11. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Su Baloncuğu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: 11. Bölüm

O bir hafta hayatımın en hızlı ve en ruhsuz haftasıydı. Babamın talimatıyla vize işlemleri jet hızıyla halledilmiş, Londra'daki konaklayacağım yer ve üniversite kayıt adımları tamamlanmıştı.
Evin içinde valizler, kıyafetler ve evraklar uçuşuyordu ama benim ruhum çoktan çekilmiş gibiydi. Dila ile saatlerce sarılıp ağlamıştık.
Uçuş günü gelip çattığında havalimanına babam, annem ve tabii ki Cenk ile gittik. Babam bana uzun uzun sarıldı, annem gözyaşlarına boğuldu. Sıra Cenk’e geldiğinde, babamın yanında sadece resmi bir el sıkışması yaşandı.
"Yolun açık olsun Beren Hanım. Başarılar dilerim," dedi Cenk. Bakışları yine o duygusuz, geçilmez duvarın arkasındaydı.
"Sağ ol Cenk," dedim. Sesim fısıltıdan farksızdı.
Pasaport kontrolünden geçip bekleme salonuna yürüdüm. Her adımda kalbimden bir parça geride kalıyor gibiydi. Uçağa bindiğimde pencereli kenara oturdum. Telefonumu uçak moduna almadan hemen önce son kez ekrana baktım. Hicbir şey yoktu.
Derin bir iç çekip gözlerimi kapattım. Dev jet motorları gürültüyle çalıştı, uçak pistte hızlandı ve İstanbul’un ışıkları ayaklarımın altında küçülmeye başladı. Hayatımın yeni ve yabancı dönemi başlamıştı.
...
Londra’ya indiğimde hava kapalı ve yağmurluydu. Oturacağım küçük daireye yerleşmem, odayı düzene sokmam saatlerimi aldı. Yorgunluktan bitap düşmüş bir hâlde yatağa uzandım. Yabancı bir şehrin sessizliği odanın içine çökmüştü.
Telefonumu elime aldım ve internete bağlandım. Mesaj kutum Dila’nın panik dolu, annemin ise kaygılı mesajlarıyla doluydu. Hepsine tek tek "İndim, iyiyim" yazdıktan sonra tam ekranı kapatacakken, WhatsApp'tan yeni bir bildirim düştü.
Aylardır sessiz duran, en alta gömülmüş o sohbet en üste çıkmıştı.
Cenk: Gökyüzü bile buradakinden daha gri duruyordur şimdi oralarda, değil mi küçük hanım?
Gözlerimin dolmasına engel olamadım. Hızla klavyeye sarıldım.
Ben: Yazacağını biliyordum.
Cenk: Söz konusu sensen, kontrol etmek alışkanlık oldu. Dairene geçebildin mi? Güvende misin?
Ben: Evet, yerleştim. Ama burası çok soğuk Cenk. Hem hava hem şehir... Bana verdiğin o sözü tutun yani, beni kendi ellerinle bu uçağa bindirdin.
Görüldü... Yazıyor...
Cenk: Seni o uçağa bindirmek, hayatımda yaptığım en zor şeydi Beren. Ama o dünyadan uzaklaştığın için ilk defa rahat bir nefes aldım.
Ben: Peki ya biz? Buradan sadece mesajlaşacak mıyız?
Cenk: Mesafeler , bazı şeyleri değiştirmeye yetmez. Ben hâlâ buradayım, sen de oradasın. Ama o yanlış numaranın getirdiği her şey... Hâlâ benimle. Derslerine odaklan, Londra'yı keşfet. Ve unutma, saat farkı ne olursa olsun, bir mesaj kadar uzağındayım.
Ben: İyi ki o gün son iki rakamı yanlış yazmışım Gölge Bey.
Cenk: İyi ki yanlış yazdın, küçük hanım. İyi ki... Şimdi uyu, yarın yeni hayatının ilk günü.