8. bölüm / 10
"Karanlığın içinde8 bölüm uyanmış ve İntikam
Bölümler 10Şu an: 8 bölüm uyanmış ve İntikam
- 1 1 bölüm gölgenin imzası326 kelime
- 2 2 bölüm düşmanın gözleri353 kelime
- 3 3 bölüm zorunlu Ateşkes345 kelime
- 4 4 bölüm yangının içinde285 kelime
- 5 5 bölüm ihanetin yüzü357 kelime
- 6 6 bölüm Kanlı düğüm296 kelime
- 7 7 bölüm yaşamla ölüm arasında434 kelime
- 8 8 bölüm uyanmış ve İntikam380 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9 bölüm intikamın kokusu453 kelime
- 10 10 bölüm: KONSORSİYUMUN GÖLGESİ386 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
8. BÖLÜM:
Hastanenin yoğun bakım ünitesi önündeki gerilim, geçen her saatle daha da tırmanıyordu. Karadağlar ve Soykanlar, koridorun iki ayrı ucunda pusuya yatmış kurtlar gibi birbirlerini süzüyordu. Ayla ise kimseyi duymuyor, camın arkasında kablolara bağlı yatan Miran’dan gözlerini bir an bile ayırmıyordu.
Saatler gece yarısını gösterdiğinde, yoğun bakımdaki monitörlerin ritmi aniden değişti.
Ayla hemen cama yaklaştı. Miran’ın parmakları hafifçe kıpırdadı. Ardından göğsü derin bir nefesle kalkıp indi ve o kömür karası gözleri yavaşça aralandı. Miran, tavanı kaplayan beyaz ışığa birkaç kez kırpıştırarak baktıktan sonra başını yana çevirdi.
Camın arkasında, gözleri kan çanağına dönmüş Ayla’yı gördü.
Doktorlar içeri dalıp kontrolleri yaparken Miran, konuşmak için üzerindeki oksijen maskesini çıkarmaya çalıştı. Doktorun engelleme çabalarına rağmen maskeyi indirdi. Sesi oldukça pürüzlü ve cılızdı ama bakışlarında eski gücü yeniden belirmeye başlamıştı.
"Ayla..." diye fısıldadı.
Ayla, doktorların izniyle içeri girdiğinde gözyaşlarına hakim olamadı. Dizlerinin üzerine çöküp Miran’ın elini iki eliyle birden kavradı. "Buradayım... Geçti Miran, buradayım."
Miran, Ayla’nın elini güçsüzce sıktı. "Sana... bir şey oldu mu?"
Ayla acı bir tebessümle başını salladı. "Ben iyiyim. Bizi ayırmaya çalışan hiç kimse başarılı olamadı."
O sırada kapı sertçe açıldı. İçeri giren kişi Boran’dı. Yüzündeki ifade, dışarıda büyük bir şeylerin döndüğünün habercisiydi.
"Abi, uyandığın için şükürler olsun," dedi Boran nefes nefese. "Ama durum acil. Cihan... Fabrikadaki arbededen sonra kaçmayı başarmış. Karadağların içindeki iş birlikçileriyle birleşip konvoylarımıza saldırmaya başladı. Şehri ateşe veriyorlar."
Ayla donakaldı. "Babam..." diye fısıldadı. "Cihan’ın babamla iş birliği yapmasına imkan yok, babam bunu bilerek yapmaz!"
Miran, göğsündeki keskin acıya rağmen doğrulamaya çalıştı. Yüzü acıyla buruştu ama gözlerindeki o karanlık intikam ateşi yeniden yandı. Serum hortumlarını tek hamlede kolundan söküp attı.
"Miran ne yapıyorsun?! Dur, ameliyattan yeni çıktın!" diye haykırdı Ayla, onu durdurmaya çalışarak.
Miran yataktan kalkıp Ayla’nın omuzlarından tuttu. "Artık durma vakti değil Ayla. Bu savaş sadece Soykanların değil. Cihan ikimizin de ailesini, ikimizin de hayatını yok etmek istiyor."
Miran gömleğini giyerken Boran’a döndü: "Bütün adamları topla Boran. Cihan’ın bastığı her yeri küreye çevireceğiz. Bu gece İstanbul’da ya Cihan bitecek ya da Soykanlar!"
Ayla, Miran’ın yanına geçti. Çenesini dikleştirdi. "Tek başına gitmiyorsun Soykan. Karadağların adını kirlenmekten kurtarmak benim de borcum. Bu intikamı birlikte alacağız."
Miran, Ayla’nın gözlerindeki o sarsılmaz kararlılığa baktı. Artık onlar sadece birbirine aşık iki insan değil, yan yana savaşan iki liderdi.
Gecenin karanlığına doğru yola çıktıklarında, arkalarında bıraktıkları tek şey korkuydu. İntikam ateşi patlamak üzereydi...
Bölüm etkileşimi
