MASUM MASKELER ŞİFRELİ KRALLIK

Vaveyla Yazarı: Sude Akay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: MASUM MASKELER ŞİFRELİ KRALLIK

~Keyifli okumalar~

Yazar’dan
Sonbahar yağmuru atölyenin pencerelerini dövmeye devam ederken, içeride zaman ağır, adeta süzülerek akıyordu. Tiner, kurumuş yağlı boya ve vernik kokusunun hakim olduğu loş restorasyon salonunda Begüm, ahşap tezgahın üzerine serdiği devasa tuvalin başında duruyordu.
Kartal, elini kızın narin çenesinden çekmemişti. Kömür grisi ceketinin içinden sızan ağır tütün ve pahalı odunsu parfüm kokusu, Begüm’ün tüm duyularını kuşatıyordu. Kartal’ın gözlerindeki o hırslı, sahiplenici tutku ateşi mekanı öyle bir sarıyordu ki, sıradan bir kadın bu bakışların altında eriyebilirdi.

Ancak Begüm, o maskeyi takmakta bir ustaydı.Gözlerini hafifçe nemlendirip alt dudağını büzdü. Yüzüne, fırtınanın ortasında ne yapacağını bilemeyen, tam manasıyla korkmuş ve sığınacak bir kucak arayan "küçük, masum Begüm" ifadesini oturtuverdi.

"Ama Kartal..." dedi Begüm, sesi hafifçe titreyerek. "Sen böyle 'Servet’i silip atacağım' dedikçe benim kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor. Bak, bak nasıl atıyor!"Begüm, aniden Kartal’ın elini tutup kendi göğsünün üzerine, kiremit rengi yumuşak kazağının hemen üstüne bastırdı. Kartal, kızın kalbinin o ritmik ve hızlı atışını avucunun içinde hissedince bir an bocaladı. O kadar sert ve katı dünyasından çıkıp gelen adam, bu ani ve samimi dokunuş karşısında gözlerini hafifçe kırpıştırdı. Yüzündeki o katil ciddiyeti bir saniyeliğine dağıldı.

Begüm birden yüzündeki o hüzünlü ve korkmuş ifadeyi silip dudaklarında muzip, kıkırdayan bir tebessüm açtı. Kartal’ın gözlerinin içine bakarak kıkırdadı.

"Şaka yaptım! Aslında kalbim gayet normal atıyor, sadece senin bu koca adam hallerinle dalga geçiyordum," dedi gülerek. Kartal’ın elini serbest bıraktı, arkasına dönüp fırçasını boya paletine sürdü. "Ayrıca bay çok bilmiş veliaht; senin o korumaların dükkanın önünde öyle dikildikçe müşterilerim kaçıyor. Sonra dükkan kirasını ödeyemeyince kapına dayanırım, haberin olsun."

Kartal, kızın bu ani ruh hali değişimi ve tatlı eğlenceli şakası karşısında donakaldı. Sonra göğsünden derin, pürüzsüz bir kıkırdama yükseldi. Kısa süre içinde bu kıkırdama, Kartal’ın nadir görülen o alçak ve etkileyici kahkahasına dönüştü. Elini kaldırıp Begüm’ün burnunun ucuna hafifçe, sevecenlikle dokundu.
"Demek kirayı ödeyemezsen kapıma dayanacaksın, ha?" dedi Kartal, gözlerindeki karanlık yumuşayarak. "Söz veriyorum, kapım sana her zaman sonuna kadar açık olacak Begüm. Ama o müşterilerin kaçmasına gelince... Seni izlemelerine izin vermektense dükkanın yıllık kirasını üstlenmeyi tercih ederim."

"Aman istemez, beyefendi!" dedi Begüm, elindeki fırçayı Kartal’a doğru uzatıp tehditkar ama sevimli bir edayla sallayarak. "Ben kendi paramı kendim kazanırım. Şimdi git buradan, boyalarıma odaklanmam lazım."Kartal, kızın bu şirin diklenişine karşı koyamadı. Begüm’ün şakağına uzun, sıcak bir öpücük kondurdu. "Gidiyorum. Ama Remzi dışarıda olacak."

Aynı akşamın ilerleyen saatlerinde,

Nişantaşı’ndaki operasyon merkezinde...Begüm, üzerindeki boyalı kazağı çıkarıp siyah dar bir bluz ve deri pantolon giymişti. Açık sarı saçlarını tepeden sıkı bir at kuyruğu yapmıştı. Elindeki tabletle Barlas’ın yanına geldi. Barlas, dev ekranın karşısında kahvesini yudumlarken Begüm arkasından sessizce yanaştı.Begüm, aniden Barlas’ın kulağının dibinde sertçe ellerini birbirine vurdu: PAT! Barlas yerinden sıçrayarak kahvesinden bir yudumu kazağına döktü. "Begüm! Yahu senin bu çocukça şakaların bir gün beni kalpten götürecek!"

Begüm koltuğa kurulup bacak bacak üstüne attı, kahkahalarla gülmeye başladı. "Ne yapayım Barlas? Tüm gün Kartal’a 'ay çok korkuyorum' rolü yapmaktan içim şişti. Biraz stres atmam gerekiyordu. Ayrıca kazağına kahve dökülmesi sana yakıştı, daha entelektüel bir havan oldu."Barlas peçeteyle kazağını silerken gözlerini devirdi. "Çok komik. Sen adamı parmağında oynatıyorsun, ben burada fırtına öncesi sessizliği planlıyorum. Konsey bu gece toplanıyor biliyorsun değil mi?"

