Koku kitap kapağı

7. bölüm / 14

Koku

7. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Sadece Tugva

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: 7. Bölüm

Her şey hazırdı. Akşam olana kadar babamlardan uzak durmuş, etrafı gezdiriyor bahanesi ile Akalp'le çiftliği turlamıştık. Masaya oturana kadar sinirim kaybolmuştu ama şimdi yeniden sinirim bozulmuştu. Serpil'in ima dolu bakışları her zamankinden daha çok rahatsız ediyordu.

Akalp gitmek istediğinde durdurmuştum. Akalp, bu evden erken ayrılmam için tek fırsatımdı. Bu yüzden gitmesine izin vermedim.

"Ee, Saru? O kokuyu bulup üretebildin mi?" diye sordu Tekin amca. Serpil anlatmıştı. Amacı benimle uğraşmaştı. Kendisi gibi insanların da beni deli olarak görmesini istiyordu.

"Eğer bulamadıysan yurt dışından özel esanslar getirtebilirim. Seninle buluruz." dedi Yusuf. Tabağımda ki yemekle oynarken, "Gerek yok. Buldum." dedim umursamazca.

"Sonunda! Artık gerçek bir iş yaparsın, değil mi kızım? Mesale aile şirketinde abin ve kardeşinle çalışmak gibi?"

Babamın asla vazgeçmeyen bir tarafı vardı ve bu beni gururlandırması gerekirken, sinir ediyordu çünkü önüme aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp koymaktan sıkılmıyordu.

"Baba, parfüm üretmek de gerçek bir iş. Ben sadece parfüm satmıyorum insanlara; geçmişlerini, şu anlarını, güzel ve hüzünlü anlarını ve buna benzer her şeyi o küçücük şişelere sığdırıyorum. O küçücük şişede ki kokuyla unuttuğu anıları hatırlatıyorum belki de, bilmiyorum ama ben de gerçek iş yapıyorum."

"Uyandığında duyduğun koku peki," diye sordu Yusuf. "O ne anımsatıyor sana? Ve markası ne? Ben de merak ettim bunca zamandır."

Dudağımın iç kısmını ısırdım. Bunu onunla veya herhangi biriyle konuşmak istemiyordum. "Markayı bilmiyorum." demekle yetindim sadece.

Onlar sohbetlerine devam ederken gözüm masanın üzerinde ki telefonuma kaymıştı. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum ama burada durmak istemiyordum daha fazla. Berk, Tarık, Yusuf ve Akalp, havuzun başında oturup konuşuyorlardı. Ben ise masada babamlarla oturmaya devam ediyordum. Akalp'i o iki canavarla bırakmak istemesem de şu anda buna mecburdum. Gerçi Berk ve Tarık bir tek bana kötülerdi, ama Akalp'in arkadaşım olduğunu düşünürsek ona da kötü davranabilirlerdi. Aziz amcanın oğlu olduğunu henüz bilmiyorlardı, bilseler benim arkadaşım olmasına rağmen iyi davranırlardı. Babamın bir dönem dilinden düşmemişti, Aziz amca. Hele öldüğü ilk hafta. Her gün ama her gün onu anar ve askerlik anlarını anlatırdı.

"Ee kızım? Hayatında var mı biri?" dedi Hale teyze. O da, Tekin amca ve babam gibi Yusuf'la evlenmemi istiyordu. Yusuf gerçekten yakışıklı, komik, kibar bir adamdı ama ona karşı bir hissim yoktu. Ne yapayım yani sırf yakışıklı ve ailem istiyor diye mi evlenseydim Yusuf'la.

Gözlerimi Serpil'e dikerek, "Ben babamın biricik kızı olduğum için öyle hemen evlilik düşünmüyorum. Babam gönül rahatlığıyla benim turşumu kurabilir." dediğimde Serpil sinirlenmişti. Zaten sinirlensin diye bastıra bastıra söylemiştim.

"İkinci çocuğum olabilir ama ilk göz ağrım olur kendisi." dedi babam, elimi tutarken. Gülümseyerek Serpil'e bakmaya devam ettim. Kadehi tutan parmakları kas katı kesilmişti. İyi oldu. İki de bir Yusuf'la adımı yan yana geçirip duruyordu.

