29. bölüm · Kına ve Sır(İsfad)

Kına ve Sır 29. Bölüm-Ameliyat

Azra 32-52

Bölümler

Fadime:Niye korkayum?
Oruç:Boşver Fadime.
Adil:Oruç, yavaştan yukarı çık sen. Biz sonradan geliriz.
Oruç:Tamamdır abi.

Oruç İso'nun odasının önüne geldi. Oruç'un gelmesiyle birlikte doktor ve birkaç hemşireden oluşan grup içeriye girdi. İso uyuyordu. Doktor damar yolu açmak için İso'nun kolunu tuttu. İğneyi batırırken İso acının etkisiyle uyandı.

İso:Ahh! Ula noliği? Ne yapaysun doktor bırak kolumu!
Doktor:İsmail bey kıpırdamayın damar yolu açıyorum.
İso:Ula niye açaysun damar yoluni bırak!

Hemşireler İso'yu tuttular. İso çaresizce bağırıyordu.

İso:İmdat! Abi! Yardım edin!

Oruç İso'nun bağırma seslerini duyunca hemen odaya girdi.

İso:Abi yardım et!
Oruç:İso dur!
İso:Abi noliği ya!?
Oruç:Abim kıpırdanma!
İso:Ya abi yardım et!

Doktorlar İso'ya güç bela damar yolu açtıktan sonra sedyeyle birlikte İso'yu odadan çıkardılar. İso kaçmaya çalışıyordu. Ama sesi tüm korkusunu ele veriyordu. Sesi korkudan çatlamış gözleri dolmuştu.

İso:İmdat! Bırak ula! Ya bırakın beni nolur ya!

O sırada Fadime, Esme ve Adil merdivenleri çıkmış, ameliyathaneye doğru ilerliyorlardı. İso Fadime'yi görünce bir umut bağırmaya devam etti ama gözünden yaşlar akıyordu. Fadime sedyeye doğru koştu.

İso:Fadimem yardım et! Nolur yardım et! Nereye gidiyruz bilmiyrum, ne edecekler bağa bilmiyrum.
Fadime:İsom korkma. Bak nefes alamazsın korkma.
İso:Ya söyle o zaman bıraksınlar beni. Çekin elinizi ya! Ya bırak!

Fadime sustu. Sonra Doktorlar İso'yu ameliyathaneye götürdüler. Diğerleri ameliyathanenin dışında kaldılar. Ama herkes İso'nun bu korkak ve masum halinden dolayı mahvolmuştu.

~Ameliyathanenin içi

İso debelenmeye devam ediyordu ama onu sıkı sıkı tutuyorlardı. Bir hemşire geldi. Elinde maske vardı. İso titriyordu.

İso:Bırakın beni. Yalvarırım bırakın.

Hemşire konuşmadı. Sadece maskeyi İso'ya taktı. İso gazın etkisiyle yavaş yavaş kendinden geçmeye başladı.

İso:Y-yardım edin... Abi... Fadimem...

İso tamamen kendinden geçti. Doktorlar ameliyata başladı.

~Ameliyathane kapısının önü

Fadime hüngür hüngür ağlıyordu. Oruç tekrar köşeye geçmiş, kafasını elleri arasına almış titriyor ve sessizce ağlıyordu.

Fadime:Çok korktu! Benum yüzümden çok korktu!
Esme:Yengem bak ağlama hayde.
Fadime:Ya bişey olursa benum yüzumden?
Esme:Olmayacak yengem söz veriyrum olmayacak.

Öbür tarafta Adil Oruç'un yanına oturmuştu. Kolunu onun omzuna atmıştı.

Adil:Abim
Oruç:Abi çok korkuttuk oni ya...
Adil:Evet çok korktu.
Oruç:Bişey olursa ölürüm. Harbi harbi ölürüm.
Adil:Yok. Sen de İso da uşaklarınız için yaşayacaksınız.

Aradan saatler geçti. Fadime geçen sürenin farkında bile değildi. Ona asırlar gibi gelmişti. Sonra ameliyathane kapısı açıldı. İçeriden sedyeyle İso çıktı. Fadime ve Oruç ayağa kalktı ve sedyenin başına gittiler.

Fadime:İsom...
Oruç:Abim...

Sonra sedyeyi odaya götürdüler. Doktor Oruç ve Fadime'nin yanına geldi. Adil ve Esme de gelince doktor konuşmaya başladı.

Doktor:Ameliyat çok başarılı geçti. İsmail bey bu hafta misafirimiz. Ama gelecek haftalarda iyi bir bakım lazım. Ayrıca bu bir aylık süreçte kendini asla yormamalı. Çünkü ciğerleri daha yeni yeni toparlanıyor.
Fadime:Görebilir miyiz?
Doktor:Tabii. Birkaç dakikaya uyanır.

Oruç, Fadime, Adil ve Esme İso'nun odasına girdi. İso dahaca uyanmamıştı. Fadime kocasının saçlarıyla oynamaya başladı. Sonra İso gözlerini halsiz bir şekilde gözlerini açtı. İso ailesini başında görünce ilk sevinsede onu kurtarmaya çalışmadıkları için öfkelendi.

İso:Noldi ölmedum mi diye bakmaya mı geldinuz?!