7. bölüm / 10
KÜL & YANKIBölüm 6 — Kayıtta Olmayan İsim
Bölümler 10Şu an: Bölüm 6 — Kayıtta Olmayan İsim
- 1 GİRİŞ272 kelime
- 2 Bölüm 1 — Ölü Adamın Sesi639 kelime
- 3 Bölüm 2 — Viktor Moretti801 kelime
- 4 Bölüm 3 — Yanlış Daire757 kelime
- 5 Bölüm 4 — Misafir Odası780 kelime
- 6 Bölüm 5 — Üç Kısa, Bir Uzun623 kelime
- 7 Bölüm 6 — Kayıtta Olmayan İsim874 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Bölüm 7 — Babasının Oğlu1.445 kelime
- 9 Bölüm 8 — Direksiyonun Başındaki Adam1.409 kelime
- 10 Bölüm 9 — Cam Kırıkları1.783 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O akşam çalışma odasına inmediğimde kimse beni çağırmadı. Beatrice yemeği kapıya getirdi. Iris’le konuşurken sesimi biraz daha canlı tutmaya çalıştım. Sonra yapamadım.
“Eve dönmek istiyorum,” dedim.
Iris uzun süre sessiz kaldı.
“Biliyorum.”
“Orada işler nasıl?”
“Banyonun borusu hâlâ akıtıyor. Bunu kaçırdığın için üzülme.”
Güldüm. Gülüşüm biterken ağlamaya başladım. Iris bir şey söylemedi. Telefonda benimle kaldı. Gece yarısını biraz geçmişti.Uykum gelmiyordu. Yatağa uzanınca kapımızın kırılma sesini yeniden duymaya başladığım için kalkıp aşağı indim. Mutfak aydınlıktı. Viktor masada oturuyordu. Üzerinde ilk kez takım elbise yoktu. Siyah bir tişört giymişti. Sağ elinin eklemleri şişmişti. Bunu görünce kapıda durdum.
“Su alacağım,” dedim.
Yerinden kalkmadı.
Dolaptan bardak çıkardım. Soğuk suyu açtığımda borular kısa bir uğultu yaptı.
“Gidebilirsin,” dedi Viktor.
Musluğu kapattım.
“Ne?”
“Başka bir yerde kalmak istiyorsan ayarlarız. Avukatla doğrudan konuşursun. Güvenlik için kimleri kabul edeceğine sen karar verirsin.”
Ona döndüm.
“Ve kaydı bırakmamı isteyeceksin.”
“Hayır.”
“Niye?”
Viktor masadaki küçük kutuya baktı. Önce sigara sandım. Sonra içindeki gümüş renkli saati gördüm. Camının kenarı kırılmıştı.
“Çünkü burada kaldığında gördüğün her şeyin parçası olduğunu düşünmeye başladın.”
Bardağı mutfak tezgâhına bıraktım.
“Bunun bir kısmı doğru.”
“Biliyorum.”
Saati eline aldı. Başparmağı kayışın üstünde bir kez ilerledi.
“Luca’nın mı?”
Başını salladı.
“Eşyalarının arasında geri verdikleri tek şey.”
Sesi düzdü. Ama saat kutusunu kapatmadı. Masaya oturmadım. Tezgâha yaslandım.
“Kardeşin seninle çalışıyor muydu?”
“Hayır.”
“Ama sevkiyat kayıtlarına bakabiliyordu.”
“Muhasebe sistemine erişimi vardı. Okurken arada yardım ederdi.”
“Ne okuyordu?”
“Mimarlık.”
Kayıttaki ses yeniden aklıma geldi. Yirmi altı yaşında bir adam. Son cümlesini tamamlayamayan bir adam.
“Bitirmiş miydi?”
“Bu yaz bitirecekti.”
Bardağa baktım. Viktor’un da bakışını benden uzak tutması iyi geldi. Bu konuşmada birbirimizin yüzünden bir şey istemiyorduk.
“Kardeşinle en son ne zaman konuştun?” diye sordum.
“Öldüğü akşam.”
Ne söylemem gerektiğini bilmiyordum. Viktor devam etti.
“İki kez aradı. İlkinde toplantıdaydım. İkincisinde açtım.”
“Ne dedi?”
“Benimle konuşması gerektiğini.”
Saatin kayışı parmaklarının arasında gerildi.
“Ben de sabah gelmesini söyledim.”
Mutfaktaki buzdolabı çalışmaya başladı. Alçak, sıradan bir ses. Viktor saate bakıyordu.
“Bunu bilemezdin,” dedim.
Çenesi sıkıldı.
“Bildiğimi söylemedim.”
Sesinde keskinlik vardı. Dün olsa susar, uzaklaşırdım. Bu kez bardağımı aldım.
“Sen de benim teselli etmeyi pek iyi bilmediğimi artık biliyorsun.”
Viktor başını kaldırdı. Gülmedi. Ama yüzündeki sertlik birkaç saniyeliğine yoruldu.
“Anladım.”
Mutfaktan çıkarken arkamdan seslendi.
“Elena.”
Döndüm.
“Sabahki adam yarın avukatınla birlikte ifade verecek.”
“Bunu neden söylüyorsun?”
“Bilmeni istedim.”
Başımı salladım.
