2 bölüm düşmanın gözleri

Vaveyla Yazarı: Meryem Simsek

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 2 bölüm düşmanın gözleri

Zaman kavramı, gözlerinin üzerindeki siyah bezle birlikte silinip gitmişti. Ayla, nereye götürüldüğünü bilmeden attığı her adımda kalbinin göğüs kafesini zorlayan ritmini dinledi. Korkuyor muydu? Evet. Ama bir Karadağ kadını olarak başını eğmeyi asla kendine yakıştıramazdı.
Sert bir şekilde bir sandalyeye oturtulduğunda, kelepçelerin bileklerini sıkan soğukluğunu hissetti. Ardından gözlerindeki bağ hızla çekilip alındı.
Aniden gözlerini alan loş ışık yüzünden birkaç kez kırpıştırdı. Karşısında, taş duvarlı ve koyu renk ahşap mobilyalarla döşenmiş görkemli bir oda duruyordu. Odadaki devasa deri koltukta ise tek bir adam oturuyordu: Miran Soykan.
Miran, elindeki tespihi ağır ağır çekerken gözlerini bir an bile Ayla’dan ayırmıyordu. Bakışlarındaki soğukkanlılık, odadaki dondurucu havadan bile daha keskindi.
"Gözlerini benden kaçırmanı beklerdim," dedi Miran, derin ve pürüzsüz bir sesle. "Babanın kaçırdığı gibi."
Ayla, omzunu dikleştirdi. Çenesindeki kelepçe izine rağmen gözlerindeki meydan okuyan ateşi söndürmemişti. "Ben babam değilim Miran Soykan! Ve ne senin kurallarınla oynarım ne de senin adamlarından korkarım. Beni buraya getirtmekle büyük bir hata yaptın."
Miran yerinden ağır adımlarla kalktı. Uzun boyu ve heybetiyle Ayla’nın üzerine çöken bir gölge gibiydi. Sandalyenin önüne kadar geldi, hafifçe eğilerek elini Ayla’nın çenesine koydu. Parmaklarının teması sert ama garip bir şekilde yakıcıydı.
"Hata mı?" diye fısıldadı Miran. "Baban bu gece limandaki depomu basıp mallarıma el koydu. Bana ödeyeceği bedel çok ağırdı... Ama seni alarak bu bedeli peşin tahsil ettim."
Ayla çenesini hırsla Miran’ın elinden kurtardı. "Yalan söylüyorsun! Babam bu gece şehir dışındaydı, senin o kirli depolarınla işi olmaz!"
"Gerçekler canını yakıyor, değil mi?" Miran arkasını dönüp masasına doğru yürüdü. "Şimdi babana bir mesaj gidecek. Eğer kızını tek parça halinde geri almak istiyorsa, Soykanların önünde diz çökecek."
Ayla acı bir tebessümle başını salladı. "Sen insanları sadece gücünle ezebileceğini sanıyorsun Soykan. Ama unuttuğun bir şey var... Bir Karadağ diz çökmez. Ya beni burada öldürürsün ya da o kapıdan çıktığım gün senin sonun olurum!"
Miran, Ayla’nın gözlerindeki o kırılmayan direnci gördüğünde ilk kez duraksadı. Karşısında yalvaran, ağlayan birini bulmayı ummuştu. Ama Ayla... O, karanlığın ortasında bile bir meşale gibi parlıyordu. İki düşman, birbirlerinin gözlerinde kendi sonlarını ve belki de başlarına gelecek en büyük felaketi okudular.
Miran kapıya doğru yürürken son kez arkasına baktı. "O kapıdan çıkışın yok Ayla Karadağ. Artık benim karanlığımdasın."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.