11. bölüm / 57
Ölüm paradoksu (BL)11. Bölüm
Bölümler 57Şu an: 11. Bölüm
- 1 1. Bölüm666 kelime
- 2 2. Bölüm448 kelime
- 3 3. Bölüm803 kelime
- 4 4. Bölüm397 kelime
- 5 5. Bölüm422 kelime
- 6 6. Bölüm474 kelime
- 7 7. Bölüm448 kelime
- 8 8. Bölüm713 kelime
- 9 9. Bölüm490 kelime
- 10 10. Bölüm413 kelime
- 11 11. Bölüm568 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12. Bölüm327 kelime
- 13 13. Bölüm520 kelime
- 14 14. Bölüm536 kelime
- 15 15. Bölüm312 kelime
- 16 16. Bölüm532 kelime
- 17 17. Bölüm501 kelime
- 18 18. Bölüm609 kelime
- 19 19. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 1]485 kelime
- 20 20. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 2]462 kelime
- 21 21. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 3]916 kelime
- 22 22. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 4]578 kelime
- 23 23. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 5 ]978 kelime
- 24 24.Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 6 ]487 kelime
- 25 25. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 7]906 kelime
- 26 26. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 8]766 kelime
- 27 27. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 9 ]386 kelime
- 28 28. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 10 ]499 kelime
- 29 29. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 11 ]633 kelime
- 30 30. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 12 ]1.014 kelime
- 31 31. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 13 ]703 kelime
- 32 32. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 14]683 kelime
- 33 33. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 15]594 kelime
- 34 34. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 16 ]346 kelime
- 35 35. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 17 ]605 kelime
- 36 36. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 18]560 kelime
- 37 37. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 19]424 kelime
- 38 38. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 20]565 kelime
- 39 39. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 21]868 kelime
- 40 40.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 22]621 kelime
- 41 41.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 23]787 kelime
- 42 42.bolum [ kanlı kanatların Melodisi • part 24]1.291 kelime
- 43 43. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 25]1.727 kelime
- 44 44. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 26]1.053 kelime
- 45 45. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 27]1.880 kelime
- 46 46. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 28]1.629 kelime
- 47 47. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 29]713 kelime
- 48 48. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 30]1.577 kelime
- 49 49. Bölüm [ kanlı kanatların Melodisi • part 31]2.070 kelime
- 50 50. Bölüm1.815 kelime
- 51 51. Bölüm1.627 kelime
- 52 52. Bölüm2.360 kelime
- 53 53. Bölüm1.419 kelime
- 54 54. Bölüm [1. Kış İndirimi: İrade Satışta]2.109 kelime
- 55 55. Bölüm [2. Kış İndirimi: İrade Satışta]1.084 kelime
- 56 56. Bölüm [3. Kış İndirimi: İrade Satışta]1.855 kelime
- 57 57. Bölüm [4. Kış İndirimi: İrade Satışta]2.028 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Buraya nasıl ve neden geldiğini bilmiyordu ama geri dönmeye hiç niyeti yoktu. İçinde yükselen karanlık arzu, onu bu yabancı dünyaya çekmiş ve sımsıkı sarmıştı. Her şey belirsiz, her şey yabancıydı; fakat tek bir gerçek vardı: Geri dönüş yolu artık kapanmıştı. Yeni hayatının kapıları ardına kadar açılmıştı ve o, bu kapıdan geçmek için can atıyordu.
Ayak seslerini duyduğunda, içgüdüsel bir şekilde başını çevirdi. Fatih, Emre’yi kontrol etmiş ve uyuduğundan emin olduktan sonra yanına gelmişti. Eylül, içeri ilk girdiğinde uyuyan adamı fark etmiş olsa da onu görmezden gelerek mutfağa geçmişti. Şimdi ise yanına gelen adama, Fatih’e bakıyordu.
Fatih’in varlığı, yeni hayatının ilk lekesi gibiydi.
Zihnine sızan Eylül’e ait donuk anılardaki görüntüden çok farklıydı bu adam. Gerçekti. Kanlı canlı karşısındaydı. Sessizdi ama varlığı bu yabancı gerçekliğe yayılıyordu. Eylül bir an duraksadı. Gözleri adamın yüzünde gezinirken içindeki huzursuzluk katlanarak arttı. Ancak bu his bir hayranlık değil, iğrentiye yakın bir rahatsızlıktı.
