1 bölüm gölgenin imzası

Vaveyla Yazarı: Meryem Simsek

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 1 bölüm gölgenin imzası

Gece, İstanbul’un üzerine simsiyah bir örtü gibi çökmüştü.
Miran Soykan, Boğaz’a bakan lüks rezidansının devasa camının önünde dikiliyordu. Elindeki viski bardağını hafifçe sallarken buzların bardağa vurup çıkardığı tok ses, odadaki tek melodiydi. O gece, yeraltı dünyasının dengelerini değiştirecek kadar büyük bir sevkiyat yapılacaktı. Her şey kusursuz olmalıydı. Soykan adının olduğu yerde hataya yer yoktu.
Tam o sırada masanın üzerindeki telefon titreşmeye başladı. Miran, gözlerini Boğaz’ın karanlık sularından ayırmadan telefonu kulağına götürdü.
"Söyle," dedi soğuk ve emredici bir sesle.
Telefondaki ses titriyordu: "Abi... Limandaki depo basıldı. Malların tamamı gitti."
Miran’ın elindeki kadeh donakaldı. Çenesindeki kaslar gerildi. "Kim?" diye sordu tek kelimeyle. O tek kelime, odadaki havayı anında buz kestirmeye yetti.
"Aralarında hiçbir iz bırakmamışlar abi... Tek bir şey dışında. Deponun kapısına vurulmuş bir mühür var. Karadağ ailesinin arması."
Miran’ın gözleri öfkeyle karardı. Karadağlar... Yıllardır süren, iki ailenin kanını emen o eski dava yeniden alevlenmişti. Miran elindeki kadehi hırsla duvara fırlattı. Cam kırıkları yere saçılırken çıkan ses gecenin sessizliğini yırttı.
"Bu gece o hesabı kapatacağız," dedi Miran, korumalarına doğru dönerek. "Ayla Karadağ’ı bana getireceksiniz. Bütün o Karadağ krallığı, kızlarının gözlerimizin önünde nasıl diz çöktüğünü izleyecek."
Ayla Karadağ, şehrin gürültüsünden uzaktaki kulübünün arka kapısından çıkarken içini kaplayan huzursuzluğu söküp atamıyordu. Babasının karanlık ve kanlı dünyasından yıllarca uzak durmaya çalışmıştı ama Karadağ soyadı, peşini bırakmayan lanetli bir gölge gibiydi.
Tam arabasının kapısını açacağı sırada, sokağın iki başından birden siyah camlı lüks araçlar belirdi. Fren sesleri gürültüyle yeri inletti.
Ayla geri çekilmeye çalıştı ama araçlardan inen takım elbiseli adamlar etrafını çoktan sarmıştı. İçlerinden biri ileri atıldı. Ayla geri adım atmadı; çenesini dikleştirdi, gözlerindeki korkuyu bastırarak adama baktı.
"Kim yolladı sizi?" diye gürledi Ayla. "Babamın kimseden korkusu yoktur, benim de!"
"Biz Karadağlara değil, Soykanlara çalışırız Ayla Hanım," dedi adam soğuk bir tebessümle. "Miran Bey sizinle tanışmak istiyor."
Ayla hamle yapmaya çalıştı ama siyah bir bez gözlerini kapattığında artık çok geçti. Karanlığın içine çekilirken bildiği tek bir şey vardı: İki aile arasındaki o kanlı savaş, artık doğrudan onun bedeninde ve ruhunda cereyan edecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.