27. bölüm · Mukadder

27.bölüm

Lara Kadir

Laradan devam
Sabah erken uyandım biraz yatakta telefona baktım hiç kalkasim yoktu evdende hiç ses gelmiyordu hala uyuyorlardi demekki üstüme hirka alıp odamdan çıktim bahçeye indim sabahın ilk saatlerinde hava çok dinlenmiş gibi oluyordu bahçede dolaşırken Rıza dayiyi gördüm bankta uyuyordu ama havada Ayaz vardı çok üsümustur diyip eve pike almaya çıktım alıp geri geldim Rıza dayının üstünü örttüm

Tam arkamı döndüm gidecekken Rıza dayıdan ses geldi "geçmişte olsaydık" diye mırıldandı Rıza dayiya döndüm gözleri kapalıydi hareketlenmeye başladı ve uyandı

" Günaydın kızım" dedi
"Günaydın dayı burda uyuyakalmissin üşümüşsündur diye üstünü orteyim dedim"

"Sağolasın kızım otursana" dedi bende yanındaki boşluğa oturdum
Demin acaba ne rüya goruyordu neden geçmişte olsaydık dedi çok merak ettim ve merakıma yenik düşüp sordum

"Dayı hiç geçmişte bırakmak zorunda olduğun biri oldumu yada canını yakan bir olay" ilk once şaşırdı sonra içten bir gülümsemeyle bana döndü pikeyi benim üstümede çekti

"Eeee bizde gençtik bı aralar" dedi
"Sen hala gençsin dayı" diyip takıldım çok çok genç olmadığını bende biliyordum
"Lara" dedi
"Efendim" dedim
" Benim gibi bir baban olsun istermiydin" dedi
Neden böyle bir şey sorduğunu anlamadığım için afalladim
"Dayı ben seni severim bilirsin" demekle yetindim babamı daha yeni toprağa koymuştum ve hemen birini babam yerine asla koymazdim babam benim birtanemdi canimdi ilk aşkımdı ve ben bütün dayanağımi toprağa koyulurken izlemiştim
O günden sonra topraklari hep kıskandım babama benden daha yakinlardi diye toprağa her basmamda babamı eziyormus gibi düşündüm

"Lara kızım nereye daldin"
Cidden dalıp gitmiştim babamı her dakika özlüyordum
"Burdayım dayı tam ayilamadim sanırım" dedim babam hakkında konuştukça ağlıyordum ve insanların karşısında ağlamaktan nefret ederdim

" Lara o gün geldiğinde benden nefret etme kızım çünkü beni asıl yıkan sebeplerden biri olur" dedi ve ayağa kalktı gidiyordu anlamadım ve tırstım niye böyle birşey dedi ne olacaktı hiç bir fikrim yoktu

"Niye öyle dedim dayı" dedim sadece bana dönüp gülümsedi ve dönüp arkasini gitti bende önüme döndüm biraz düşünüyodum su son 1 yılda başıma gelenleri hiç aklıma gelirmiydi asla köye gitmem dedigim yere geldim ve artık burda yasiyorum bütün hayatım bu köy oldu babam babam gitti benim canımın içi toprağın altında artık annemle kardeşim bana emanetler diye düşündüm

Arkamdan biri kollarıyla boynuma sarıldı bı anda korktum tam kalkicaktim

"Günaydın çimen gözlüm mis kokulum" diye konuşmaya başladı Kadir ne ara aramız bu kadar düzeldi anlamadım ve yanıma oturduğunda anlamsız gözlerle yüzüne baktım biraz incelemek istedim yüzünü güneşteki elalarini dolgun dudaklarini beyaz tenini kumral ateş gibi parlayan saçlarını derinleyici ve bu hayattaki her şeyi unutturan bakışlarını

"Noldu aşıkmi oldun yoksa" dedi dalga geçer gibi ima yerlestirdim yüzüme

" Çoook hemde ölüyorum senin uğruna gormuyormusun" dedim bi anda ciddi haline döndü

