6. bölüm / 22
Kırık Yaz6.BÖLÜM : BEKLENMEDİK BAĞLAR
Bölümler 22Şu an: 6.BÖLÜM : BEKLENMEDİK BAĞLAR
- 1 1.BÖLÜM : GÜLÜŞÜNÜ UNUTMA324 kelime
- 2 2.BÖLÜM : VEDA VE BAŞLANGIÇ162 kelime
- 3 3.BÖLÜM : KÜÇÜK BİR KIRILMA505 kelime
- 4 4.BÖLÜM : UNUTAMAM275 kelime
- 5 5.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA365 kelime
- 6 6.BÖLÜM : BEKLENMEDİK BAĞLAR536 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.BÖLÜM : SESSİZ KIRGINLIK659 kelime
- 8 8.BÖLÜM : YENİDEN BİR ARADA738 kelime
- 9 9.BÖLÜM : GİZLİ KONUŞMA1.368 kelime
- 10 10.BÖLÜM : SAKLANAN GERÇEKLER725 kelime
- 11 11.BÖLÜM : YENİ BAŞLANGIÇLAR853 kelime
- 12 12.BÖLÜM : YENİ BİR MELODİ1.057 kelime
- 13 13.BÖLÜM : GÖZ KAMAŞTIRAN SÜRPRİZ1.199 kelime
- 14 14.BÖLÜM : İZMİR1.572 kelime
- 15 15.BÖLÜM : SORUN1.230 kelime
- 16 16. BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ383 kelime
- 17 17.BÖLÜM : DORUK579 kelime
- 18 18.BÖLÜM : OLMASA DA OLUR782 kelime
- 19 19.BÖLÜM : KAPANMAYAN YARALAR917 kelime
- 20 20.BÖLÜM : ÖZGÜRLÜK1.304 kelime
- 21 21.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ472 kelime
- 22 22.BÖLÜM : YÜZLEŞME527 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Beğeni ve yorum atmayı unutmayın 🌸
İyi okumalar 🩷
Göksel'den
Çisel'in ısınmam için getirdiği kafede içinde bitki çayı olan beyaz kupayı sıkıca tutuyordum. Karşımdaki bordo koltukta Çisel oturuyordu. O da bana eşlik etmek için aynı çaydan sipariş vermişti. Kafamı kaldırıp Çisel'e bakamıyordum ancak onun meraklı gözlerle beni süzdüğünü hissedebiliyordum ne de olsa birkaç saat önce tanıştığı "alelade" bir kızdım. Şu ânın yaşanabileceğini bana söyleselerdi inanmazdım. Önümdeki bitki çayımdan zor da olsa gözlerimi ayırıp Çisel'e baktım. Ona baktığımı görünce toparlandı, boğazını temizleyerek konuşmaya başladı: "Ağlıyordun, neler oldu anlatmak ister misin? Merak ediyorum çünkü yardımcı olmak istiyorum."
Çisel'in bana yardımcı olmak istediği her hâlinden belliydi. Ona "Senin kardeşim olduğunu öğrendiğimden beri bir haftadır takip ediyorum. Bugün söylemek için kütüphaneye geldiğimde bilinmeyen bir numaradan ses kaydı geldi. Ses kaydında annemin: 'Çisel'i çocuk esirgeme kurumuna bıraktığımdan beri içim içimi yiyor. Göksel de benim kızım ama Çisel'in yerini tutmuyor,' dediğinde kalbim parçalara ayrıldı. O yüzden ağladım," nasıl derim? Mecburen beyaz yalan bulacaktım. Gözlerim dolduğunda oturduğum koltukta rahatsızca hareket edip sol taraftaki camdan dışarı baktım. Çisel'in masanın üzerinden benim elimi destek olmak istermişçesine tuttuğunu gördüğümde ona baktım. Onun da gözleri dolmuştu. Ağlamamam için elinden geleni yapıyordu. Zor da olsa konuşmaya çalıştım: "Seni de üzdüm, özür dilerim. Annemle tartıştık sadece," diye kısaca yanıtladım. Üstelemesini istemiyordum.
Tam dudaklarını araladığı sırada elimi kaldırıp onu durdurdum ve özel bir mesele olduğunu belirttim. Çisel, yanındaki peçeteye gözyaşlarını silerken, "Peki o halde madem canın sıkkın," dediği sırada masadaki son model telefonu titredi. "Buna bakmam gerekiyor, kusura bakma lütfen Göksel," dediğinde, "Hayır, sorun yok, bakabilirsin," dedim. Çok ince düşünceli birisiydi. Varlıklı bir aileden geldiği de bana kıyasla giyiminden ve telefonundan belliydi.
Telefona bir süre baktıktan sonra telefonu masaya bıraktı ve yeşil gözlerini bana çevirerek konuşmaya başladı: "Bugün çok yakın bir arkadaşımın ailesi beni yemeğe davet ediyor. Eve gidip hazırlanmam gerekiyor. Kendini daha iyi hissediyorsan kalksak olur mu?" dediğinde, "Tabii olur," diye karşılık verip ayaklandım. Çisel'in koltuktan kalkmadan siyah deri cüzdanından içtiğimiz çayın ücretini fazlasıyla masaya bıraktığını gördüğümde mahcup bir şekilde masaya bakıyordum. "Ben öderim," diyemezdim çünkü yanımda hiç para yoktu. Çisel ayağa kalkıp deri ceketini ve çantasını alarak beni ahşap merdivenlere yönlendirdiğinde çıkışa doğru ilerledik. Kapı kayarak açıldığı sırada kafenin önünde siyah lüks bir arabanın bizi beklediğini gördüm. Çisel'e sorgularcasına baktığımda konuşmaya başladı. Önce karşımızdaki orta yaşlı , uzun boylu adama dönerek beni tanıttı. Daha sonra bana döndü ve konuşmaya devam etti: "Mustafa amca bizim şoförümüz.Hava soğudu. Kafede otururken bizi almasını rica ettim ve konum attım. O da beni kırmayıp sağ olsun buralara kadar geldi. Hem hazırlanmam için senin gibi güzel bir arkadaşa ihtiyacım var. Annemle tanışmanı da çok isterim. Birbirinizi çok seveceğinize eminim. Sonra istersen Mustafa amca seni eve bırakır, ne dersin?" dediğinde ne yapacağımı bilemedim. Eve gidip annemle iletişim kurmak istemiyordum, ses kaydına hâlâ kızgındım. Çisel neredeyse tüm gününü bana ayırmıştı. Şimdi de o benden yardım istiyordu. Geri çevirmem kabalık olur diye düşünerek, "Tamam olur," dedim. Şoför, kapımızı açtığında arabaya bindim. Araba gerçekten çok geniş ve lükstü. Hemen yanıma Çisel de oturdu. Bana bakıp gülümsediğinde gülümsemesinin ne kadar güzel olduğunu fark ettim ve ben de gülümsedim. Dayanmayıp elini tuttum. "Bugün için gerçekten teşekkür ederim," dedim. "Önemi yok, sen iyi ol da," diye karşılık verdiğinde araba çoktan hareket etmeye başlamıştı bile.
Bölüm ile ilgili düşüncelerinizi yazmayı unutmayın 🩷
Bölüm etkileşimi
