Bölümler 22Şu an: 7.BÖLÜM : SESSİZ KIRGINLIK
- 1 1.BÖLÜM : GÜLÜŞÜNÜ UNUTMA324 kelime
- 2 2.BÖLÜM : VEDA VE BAŞLANGIÇ162 kelime
- 3 3.BÖLÜM : KÜÇÜK BİR KIRILMA505 kelime
- 4 4.BÖLÜM : UNUTAMAM275 kelime
- 5 5.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA365 kelime
- 6 6.BÖLÜM : BEKLENMEDİK BAĞLAR536 kelime
- 7 7.BÖLÜM : SESSİZ KIRGINLIK659 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.BÖLÜM : YENİDEN BİR ARADA738 kelime
- 9 9.BÖLÜM : GİZLİ KONUŞMA1.368 kelime
- 10 10.BÖLÜM : SAKLANAN GERÇEKLER725 kelime
- 11 11.BÖLÜM : YENİ BAŞLANGIÇLAR853 kelime
- 12 12.BÖLÜM : YENİ BİR MELODİ1.057 kelime
- 13 13.BÖLÜM : GÖZ KAMAŞTIRAN SÜRPRİZ1.199 kelime
- 14 14.BÖLÜM : İZMİR1.572 kelime
- 15 15.BÖLÜM : SORUN1.230 kelime
- 16 16. BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ383 kelime
- 17 17.BÖLÜM : DORUK579 kelime
- 18 18.BÖLÜM : OLMASA DA OLUR782 kelime
- 19 19.BÖLÜM : KAPANMAYAN YARALAR917 kelime
- 20 20.BÖLÜM : ÖZGÜRLÜK1.304 kelime
- 21 21.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ472 kelime
- 22 22.BÖLÜM : YÜZLEŞME527 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Beğeni ve yorum atmayı unutmayın 🌸
İyi okumalar 🩷
Çisel’den
Arabadan indiğimde zile bastım. Kapıyı her zamanki gibi Aysel abla açtı, yüzünde sıcak bir gülümsemeyle “Hoş geldiniz,” dedi. Üzerinde yine klasik beyaz gömleği ve dizlerine kadar uzanan siyah eteği vardı. Saçlarını her zaman yaptığı gibi sıkıca topuz yapmıştı. Kahverengi gözlerini belirginleştirmek için sürdüğü ince siyah göz kalemi, sade ama ona özgü bir dokunuştu. Aysel abla yıllardır bizimleydi; artık bir çalışan değil, aileden biri gibiydi.
Göksel ile Aysel ablayı tanıştırdıktan sonra salona geçtik ve anneme sıkıca sarıldım. Annem bana, “Bu kim?” dercesine bir bakış attı. Göz ucuyla Göksel’e baktım. O ise sessizce evi inceliyordu. Anneme dönerek, “Anne, bu güzel kız arkadaşım,” dediğimde annemin sorun çıkarmayacağını biliyordum. Annem bana güvenir, eve herkesi getirmeyeceğimi bilirdi. Gülümsedi ve Göksel’e dönerek elini uzattı.
“Tatlım, ben Yasemin. Çisel’in annesiyim. Senin adın nedir?”
Göksel, annemin eline bakarak çekingen bir şekilde uzandı. “Ben Göksel,” diye mırıldandı. Annem hayran bir ifadeyle, “Ne güzel bir ismin var öyle,” dediğinde Göksel utangaçça elini geri çekip teşekkür etti.
Annemin gözlerine bakarak, “Berkay bana mesaj attı, Ece, Eslem ve beni ailesi yemeğe davet etmiş. Önemli bir şey konuşacaklarmış. Gidebilir miyim, sultanım?” diye sordum. Annem hemen cevap verdi: “Bebeğim, Aslı teyzen beni aradı, haberim var zaten.” Rahat bir nefes alıp anneme teşekkür ettim. “O zaman hemen hazırlanmalıyım. Göksel’le yukarıda olacağız, bir şey olursa seslen,” diyerek Göksel’le birlikte merdivenlere yöneldik.
Yukarı çıkarken Göksel’in bakışlarındaki kırgınlığı fark ettim. Annesiyle olan sorunlarını bilirken, kendi anneme onun gözü önünde bu kadar sıcak davranmış olmamın ona nasıl hissettirdiğini düşünememiştim. İçimden, “Nasıl böyle düşüncesiz olabilirim?” diye kendime kızdım. Sessizce merdivenleri çıktık.
