KARA DOSYA:F-17 kitap kapağı

27. bölüm / 27

KARA DOSYA:F-17

1K ÖZEL

Vaveyla Yazarı: Havva Aksoy

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 1K ÖZEL

Bir tim, bir komutan ve asla susmayan birkaç asker…

06.00 | YILDIRIM TİMİ KARARGÂHI

— YILDIRIM TİMİ! ON DAKİKA İÇİNDE İÇTİMA ALANINDA OLACAKSINIZ!

Demiralp'in sesi koridorlarda yankılanırken koğuşta tam anlamıyla bir kıyamet kopmuştu.

Mehmet, yorganı başına kadar çekti.

— Ben bugün yokum.

Kürşat, yatağının kenarında botunu arıyordu.

— Nereye gidiyorsun?

— Ruhum bedenden ayrıldı. Ben de onu takip edeceğim.

Asım, elinde tek botla odanın ortasında dikiliyordu.

— Beyler, benim diğer bot nerede?

Nihat, yüzünü yastığa gömdü.

— Asım, sabahın altısında botunu kaybeden bir insanın bu timde bulunması, millî güvenlik meselesidir.

— Nihat abi, şaka yapacağına yardım etsene!

— Ben sana yardım ederim de komutanın seni toprağa gömerse çıkaramam.

Kapı aniden açıldı.

Demiralp kapıda belirdi.

Bir saniyelik sessizlik.

Mehmet doğruldu. Kürşat botunu bulmuş gibi yaptı. Asım elindeki botu arkasına sakladı. Nihat ise hiçbir şey olmamış gibi oturuşunu düzeltti.

Demiralp hepsini tek tek süzdü.

— Çok güzel. Hepiniz ayaktasınız.

Nihat başını salladı.

— Emredersiniz komutanım. Timin fiziksel olarak ayakta, ruhsal olarak izinde olduğu doğrudur.

— Nihat.

— Emredersiniz?

— Beş tur fazla.

— Komutanım, ben ruhsal durumumuzdan bahsediyordum. Şahsi bir talebim yoktu.

— İki tur daha.

Nihat ağzını kapattı.

Mehmet, Kürşat'ın kulağına eğildi.

— Adam kendi kendini yaktı.

— Sus da bizi de yakmasın.

Demiralp saatine baktı.

— Sekiz dakika. İçtima alanında.

Arkasını dönüp çıktı.

Kapı kapanır kapanmaz Nihat ayağa fırladı.

— HAREKET EDİN! KOMUTANIMIZIN BUGÜN SABRI YOK!

Mehmet botunu giyerken söylendi:

— Ne zaman vardı ki?

---

06.20 | İÇTİMA ALANI

Yıldırım Timi eksiksiz şekilde sıraya geçmişti.

Demiralp, karşılarında dimdik duruyordu.

— Bugünkü program belli. Sabah koşusu, fiziksel antrenman, ekipman kontrolü. Ardından görev değerlendirmesi. Herhangi bir itirazı olan?

Nihat elini kaldırdı.

Demiralp ona baktı.

Nihat elini indirdi.

— Yoktur komutanım.

— Güzel. Koşuya başlıyoruz.

Tam o sırada Almıla alana geldi.

Saçlarını toplamış, spor kıyafetlerini giymişti. Elindeki su şişesini çantasına yerleştirirken timin yanına geçti.

— Günaydın.

— Günaydın, Cellat, diye karşılık verdi Asım.

Nihat başını Almıla'ya çevirdi.

— Günaydın. Bugün hayatta kalmayı planlıyor musun?

— Sizden uzak durursam belki.

Mehmet güldü.

— Kadın haklı.

Demiralp'in sesi araya girdi.

— Sohbet bittiyse başlayabilir miyiz?

Herkes sustu.

Koşu başladı.

Almıla temposunu koruyarak ilerliyordu. Demiralp birkaç metre önlerinde koşuyor, ara sıra timin durumunu kontrol ediyordu.