"Sakın" dedi
" Ben ilk senin uğruna sonra kendi uğruma ölürüm çimen gözlüm sen sakın ölümü kendine yakıştırma" dedi
Donup kaldım söylediklerini ilk sindirmem lazımdı

" Boşver Kadir ikimizde ölmeyelim doyasiya yaşayalim bu hayatı"
Göğüsume bı anda ağrı girdi bu aralar çok oluyordu geçenlerde yine bi anda ağrı girmişti sonra kollarım uyusmaya baslamisti nefes alamamistim ama yatağa uzaninca geçmişti kimseyi korkutmamak için birşey söylemedim ama elim refleks olarak kalbime gidince Kadir endişeli bir şekilde hemen elimi tuttu

"Lara iyimisin"
" İyiyim iyiyim yok bişey geçende olmuştu geçer şimdi" dedim çok onemsemiyordum

"Niye daha önce söylemedin"
"Böyle tepki verme diye bal Gözlü" dedim çünkü abartıp göklere cikaricakti

" Kadir sen şimdi onu bunu boşverde beni dinle bu Rıza dayının geçmişinde benden gizlediği ne var yok öğrenince benden nefret etme filan dedi noluyo" dedim
Kadir bı anda durdu yüzüme baktı dikkatli bir şekilde sanki aklinda hemen kandırmak için biseyler uyduruyomus gibi
" Bilmiyorumki" dedi

"Neyse zamanı gelince öğrenirim eğer sende bunu biliyorsan bu kaçıncı kazigin sayamiyorum Kadir" dedim belki aramız bozulmasın soyler diye ama öyle olmadı cidden bilmiyo heralde

" Büyük birşey yoktur boşver" dedi
Ayaklandım yeterdi bu kadar sohbet kadirde ayaklandi ben bizim eve gidiyorken yolun ortasında ayrıldik

2 saat sonra
Annemleri uyandırdım kahvaltımızı yaptık şimdide balkonda oturuyorduk her günkü gibi sabah Rıza dayinin dedikleri hala aklımdaydı biseyler kurcaliyordu beynimi

" Anne biz niye ben doğduğumda İstanbul'a taşındık" dedim çünkü merak ediyodum

Annem böyle bir soru beklemiyormus gibi yüzüme baktı sonra bahçeye bakmaya başladı daldı gitti

"Anne" dedim
" Geçim sıkıntısı çekiyorduk kızım sana daha iyi bakmak için" dedi beni düşündükleri için hiç bilmedikleri bir şehire taşınmışlardi

Fırından ses geldi kek pişmişti hemen bir tabağa kesip Rıza dayilara götürmeye gittim
Evde bir bağırışma vardı Rıza dayı bağırıyordu Mediha teyzeye

"Anne ben senin isteksizliklerin yüzünden hayatımı yaşayamadım benim 1 günü için canımı vereceğim hayatı başka adam yaşadı benim sevdiğimle beni sevenle" diye bağırdı

O an Rıza dayıya çok üzüldüm zaten hep onun dalıp gitmelerine çok üzülüyordum hep konuşmak istiyrodum şimdi daha iyi anladım

"Kalbindekini unutup yoluna devam edecektin Rıza hayatini mahvetmeyecektin şimdi Kemal öldu diye havvayla hayalinizdeki günleri yaşayacağınimi sanıyorsun sevindinmi Kemal öldu diye ama hatirlatiyim havvanın boyu kadar kızı var"

Nasıl yani ne diyodu bunlar kafayimi yemişti kek tabağı elimden kayıp yere düşünce herkes bana döndü Rıza dayının gözleri büyüdü Kadir arkamda duruyodu ne oluyodu burda bunlar ne konusuyo babam öldü diye sevinmek ne neyin sevgisi annem Rıza dayiyami aşıktı

Bı an göğüsümun üstüne bir agirligin çöktüğünü hissettim yine aynı şey oluyodu ama daha şiddetli basım dönmeye başladı etrafı göremiyodum nefes alamıyorum kalbim o kadar şiddetle agriyordiki kendimi yere biraktim sonrasıni bilmiyorum

___________________________

Çimenler sever toprağı...