Gerçek Eylül’ün yasını tuttuğu adam buydu işte. Sevdiği, uğruna gözyaşı döktüğü adam... Ne için? Karşısında gördüğü tek şey; sessiz, sıradan ve bütünüyle işe yaramaz bir adamdı. Fatih’e bakarken tek bir an bile şüpheye düşmedi: Bu adamın gözlerinde, sesinde veya duruşunda hiçbir şey yoktu. Ne bir ışık, ne bir güç, ne de bir çekim... Geçmişin enkazından başka bir şey değildi.
Ve bu hikâyede ona yer yoktu. Baran gibi bir adamla aynı cümlede bile geçmeyi hak etmiyordu. Kadının dudakları, soğuk ve belli belirsiz bir çizgi halini aldı. İçindeki ses buz gibi bir netlikle fısıldadı:
(Neyse ki yakın bir zamanda ölecek.)
~ ~ ~ ~ ~ ~
“Ali Abi sana ulaşamadığını söyledi,"
diyerek sessizliği bozan ilk kişi Eylül oldu. Bir yandan elindeki yemek kabının kapağını açıyor, bir yandan da Fatih’i süzüyordu. Fatih, yavaş adımlarla yanına gidip ona yardım etmeye başladı. Eylül her zamanki gibi yine ona yemek getirmişti.
Fatih her ne kadar buna gerek olmadığını, onun yorulmasını istemediğini defalarca söylese de Eylül, her hafta en az bir kez mutlaka uğrardı. Bu yoğun ilgi Fatih’i mahcup etse de içten içe mutlu da ediyordu.
Dolabın kapağını açarak Eylül’e yol açtı; o da yemekleri özenle raflara yerleştirdi.
Eylül’ün bahsettiği Ali Abi, Fatih’in patronuydu. Fatih bir hastanede hademe olarak görev yapıyordu ve patronu aynı zamanda Eylül’ün akrabasıydı. Zaten Fatih bu işe de onun aracılığıyla girmişti.
Fatih bir an duraksadı ve Eylül’e dönerek, "Emre bende kalıyor, son zamanlarda biraz hasta," dedi. Bu cümle, hem işe gitmeyişinin hem de bir haftadır Eylül’ün telefonlarını açmayışının sığındığı tek bahanesiydi.
Eylül, şaşkınlıkla Fatih’e baktı. "Nesi var? Nasıl oldu?" diye sordu; sesi endişeli geliyordu. O an, içeride uyuyan Emre’yi sanki yeni fark etmiş gibiydi. Aceleci adımlarla odaya yöneldi, Fatih de peşinden gitti. Fatih, Eylül ve Emre... Üçü de birlikte büyümüş çocukluk arkadaşlarıydı. Eylül, Emre’nin eski komşusuydu; taşınmış olsalar bile bağlarını hiç koparmamışlardı. Emre’nin solgun yüzüne bakarken sitem dolu bir sesle Fatih’e döndü: "Bana neden haber vermedin?"
Ardından peş peşe sorular sordu. Fatih, bazı gerçekleri gizleyerek olayları geçiştirdi; Emre’nin hafif bir soğuk algınlığı geçirdiğini, onu boş yere endişelendirmek istemediğini ve Emre’nin kendi evindeki olumsuz durumları anlattı. Bu kısa konuşmanın ardından Eylül, saatin geç olduğunu belirterek gitmesi gerektiğini söyledi. Fatih onu eve bırakmak için ne kadar ısrar etse de Eylül, gerek olmadığını söyleyerek reddetti. Fatih kapı eşiğinde durup Eylül’ün merdivenlerde uzaklaşan gölgesini izledi. Hâlâ kırgın mıydı?
Normalde Eylül, Fatih’in onu eve bırakmasına asla itiraz etmezdi.
Kapıyı kapatıp içeri geçtiğinde gözü duvardaki saate kaydı: 23.40. Vakit gerçekten epey geç olmuştu. Eylül ne kadar kırgın olursa olsun, bugüne kadar Fatih’e hiç karşı gelmemişti. Hayır, kesinlikle bir şeyler doğru değildi.
Bölüm etkileşimi