Bir süre sonra Almıla'nın ayakkabısının bağcığı gevşedi. Koşuyu aksatmamak için kenara çekildi.

Demiralp bunu fark edip durdu.

— Ne oldu?

— Bağcığım çözüldü komutanım.

— Bağla.

— Emredersiniz.

Demiralp birkaç adım uzaklaştı. Ardından durdu, arkasına baktı.

Almıla hâlâ bağcığıyla uğraşıyordu.

— Acele etme. Düşüp sakatlanmanı istemiyorum. Antrenmanı tamamlayacaksın.

Almıla başını kaldırdı.

— Merak etmeyin komutanım. İyiyim.

— Merak ettiğimi söylemedim.

Almıla'nın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

— Tabii komutanım.

Demiralp cevap vermeden koşuya devam etti.

Birkaç metre ileride olanları gören Nihat, Mehmet'in yanına sokuldu.

— Gördün mü?

— Neyi?

— Komutanın durduğunu.

— Almıla'nın bağcığı çözülmüş.

— Biliyorum. Ben de oradaydım.

— E, ne var bunda?

Nihat gözlerini kıstı.

— Hiçbir şey. Şimdilik.

Mehmet başını salladı.

— Senin boş vaktin fazla.

---

08.10 | YEMEKHANE

Sabah antrenmanından sonra tim yemekhaneye geçmişti.

Asım, tabağındaki yumurtaya şüpheyle bakıyordu.

— Bunun son kullanma tarihi var mı?

Kürşat çatalını eline aldı.

— Var.

— Nereden biliyorsun?

— Varsa vardır. Yoksa da artık çok geç.

Mehmet kahkaha attı.

Almıla tepsisini alıp masaya geldiğinde Nihat hemen yanındaki sandalyeyi gösterdi.

— Buyur Cellat. Bugün komutanın masasından uzak oturmanı öneririm.

Almıla kaşını kaldırdı.

— Neden?

— Adamın sabrı sınırlı. Sen de onu sinirlendirmeyi seviyorsun.

— Ben kimseyi sinirlendirmiyorum.

Tam o sırada Demiralp yemekhaneye girdi.

Nihat dikleşti.

— Günaydın komutanım!

Demiralp ona baktı.

— İkinci kez günaydın diyorsun.

— Güne güzel başlamak istedim komutanım.

— O hâlde kahvaltını yap ve sus.

— Emredersiniz.

Demiralp tepsisini alıp masanın başına geçti. Almıla'nın hemen karşısındaki sandalye boştu.

Oturdu.

Almıla çayından bir yudum aldı.

— Komutanım, sabahki antrenman için teşekkür ederim.

Demiralp kaşlarını çattı.

— Ne için?

— Bağcığım çözülünce beklediniz ya.

— Tim personelinin sakatlanması işimi zorlaştırır.

Almıla başını hafifçe yana eğdi.

— Anladım. Tamamen görev icabı.

— Aynen öyle.

— Peki komutanım.

Almıla yeniden kahvaltısına döndü.

Demiralp de önündeki tabağa baktı. Konuşma bitmişti ama Almıla'nın o hafif alaycı gülümsemesi aklında kalmıştı.

Bir süre sonra Almıla çayına uzandı. Demlik boştu.

— Çay kalmamış mı?

Demiralp kendi bardağını masaya bıraktı.

— Yeni demleniyor.

— Önemli değil, su içerim.

Demiralp yan taraftaki görevliye seslendi.

— Bir bardak çay daha alabilir miyiz?

Almıla ona baktı.

— Zahmet etmeseydiniz.

— Çay istedin.

— Ama size söylemedim ki.

Demiralp bir an durdu.

— Duydum.

Almıla'nın yüzündeki gülümseme biraz daha belirginleşti.

— Anlaşıldı, komutanım.

