16. bölüm · Kına ve Sır(İsfad)
Kına ve Sır 16. Bölüm-Dondurma!
Adil:İso bu mektup ne?
Esme:Ne mektubu ula?
Oruç:Abim?
İso:Fatih kapıya mektup bıraktı.
Eleni:Ne!
Oruç:Bak İso bunun şakasi olmaz he.
Ayaz:Şaka değil amca ben göydum.
İso elini cebine atıp mektubu çıkardı. Herkes mektubu elden ele vererek okudu. Okuyanların yüzüyse kireç gibi oldu. Oruç kardeşinin yanına oturdu. İso'nun dizi titriyordu. Elini İso'nun dizine koydu. Fadime ise abisine sarılmıştı.
Oruç:İso, bak bu adam ayın 15'inde çıkacak hapisten. Korkma. Adamı aracılığıyla göndermuş ha bu mektubu. Germe kenduni tamam mı?
İso'nun gözleri doldu. Çünkü aklına en kötü ihtimallerden biri gelmişti; oğlunu kaybetmek... O anda İso'nun gözünden bir damla yaş düştü. Oruç hemen kardeşini teselli etmek için ona sarıldı.
Oruç:Abim tamam.
İso:Abi ya Ayaz'a bişey ederse? Yarın çıkacak hapisten.
Oruç:Edemez abim.
Fadime:Abi olmaz he da?
Adil:Olmayacak. Bu uşak düşmanluğa kurban gitmeyecek.
Ayaz babasına baktı ve aniden sarıldı.
Ayaz:Baba ağlama.
İso oğluna sıkıca sarıldı, sonra çaktırmadan göz yaşını sildi ve yüzüne tatlı bir tebessüm yerleştirdi.
İso:Ula ne ağlayacam gözüme toz kaçti da.
Ayaz:Yalancı baba.
Herkesin ağzından burukda olsa bir gülüş çıktı.
Eleni:Ayaz, arabalarla oynayalım mı?
Ayaz:Oluy.
İkisi oynarken diğerleri ciddileşti ve konuşmaya devam ettiler.
Adil:Şimdiden hazırlanmaya başlayacauk. Ben adamları sizin evin kapısına dikecem. İso kameralar çalışiyi he da?
İso'nun sesi titrek çıktı.
İso:He.
Adil:İso sakin ol. Korkmana gerek yok.
İso:Ama-
Adil:Oğluna bişey olmayacak abim.
Ayaz arkadan söze atladı.
Ayaz:Bana bişey olmaz dayı. Ben küçük atmacayım. Büyük atmaca koyuy beni.
İso:Tabii korurum.
Adil:Adamların başında Çakır olacak.
Ayaz tekrar araya atladı.
Ayaz:Amca donduyma!
Oruç:Amcam, senin canın dondurmamı çekti?
Ayaz:Evet donduyma yiyelim!
Oruç:Abi, gidelum mi?
Adil:Ayazım istemiş tabii gidecez ula!
Hepsi hazırlandı ve dondurmacıya gittiler. Herkes birer top dondurma aldı. Ayaz mutlu mutlu dondurmasını yemeye başladı. Fadime çaktırmadan tekrar onu çekti.
Esme:Maşallah paşam.
Fadime:Ayaz yavaş ye oğlum. Üşütürsün sonra.
Ayaz:Bişey olmaz ana.
İso:Hasta olacasun sonra.
Ayaz:Olmam da.
Esme:Uiyyy. Şiveni yerum senun.
Ayaz:Dayı, keçileye gidelum mi bugün? Babam da gelsun.
İso dondurmayı yerken öksürmeye başladı. Oruç sırtına vurdu.
İso:Oğlum ben gelemem.
Ayaz:Ama baba.
Adil:Ayaz biz konuştuk bu konuyu ama. Hani baban korkiyi dedu-
İso:Ula üç beş keçiden korkacak değilum.
Ayaz:Tamam gel o zaman.
Fadime:Ayaz, bak babana bişey olur.
Adil:Olmaz. Ben varum yaninda da.
Oruç:Kardeşum sende abi.
Adil:O zaman biz kalkalum.
İso:Şimdi?
Ayaz:He da baba. Şimdi.
İso:Tamam gidelum bakalum.
Adil, İso ve Ayaz ağıla gittiler. İso gerilmişti. Ayaz'ın elini sıkı sıkı tutuyordu.
Ayaz:Baba elimi bıyak hayde da.
İso:Oğlum-
Adil:Ula küçük Furtuna, bıraksana uşağun elini.
İso tedirginlikle Ayaz'ın elini bıraktı. Ayaz koşarak keçilerin arasına daldı.
İso:Ayaz uzaklaşma!
Adil:Abim, bişey olmaz ben burda büyüdüm da.
Ayaz:Baba! Gelsene!
İso büyük bir gerginlikle Ayaz'ın yanına doğru yürümeye başladı. Aklından ezildiği anıları aklına geliyordu. Sonra aniden üzerine keçiler koşmaya başladı.
