2. bölüm · Kına ve Sır(İsfad)

Kına ve Sır 2. Bölüm-Yangın

Azra 32-52

Bölümler

#Sabah saat 6.00#
(Fadime gece doğru düzgün uyumamıştır. Bir anda telefonuna mesaj gelir.)

Eyüphan:İso yangından kurtulabilir mi Fadime?

Fadime hemen cevap yazdı.

Fadime:Ne diyorsun ula sen?
Eyüphan:Bence kurtulamayacak.

Fadime donup kalır. Sonra Eyüphan yanan evin fotoğrafını atar. Kapının önü kapalıdır.

Eyüphan:Elveda İsmail Furtuna...

Fadime kalkar. Bağırmaya başlar.

Fadime:İSOOOO!!! ABİ!!!

Odadan çıktı. Bağırıyor, ağlıyordu. Sesleri duyan Adil, Eleni ve Esme Fadime'nin yanına geldiler.

Adil:Fadime? Noliği? Fadime? Bağa bak abicim noldi?
Fadime:A-abi İso! A-abi Furtuna'ya gidelum hayde nolur! Abi hızlı gidelum nolur hayde!
Eleni:Elatora Fadime bir sakin ol bre.
Esme:Fadime anlat hayde noldi?
Fadime:Ev yaniği... Abi gidelum hadi nolur!
Adil:Ne?!

Aceleyle arabaya koştular. Furtuna'ya giderken Oruç'a da haber verdiler.

~İso' nun evi
"İso'nun anlatımıyla"

Sabah kalktığımda evde bir duman kokusu vardı. Sonra odanın alev aldığını fark ettim. Nefes alamıyordum.

İso:LAN? İMDAT!

Öksürdüm

İso:KİMSE VAR MI? ABİ!

Kimse yoktu. Nefes almak çok zordu. Kapıya baktım. Yanıyordu ve kilitliydi. Bir umut kırmaya çalıştım fakat sol koluma ateş düştü. Elim yandı. Acıyla bağırdım. Kapıyı kıracak gücüm kalmamıştı. Çaresizce yere oturdum. Üst üste defalarca öksürdüm. Ciğerim sızlamaya, yanmaya başlamıştı.

~Evin önü

(Adil, Fadime, Eleni, Esme ve Oruç gelmişti. Arabadan indiler. Yanan evi gören Fadime eve doğru koşmaya başladı ama Adil onu tuttu.)

Fadime:İSO!!! Abi bırak! Abi bırak gidecem bırak!
Adil:Fadime saçmalama. Esme sen Fadime'yi tut. Eleni sen ilk yardım çantasını çıkar hazırla biz Oruç'la gidiyruz. Oruç hayde!

Adil ve Oruç kapıyı kırıp içeriye girdiler. İso' yu aramaya başladılar.

Oruç:İsooo!!!
Adil:İsoo!! Ula nerdesun İsoo!!!

Oruç İso'nun odasının kapısının kilitli olduğunu fark etti. Odanın kapısını kırdı. Sonra yerde oturan İso'yu fark etti. İso nefes alamıyordu ve eli ve kolunun bir kısmı yanmıştı. Ama bilinci açıktı.

İso:A-a-abi... Ahh!
Oruç:İso! Abicim! Burdayım geldum abim! Tamam nefes al! İyi olacaksun. Koçarii!

Oruç İso'ya sarıldı. Kardeşine bişey olacak diye çok korkmuştu. Gözünden birkaç damla yaş süzüldü. Sonra Adil geldi. Oruç'u öyle görünce içi acıdı.

Adil:İso! Oruç tamam aslanım dışarda sarılırsun kardeşine. Çıkaralum İso'yu hayde.
Oruç:Kolu yanmuş dikkat et.
Adil:Tamam hayde.

Dikkatlice İso'yu evden çıkardılar. Sonra İso'yu oturttular. Eleni direkt müdahaleye başladı Fadime İso'yu öyle görünce çok korkmuştu. Esme'ye sarılıp ağlamaya başlamıştı. Oruç'sa köşeye oturdu. Titriyordu. Gözünden teker teker yaşlar süzülüyordu. Adil ambulansı aramıştı. 5 dakikaya gelecekti. Sonra köşede korkudan tir tir titreyen Oruç'u gördü. Yanına gitti ve oturdu.

Adil:Çok mu korktun?

Adil'in sesi sert veya alaycı değildi. Sesinde bir baba şefkati vardı.

Oruç:Çok.

Adil Oruç'u kolunun altına aldı ve sarıldı. Oruç iyice titremeye, ağlamaya başlamıştı.

Adil:Tamam. Geçecek.
Oruç:Ben çok yoruldum. Ailemin günahlaruni üstlenmekten, sevduğum kızdan uzak kalmaktan, her gün İso'ya bişey olacak diye korkmaktan, İso' nun en masum olmasına rağmen hep zarar görmesundan. Çok yoruldum Koçari. İso her seferinde ölümle burun buruna geliyi ve ben engelleyemiyrum. Her seferinde korkum daha da artiyi. Her seferinde ya İso bu sefer... bu sefer kurtulamazsa diye çok korkayrum.
Adil:Anliyrum aslanım, anliyrum...

Ambulans geldi. İso'yu ambulansa aldılar. Fadime ve Oruç ambulansla, geri kalanlar Adil'in pikabıyla hastaneye gitti.