Mukadder kitap kapağı

29. bölüm / 32

Mukadder

28.bolum

Vaveyla Yazarı: Ecrin Öz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: 28.bolum

Kadir’den devam

Lara’nın yere yığıldığı an dünya başıma yıkıldı. Bir an donup kaldım, ne olduğunu anlamaya çalıştım ama gözlerinin kapanışı… o nefes almaya çalışırken çektiği acı… her şey bir anda beynime çarptı. Koşup yanına çöktüm, yüzünü ellerimin arasına aldım.

“Lara! Lara gözünü aç… bak bana, hadi…”

Sesim titriyordu, ellerim titriyordu, ben titriyordum. Nefes almıyordu doğru düzgün, dudakları solmuştu. O an aklıma hiçbir şey gelmedi, sadece onu kaybedeceğim düşüncesi içime çöktü.

“Birini çağırın!” diye bağırdım, sesim evin içinde yankılandı.
Havva teyze çığlık attı, Rıza dayı olduğu yerde kalakaldı. Herkes konuşuyordu ama ben hiçbirini duymuyordum. Sadece Lara’ya bakıyordum.

Elini tuttum, buz gibiydi.

“Ben buradayım… bak gitme… sakın gitme…”

O an ilk defa korkmadım, parçalandım.

Ambulans geldiğinde hâlâ onun yanındaydım. Onu sedyeye alırlarken elimden çekip almak istediler ama bırakmadım.

“Ben de geliyorum,” dedim, gözlerimi ondan ayırmadan.

Hastaneye kadar geçen yol bana saatler gibi geldi. Kalp atışlarını gösteren cihazın sesi kulaklarımda çınlıyordu. Her düşüşte içimden bir şey kopuyordu.

Hastaneye vardığımızda onu hemen içeri aldılar. Kapılar kapandı.

Ben dışarıda kaldım.

Ve ilk defa… hiçbir şey yapamadım.

Dakikalar geçti mi, saatler mi bilmiyorum. Duvara yaslanmıştım, ellerim hâlâ titriyordu. Saçlarımı çekiştirdim, nefes almaya çalıştım ama olmuyordu. İçimdeki o baskı… sanki benim kalbimi de sıkıyordu.

Rıza dayı geldi yanıma. Gözleri doluydu ama bana bakamıyordu.
“Ben…” dedi ama devam edemedi.

Ayağa kalktım, yaklaştım.

“Ne demekti o söyledikleriniz?” dedim, sesim soğuktu ama içim yanıyordu. “Ne anlatıyordunuz siz orda?”

Cevap vermedi.

“Konuş!” diye bağırdım bu sefer. “Lara bunu duyduktan sonra yere yığıldı! Ne saklıyorsunuz siz?”

Mediha teyze ağlamaya başladı, Havva teyze duvara yaslandı.

Rıza dayı gözlerini kapattı.

“Gerçek…” dedi yavaşça, “çok ağır Kadir.”

“Daha ağır ne olabilir?” dedim dişlerimi sıkarak. “Kız ölümle savaşıyor içerde!”

O an sustu. Çünkü haklıydım.
Ama yine de konuşmadı.

Saatler sonra doktor çıktı. Hepimiz aynı anda ayağa kalktık.

“Kalp krizi geçirmiş,” dedi.

Dünya yine durdu.

“Yaşı genç ama… uzun süredir belirtiler varmış anlaşılan. Müdahale ettik ama durumu kritik. Şu an komada.”

Komada.

O kelime beynimde yankılandı.

Sanki biri gelip bana “geç kaldın” dedi.

Günler geçmeye başladı.
Ama ben saymayı bıraktım.

Her gün aynıydı çünkü.

Sabah onun yanında uyanıyordum, gece yine onun yanında uyuyakalıyordum. Elini tutuyordum, saçlarını izliyordum, nefes alışını sayıyordum.

Konuşmuyordu.

Ama ben konuşuyordum.

“Sana kızdım,” dedim bir gün. “Niye söylemedin? Niye tek başına yaşadın bunu?”

Cevap yoktu.

Başımı eğdim.

“Ben olsaydım… sana bırakmazdım bunu.”

Sesim kısıldı.

“Ben seni koruyamadım.”
7.gün

Sakallarım uzamıştı, gözlerim çökmüştü. Havva teyze zorla yemek getirdi ama yiyemedim.

“Sen böyle yıkılırsan o uyanınca ne yapacak?” dedi.

İlk defa o zaman düşündüm.

Ya uyanırsa?

Ve beni bu halde görürse?
10.gün

Onunla daha çok konuşmaya başladım.

“Hatırlıyor musun… bana ‘yordun’ demiştin,” dedim hafif gülerek.

Gözlerim doldu.

“Ben seni daha çok yormuşum aslında.”

Elini sıktım.

“Uyan… yine kavga edelim. Yine bağır bana. Yeter ki konuş.”

14.gün

Geceydi.

Herkes gitmişti.

Sadece ben ve o vardık.

Elini tuttum, başımı yatağın kenarına koydum.

“Ben seni seviyorum,” dedim ilk defa açık açık.

Sessizlik vardı ama ben devam ettim.

“Geç kaldım biliyorum… ama bu sefer gitmeyeceğim.”

Gözlerimi kapattım.

Tam o sırada…

Parmakları hafifçe kıpırdadı.

Önce hissettim.

Sonra irkildim.
Başımı kaldırdım.

“Lara…?”

Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

Yine hareket etti.

Bu sefer emindim.

