiydi. Ayağa kalkıp "Açım! Açım!" diye feryat etmeye başladı. Oğlu, "Anne..." diye fısıldadı, çaresizlikten ağlayacak gibiydi.
O anda yanındaki adamın (Fatih'in), annesinin eline bir şey batırdığını gördü. Kadın "Isst!" diye bir ses çıkararak irkildi. Oğlan tam "Ne yapıyorsunuz?" diye soracakken, annesinin gözlerindeki o boş parlaklığın yerini eski bilincine bıraktığını fark etti. Kadın şimdi şaşkınlıkla kanayan eline bakıyordu. Oğluna dönüp "Neredeyiz biz?" diye sordu. O an çocuk hıçkırarak ağlamaya başladı.
Fatih, elindeki çengel iğneyi sessizce göğsündeki yakaya geri taktı. Emre’nin bu ataklarından sonra artık ne yapması gerektiğini öğrenmişti ve iğneyi hep yanında taşıyordu. Başkasına fayda sağlayacağını hiç düşünmemişti. Ama bunun geçici olduğunu biliyordu; bir süre sonra bu iğne bile hiçbir işe yaramayacaktı…
Bölüm etkileşimi
