6. bölüm / 14
KİMSİN YA SEN ? ( Yarı texting)3. Bölüm
Bölümler 14Şu an: 3. Bölüm
- 1 Tanıtım14 kelime
- 2 1. Bölüm497 kelime
- 3 2. Bölüm511 kelime
- 4 3. Bölüm505 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 4. Bölüm308 kelime
- 6 5. Bölüm592 kelime
- 7 6. Bölüm583 kelime
- 8 7. Bölüm457 kelime
- 9 Cenko3 kelime
- 10 8. Bölüm778 kelime
- 11 9. Bölüm465 kelime
- 12 10. Bölüm374 kelime
- 13 11. Bölüm386 kelime
- 14 12. Bölüm1.024 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün okulda her şey normal gibi görünüyordu ama aklım hâlâ o mesajlardaydı. Öğle arasında bahçedeki bankta oturmuş, Dila'yla test sonuçlarını inceliyorduk. Tam o sırada telefonum cebimde titredi. Numara dünkü gizli numaraydı.
053..: Numaramı sildin mi? Orda mısın hey Beren.
Dila'ya belli etmemeye çalışarak hızla yazmaya başladım.
Ben: Siz benim numaramı silmediniz mi?! Hani yanlışlık anlaşılmıştı?
053...: Numara silmek gibi bir alışkanlığım yoktur. Yanlışlık Akif konusunda anlaşıldı, seninle ilgili hâla devam ediyor.
Ben: Beyefendi lütfen rahat bırakın beni. Benim YKS sınavım var, ders çalışmam gerekiyor. Gerçekten polise gideceğim artık!
053..: Polise gitmen benim için bir şeyi değiştirmez küçük hanım. Ama dürüst olayım dün geceki o hallerin, Akif Reis diye dalga geçmelerin... Oldukça eğlenceliydi.
Ben: Eğlenceli mi? Ben orada korkudan ölüyordum yalnız! Hem madem Akif olmadığımı anladınız, neden hâlâ yazıyorsunuz?
053...: Belki de o sert dünyamın içinde ilk defa beni bu kadar güldüren biriyle karşılaşmışımdır. Bu arada, numaramı tekrar kaydetmek istersen... Gölge diye kaydedebilirsin.
053... kişisi GÖLGE diye kaydedildi.
Ben: Adın yok mu senin?
Görüldü. Yazıyor...
Gölge: Var da şimdilik bilmemen senin için daha güvenli.
Ben: Hmmm...
Tam o sırada Dila bana dirsek attı. "Kızım neye bakıp bakıp sırıtıyorsun sen telefonda öyle? Yanakların da alev aldı."
"Hiç..." dedim telefonu hızla saklayarak. "Komik bir video izliyorum da..."
Telefon elimde tekrar titredi.
Gölge: Belli mi olur, belki bir gün matematik formüllerinden daha ilginç şeylerden konuşuruz.
Gölge’nin attığı o son mesajı okurken kalbimin göğüs kafesimi zorladığını hissetim. "Beren, sen kesinlikle bir şeyler karıştırıyorsun," dedi Dila şüpheci bir ses tonuyla. "Dökül bakayım, dünkü o mafya şokundan sonra kafayı mı yedin?"
"Ay yok artık Dila!" dedim sesimi normal tutmaya çalışarak. Neyse ki o sırada zil çaldı da dersin coğrafya olması kurtarıcım oldu.
Hızla sınıfa geçtik. Sıraya geçip oturduğumda dayanamayıp telefonu sıranın altından çıkardım.
Ben: Matematik formüllerinden daha ilginç ne olabilir ki? Mesela gizemli mafya babası taklitleri mi? 😂
Görüldü. Yazıyor...
Gölge: Taklit olmadığını dün sabah gayet iyi anladığını sanıyordum, küçük hanım. Ayrıca ben mafya babası değilim, o çok eski bir konsept.
Ben: Ah, pardon. Yeni nesil sevkiyat koordinatörü falan mı demeliyim? Müteahhit misiniz yoksa?
Gölge: Meraklı olman hoşuma gidiyor. Ama fazla merak lise hayatını erken bitirebilir, dersine odaklan. Şimdi telefonu kapat, hocan sana doğru bakıyor.
Gözlerimi hızla telefondan kaldırıp tahtaya diktim. Coğrafya hocası gerçekten de tam benim olduğum sıraya doğru yürüyordu! Panikle telefonu cebime tıktım. Bir dakika... Gölge hocanın bana baktığını nereden biliyordu?
Dehşet içinde kafamı sınıftan dışarı, okulun bahçesine doğru çevirdim.
Bizim sınıf ikinci kattaydı ve bahçe net görünüyordu. Bahçenin dışındaki demir parmaklıkların hemen yanında, siyah takım elbiseli adamlar duruyordu ve içlerinden biri telefonu kulağında bana bakıyordu! Meğer Gölge adamlarını okulumun çevresine göndermiş, beni uzaktan izletiyordu ve adamından aldığı canlı bilgileri bana mesajla yazıyordu!
Telefonum cebimde titredi.
Gölge: Bahçeye bakmayı bırak da dersini dinle, Beren Hanım. 😉
Coğrafya hocası tam önümde durdu. "Beren, evladım, haritaya bakarak mı coğrafya öğreneceksin yoksa o sıranın altına sakladığın şeyden mi?" dedi.
"Yok hocam, ne alakası var, yer şekillerine bakıyordum içim geçmiş," diye saçmalayıp kurtulmaya çalıştım. O an anladım ki, hayatımın hatası olan o iki ters rakam, beni hayatımın en tuhaf ve tehlikeli çıkmazına sürüklüyordu.
