BÖLÜM 1: KUSURSUZ TESADÜF

Vaveyla Yazarı: Sude Akay

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 9Şu an: BÖLÜM 1: KUSURSUZ TESADÜF

Giriş-

Yağmur, İstanbul’un tarihi sokaklarını adeta dövüyordu. Eski bir sahafın saçakları altına sığınmış olan Begüm, elindeki restorasyon çizimlerini ıslanmaktan korumak için sıkıca göğsüne bastırdı. Dışarıdan bakıldığında; çizim tüpleriyle gezen, gözlüklerinin ardından dünyayı sakince izleyen, saçlarındaki dişlenmiş kalemin dağınık topuzunu tuttuğu, naif ve kendi halinde bir sanat restoratöründen fazlası değildi.

Tam o sırada, sokağın başından 20’ye yakın siyah, lüks cip modelleri yanaştı. Bir arabanın kapısı açıldı ve siyah takım elbisesi, karizmatik ve sert hatlarıyla bir adam indi. Adam, adımlarını Begüm’e doğru atarken bakışlarında son derece doğal, aceleci bir ifade vardı. Begüm’ün hizasına geldiğinde, "kazara" Begüm’ün koluna sertçe çarptı.

Begüm’ün elindeki çizim tüpleri ve dosyalar büyük bir gürültüyle ıslak kaldırıma saçıldı.

“Çok özür dilerim! Gerçekten görmedim, acelem vardı," dedi adam. Sesi, bir kadını anında etkisi altına alabilecek kadar ılık, güven verici ve kendinden emindi.

Hemen diz çöktü, yerdeki dosyaları toplamaya başladı. Dosyaları Begüm’e uzatırken göz göze geldiler. Adam, dudaklarına hafif, sıcak bir tebessüm yerleştirdi. Bir erkeğin bir kadına bakabileceği en büyüleyici, en hayran olunası bakışla baktı ona.

Begüm hafifçe kızarmış gibi yapıp bakışlarını kaçırdı. "Önemli değil... Ben de fark etmedim," dedi kısık ve çekingen bir sesle.

"Kendimi affettirmeme izin verin," dedi Adam, elini Begüm’e doğru uzattı ve “Ben Kartal Barkın…”cephaneliğindeki en güçlü silahı, o kusursuz centilmenliğini devreye sokarak. "Hemen karşıdaki kafede bir kahve ikram edeyim, üstelik dosyalarınızın ıslanıp ıslanmadığına bakarız?" Dedi ve kızın ürkekçe tuttuğu elini yavaş ve narince sıkarken…

Begüm tereddüt eder gibi yaptı, saatine baktı ve hafifçe gülümsedi. "Sadece tek bir kahve o zaman."

İki saat boyunca Kartal, bir kadının ruhunu nasıl okuyacağını çok iyi bilen bir avcı gibi hareket etti. Begüm’ün sevdiği müziklerden, sanata olan tutkusundan, yalnız yaşamayı sevmesinden bahsetti. Her cümle, Kartal’ın aylardır yürüttüğü istihbarat çalışmasının bir meyvesiydi. Kartal içinden gülümsüyordu: ‘Çok kolay oldu. Narin, masum ve aşka aç... Birkaç haftaya kalmaz, Yeraltındaki o "Kuzgun" denen herife giden gizli arşivi kendi elleriyle bana verecek.’

Ayrılma vakti geldiğinde Kartal, kartvizitini Begüm’ün eline tutuşturdu. Parmakları hafifçe birbirine değdi. "Telefonunuzu sabırsızlıkla bekleyeceğim, Begüm Hanım."

“Ben de... Teşekkür ederim kahve için," dedi Begüm, utangaç bir tebessümle.

Kartal, korumalarının kendisi için açtığı araba kapısına sakince yürüyerek binip gözden kaybolduktan saniyeler sonra, sokaktaki bir başka siyah camlı araç Begüm’ün tam önünde durdu.

Begüm arka kapıyı açıp arabaya bindi. Derin bir nefes aldı. Gözlerindeki gözlüğü tek hamlede çıkartıp çantasına koydu. O an, yüzündeki utangaç, narin ve masum ifade tek bir saniyede buharlaşıp yok oldu. Yerini çelik gibi sert, soğuk ve zeki bir tebessüme bıraktı. Gözlerindeki o ürkek bakış gitmiş, yerine yeraltı dünyasını diz çöktüren o tehlikeli parıltı gelmişti.

Ön koltukta oturan, geniş omuzlu, keskin bakışlı adam arkaya döndü. Bu, Begüm’ün sağ kolu, gölgesi ve can kardeşi Barlas'tı. Gözlerinin siyahlığını tamamlayan siyah saçlarıyla dahada çekici ve korkutucu görünüyordu

Barlas, elindeki tabletten Kartal’ın uzaklaşan arabasının konumunu takip ederken bıyık altından güldü.

"Ee, bizim veliaht nasıl oynadı rolünü? Sana sarılırken gözlerindeki o 'avımı yakaladım' ifadesini buradan bile gördüm," dedi Barlas, eğlenen bir ses tonuyla.