Odamın kapısını açtığımda içerisi yoğun bir lavanta kokusuyla dolmuştu. Aysel ablanın, bu kokuyu ne kadar sevdiğimi bilerek odamı havalandırdığını anladım. Ona bir kez daha minnettarlık hissettim. Göksel odayı incelerken ben de odamın tanıdık havasını içime çektim. Duvarlar beyazdı, sevdiğim kitapların posterleri ve son zamanlarda çektirdiğim fotoğraflarımı astığım bir köşe vardı. Oda genişti , bir giyinme odası ve banyosu bile vardı.
Boğazımı temizleyerek sessizliği bozdum. “Göksel, annemle olan iletişimimiz hep böyle. Ama yanlış bir zamanlamaydı kusura bakma,” diyerek ellerimi mahcupça ovuşturdum. Göksel bana döndü, hiçbir şey söylemeden bana sarıldı. Bende ona sarıldım. Bugün ikinci sarılışıydı. Hafif parfümü burnuma doldu, sanırım beyaz çiçek kokusuydu. Geri çekilen ilk o oldu. Bana bakıp gülümseyerek, “Hayır, kusur falan yok. Annenle böyle bir ilişkinizin olması çok güzel,” dedi.
Bu kadar çabuk toparlanmama şaşırsa da belli etmeyerek, “Evet, şimdi seni hazırlamamız gerekiyor, küçük hanım! Nereden başlayalım?” diye sordu. Giyinme odasını işaret ederek, “Öncelikle kıyafet, takı ve ayakkabı seçmeliyiz,” dedim. Göksel giyinme odasına girdiğinde şaşkınlıkla etrafa bakıp, “Bu kadar kıyafeti nasıl seçiyorsun? Ben olsam bende de aynı dert olur,” diyerek güldüğünde, istemsizce ben de gülümsedim.
Yaklaşık yarım saat boyunca eğlenceli bir şekilde kombinimi tamamladık. Keşke her gün Göksel’le kıyafet seçebilsem, o kadar keyifliydi ki! Bir ara dizüstü bilgisayarımı açıp podyumda yürüyen mankenlerin olduğu bir video buldu. Pullu uzun elbisemin askısını başından geçirip parmak uçlarında manken yürüyüşü bile yaptı. Gülmekten karnıma ağrılar girerken, odadan çıktığımızda hâlâ kahkahalar atıyorduk.
Ciddileşerek ona döndüm. “Duş almam gerekiyor, yalnız sıkılır mısın?” diye sordum. “Hiç sıkılmam. Bilgisayarından bir şeyler açar, oyalanırım. Sen beni düşünme,” diyerek burnuma dokundu. Onaylayarak banyoya girdim. Ilık duşun altında biraz zaman geçirip rahatladım.
Banyodan bornozumla çıktığımda, Göksel’in yatağımın yanındaki koltukta uyuyakaldığını gördüm. Onu uyandırmamaya çalışarak saçlarımı kurutup beyaz elbisemi , kısa kot ceketimi , beyaz spor ayakkabımı giydim. Aynamın karşısında oturup hafif bir makyaj yaptım Son olarak dolabımdan beyaz bir çanta seçtikten sonra odadan çıktığımda Göksel uyanmış, duvara yaslanmış beni bekliyordu. “Bu ne şıklık, Çisel hanım?” diye takıldığında, teşekkür ederek gülümsedim.
“Sen burada ne yapacaksın? Eğer eve gitmek istersen…” diye soracakken beni bölüp, “Annem evde değilmiş, bir işi varmış. Eğer iznin olursa sizde kalmak isterim,” dedi. Yalnız kalmayacağımı öğrenmek beni mutlu etti. “Tabii ki kalabilirsin! Ama anlaşalım, gece bol bol sohbet edeceğiz, tamam mı?” dediğimde, başıyla onayladı.
Merdivenlerden inip anneme haber verdim ve evden çıktım. Berkay’ın gönderdiği yeni adresi,Mustafa amcanın telefonuna yollayıp yola koyuldum. İçimde adını koyamadığım bir huzurla arabaya bindim.
Bölüm ile ilgili düşüncelerinizi yazmayı unutmayın 🩷
Bölüm etkileşimi