“Lara… hadi… bak bana… ben buradayım…”

Gözleri yavaşça aralandı.

Ve o an…

Ben yeniden nefes aldım.

Lara’dan devam

Gözlerimi açtığımda her şey bulanıktı. Tavan beyazdı… burnuma keskin bir hastane kokusu geliyordu. Başım ağırdı, sanki günlerdir uyuyormuşum gibi değil de hiç uyanamayacakmışım gibi hissediyordum.

Hafifçe kıpırdadım, o an yanımda bir hareket oldu.

“Elimi… kim tutuyor?” diye düşündüm.

Başımı çevirmeye çalıştım, zor oldu ama gördüm.

Kadir.

Başını yatağın kenarına koymuş, elimi sımsıkı tutmuştu. Saçları dağılmış, yüzü solgundu… sanki günlerdir uyumamış gibiydi. O güçlü duran hali gitmiş, yerine yorgun, kırılmış biri gelmişti.

Onu öyle görünce… kalbim yine sızladı.

Elimi biraz oynattım.

Anında başını kaldırdı.

Göz göze geldik.

Bir an ikimiz de konuşamadık.

“Lara…” dedi, sesi çatallıydı. “Uyan… uyan artık diye bekledim…”

Zaten uyanmıştım ama o an gerçekten geri gelmiş gibi hissettim.

Gözlerim doldu.

“Burdayım…” dedim zorla.

O an yüzündeki ifade… hayatım boyunca unutamayacağım bir şeydi. Sanki kaybettiği bir şeyi geri bulmuş gibiydi.

Hemen ayağa kalktı.

“Doktor!” diye seslendi.

Bir süre sonra doktorlar geldi, kontroller yaptılar. Sorular sordular, cevap verdim ama aklım sürekli Kadir’deydi. O bir köşede duruyordu, gözlerini benden ayırmadan.

“Durumu iyi,” dedi doktor. “Birkaç saat içinde normal odaya alacağız.”

Normal oda.

Yani yalnız kalabileceğiz.

Odaya alındığımda içimde garip bir huzursuzluk vardı. Hem hayattaydım… hem de içimde bir şey kırılmıştı. Hatırlıyordum.

Duyduklarımı.

Rıza dayıyı.

Annemi.

Babamı.

Kalbim bu sefer başka bir sebeple sıkıştı.

Kadir sessizce içeri girdi.

Kapıyı kapattı.

Bir süre konuşmadık.

Sonra yanıma geldi, yatağın kenarına oturdu.

“İyisin…” dedi fısıldayarak.

Başımı hafifçe salladım.

Ama iyi değildim.

Gözlerim doldu, dudaklarım titredi.

“Ben…” dedim ama devam edemedim.

Kadir hemen elimi tuttu.

“Zorlama kendini,” dedi.

İşte o an tutamadım.

Gözyaşlarım bir anda akmaya başladı.

“Ben ne duydum Kadir…” dedim ağlayarak. “Onlar ne diyordu… annem… babam…”

Sesim parçalanıyordu.

Kadir’in yüzü gerildi ama elimi bırakmadı.

“Şu an düşünme,” dedi yumuşak ama kararlı bir sesle. “Şu an sadece iyileş.”

“Nasıl düşünmeyeyim…” dedim hıçkırarak. “Benim hayatım… yalan mıydı…”

Başımı çevirdim, ağlamaktan nefesim kesiliyordu.

Bir anda Kadir bana doğru eğildi.

İki eliyle yüzümü tuttu.

“Bana bak,” dedi.

Bakmadım.

“Lara… bana bak.”

Yavaşça gözlerimi ona çevirdim.

Gözleri doluydu.

“Senin hayatın yalan değil,” dedi. “Sen… olduğun her şeyle gerçeksin. Kim ne yaşamış olursa olsun… sen değişmezsin.”

Dudaklarım titredi.

“Ben çok yoruldum…” dedim fısıldayarak.

Bu sefer o dayanamadı.

Beni kendine çekti.
Başımı omzuna yasladım, ağlamaya devam ettim. O da saçlarımı okşuyordu, hiçbir şey demeden… sadece yanımda olarak.

Bir süre öyle kaldık.

Sonra yavaşça geri çekildim.

Gözlerimiz tekrar buluştu.

Bu sefer… farklıydı.

Sanki söylemediğimiz her şey aramızda duruyordu.

Kalbim hızlı atmaya başladı.

Kadir bana biraz daha yaklaştı.

“Neredeyse seni kaybediyordum,” dedi kısık bir sesle.

Gözlerim yine doldu.

“Ben de…” dedim.

Aramızdaki mesafe iyice azaldı.

Nefesini hissedebiliyordum.

Kalbim deli gibi atıyordu ama geri çekilmedim.

O da çekilmedi.

Bir an durdu… sanki izin ister gibi gözlerime baktı.

Ve ben gözlerimi kapattım.

O an dudakları dudaklarıma değdi.

Yavaş… çekingen ama bir o kadar gerçekti.

İçimdeki bütün karmaşa o an sustu.

Sanki dünya durdu.

Sadece o an vardı.
Sadece biz.

Kadir hafifçe geri çekildi ama alnını alnıma yasladı.

“Geç kaldım…” dedi.

Gözlerimi açtım.

“Ben de…” dedim.

Ama bu sefer…

Artık buradaydık.

___________________

Yorumlarda veya beğeni olarak okuduğunuzu belli edebilir misiniz çok teşekkürler 🩷

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18