Begüm, Kartal’ın verdiği kartviziti parmaklarının arasında çevirdi, nazik ama içten gelen sesiyle “Kartal Barkın…” dedi, ardından tek bir hareketle ikiye katlayıp arabadaki çöp kutusuna attı. Çantasından özel, şifreli ve ses değiştirici modülü olan telefonunu çıkardı. "Bana çarptığı açıdan, okuduğu edebiyat alıntılarına kadar her şey tam planladığımız gibiydi Barlas," dedi Begüm, soğuk bir sesle. "Beni kandırdığını, 'Kuzgun'a giden zayıf bir halka olduğumu sanıyor." Kahverengi gözlerinde yer alan alaycı bakışla, “Planladığı şeyin arkasında tahmin edemeyeceği kadar çok sürpriz bekliyor onu.” dedi ve Barlas’a baktı.

Barlas belindeki silahı düzeltip arkasına yaslandı. "Kartal tehlikeli bir adam Begüm. Babasının mafya imparatorluğunu tek başına sırtladı. Seni o kadar kolay lokma sanması işimize gelir ama yine de başımıza belâ olmasın? İstediğimiz şeye bu kadar yaklaşmışken önümüze taş koyabilir. İstersen bu gece bitireyim işini."
Begüm başını iki yana salladı. Dudaklarında tehlikeli bir tebessüm belirdi. “Sakın. Şehrin en güçlü mafya lideri beni tavlamak için kapımda maskaralık yapacaksa, bırakalım biraz daha oynasın. Beni narin bir kuş sanıyor... Ancak kendi kurduğu bu tuzağa düştüğünde ve aslında kimin ağına takıldığını anladığında çok geç olacak." Dedi alayla…

Begüm şifreli telefonunun düğmesine bastı. Ses değiştirici devreye girdiğinde, sesi yeraltı dünyasındaki herkesin kanını donduran o mekanik, acımasız "Kuzgun" sesine dönüştü.

Yeraltının adamları, herkesi yenebilecek bir güçteyken tek yenildikleri kişinin kimliği belirsiz, daha önce hiç görmedikleri bir gölge gibi saklanan ve korunan birisi olması canlarını sıkıyordu. Kuzgun yeraltını cehenneme dönüştürüp tek kalemde bütün mafya liderlerini hizaya sokuyordu.

Kısa süren bir sessizliğin ardından Begüm "Şimdi mekana geçiyoruz Barlas. Kartal’ın babasının bölgesindeki sevkiyatı patlatın. Gündüzleri bana çiçek getirirken, geceleri Kuzgun’un ayakları altında nasıl ezildiğini izlemek çok keyifli olacak."

Begüm’ün komutuyla birlikte siyah camlı araç İstanbul’un karanlık, yağmurlu sokaklarında sessizce süzüldü. Begüm üzerindeki o naif, sade kıyafetleri saniyeler içinde değiştirdi. Üzerine vücuduna tam oturan siyah deri ceketini giydi, sarı saçlarını serbest bırakıp arkaya attı. Yüzündeki o mahcup gülümseme yerini, yeraltı dünyasının kraliçesine yakışır buz gibi bir ifadeye bırakmıştı.

Aynı dakikalarda, Kadıköy limanındaki korunaklı depoda hummalı bir çalışma vardı. Kartal’ın adamları, yurt dışından kaçak yollarla getirilen milyon dolarlık silah ve istihbarat ekipmanı sevkiyatını kamyonlara yüklüyordu.

Limanı tepeden gören bir binanın çatısında duran Barlas, kulağındaki kulaklığa dokundu. Yanında duran özel eğitimli iki adamı, ellerindeki keskin nişancı tüfekleriyle depodaki nöbetçileri hedef almıştı. "Kuzgun, hedefler görüş alanında. Kartal’ın en güvendiği adamı Remzi de depoda. İşareti bekliyoruz," dedi Barlas, soğukkanlı bir sesle…

Deponun birkaç sokak arkasında duran araçta oturan Begüm, önündeki tablette deponun güvenlik kameralarını izliyordu. Dudağının kenarıyla hafifçe gülümsedi. Kartal, gündüz bir restoratörü tavladığını sanırken, gecenin bu saatinde imparatorluğunun temellerinin sarsılacağından habersizdi.

Begüm telsizin düğmesine bastı. Mechanical ses değiştiriciyle sesi o efsanevi Kuzgun tonuna büründü: “Remzi’yi sağ bırakın. Kartal’a mesajı o götürecek. Depoyu ateşe verin." Dedi soğukkanlı bir sesle ve ardından "Emredersiniz," dedi Barlas.

Saniyeler içinde çatışma bile yaşanmadan, susturuculu tüfeklerden çıkan mermiler güvenlik kameralarını ve dejenere nöbetçileri etkisiz hale getirdi. Ardından deponun içine fırlatılan özel termit bombaları, saniyeler içinde devasa bir patlamayla binayı gümletti.

Geceyi aydınlatan turuncu alevler yükselirken, Remzi patlamanın şiddetiyle yere savruldu. Yüzü gözü kan içindeydi. Alevlerin arasından yürüyen uzun boylu, gölgede kalan bir karartı gördü. Barlas, yavaş adımlarla Remzi’nin tepesine dikildi.

Barlas, cebinden çıkardığı ve üzerinde siyah bir kuzgun tüyü sembolü olan metal parayı Remzi’nin kanlı avucuna bıraktı. “Patronuna de ki," dedi Barlas, sesi alevlerin gürültüsünü yararak. "Yanlış sularda yüzüyor. Kuzgun’u avlamaya çalışanlar, önce kendi evlerinin yanışını izler."

Bölüm sonu~

İlk bölümü nasıl buldunuz? Sizlerinde fikri varsa kurgumuza ekleyip daha heyecanlı ve aksiyonlu birşey hazırlayabiliriz.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere🫶🏻✨

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

62okunma 15beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.