6. bölüm · Mukadder

6. Bölüm

Lara Kadir

Adımı duyar duymaz irkildim.
Arkamızdan gelen sesle birlikte kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu.

Kadir’in az önce söyleyeceği her şey, o sesle birlikte havada kaldı.
Ama bu kez kaçmayacaktım.
“Bir dakika,” dedim arkamı dönmeden.
Sesim kararlıydı, şaşırdım.

Kadir’e baktım.
Gözlerinde yarım kalmış cümleler vardı.

“Gitme,” dedim.
“Ne biliyorsan şimdi söyle.”
Derin bir nefes aldım.
Artık ağlamıyordum.
Ama içimde bir şeyler hâlâ titriyordu.

“Benden kaçma,” dedim.
“Eğer bir şey gördüysen, bunu bana borçlusun.

Kadirden devam

O an kaçamadım.
Çünkü ilk kez susmak, daha büyük bir haksızlık gibi geldi.

“Fotoğraflar gördüm,” dedim.
Kelime ağzımdan çıktığı anda her şey değişti
Lara’nın yüzü bembeyaz oldu.
Ama şaşırmadı.

“Kim gösterdi?” diye sordu.
Sesindeki sakinlik, beni daha çok sarstı.

“Duru.”

O an Lara’nın gözlerindeki ifade değişti.
Üzüntü değil…
Öfkeydi bu.

Laradan devam
İçimde bir şey koptu.
Ama bu kez acıdan değil, gerçeğin netliğinden.

“Gösterdiği fotoğraflar…” dedim yavaşça.
“Evlenme teklifinin olduğu gün müydü?”

Kadir başını salladı.

Güldüm.
Ama bu, mutlu bir gülüş değildi.
Aynı gün,” dedim.
“Aynı otelde.”

Gözlerim doldu ama geri adım atmadım.

“O evlenme teklifi kabul edildi sanıyorsun değil mi?”
dedim.

Kadir’in yüzü gerildi.
“Ben o gün,” diye devam ettim,
“aynı otelin bir başka kapısında, Arda’yı bir başkasıyla yakaladım.”

Sözler ağzımdan dökülürken içim hafifliyordu.
Ama gözlerim yine dolmuştu.

“O an bitti,” dedim.
“Her şey.”

Kadirden devam

Dünya durdu.
Gerçekten durdu.

Fotoğraflar zihnimde paramparça oldu.
Yerine Lara’nın gözleri geldi.
Titreyen ama dimdik duran hâli.

“Ben…” dedim ama cümle kuramadım.

“Bana sormadın,” dedi Lara.
Sesi kırılmadı.
Ama kalbime çarptı.
Haklıydı.

“Geç kaldığımı sandım,” dedim sonunda.
“Bir başkasının hikâyesine girdiğimi…”

“Hayır,” dedi net bir sesle.
“Sen benim hikâyemin tam ortasındaydın.
Sadece sustun.”

Bu cümle…
En çok bu canımı yaktı.

Laradan devam
Bir adım attı bana doğru.
Bu kez durmadı.

“Elimden gelse,” dedi,
“o fotoğrafları ilk gördüğüm an sana gelirdim.”

“Gelmeliydin,” dedim.
Sesim yumuşadı.

Aramızdaki mesafe kapandı.
Ama bu bir kavuşma değildi.
Bu, birbirini yeniden tanıma anıydı.
Söylediklerimi duydu.
Ama sustum.

Çünkü bazen insan, haklı olduğu hâlde konuşmak istemez.

Yanından yürüyüp geçtim.
Kadir arkamdan seslenmedi.
Ama hissettim…
Beni izliyordu.
Eve giden yolu seçtim.
Adımlarım ağırdı.
İçimden ağlamak geliyordu ama izin vermedim.

Kapıyı kapattığımda nefesim titredi.
Ama kimseye göstermedim.

O akşam konuşmadım.
Kimseyle.

Kadirden devam

Gitmesine izin verdiğim an, hata yaptığımı anladım.
Ama bu kez arkasından bağırmadım.

Onu üzmüştüm.
Ve bazı üzüntüler, telafi edilmeden geçmezdi.

Evin yolunu tuttum.
Ama kapıdan içeri girmedim.
Sadece karşısında durdum.
Işık yanıyordu.
İçeride olduğunu bilmek yetti.

Ertesi gün, tesadüf gibi durmaya başladım karşısına.
Yollarda.
Köşelerde.

Fark etsin istemedim.
Ama uzak da duramadım.

Laradan devam

Onu görüyordum.
Her seferinde başka bir yerde.

Bakkalda.
Sokak başında.
Evin karşısında.

Konuşmadı.
Bakmadı.
Ama oradaydı.
Bu daha çok canımı yaktı.

Bir akşam annem,
“Kadir seni sordu,” dedi.

Başımı salladım.
“İyiyim dedin mi?” diye sordu.

“Dedim.”

İyiydim.
Ama eksiktim.

Kadirden devam

Bir akşam dayanamadım.
Ellerim boştu ama niyetim doluydu.

Kapılarını çaldım.
Kalbim, sanki duyulacak kadar hızlı atıyordu.

Kapıyı Lara açmadı.
Annesiydi.
“Lara evde mi?” dedim.

“Var,” dedi.
“İyi değil ama.”

Bu cümle beni yerle bir etti.

“Görmesem de olur,” dedim.
“Bunu bırakabilir miyim?”

Elimdeki küçük paketi uzattım.
İçinde bir şey yoktu aslında.
Sadece bir not.

“Sormadım.
Ama artık susmayacağım.”

Laradan devam

O notu aldığımda ellerim titredi.
Ama inmediğim yerden inmedi kalbim.

Konuşmadım.
Aramadım.

Ama o gece ilk kez,
Kadir’i düşündüğümde
kızgınlıkla değil,
yorgunlukla iç çektim.

Bu da bir şeydi.