Begüm’ün yüzündeki neşeli ifade bir anda silindi. Yerini o efsanevi, dondurucu Kuzgun soğukkanlılığı aldı."Biliyorum," dedi Begüm, tabletine dokunarak. "Servet Haznedar’ın hamlesinden sonra konsey çalkalanıyor. Bu gece onlara patronun kim olduğunu hatırlatacağız."Barlas sistemleri kontrol ederken hafifçe boğazını temizledi. "Bu arada Kartal’ın ekibine dair yeni veriler düşüyor. Şu 'Eren' meselesi..."Begüm kaşlarını hafifçe çattı. "Eren mi?"

"Evet," dedi Barlas, ekrana bir dosya açarak. "Kartal’ın yanına yeni aldığı genç, zehir gibi bir çocuk var. Adı Eren. Hem Kartal’ın kişisel muhafızı hem sahadaki gözü kulağı. Hatta iddiaya göre konseyde bile özel bir koltuğa oturtulmuş. Kartal onu masada kendine en yakın güç olarak konumlandırıyor. Masadaki yaşlı kurtlar Eren’in varlığından rahatsız ama Kartal’ın arkasında durması hepsinin sesini kesiyor."

Begüm ekranı inceledi. "Masa ve saha arasında güçlü bir köprü... Kartal akıllıca bir hamle yapmış. Ama bu gece o masada ne Eren’in ne Kartal’ın ne de o yaşlı baronların bir hükmü kalacak."

Gece yarısı... Büyükdere Caddesi’ndeki yer altı sığınağı...Devasa meşe masanın etrafında yeraltı dünyasının en karanlık, en tehlikeli yedi lideri oturuyordu. Masanın başında Kartal duruyordu. Yanında Hamdi Bey, sağ tarafındaki özel koltukta ise genç sağ kolu Eren oturuyordu. Eren, üzerindeki siyah boğazlı kazağı, keskin çene hatları ve delici bakışlarıyla masadaki yaşlı liderlerin huzursuz bakışlarına alaycı bir sakinlikle karşılık veriyordu.

"Servet’in adamı Cılız Tahsin hastanelik edilmiş," dedi konseyin kıdemli isimlerinden biri. "Kartal, sokaklarda kan akıyor. Bu iş uzarsa devlet tepemize biner."Eren, oturduğu koltukta hafifçe öne kaydı. "Devlet tepemize binmez Rıfat Amca. Çünkü binen ayakların kimin ayağı olduğunu biz iyi biliriz. Kartal Bey gerekeni yaptı. Servet çizgiye bastı, biz de çizkiyi silip attık.""Sen sus çocuk!" diye bağırdı Rıfat Bey. "Kartal seni yanına aldı, konseydeki o boş koltuğa oturtu diye kendini bu masanın hakimi mi sanıyorsun?"

Kartal tam lafa girecekken...

Mekandaki tüm ışıklar birden patlarcasına söndü. Havalandırmalar durdu. Masadaki bardaklar cızırdayan frekans dalgalarıyla titremeye başladı. Duvarlardaki dev ekranlar tek bir anda simsiyah oldu ve ortasında kırmızı, stilize bir Kuzgun sembolü belirdi.

Salondaki tüm baronlar panikle silahlarına sarıldı. Eren, tek bir saniyede oturduğu koltuktan fırlayıp gövdesini Kartal’ın önüne siper etti, belindeki silahı doğrulttu.Hoparlörlerden salona yayılan ses, beklenenin aksine kalın, pürüzsüz, ürkütücü derecede ağır bir erkek sesiydi. Begüm ve Barlas’ın özel yapay zeka ses dönüştürücüsü, Begüm’ün talimatlarını salona bir ölüm meleğinin emri gibi yansıtıyordu.

"Silahlarınızı indirin..." dedi Kuzgun. Sesi salondaki beton duvarları bile titretiyordu. "O çinko parçaları benim alanımda sadece birer ağırlıktan ibarettir."Kartal, Eren’in omzunu tutup onu hafifçe geriye çekti. Adımlarını masanın ortasına doğru attı, karanlıkta kırmızı sembolün ışığına baktı."Kuzgun..." dedi Kartal, sesi bir fırtına kadar alçak ve gürültülüydü. "Sanal alemden saklanıp ses tellerini değiştirmek kolay. Yüreğin varsa karşıma çık!"Kuzgun’un boğuk, ağır erkek sesi salonda buz gibi bir kıkırdamayla yankılandı.

"Karşına çıkmak mı Kartal? Ben zaten her an senin karşındayım... Yanındayım... Nefes kadar yakınındayım. Servet Haznedar denen o çöplüğü temizlemen gözümden kaçmadı. Ancak sınırlarını aşmaya kalkışırsan, o masadaki koltuklarınıza tıkandığınız kanla boğulursunuz."

Ses aniden Eren’e doğru odaklandı."Ve sen, genç adam... Eren. Kartal’ın sağında, o konsey koltuğunda oturmak seni cesur yapmaz. Sadece hedef board'undaki yerini büyütür."Eren’in çenesi kenetlendi, silahını daha da sıkı kavradı."Bu şehirdeki tek kural benim kuralımdır. Masanızı toplayın ve işinize bakın. Aksi takdirde bir sonraki toplantınızı mezarlıkta yaparsınız."

CZZZZT!

Sistem aniden geri geldi, ışıklar yandı. Salondaki yaşlı baronlar korkudan titrerken, Kartal ve Eren masanın ortasındaki boş ekrana çakılı kalmıştı.Kuzgun erkek sesiyle, tek bir kelime bile etmeden koca konseye dehşetin en saf halini tohumlamıştı.

Bölüm sonu~
Yorumlarınızı bekliyorumm~

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.