Bu, sabah olanları düzeltmiyordu. Yine de merdivenlerden çıkarken ilk kez onun bana bir şey göstermek istediğini düşündüm. Henüz adını koyamayacağım kadar küçük bir şeydi. Ertesi öğleden sonra kaydı yeniden açtım. East Quay’nin ortam sesini bildiğim için bazı frekansları ayırmak daha kolaydı. Konuşmanın altında kalan kısa bir bölüm daha anlaşılır hâle gelmişti. Silah sesinden yaklaşık kırk saniye önce. İkinci adam bir şey söylüyordu. Sesi yükselttim.…
Ward…
Başımı ekrana yaklaştırdım. Tekrar dinledim.
Ward bunun için…
Kapı çalındı. Viktor içeri girdiğinde yüzüme baktı.
“Ne oldu?”
“Elimde yeni bir bölüm var.”
Yanıma geldi. Kaydı açtım.
“Ward bunun için on iki yıl önce öldü. Senin daha akıllı olacağını düşünmüştüm.”
Sonra Luca:“Kızı bunun dışında tut.”
Dosyayı durdurdum. Viktor’un yüzüne baktım.
“Soyadım tesadüf olabilir.”
Cevap vermedi.
“Ward çok yaygın bir soyadı.”
“Elena.”
Benden bir şeyi sakladığını sesi söyledi. Ben henüz ne olduğunu bilmiyordum.
“Babam on iki yıl önce öldü,” dedim.
Viktor, önümdeki sandalyeye oturmadı. Masanın köşesinde hareketsiz kaldı.
“Adı neydi?”
“Siz söyleyin.”
Bir süre bana baktı. Sonra:“Thomas.” Avuçlarım soğudu. Pencerenin dışında bir martı çığlık attı. Alt katta bir kapı kapandı. Dünyanın, aynı seslerle devam edebildiğine şaşırdım. Babamı en son hastanede görmüştüm. Annem eve gideceğimizi söylemişti. Ben onun da bizimle geleceğini sanmıştım.
“Nasıl biliyorsunuz?”Viktor’un gözleri masanın üstündeki teslim formuna indi.
E. Ward.
“Luca’nın çalışma notlarında adı vardı,” dedi.
“Ne zamandır biliyorsunuz?”
Cevap bir saniye gecikti. Yeterliydi. Ayağa kalktım.
“Ne zamandır?”
“Kayıttan sonra notlarına tekrar baktım. Dün sabah eşleşmeyi gördüm.”
“Ve bana söylemediniz.”
“Emin olmak istedim.”
“Babamın adını gördünüz. Ben evinizdeydim. Bana sordunuz mu?”
Viktor sessiz kaldı. Yatağı, yemekleri, kilitlenen kapıyı, sütlü kahveyi düşündüm. Bunların hepsi bir anda başka bir şeye dönüştü.Bir tanığın sakin tutulması için yapılmış küçük düzenlemelere.
“Ben burada yalnızca kardeşinizin kaydını temizlemiyorum,” dedim.
“Ben de dosyanın içindeyim.”
“Elena, notlarda birkaç isim vardı. Babanın o adamla ilgisi olduğunu bilmiyordum.”
“Şimdi biliyoruz.”
Telefonum titredi. İkimiz de sese baktık. Bilinmeyen numara yeniden yazmıştı. Bu kez bir fotoğraf vardı. Eski bir görüntü. Tarihi sol alt köşede silinmişti. Babam, bir restoranın önünde duruyordu. Üzerinde benim hatırladığım kahverengi montu vardı. Yanındaki iki adamdan birini tanımıyordum. Diğerini tanıyordum. Viktor’un babasıydı. Fotoğrafın altında tek bir cümle vardı.
Annen sana kazayı nasıl anlattı?
Telefonu masanın üzerine bıraktım. Viktor fotoğrafı gördü. Yüzündeki ifade, ilk gece kardeşinin sesini duyduğu andakine benzedi. Yavaşça ona döndüm.
“Kardeşinin kaydındaki adamı şimdi tanıdın mı?”
Viktor cevap vermedi. Koridordan ayak sesleri geldi. Rafael kapıda belirdi.
“Viktor.”
Sesindeki tuhaflık ikimizi de ona çevirdi.
“Aşağıda biri var.”
Viktor telefonumdan gözlerini kaldırdı.
“Kim?”
Rafael bana baktı. Sonra yeniden ona.
“Vittorio.”
Viktor’un babası. Öldürüldüğü söylenen bir adam değil. Hapisteki bir adam değil. Şehirden yıllar önce ayrılmış, aile işlerini oğluna bırakmış, haberlerde yalnızca eski fotoğrafları kullanılan bir adam. Ve az önce, benim babamın ölümüyle ilgili bir kayıtta sesini duyduğum adam. Alt kattan bir erkek sesi yükseldi. Sakin, biraz yorgun. Viktor’un bütün evinin içinde rahatça yer bulan bir ses.
“Oğlum?”
Elimi masanın kenarına koydum. Kulaklıktan duyduğum sesle aşağıdaki ses aynıydı. Viktor bana bakarak kapıya yöneldi.Rafael’e tek bir cümle söyledi.
“Elena’nın burada olduğunu bilmiyor.”
Sonra kapıyı arkasından kapattı. Dışarıdan kilitlemedi. Ama ben, ilk kez o evde bir kapının kilitlenmesini istedim.
Bölüm etkileşimi
