3. bölüm · Kına ve Sır(İsfad)

Kına ve Sır 3. Bölüm-Hastanedeki Korku

Azra 32-52

Bölümler

~Hastane
(İso'yu ameliyata almışlardı. Herkes darmadağındı. Oruç ameliyata girmek için ısrar etmiş ama almamışlardı. Sandalyelerden birine oturmuş titriyordu. Eleni Oruç'un yanına oturmuş, onu teselli etmeye çalışıyordu. Esme de Oruç'un diğer yanına oturmuş ağlıyordu. Adil'se Fadime sakinleştirmeye çalışıyordu. Fadime en perişanlarıydı. Durmadan ağlıyordu.)

Adil:Tattaram ağlama artık. Bak iyi olacak İso.
Fadime:Ama abi kolu...
Adil:İyileşicek abicim. İyileşince gene kolunu omzuna atıcak da.

Eleni'yse kimi teselli edeceğini şaşırmıştı.

Eleni:Esme ağlama. Bak ben söz veriyorum iyileşecek İso ama ağlama.
Esme:Tamam. Tamam ağlamayacam ama çok korkayrum.
Eleni:Evet böyle ağlamak yok. Oruç sende sakinleş.
Oruç:Olmayi Eleni. B-ben çok korkayrum.
Eleni:Ya oruç hatırla. İso hep nediyo? Şey "La bizi kim alabilir?" diyo bak ağlama hadi. Bişey olmayacak İso'ya.

Oruç Eleni'nin dedikleriyle birlikte İso'ya bişey olma ihtimalini düşünüp daha kötü oldu.

Eleni:Oruç gel bir dışarı çıkalım istersen.
Oruç:Yok.
Eleni:O zaman kendini biraz topla.
Oruç:Tamam.

Yarım saat sonra doktor çıktı.

Doktor:İsmail Furtuna'nın yakınları sizler misiniz?
Fadime:Biziz. Eyi mi?
Oruç:Doktor bey kardeşim nasi?
Doktor:Merak etmeyin kendisi iyi. Sadece akciğerinde hasar var. Kendini bir süre yormaması lazım.
Esme:Kolu?
Doktor:Gerekli müdahaleyi yaptık. Sargıya aldık. Bir adet yanık kremi yazdım onu sabahları sürün.
Fadime:Görebilir miyuz?
Doktor:Birazdan odaya alıcaz. Dilerseniz görebilirsiniz.

Doktor gitti. Herkes derin bir nefes verdi. Fadime Eleni'ye, Adil Esme'ye sarıldı. Oruç'sa tekrar köşedeki yerine oturuyordu. Korkuyu ve şoku atlatamamıştı, titriyordu. Adil Esme'den ayrıldı. Oruç' un yanına gitti.

Adil:Eyi misun?

Adil elini uzattı. Oruç elini tutup kalktı ve Adil'e sarıldı.

Oruç:Sağol Koçari.

İso odaya alındı. Odaya önce Oruç girdi. Sandalyeye oturdu.

İso:Abi.
Oruç:Abicim.
İso:Ağladun mi sen?
Oruç:He ağladum. Çok korkuttun ula beni.
İso:La bizi kim alabilir ya?
Oruç:Biz burdayız.
İso:Fadime gelmedu. He da?
Oruç:Gelmedu. Benden sır saklayan adam umrumda olmaz dedu.

Bu sözler İso'nun içine oturdu. Sonra kapı yavaşça açıldı. Fadime içeriye girdi. İso onu görünce neler olduğunu hatırlayıp mutlu olmayı kendine hak göremesede içinde kelebekler uçuyordu. Oruç ikisini baş başa bıraktı ve odadan çıktı.

Fadime:İsom...

İso'nun gözünden bir damla yaş süzüldü. Fadime İso'nun yatağının yanındaki sandalyeye oturdu ve İso'nun göz yaşını sildi.

Fadime:Ağlama.
İso:Özür dilerum.
Fadime:Asıl ben özür dilerum. Sağa kızmamalıydum. Seni tek bırakmamalıydum.

İso'nun sargılı koluna baktı.

Fadime:Aciği mi?
İso:Yok.
Fadime:Yalancı.
İso:Tamam. Çok aciği ya.
Fadime:Nefes alabiliği misun?
İso:Yok. Nefesimi kesiyisun.
Fadime:İso!
İso:Tamam tamam. Alabiliyrum.
Fadime:Çok korktum.
İso:Korkma. Ben sağa söz verdim. Ne mapus, ne mezar, ne boşanma diye.
Fadime:Tamam.
İso:Fadimem evi kim yakti?
Fadime:Sonra konuşsak.
İso:Tamam. Ne zaman geçecez eve?
Fadime:Ev kalmadı ki İso.

Güldüler. Sonra İso dikelmeye çalıştı ama kolu sızladı.

İso:Ahh!
Fadime:Eyi misun? Dur bekle.

Yastık getirip İso'nun arkasına dikkatli bir şekilde koydu.

İso:Teşekkür ederum.
Fadime:Rica ederim. İso, abin çok korkti senun içun.
İso:Gördum. Sen?
Fadime:Ne ben?
İso:Sen korktun mi?
Fadime:Dedum ya. Çok. Çok korktum.
İso:Fadime cidden ne zaman çıkacauk hastaneden ya?
Fadime:Yarın dedu doktorlar.

İçeri hemşire girdi. Çorba getirmişti.

Fadime:Siz bağa verebilirsinuz.

Hemşire çorbayı verip çıktı. Fadime bir kaşık çorba aldı. Üfledi ve İso'ya uzattı.

Fadime:Aç bakalum ağzuni kılçuk kocam.
İso:Fadime hiç yiyesim yok.
Fadime:İso olmaz yemen lazum hayde.
İso:Sen ye ben yemeyecem.
Fadime:Yesene Furtunacuk!

İso en sonunda teslim oldu ve çorbayı içti. Sonra İso uyudu. Fadime'yse İso'yu izlerken uyuyakaldı.