34. bölüm · Kına ve Sır(İsfad)

Kına ve Sır 34. Bölüm-Hediye

Azra 32-52

Bölümler

İso kahvaltıdan sonra hediyeleri çıkardı. Önce Atlas yanına gitti. Arabayı görünce çok mutlu oldu. Sonra İso Ayaz'ın hediyesini verdi. Ayaz kulaklığı görünce mutlulukla babasına sarıldı. Sonra oturdular ve sohbet ettiler.

Fadime:İsom canun acımayi he da?
İso:Yok Fadimem acımayi merak etma.
Oruç:Abim bu hafta evdesun. Hasta falan olma sakun bu bir ay. Mümkün olduğunca yatıp dinlen.
İso:Abi tamam.Hem Fadimem bakar bağa.
Fadime:He bakarum ben kocama.
Adil:Çocukları bu hafta sözüm var keçilere götürecem haberiniz olsun.
İso:Bir bıkmadunuz keçilerden ha.
Adil:Ula niye bıkalum keçilerden?
İso:Yok abi bişey sen merak etma.
Esme:Ablam bende sağa söz veriyrum bu hafta ne istiyisan oni yapacam sağa. Lahana sarması bile yaparum.
İso:Cansun ablam!
Fadime:İso ben gitsem?
İso:Ula nereye?
Fadime:Şey benum Furtuna konağa gitmem lazum. Bazı eşyalarum orda kaldu.
İso:Varunca haber ver ha.
Fadime:Tamam. Sizin konaktan bir isteğiniz var mi?
Oruç:Yok yenge.

Fadime çıktı. Diğerleri sohbete daldılar. Aradan 1 saat geçti. İso Fadime'yi aradı ama ulaşamadı. İçi içini yiyordu. Fakat yanında çocuklar vardı. Mutfaktaysa Adil, Oruç ve Esme vardı. Kimse Fadime'ye ulaşamadığından telaşlanmışlardı.

Adil:Oruç sen ulaşabiliy misun?
Oruç:Yok abi. Abla sen?
Esme:Bende ulaşamayrum. Açmayi telefonları. Ya bişey olduysa?
Oruç:Tamam bulacaz ama İso'ya hiçbir şey söylemek yok. Yoksa oni kimse tuta-

İso içeriye girdi. Asıl amacı su içmekti ama bu hararetli konuşmanın konusu olduğunu öğrenmek onu germişti.

İso:Ula noldi? Abi niye delleneyum ben? Niye kimse beni tutamasun?
Oruç:Abim şey yok bişey. Sen niye geldun?
İso:Su içmeye geldum bir de Fadime açmayi telefonları. Çaliyi ama açan yok. Siz ulaşabildunuz mi?
Adil:Ulaştık abim ulaştık. Merak etma.
İso:Ula benum telefonumi niye açmayi o zaman?

Adil bunu düşünmemişti. Esme hemen öne atladı.

Esme:Arabada bırakmıştur telefoni da.
İso:Tamam.

İso suyunu içti ve çocukların yanına gitti. Sonra Adil ve Oruç İso'nun yanına gitti.

Adil:İso bizum bir işimiz çıktu biz gideyruk.
İso:Ne işi ula?
Oruç:İso bugün çok soru soraysun ha. Fabrikaya gideyruk.
İso:Tamam görüşürüz.

Oruç ve Adil bu bahaneyle çıktılar ama aslında Fadime'yi aramaya gitmişlerdi.

30 dakika önce/Fadime'nin pikabı...

Fadime yolu uzatmak için başka bir yoldan konağa gidiyordu. Fakat bir anda arabanın kontrolünü kaybetti. Pikap dağ yoluna saptı ve bir kayaya çarptı. Fadime'nin çok bir şeyi yoktu sadece kafası sürtmüş, kanıyordu fakat çarpmanın etkisiyle bilinci kapandı.

Günümüz/Koçari Konağı...

İso'nun içi içini yiyordu. Fadime'nin gitmesinin ardından 2 saat geçmişti ama ne arayan vardı ne de gelen. Sonra yanına Esme geldi. Tam konuşacakken İso araya girdi.

İso:Abla Fadime nerde?
Esme:Oğlum gelir Fa-
İso:Abla 2 saat oldu! 2 saat! 120 dakika! Mesafe en fazla 20 dakikalık bir mesafe! Bak abla bişey olduysa buni bağa söylemiyisan-
Esme:Ulaşamayruz ki.
İso:Ne? Abla hani ulaşmıştınuz?
Esme:Sen rahat durmazsun diye demeduk. Adil ve Oruç oni aramaya gittuler.

İso sinirle ayağa kalktı. Canının yanmasını umursamayarak arabasını anahtarını aldı ve kapıya yöneldi.

Esme:İso dur etma yaralisun!
İso:Abla ben Fadimemi bulacam, sende çocuklara bakacaksun. Yoksa bir daha ebedi konuşmam senla!

İso koşar adımlarla çıktı. Canı yansada umursamadı. Arabayı çalıştırdı. Bir yandan arabayı kullanırken bir yandan Oruç'u aradı.

İso:Abi nerdesinuz?!
Oruç:İso deduk ya f-
İso:Abi Fadime yok biliyrum. Nerdesinuz?!
Oruç:Taş köprünün oralara baktuk ama bulamaduk. Hala taş köprüdeyuz.
İso:Geliyrum!
Oruç:İso saçmal-
İso:Geliyrum dedum bittu!

İso taş köprüye gitti. Arabadan indi ve bağırmaya başladı.

İso:Ula karum nerde?!
Oruç:Abim sakin ol bak yorulmaman lazum.