Nihat'ın çatalı havada kaldı.

Mehmet ona baktı.

— Ne oldu?

Nihat yavaşça önündeki tabağa döndü.

— Hiçbir şey.

İki saniye sonra yeniden konuştu.

— Mehmet.

— Ne var?

— Ben bu işi araştıracağım.

— Hangi işi?

— Şu an anlatırsam beni deli sanırsın.

Mehmet yumurtasından bir parça aldı.

— Ben zaten sanıyorum.

---

10.30 | ANTRENMAN SAHASI

Ekipman kontrolü tamamlanmış, tim bir sonraki çalışmaya hazırlanıyordu.

Demiralp, Almıla'nın ekipmanını kontrol etti.

— Kayışını sabitle.

Almıla aşağıya baktı.

— Sabit olduğunu düşünüyordum.

— Düşünmek yetmez. Kontrol edeceksin.

— Emredersiniz komutanım.

Almıla kayışı düzeltirken bağlantı tokası elinden kaydı.

Demiralp refleksle uzanıp parçayı tuttu. İkisi aynı anda tokaya uzanınca elleri kısacık birbirine değdi.

Almıla elini çekti.

Demiralp de parçayı ona uzattı.

— Al.

— Teşekkür ederim.

— Kontrolünü tamamla.

— Emredersiniz.

Her şey birkaç saniye içinde olup bitmişti.

Ama Demiralp, bir sonraki personelin ekipmanına geçmeden önce gereğinden uzun bir an durdu.

Almıla ise kayışı sabitleyip hiçbir şey olmamış gibi işine devam etti.

Uzakta izleyen Asım, Mehmet'e fısıldadı.

— Bir şey mi kaçırdım?

— Ne gördün?

— Komutanla Almıla'nın arasında bir şey oldu sanki.

Kürşat da yanlarına geldi.

— Ne oldu?

Mehmet omuz silkti.

— Bir toka meselesi.

Asım şaşkınlıkla baktı.

— Toka meselesinden nasıl buraya geldiniz?

Nihat arkalarından belirdi.

— Siz hiçbir şey anlamıyorsunuz.

Üçü birden ona döndü.

— Sen ne anladın?

Nihat ciddi bir ifadeyle kollarını bağladı.

— Henüz bir şey anlamadım. Ama öğreneceğim.

Tam o sırada Demiralp başını kaldırdı.

— Nihat! Madem bu kadar boş vaktin var, gel. Ekipman kontrolünü baştan yap.

Nihat'ın yüzü düştü.

— Emredersiniz komutanım.

Mehmet arkasından seslendi.

— Araştırman yarım kaldı!

— SİZİN YÜZÜNÜZDEN!

Demiralp kaşlarını çattı.

— Ne araştırması?

Nihat hiç düşünmeden cevap verdi.

— Ekipman araştırması komutanım!

Kısa bir sessizlik oldu.

— İşine dön, Nihat.

— Emredersiniz!

Almıla başını öne eğdi. Gülmemek için dudaklarını birbirine bastırıyordu.

Demiralp yanından geçerken alçak sesle konuştu.

— Komik mi?

Almıla ona döndü.

— Biraz.

— Antrenman sonunda da komik bulursan konuşuruz.

— Bu bir tehdit mi, komutanım?

Demiralp'in yüzü ciddiyetini koruyordu.

— Bir hatırlatma.

Almıla gülümsedi.

— Başüstüne.

Demiralp uzaklaştı.

Nihat ise bütün bunları görmüş, sonunda kesin bir karara varmıştı:

Bu timde kendisinden saklanan bir şeyler vardı.

Ve o, ne pahasına olursa olsun, bunu öğrenecekti.

---

21.40 | KARARGÂHIN ORTAK ALANI

Günün son çalışması da bitmişti.

Asım koltuğa yayılmış, Mehmet elindeki atıştırmalıklarla uğraşıyor, Kürşat televizyonda kanal arıyordu.