"Aa Yusuf'la evlense sanki yabancıya mı gidecek hayatım? Yusuf da bizim oğlumuz sayılır." dedi Serpil. Fesupanallah! Bu kadın akıllanmıyor aksine beni daha çok kudurtuyordu.

"Biz beraber büyüdük ya, annecim. Bu yüzden Yusuf'a o gözle bakmıyorum."

"Saru?" Akalp'in sesiyle Serpil'le bakışmamızı yarıda kesip kafamı çevirdim. "Bi' gelir misin benimle?" gözlerim hemen havuz başında ki Tarık ve Berk'e kaymıştı. Yusuf da dahil olmak üzere üçü de buraya bakıyordu.

Masadan kalktım, masadan biraz uzaklaştığımız da Akalp gülümseyerek, "Kusura bakma ama ben bu Yusuf'u sikerim." şaşkınlıkla gözlerim büyüdü. Nasıl olur da böyle gülümserken bu kadar sert konuşabiliyordu? Artık ne dediyse Akalp ilk kez yanımda sesli bir şekilde küfür etmişti.

"Ne oldu?" Akalp, sakin ve aklı başında bir adamdı. Öyle kolayca sinirlenecek bir adam değildi. "Yok bir şey. Ben gidiyorum, gelecek misin?" dedi. Kaşlarımı çatarak, "Ne oldu?" diye tekrar ettim. Bana cevap vermediği sürece ne kendisi gidebilirdi ne de ben eşlik ederdim. İkimiz de burada kalırdık.

"Geliyor mus-" sözünün bitmesini beklemeden havuza doğru yürümeye başlamıştım ki bileğimden tutarak beni durdurmuştu. "Bırak! Sen söylemiyorsan kendim öğrenirim!" dedim öfkeyle. Akalp'i buraya ben getirmiş ve kalmasını ben istemiştim. Yani Akalp benim misafirimdi ve kimse misafirimi rahatsız edemezdi.

"Sana erkek muhabbetini mi anlatayım, Saru? Bunu mu istiyorsun?"

Kollarımı göğsümde bağlayıp tek kaşımı kaldırarak yüzüne baktım anlatması için. Bu ona son kez soruşumdu yoksa beni durduramazdı.

"Saru, konuşturma be-" yeniden hareketlendiğimde kolumdan tuttu tekrardan." Seninle evleneceğinden o kadar emin ki seninle kurduğu fantezilerini o pezevenk kardeşlerinin yanında rahatça anlatıyor. Ben konuyu değiştirdikçe o konuya daha çok değiniyor, oldu mu? Öğrendiğin için rahatladın mı?"

Bu kez yüzünde gülümseme yoktu. Anlatırken bile tekrardan sinirlenmişti. Gerçekten Berk ve Tarık bir şey dememişler miydi? Bu kadar mı nefret ediyorlardı benden? Bu kadarı da fazlaydı ama.

Tebessüm ederek havuzun başında ki üç pisliğe baktım. Akalp'in sırtı onlara dönük olduğu için yüzünü göremiyorlardı.

"Gitmeden önce babamla konuşmam lazım, ama bana ayak uydurabilir misin?" söylediklerim yüzünden şaşırsa da kafasını salladı. Beraber babamların yanına sakin adımlarla ilerledik. Masaya vardığımda sandalyeye oturmak yerine ayakta durdum.

"Baba, birkaç dakika önce sen bir şey demiştin, ciddi miydin?" diye sordum gülümseyerek. Babam güldü. "Masa da çok konu döndü kızım. Söyle bakayım ne konuda ciddi miydim?"

"Evlenirsem şirketin %80'ini üzerime yapacağın konusunda ciddi miydin?" babamın oturuşu düzelirken Tekin amcayla göz göze geldiler. "Şaka yapt-"

"Sen dur, Serpil. Evet, kızım. Ciddiydim." dedi babam anında ciddileşerek. Gülümseyerek Tekin amcayla ve Hale teyzeye kısa bir anlığına bakarak arkamı dönüp buraya bakan 3 çift göze gelmeleri için el hareketi yaptım.

"Aa, sonunda dünür oluyoruz desene!" diye sevindi Hale teyze. Yusuf sağımda, Berk ve Tarık da onun yanına sıralandı.

