Bölümler 22Şu an: 22.BÖLÜM : YÜZLEŞME
- 1 1.BÖLÜM : GÜLÜŞÜNÜ UNUTMA324 kelime
- 2 2.BÖLÜM : VEDA VE BAŞLANGIÇ162 kelime
- 3 3.BÖLÜM : KÜÇÜK BİR KIRILMA505 kelime
- 4 4.BÖLÜM : UNUTAMAM275 kelime
- 5 5.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA365 kelime
- 6 6.BÖLÜM : BEKLENMEDİK BAĞLAR536 kelime
- 7 7.BÖLÜM : SESSİZ KIRGINLIK659 kelime
- 8 8.BÖLÜM : YENİDEN BİR ARADA738 kelime
- 9 9.BÖLÜM : GİZLİ KONUŞMA1.368 kelime
- 10 10.BÖLÜM : SAKLANAN GERÇEKLER725 kelime
- 11 11.BÖLÜM : YENİ BAŞLANGIÇLAR853 kelime
- 12 12.BÖLÜM : YENİ BİR MELODİ1.057 kelime
- 13 13.BÖLÜM : GÖZ KAMAŞTIRAN SÜRPRİZ1.199 kelime
- 14 14.BÖLÜM : İZMİR1.572 kelime
- 15 15.BÖLÜM : SORUN1.230 kelime
- 16 16. BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ383 kelime
- 17 17.BÖLÜM : DORUK579 kelime
- 18 18.BÖLÜM : OLMASA DA OLUR782 kelime
- 19 19.BÖLÜM : KAPANMAYAN YARALAR917 kelime
- 20 20.BÖLÜM : ÖZGÜRLÜK1.304 kelime
- 21 21.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KİŞİ472 kelime
- 22 22.BÖLÜM : YÜZLEŞME527 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar 🩷
Bölüm ile ilgili düşüncelerinizi yazmayı unutmayın 🩷
Bazı anlar vardır, nasıl hissedeceğimizi, ne yapacağımızı bilemeyiz… İşte tam da öyle bir andaydım. Karşımda duran orta yaşlı kadın, beni yıllar önce yurda bırakan kadındı. Gözlerimin içine bakıyordu. Derin bir nefes alıp gözlerini kapattığında, yanaklarından süzülen yaşlar gözüme çarptı. O an, sanki karşımda annem değil de yabancı biri varmış gibi hissettim. Bu his doğru muydu? Bilmiyordum. İçimde ona sarılmak isteyen bir yan vardı ama buna engel olmak istedim. Hızla başımı çevirip gözlerimi Deniz’e yönelttim. Şu an, onun bir tek bakışına bile ihtiyacım vardı. Göz göze geldiğimizde, o güzel gülümsemesiyle bana baktı ve etrafımdaki her şeyi unutmuş gibiydim.
Topuk sesleri masaya doğru yaklaşıyordu. Başka bir masadan sandalye çekip bizim masaya yerleşti kadın. Gerçekten hiç mi gururun kalmadı? diye düşünürken Ece sordu:
“Çisel, sen tanıyor musun bu kadını?”
Olumsuz anlamda başımı iki yana salladım. Tanıdığımı söyleseydim, açıklama yapmak zorunda kalacaktım, buna ise halim yoktu.
Gözlerimi sımsıkı kapattığımda, tüm çocukluğum gözlerimin önünden geçti. Bu, beş yaşında yurda bırakılan küçük bir kız için çok zordu. O anı beş yaşındaki Çisel yaşasaydı, eminim mutluluktan havalara uçardı. Ama ben şu an dışarıdan nasıl göründüğümü bile bilmiyordum.
Eslem kadına döndü ve sordu:
“Siz kimdiniz tam olarak?”
Kadın tam “Ben…” diyecekti ki, Göksel lafını bölüp,
“Bu benim annem. Sizinle tanıştırmak istiyorum,” dedi.
O anda bütün taşlar yerine oturdu. Herkes kocaman açılmış gözlerle Göksel’e bakıyordu. Kadının bakışları, Göksel ve benim aramda gidip geliyordu. Oyun mu istiyorlardı? Pekâlâ…
Boğazımı temizleyip Göksel’e döndüm:
“Neden annenle daha önce tanıştırmadın? Hem çok benziyorsunuz.”
Kadına bakarak ekledim:
“Üzerinizdeki yeşil bluz size çok yakışmış. Saçlarınız boya mı? Eğer doğal ise, şaşırırım vallahi,”
diye kahkaha attım. Kadın ve Göksel birbirlerine şaşkın gözlerle bakıyordu. Ice lattemden bir yudum alıp Deniz’e döndüm.
“Hayatım, kalkalım istersen. Hem bir yere uğrayacaktık, geç kalmayalım,” dedim ve gözlerimi Deniz’den ayırmadan ayağa kalktım.
Deniz dudaklarını sessizce oynatarak,
“Hayatım mı?” dedi ve çapkınca gülümsedi. Ardından arkadaşlarıma dönüp,
“Müsaadenizle,” diyerek o da ayağa kalktı.
Birlikte hızla kafeden çıkarken Deniz kapıyı benim için açtı ve çıkmama öncelik verdi. Kapıyı arkamızdan kapattığında bana dönüp,
“İyi değilsin, sormayacağım. Sana iyi gelecek bir yer biliyorum, orada konuşalım güzelim,” dedi ve alnıma küçük bir öpücük kondurdu.
Kaskımı başıma yerleştirip vizörünü kapattı. Kendi kaskını da takıp motora bindi. Bana öğrettiği gibi motora binip, kollarımı çekinmeden Deniz’in beline sardım.
꧁꧂
Masmavi denize kaç dakikadır konuşmadan baktığımı bilmiyordum. Belki saatler geçmişti, kim bilir… Ağlamam gerekiyordu belki de; hem de hıçkıra hıçkıra. Ama içimde anlamlandıramadığım bir karmaşa vardı. Göksel… Kardeşimmiş. İnanılır gibi değil. Yıllar sonra o kadın çıkıp geldi; hem de hiçbir şey olmamış gibi. Belki kendimi suçlu hissetmeliydim, belki de bağırmalı, kızmalıydım… Ama ben sadece oturmuş, dalgaları izliyordum.
Bir oyun başlatmıştım ve devamını getirecektim.
Deniz’le henüz sevgili değildik. Ama “hayatım” dememdeki amaç, o kadına bir şey göstermekti. Beni bırakıp gitmişti ama hayatım sona ermemişti. Devam edebilmiştim. Sevebilmiş, sevilebilmiştim. Bunu görsün istemiştim sadece.
Deniz’in omzuma dolanan koluyla irkildim.
“Sakin ol, ben yanındayım,” dediğinde derin bir nefes aldım.
“Anlatmak ister misin neler olduğunu?” diye sordu.
Tam itiraz edecekmiş gibi dudaklarımı aralayıp ona baktığımda,
“Bir şey yok deme, iyi olmadığını anladım,” dedi.
O an, kollarımı boynuna doladım. Ağlamaya başladım. Güçlü olmam gerekiyordu belki… Ama Deniz’in yanında, tüm gardımı indirebilirmişim gibi hissediyordum. Evimdeymişim gibi…
Bölüm etkileşimi
