Kayıp miras kitap kapağı

4. bölüm / 8

Kayıp miras

2

Vaveyla Yazarı: beyza .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 2

2. BÖLÜM

Parka geldiğinde karşıdan Eylül'ün de geldiğini gördü. "Merhabalar efendim." Dedi gelen Eylül, el sıkışma haraketlerini yaptılar. "Eylül, gel önce bime gidelim sonra sana önemli şeyler anlatıcam." Bime doğru yürümeye başladılar. "Ne oldu korkutma beni." "Bence korkmalısın küçük kız."
Çiğköfte ve ayran alıp masalardan birine geçtiler. "Şimdi başlıyorum, ama lütfen dalga geçmeden dinle.." Antika dükkanından ve hikayeden bahsetti. "..İşte öyle, yani bir hazine var anladın mı?" "Şimdi onu bulalım falan deme de." "Tam olarak onu dicem."
Beyza ayağa kalktı. "Bak bir düşünsene, hayatını kurtaracak bir paran olacak. Bak eğer bu hazineyi bulursak ne okumaya gerek kalır ne de başkasının işinde çalışmaya."
"İyi diyorsun hoş diyorsun da nasıl yapıcaz onu." "Bilmiyorum ama bak o sandığı bulursak haritayı buluruz, oradan da hazineyi buluruz. Tarihe geçeriz amk!" "Bilmiyorum ya çok tehlikeli, o kadar hazine avcısı yapamamış biz mi yapıcaz?"
"Ya imkansız gibi geliyor evet ama neden olmasın, sen tamam dersen buradan Kübra'yı alıcaz sonra bir şekil ayşe ve şevvali de alarak hazineyi kovalicaz." "Annem de bu plana bayılır."
"Ya bir kere kendi adına karar ver!" Omzundan tuttu. "Bak evet hayati tehlikesi var mı var, zor mu evet belki de böyle bir şey yok bile ama denemekten ne kaybederiz, hazineyi bulursak neler yapabileceğimizi bir düşünsene.. Ne YKS'ye gerek kalır ne de iş bulmaya, birlikte yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki Eylül sadece bir düşün!" Arkasına dönüp derin bir nefes aldı. "Parayı bulduk diyelim, nasıl harcamayı düşünüyorsun?" "Bilmiyorum hiç o kadar param olmadı ama, önce biraz ailelerimize veririz evlatlık vazifesi. Sonra herkes fikrini söyler ortak bir karar veririz, yani ister bölüşürüz ister ortak hesap açar oraya koyarız."
Eylül'ün yanına oturup elini omzuna attı. "Düşünsene o hayalimizdeki kafeyi açar işletiriz, bir ev tutarız denize yakın ve bir tekne. Daha sonra o parayı ye ve eğlen. Haberlere çıkar ünlü bile oluruz, yüzyıllık tarihi eseri bulan 5 genç!" İkisi de güldü. Beyza ayağa kalktı.
"Sensiz yapamam bunu. Bir kere sorucam," Elini uzattı. "Var mısın?"
"Annem kafayı yiyecek."
"Benimki de." Eğilip kıza yaklaştı. "Ama parayı görünce tüm siniri geçer." Eylül gülümseyerek Beyza'nın havadaki elini sıktı. "Ne olacaksa olsun!"
"İşte bu be! Gel buraya!" İkisi el sıkışmalarını yapıp sarıldılar. "Şimdi ne yapıyoruz?" Diye sordu Eylül. "Gidip Kübra'yı alıyoruz, daha sonra bir yolunu bulup Ayşe ve Şevval'i."
"Kübra'yı arıyorum." Dedi Eylül. Bu sırada otobüs durağına ilerlediler. "Alo, birazdan Beyza'yla millete gelicez sende gel.... tamam... görüşüz."
.
Millete geldiklerinde havuzun karşısında oturdular, yanlarına Kübra da geldi. Beyza aynılarını ona da anlattı.
"Bence siz ikiniz kafayı yemişsiniz amk gerçek değildir bu, hadi gerçek olsa biz nasıl bulalım? Sen daha reşit bile değilsin Eylül!"
"Ya oraları karıştırma." Diye kızdı Eylül. "Eylül haklı boşver onun yaşını sen ablamızsın işte." "Hadi ben geldim diyelim Ayşeyle Şevvali birini Ordu'dan birini Tokat'tan nasıl getiricez?"
"Ne biliyim her şeyi bana sormayın amk!" Diye bağırdı Beyza.
"Planı sen yaptın amk!" Diye bağırdı Eylül'de.
"Sende kabul ettin amk!" Sonlandırdı Kübra.
Bir süre herkes sessiz kaldı. "Tamam, bunun dönüşü yok. Evlere gidince grubu görüntülü arayalım Ayşe ve Şevvale haber verelim. Bu süreçte herkes ailesini karşısına alacak zaten, onlar da gideceğimiz yere bilet alır."
"İyi hoş diyorsun da bizim ailemiz daha İstanbul'a izin vermiyor hazine aramaya neresi olduğu belli olmayan yere mi izin verecek."
"Hazine için değer bence. Hiçbiri izin vermeyecek ama bunun için değer." Beyza ayağa kalkıp Kübra'ya elini uzattı. "Sensiz yapamam Kübra, var mısın?"
"Allah kahretsin amk varım!" Elini sıktı. Üçü birbirine sarılınca hava kararana kadar sohbet ettiler. Evlere dağılınca Kübra grubu aradı ve anlattılar..

"Ben gelmem amk Beyza yine bir şeye heveslenmiş sizde uyuyorsunuz dizi mi çekiyoruz ne hazinesi?"
"Ayşem bak bu heves değil gerçek, gösterdim her şeyi işte."
"İnanmıyorum ben bu şeylere hepsi efsane, hayatımızı tehlikeye atmaya değmez."
"Bir oda dolusu altın hayal et, küvetini bile altın yaptırırsın." dedi Kübra diğerleri güldü.
"Yok eksik olsun altın küvet."
"Şevval sen ne diyorsun?" Diye sordu Eylül.
"Ben mi? Sizin kıçınızı kollicak ve sizi koruyacak biri lazım o yüzden ben varım." "Sen mi koruyacaksın bizi?" Diye sordu Kübra alayla. "Evet cnm ben koruycam, sizi tek bırakmaya gelmez. Ama bu işi yanımızda gülbahçem olmadan yapamayız."
Hepsi ekrandan en masum ifadelerini takındılar. "Ayşe bak biz bu yolda ölürsek çok üzülürsün he." "He üzülmemek için bende geleyim bende öleyim dimi Eylül."
"Ayşe kadroyu bölme hadi, birimiz hepimiz için demedik mi?"
"Ben sizi nereden buldum arkadaş ya!"

...

Ekip böylece tamamlanmış olmuştu, sıradaki şey ise o sandığı alan yabancıyı bulmaktı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.