"Normalde bunu seninle baş başa konuşup ilk haberi sana vermek isterdim baba, ama Tekin amcalar da aileden. Akalp'le uzun zamandır bir ilişkimiz var. İlişkimiz daha oturmadan, sağlamlaşmadan sana haber veremedim kusura bakma. Dün gece de evlilik teklifi ettiği için sana geri dönemedim."

Akalp'in elini tutup havaya kaldırarak salladım. Herkesin yüzüne tek tek baktım ama en sevdiğim yüz sıralamasında Yusuf, Serpil, Berk, Tarık ve Hale teyze ilk beşe girebilmişti. Yusuf'un yüzünde ki o hayret, şaşkınlık, korku ve gerilimi iliklerime kadar hissediyordum.

Babam sessizce ayağa kalktı. Hâlâ tepkisizce ikimize bakıyordu. Babama daha önce 'Bu benim sevgilim' diye kimseyle tanıştırmamışken şimdi Akalp'in sahte de olsa kocam diye tanıtmak beni germişti.

"Sen bu yüzden mi Yusuf'a hiç şans vermedin?" diye sordu. Sesi de yüzü gibi gergindi. Akalp'in elini sıkıp bıraktım ve kolumu beline sardım. "Özür dilerim baba ama ben Tarık gibi önüme gelen herkesle sevgili olup seninle tanıştırmak istemedim. Ben işi ciddiyete binmesini bekledim sizi tanıştırmak için. Ve şansa bak ki senin kan kardeşinin oğlu çıktı!" dedim sonlar da gülerek.

"Aziz amcanın oğlu mu?" dedi Berk. Şaşırmıştı. "Evet, Aziz amcanın oğlu." dedim ve babama döndüm. "Kızmadın umarım, baba. Sen hep dersin, bir iş olana kadar sessiz kal diye ben de öyle yaptım."

Babamın ciddi ifadesi sürerken kafamı Akalp'in omzuna yaslamıştım. Şu anda Yusuf'a bakmak istesem de önceliğim babamın tepkisiydi. Babam gülerek kollarını açtı. Gülümseyerek kollarının arasına girip sarıldım.

"Aziz'in yeri bende bir başkadır. Oğulları da kendisi gibi yiğit, delikanlı adamdır eminim. Öyle bir adamın öyle bir oğlu olur."

Benden ayrılıp Akalp'e de sarılırken, Yusuf'a döndüm. Yüzü kıpkırmızı kesilmişti. Demek seninle evleneceğimi düşünerek beni ağzına meze edersin, ha? Gözümde az da olsa bir değeri vardı, ama şimdi o da kaybolmuştu. Yusuf bunları konuşurken ses çıkarmayan Berk'e ve Tarık'a baktım.

"Babam düğün hediyesi olarak şirketin %80'ini üzerime geçirecek! Ne güzel bir hediye değil mi, abicim ve kardeşim?" Berk'in şalterleri atarken Serpil, oğlunun koluna dokunup sakin kalmasını söylüyordu. Berk nişanlıydı 1 ay sonra düğünü vardı. Belki evlenirse şirkette ki hissenin çoğunu üzerine alabileceğini düşünüyordu her zaman ama onun da hayallerini baltalamış olmuştum. Şu anlık.

"Düğün tarihini kararlaştırdınız mı?" diye sordu babam. Akalp, elimden tutarak, "Bunu sizinle konuşmayı daha uygun gördük, Sami amca." dedi gülümseyerek. Akalp istihbaratta çalıştığından mı bilmiyorum ama çok güzel rol yapabiliyordu.

"Ne amcası, oğlum! Artık bende senin babanım. Ama yakın zamanda evlenemezsiniz. Biliyorsun Saru, abinin düğünü var bir ay sonra."

Yalandan üzülmüş gibi yaparak, "Evet... Ama olsun, beklerim. Sonunda kocam olacak ya!" sonlara doğru gülerek Akalp'e sarıldım.

"Neden sabah söylemedin?" diye araya girdi Serpil. "Babam, Tekin amcaların da geleceğini söylediği için bu mutlu ve güzel haberi onlarla da paylaşmak istedim, annecim. Hata mı ettim yoksa?"

"Ne hatası kızım! Sizin Yusuf'la aranızda hiçbir zaman bir şey olmadı ki, hata olsun."

