3. bölüm / 10
"Karanlığın içinde3 bölüm zorunlu Ateşkes
Bölümler 10Şu an: 3 bölüm zorunlu Ateşkes
- 1 1 bölüm gölgenin imzası326 kelime
- 2 2 bölüm düşmanın gözleri353 kelime
- 3 3 bölüm zorunlu Ateşkes345 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4 bölüm yangının içinde285 kelime
- 5 5 bölüm ihanetin yüzü357 kelime
- 6 6 bölüm Kanlı düğüm296 kelime
- 7 7 bölüm yaşamla ölüm arasında434 kelime
- 8 8 bölüm uyanmış ve İntikam380 kelime
- 9 9 bölüm intikamın kokusu453 kelime
- 10 10 bölüm: KONSORSİYUMUN GÖLGESİ386 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
3. BÖLÜM:
Karanlık odayı aydınlatan tek şey, duvardaki dar pencereden sızan cılız ay ışığıydı. Ayla, sandalyede bağlı olan bileklerini kurtarmak için saatlerdir uğraşıyordu. Bilekleri kanamıştı ama acıyı hissetmiyordu bile; içindeki öfke ve özgürlük hırsı her türlü acıdan daha baskındı.
Tam o sırada dışarıdan ani bir bağrışma ve ardından kulakları sağır eden silah sesleri yükseldi.
Bam! Bam! Bam!
Ayla donakaldı. Bu sesler Miran’ın adamlarına ait değildi. Odadaki korumalar kapıya doğru hamle yaparken, kapı büyük bir gürültüyle dışarıdan patlatıldı. Siyah maskeli, kimliği belirsiz adamlar içeriye kurşun yağdırmaya başladı.
Tüm bu kaosun ortasında kapıda Miran belirdi. Elindeki silahla içeriye dalan saldırganları tek tek indiriyordu. Gözleri doğrudan Ayla’ya kilitlendi. "Ayla, yat yere!" diye kükredi.
Ayla kendini yere atarken, maskeli adamlardan birinin arkadan Miran’a silah doğrulttuğunu fark etti. Miran önündeki çatışmaya odaklandığı için arkasındaki tehlikeyi görmüyordu. Saldırgan tetiğe basmak üzereydi.
Ayla bir an bile tereddüt etmedi. Bir Karadağ kızıydı, düşmanından nefret ediyordu ama gözlerinin önünde bir adamın sırtından vurulmasına izin veremezdi.
"Miran, dikkat et!"
Ayla, bağlı bileklerine rağmen var gücüyle doğrulup Miran ile saldırganın arasına fırladı.
PAT!
Gecenin sessizliğini yırtan o tek el silah sesiyle birlikte zaman durdu. Kurşun, Ayla’nın omzunu sıyırıp geçti. Ayla’nın dudaklarından acı bir çığlık koptu, dengesini kaybedip yere doğru düşerken Miran onu son anda kollarının arasında yakaladı.
Miran’ın gözlerinde ilk kez katıksız bir dehşet belirdi. Saldırganı tek bir kurşunla yere serdikten sonra dizlerinin üzerine çöktü. Elleri Ayla’nın kanayan omzuna gitti.
"Neden yaptın bunu?" diye bağırdı Miran, sesi çatlayarak. "Neden vurulmama izin vermedin?!"
Ayla acıdan gözlerini kısarak Miran’ın gözlerinin içine baktı. "Çünkü... ben bir katil değilim Soykan. Ve senin gibi bir adamın arkadan vurularak ölmesine izin veremezdim..."
Miran, kollarının arasında kanlar içinde yatan bu kadına baktı. O an anlamıştı; ne bu saldırı Karadağların işiydi ne de Ayla sadece bir düşmandı. İkisini de yok etmek isteyen dördüncü bir gölge vardı yeraltı dünyasında.
Miran, Ayla’yı kucağına alarak ayağa kalktı. "Dayan," diye fısıldadı kulağına. Sesi ilk kez bu kadar yumuşak, ilk kez bu kadar çaresizdi. "Beni kurtardın Ayla... Şimdi seni yaşatmak benim borcum."
Savaş kışkırtılmış, kartlar yeniden dağıtılmıştı. Ama o gece, kanlı bir düşmanlığın tam ortasında zorunlu bir ateşkes imzalanmıştı.
Bölüm etkileşimi