Almıla bir köşede kitabını okuyordu.

Demiralp masanın başında raporlarını inceliyordu.

Nihat ise herkesin ortasında ayağa kalktı.

— Arkadaşlar, önemli bir duyurum var.

Mehmet başını kaldırmadan konuştu.

— Borç mu isteyeceksin?

— Hayır.

Asım araya girdi.

— O zaman dinlemiyorum.

— Kesin artık! Ben ciddi bir konudan bahsediyorum.

Kürşat kumandayı bıraktı.

— Söyle bakalım.

Nihat, Demiralp'le Almıla arasında gidip gelen bakışlarını saklamaya çalışarak boğazını temizledi.

— Sizce komutanımız son zamanlarda biraz farklı mı?

Ortak alanda sessizlik oldu.

Almıla kitabının sayfasını çevirdi.

Demiralp kalemini bırakmadan konuştu.

— Nihat.

Nihat'ın omuzları gerildi.

— Emredersiniz komutanım?

— Söyleyeceğin bir şey varsa açıkça söyle.

Nihat birkaç saniye düşündü.

— Komutanım, sizin ne kadar düşünceli bir insan olduğunuzu konuşuyorduk.

Mehmet başını ellerinin arasına aldı.

Asım koltuğun arkasına saklandı.

Kürşat gözlerini kapattı.

Demiralp nihayet başını kaldırdı.

— Öyle mi?

— Kesinlikle komutanım.

— O hâlde yarın sabah ilk antrenmanı sen yöneteceksin.

Nihat'ın yüzündeki ifade dondu.

— Komutanım…

— Bir itirazın mı var?

— Hayır komutanım.

— Güzel.

Demiralp raporlarına geri döndü.

Almıla bu kez kitabının arkasına saklanarak gülümsedi.

Birkaç dakika sonra herkes odalarına çekilmeye hazırlanırken Demiralp, Almıla'nın masada unuttuğu kalemi fark etti.

Kalemi alıp ona uzattı.

— Bunu unuttun.

Almıla kalemi aldı.

— Teşekkür ederim, komutanım.

Bir an göz göze geldiler.

Demiralp'in söyleyecek bir şeyi varmış gibi duraksadığı oldu. Fakat sonunda yalnızca başını salladı.

— İyi geceler, Almıla.

— İyi geceler, Demiralp.

Almıla odasına doğru yürüdü.

Demiralp arkasından bakmadı.

En azından kendine öyle söyledi.

Koridorun diğer ucunda Nihat, Mehmet'in kolunu tuttu.

— Gördün mü?

Mehmet yorgun gözlerle ona baktı.

— Nihat, Allah aşkına. Bir kalemdi.

— Biliyorum.

— İyi geceler dediler.

— Onu da biliyorum.

— O zaman neyi çözmeye çalışıyorsun?

Nihat kollarını bağladı.

— Bilmiyorum. Ama bir gün öğreneceğim.

Mehmet başını iki yana sallayıp yürüdü.

Nihat arkasından seslendi:

— GÜLME! BU CİDDİ BİR MESELE!

Karargâhın ışıkları birer birer sönerken Yıldırım Timi'nin geri kalanı uyumaya hazırlanıyordu.

Demiralp ise odasında raporlarını kapattı.

Aklına gün içinde yaşanan birkaç küçük an geldi.

Almıla'nın gülümsemesi.

Kahvaltıda ona teşekkür edişi.

Ve gece, adını söylerken sesinin aldığı o doğal ton.

Kaşlarını çattı.

Bunların hepsi sıradan şeylerdi.

Öyle olmak zorundaydı.

Çünkü Demiralp Karan, hislerini kontrol etmeyi bilen bir adamdı.

Henüz kendine bile açıklayamadığı şeylerin, başkalarının gözünde bir anlam kazanmasına izin vermeyecekti.

En azından şimdilik.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18