Gülümseyerek babama baktım. Serpil'le olan tartışmalarımda haklı olsam bile Serpil'in tarafını tutsa da, aile dışında ki kişilere karşı her zaman beni savunurdu.

"Biz artık gidelim baba. Akalp dün geceden beri uykusuz ve yorgun. Malum hem evlilik teklifi sürprizi yaptı hem de senin doğum gününde en güzel hediyeyi verebilmek için geceden yola çıktık, yoruldu sevgilim." dedim elimi yanına koyup okşarken. Babam güldü.

"Tabii gidin kızın ama sonra bu konuyu detaylı konuşacağız hem de ikinizle. Anlaşıldı mı? Bu arada oğlum seninle bir akşam çilingir sofrası kuralım. Rahmetli babanla olan geleneğimiz seninle devam etsin."

Şaşkınlıkla babama baktım. Babam asker arkadaşları dışında hiç kimse ile çilingir sofrasına oturmazdı. Berk ve Tarık'la bile. Berk öfkeyle eve doğru ilerlediğinde gülümsedim.

"Nasıl isterseniz, Sami amca."

"Daha demin uyarmadım mı seni? Baba de, baba. Şimdiden de ki dilin alışsın."

Masanın üzerinden telefonumu alarak önce Tekin amcaya ve Hale teyzeye son kez bakıp, "İyi akşamlar herkese." diyerek el sallayıp sırtımı döndüm.

Yusuf'un moraran yüzüyle kısa bir anlığına denk gelsem de yürümeye devam ettik. Akalp kolunu belime sararken, "Baştan söyleseydin müstakbel kocan olacağımı ona göre oynardım." dedi keyifle. Gülerek ona baktım. "Yine iyidin, merak etme."

Elinde tuttuğu araba anahtarılarını alarak şoför koltuğuna yöneldim. "Benim için çocukça bir oyuna dahil oldun, müsaade et de seni ben bırakayım." dedim, arabaya binerken. Kahkahası arabanın içine kadar gelirken motoru çalıştırdım. "Benim arabamla beni evime mi bırakacaksın?" gülümseyerek kafamı salladım.

"Bu arada bu oyun için sürekli buluşmamız ya da yan yana olmamız gerekmiyor. Ben babama yalanlar söyler, 1-1.5 ay sonra da ayrıldığımızı söylerim. Yeter ki abim düğün gününde içi kan ağlayarak geçirsin."

"Nasıl istersen." dedi.

Arabada ki sessizliği bir nebze de olsa yok etmek için radyoyu açarak sesini kısarak kanal arayışına girdim. Güzel bir şarkıya geldiğimde arkama yaslanıp yola odaklandım.

Aslında Akalp'i müstakbel kocam olarak tanıtmayacaktım, sevgilim olarak tanıtacaktım ama sabah babama 'normal erkek arkadaş' diye bastıra bastıra söylediğim için sevgilim olduğuna inanmazdı ama evlilik yolunda olduğumu söylersem inanacağını biliyordum çünkü ben aynı kendisi gibi bir iş yaparken, sadece o iş gerçekleştiğinde söylerdim.

Amacım orada ki herkesi sinir ve rahatsız etmekti ki bunu da başarmıştım. Berk benden önce evlense de şirketin büyük hissedarı ben olacaktım. Onun hayallerini baltalamış olmuştum. Tarık'ın da sürekli sevgili değiştirmesine değinerek, ona güven olmayacağını alttan alttan aşılamıştım babama ki ben değinmesem bile babam kendisi diyordu. Nişan evresine gelmeden artık başka bir kız bu eve gelmeyecek demişti babam, Tarık'a.

Yusuf ise... O çok başkaydı. Onunla herhangi bir samimiyetim olmamasına rağmen bir erkek ortamında, hele ki benim misafirimin bulunduğu ortamda benim hakkımda bu şekilde açık seçik konuşamazdı. Ben, Berk'e ve Tarık'a pislik diyordum ama Yusuf da en az bu ikisi kadar pislik bir adamdı. Demek ki Yusuf da çok güzel rol yapabiliyordu.

Akalp'e göz ucuyla baktığımda uyuduğunu gördüm. Tebessüm ederek önüme döndüm. Beni o ortamdan sadece kurtarmamıştı, onlara hadlerini bildirmemde de yardımcı olmuştu. Bu konuda hakkını ödeyemezdim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18