5. bölüm / 10
"Karanlığın içinde5 bölüm ihanetin yüzü
Bölümler 10Şu an: 5 bölüm ihanetin yüzü
- 1 1 bölüm gölgenin imzası326 kelime
- 2 2 bölüm düşmanın gözleri353 kelime
- 3 3 bölüm zorunlu Ateşkes345 kelime
- 4 4 bölüm yangının içinde285 kelime
- 5 5 bölüm ihanetin yüzü357 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6 bölüm Kanlı düğüm296 kelime
- 7 7 bölüm yaşamla ölüm arasında434 kelime
- 8 8 bölüm uyanmış ve İntikam380 kelime
- 9 9 bölüm intikamın kokusu453 kelime
- 10 10 bölüm: KONSORSİYUMUN GÖLGESİ386 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
5. BÖLÜM:
Dağ evinde fırtına dinmişti ama Miran ile Ayla’nın ruhunda kopan fırtına henüz yeni başlıyordu. Şöminenin cılız ışığında birbirlerinin gözlerine bakarken, artık sadece iki düşman değil, birbirinin kaderine mühürlenmiş iki insandılar.
Ancak yeraltı dünyasında huzur, yaklaşan felaketten önceki kısa bir sessizlikten ibaretti.
Sabaha karşı çalan telefon, sessizliği bir bıçak gibi kesti. Miran telefonu açtığında karşıdaki ses, sadık adamlarından biriydi.
"Abi... Olay yeri incelendi. Depodaki saldırıyı düzenleyenlerin ve limandaki sevkiyatı patlatanların izi bulundu. Karadağların arması depoya bilerek bırakılmış."
Miran’ın çenesi kenetlendi. "Kim yaptı bunu?"
"Abi... İçimizden biri. Cihan."
Miran elindeki telefonu neredeyse parçalayacaktı. Cihan... Çocukluğundan beri yanında büyüyen, kardeş bildiği, sırdaşı olan adam. Miran’a ve Soykan ailesine ihanet etmiş; iki aileyi birbirine kırdırarak yeraltı dünyasının tek hakimi olmayı hedeflemişti.
Miran tam Ayla’ya dönüp durumu anlatacakken, dışarıdan gelen ani bir patlama sesiyle dağ evinin camları tuzla buz oldu!
İçeriye giren gaz bombaları göz gözü görmez hale getirirken Ayla öksürerek yere kapandı. Miran silahını çekip Ayla’ya doğru hamle yaptı ama görüş açısı tamamen kapanmıştı. Dışarıdan gelen ayak sesleri ve arbede arasında Ayla’nın çığlığı yankılandı:
"Miran!"
"Ayla!"
Miran gazın içinden sıyrılıp dışarı çıktığında çok geçti. Siyah bir araç hızla uzaklaşıyordu. Yerde ise Cihan’ın bıraktığı tek bir not duruyordu:
“Eski limandaki terk edilmiş fabrikaya gel Soykan. Tek başına. Eğer polise ya da adamlarına haber verirsen, Ayla Karadağ’ın cesedini Boğaz’dan toplarsın.”
İki saat sonra, Miran tek başına fırtınanın uğultusu altındaki eski fabrikadaydı. Adımları beton zeminde yankılanıyordu. Elindeki silahı hazır tutarak içeri girdi.
Fabrikanın ortasında, yüksek bir sandalyeye bağlı Ayla duruyordu. Yüzünde morluklar vardı ama gözlerindeki o dik duruş hala yerindeydi. Arkasında ise elinde silahla Cihan dikiliyordu.
"Geldin demek, büyük Soykan," dedi Cihan, acı bir tebessümle. "Aşk gerçekten gözünü kör etmiş."
"Cihan..." dedi Miran, sesi soğuk bir namlu gibiydi. "Seni kardeşim bildim. Neden?"
"Kardeşin mi?" Cihan kahkaha attı. "Ben her zaman senin gölgendeydim Miran! Sen ve Karadağlar birbirinizi yerken ben her şeyi devralacaktım. Ama sen ne yaptın? Düşmanının kızına aşık oldun! Bütün planı mahvettiniz!"
Cihan, silahının namlusunu Ayla’nın şakağına dayadı.
Ayla, gözlerini Miran’a dikti. Korkmuyordu; gözlerinde sadece Miran’a olan inanç ve derin bir veda vardı. "Miran... Sakın onun dediğini yapma," diye fısıldadı.
Cihan tetiğe parmağını koydu. "Hikayenin sonu geldi Miran. Düşmanının kızını kurtaramayacaksın!"
Bölüm etkileşimi
