Kırık Yaz kitap kapağı

5. bölüm / 22

Kırık Yaz

5.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA

Yazar: Melike

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: 5.BÖLÜM : BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA

Beğeni ve yorum atmayı unutmayın 🌸
İyi okumalar 🩷

Kızın siması tanıdık gelmiyordu. Onu ilk defa gördüğüme emindim. Üzerinde yeşil bir tişört ve siyah bir kot pantolon vardı. Uzun, dalgalı kumral saçları omuzlarından dökülüyordu. Boyunu oturduğu için tahmin edemiyordum. Ona doğru hızlı adımlarla ilerledim. Kız başını eğmiş, hıçkırarak ağlıyordu. Yanına oturduğumda beni fark etmedi. Omzuna dokundum ve usulca sordum:

"Neyin var? İyi misin?"

Başını kaldırmadan, aniden bana sarıldı. Ellerim havada donup kalmıştım. Şaşkın bir şekilde ona baktım. Ama sonra dayanamayarak ben de sarıldım. Fısıldayarak onu sakinleştirmeye çalıştım:

"Sakinleş, geçti bak. Ben yanındayım."

Sözlerimin etkili olmuş olabileceğini düşünüyordum. Ağlaması yavaşladı, biraz daha yavaşladı ve sonunda tamamen durdu. Sarılmayı ilk bitiren ben oldum. Yüzüne yapışmış saçlarını elimle nazikçe omzuna doğru ittirdim. O an gözlerime baktığında adeta duraksadım. Gözleri... Hayatımda gördüğüm en güzel mavi gözlerdi.

"Daha iyi misin?" diye sordum.

Başını hafifçe sallamakla yetindi. Elindeki buruşturulmuş peçeteyi alıp yanımdaki çöp kutusuna attım. Boğazımı temizleyip cesaretle konuşmaya başladım:

"Biliyorum, tanışmıyoruz ama anlatmak istersen dinlerim."

Zorlanarak konuşmaya başladı:

"Bir an kendimi tutamayıp sana sarıldım, özür dilerim."

Burukça gülümsedim. Bu kızın yanında kalmam gerektiğini hissediyordum. Onu mutlu etmek, benim görevim gibiydi. Elimi uzatıp hafifçe gülümseyerek tanışma faslını başlattım:

"O halde adeti yerine getirelim. Ben Çisel."

Bu kez onu gülümsetmeyi başardım. Yüzünde beliren küçük gamze o kadar hoş görünüyordu ki istemsizce içim ısındı.

"Ben Göksel," dedi ve elimi tuttu.

Adı kulağa çok hoş geliyordu. "Ne kadar güzel bir ismin var," diye mırıldandım. Göksel, mahcup bir şekilde gülümsedi. Ellerinin buz gibi olduğunu o an fark ettim. "Hemen geliyorum," diyerek masama doğru koştum.

Ders çalıştığım masadaki defterleri ve kalemleri hızlıca çantama yerleştirip fermuarı kapattım. Ceketimi aldım, görevliye başımla selam verdim ve kapıyı iterek dışarı çıktım. Göksel hâlâ bıraktığım yerde oturuyordu. Başını öne eğmiş, çaresizce ellerini ovuşturuyordu. Avuç içleri kıpkırmızı olmuştu. Yanına gidip ceketimi omuzlarına bıraktım.

Göksel başını kaldırdı ve hafifçe gülümsedi.

"Yakında bildiğim bir kafe var. İstersen oraya geçelim. Hem biraz ısınmış olursun, hava soğudu," dedim.

Göksel beni süzdü. Sonra mahcup bir ifadeyle ayağa kalktı:

"Ama sen bu tişörtle üşürsün," diyerek ceketi geri vermeye çalıştı.

Elimle onu durdurdum. "Üşümem. Üşüsem sana verir miydim, Göksel?" dedim.

O an ikimiz de ayakta duruyorduk. 1.65 boyumla onunla neredeyse aynı hizadaydım.

Bölüm ile ilgili düşüncelerinizi yazmayı unutmayın 🩷

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…