9 bölüm intikamın kokusu

Vaveyla Yazarı: Meryem Simsek

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 9 bölüm intikamın kokusu

9. BÖLÜM:
Yağmur, İstanbul’un karanlık sokaklarını döverken siyah camlı Soykan konvoyu liman bölgesine doğru hızla ilerliyordu. Miran, göğsündeki dikişlerin sızısına aldırış etmeden elindeki silahın şarjörünü kontrol etti. Yanında oturan Ayla’nın bakışları ise camdan dışarıya kilitlenmişti; elleri kenetlenmiş, duruşu bir milim bile esnememişti.
"Orada neyle karşılaşacağımızı biliyorsun, değil mi Ayla?" dedi Miran, sesi gürültülü motor sesinin arasında soğuk bir çelik gibi çınlayarak. "Cihan artık köşeye sıkışmış bir canavar. Babanın adamlarını da arkasına aldı."
Ayla başını yavaşça Miran’a çevirdi. "Babamın gözü körleşmiş olabilir Miran. Ama Karadağ adını o hainin kirletmesine izin vermeyeceğim. Cihan’ın hesabını ben keseceğim."
Konvoy, eski bir ambarın önünde aniden fren yaptı. Kapılar aynı anda açıldı ve Boran’ın liderliğindeki Soykan adamları çevre güvenliğini aldı. Ambarın içinden gelen bağrışmalar ve kırılan cam sesleri, içeride bir sorgunun ya da çatışmanın sürdüğünü gösteriyordu.
Miran ve Ayla, silahları ellerinde içeriye sızdı.
Gördükleri manzara karşısında Ayla’nın nefesi kesildi. Ambarın ortasında, sandalye bağlı ve kanlar içinde yatan kişi Rıza Karadağ idi. Cihan, Ayla’nın babasının tepesinde dikilmiş, namluyu adamın şakağına dayamıştı.
"Bunu yapmayacaktın Rıza Bey," diyordu Cihan, alaycı bir kahkahayla. "Benimle iş birliği yapıp Soykanları bitirecektik. Ama sen kızın uyanınca geri adım attın. Şimdi Karadağ imparatorluğu da tıpkı senin gibi çökecek!"
"CİHAN!"
Miran’ın gür sesi ambarın yüksek tavanında yankılandı. Cihan hızla arkasını döndü. Miran ve Ayla yan yana, karanlığın içinden çıkan birer intikam meleği gibi dikiliyordu.
Cihan’ın yüzündeki sırıtış yerini dehşete bıraktı. "İmkansız... Sen öldün! O kurşunu kalbinden yedin Soykan!"
"Ben senin gibi bir kahpenin kurşunuyla ölmeyeceğimi söylemiştim Cihan," dedi Miran, adım adım ileriye doğru yürüyerek. "Sana bu dünyayı dar etmeden hiçbir yere gitmiyorum."
Ayla ise gözlerini babasından ayırmadan Cihan’a silahını doğrulttu. "Babamı bırak Cihan. Senin muhatabın biziz!"
Cihan köşeye sıkıştığını anlayınca gözü döndü. Silahı Rıza Bey’in başından çekip Ayla’ya doğru doğrulttu. Ancak Miran çoktan hamlesini yapmıştı. Ayla’nın önüne geçerek tetiğe bastı.
PAT! PAT!
Miran’ın mermileri Cihan’ın omzunu ve bacağını buldu. Cihan acı içinde çığlık atarak silahını düşürdü ve yere yığıldı. Ambardaki Cihan’ın adamları silahlarını indirmek zorunda kaldı; Boran ve ekibi hepsini saniyeler içinde etkisiz hale getirdi.
Ayla hızla babasının yanına koştu, ipleri kesip onu kucakladı. Rıza Bey, bitkin gözlerle önce kızına, ardından kendi hayatını kurtarmak için mermilerin önüne atlayan Miran’a baktı. Gururu ve yılların nefreti, o an yerini derin bir mahcubiyete bıraktı.
"Kızım..." diye fısıldadı Rıza Bey, sesi titreyerek. "Ben... çok büyük bir hata yapmışım."
Miran, yaralı ve dizlerinin üstünde yatan Cihan’ın tepesine dikildi. Silahın soğuk namlusunu Cihan’ın alnına dayadı.
"Son duanı et Cihan," dedi Miran, gözlerinde zerre merhamet olmadan.
Cihan kan tükürdü, hırsla gülümsedi. "Beni öldürsen de bitemezsiniz Miran... İtalyanlar... Konsorsiyum çoktan yola çıktı. Benim arkamda kim var sanıyordun? İkinizin aşkı... ikinizin de mezarı olacak!"
Miran tetiği çekmeden önce Ayla’ya baktı. Ayla gözlerini kapatmadı; Miran’ın yanına gelip elini onun elinin üzerine koydu. İntikamın soğuk kokusu ikisini de sarmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.