❀ KAPAK KIZI | 18

Vaveyla Yazarı: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: ❀ KAPAK KIZI | 18

-18-

O garip ve beklenmedik olaydan sonra bir süre ortalardan kayboldu adam. Ben de o sırada Pırpır'ın defalarca kusup midesindeki bir haftalık yemeği -abartıyordum ve abarttığım kadar korkunç dakikalardı- boşaltmasına yardımcı olmuştum. En sonunda kızın saçlarını tutup yüzünü yıkadıktan sonra zor da olsa tuvaletten çıktık.

Kapının biraz ilerisinde onu gördüğümde elim ayağım birbirine dolansa da Pırpır'ı taşıdığım detayını unutmamaya çalıştım. Ve olabildiğince sıradan davranmaya gayret ettim. Hiçbir şey olmamış gibi davranırken benimle göz göze gelmekten sakınan adam bize doğru yürüyüp Pırpır'ı taşımama yardım etti. "Bana bırakın."

Üzerimdeki yükü aldıktan sonra tüm olanların birer halüsinasyon olduğuna ikimizi de ikna etmek ister gibi sıradan davranmaya çalıştım. "Belim koptu resmen."

Ayaz ise hiçbir şey söylemeden onu arabaya kadar taşıdı. Ben neyin içinde olduğumu düşünerek dağınık kafamı da alıp onları takip ettim.

Yol boyunca hiç konuşmadık. Ben onun nereye kaybolduğunu sormadım, o da hiçbir şey söylemedi. Güya görev aşkıyla yanıp tutuşan bir yakın korumaydı ama puf olup uçmuştu. Belki de patronu tarafından tacize uğradığı içindir ha Lidya? İç sesimin aşırı derecede haklı olmasından dolayı sıkıntı, hicap ve gereken her şeyi duyuyordum.

Bu sonu gelmeyen sessizliğin ardında her şeyi düşünüp kafada kurmak mümkündü. Pırpır dışında kimse konuşmuyordu. Daha doğrusu onun sayıklamaları dışında.

"Aşk, bu kızıl ötesi, yaralı müzesi, hareket edemem!" Anlamsız bir sürü sözü sıralarken başını sallamayı da ihmal etmiyordu. Asıl korktuğum konu, başını salladıkça yeniden midesinin bulanması ve her yerimize kusmasıydı sanırım. Neyse ki bunların hiçbiri olmadı.

Eve geldiğimizde Ayaz'la birlikte onu misafir odasına taşıdık. Yatağa yatırırken "Binlerce dansöz vaağr!" diyerek sayıklayıp şarkılar söylemesini ve gecenin eğlencesini bitirmeme gayretini takdir ediyordum. Ama eğlence çoktan bitmişti. Yerini alkol koması ve kusmuk temizlemek almıştı.

Üzerine battaniyeyi örterken "Tamam canım, var. Hadi yat." dedim sadece. Onu yatırmayı başardıktan sonra yorgun vücudumun sızlamasına karşılık sadece sesli bir nefes bırakıverdim. "Şu işe bak ya, kişisel asistanıma bakıcılık yapıyorum."

Benim sözüme karşı ağzının kenarıyla güldü adam. O olaydan beri Ayaz'dan gelen ilk tepkiydi bu. Eh, hiç yoktan iyidir. En azından yüzüme bile bakmayan adamın söylediğim bir şeye gülmesi olumlu bir gelişmeydi.

Pırpır ise boşanmak üzere olan ailesini kurtarmaya çalışan bir çocuk gibi yatakta iki yanındaki boş yerlere elleriyle vurdu. "Yanıma yatın!"

Gözlerim büyürken "Kızım yatsana." diye azarlasam da çare olmadı.

"Midem bulanıyor."

"Yatarsan geçer."

"Yanıma yatmazsanız kusarım."

"Tehdit mi ediyorsun sen bizi çırpı bacaklı!"

"Sen kendine bak anoreksik manyak! Squat popo!"

Ha, iyi olmuştu bu ya. En azından sarhoşken kişisel asistanımın hakkımdaki düşüncelerini öğrenmek için doğru bir zamana denk gelmiştim. Anoreksik manyak biraz onurumu zedelese de squat popo pekâlâ gururumu okşamaya yetmişti.

Usulca ona doğru eğilip yüzüne yaklaştım. "Sen sabah uyandığında bu söylediklerini unutacaksın. Ama ben unutmayacağım."

"Ay çok korktum!" Umursamaz bir biçimde isteğini yineledi. "Yanıma yatın. Hadi!"

Huysuz bir çocuk gibi bunu tekrarlayıp başımızı şişirdiği için göstermelik de olsa Ayaz bir yanına, ben diğer yanına yatıverdik. Çocuk gibiydi. Başının yanındaki avokadolu yastığa sarılıp ayağını üstüme attığında gülerek gözlerimi devirdim. Tam o sırada Ayaz'la göz göze gelmeyi beklemiyordum. Ancak buna memnun olmuştum. En azından bu olaydan sonra ilk kez yüzüme bakmıştı.

Bir şey olmuştu, bu doğru. Ama ömür boyu birbirimizden kaçamazdık. O benim yanımda çalışıyordu, ben de onun patronuydum. İşi gereği hep iç içeydik ve öyle de olmaya devam edecektik. Tabii benim bu sınırları aşan davranışımın ardından ayrılmak istemezse.

Sanırım duygularıma yenilip bir hata yapmıştım. Henüz yeni ilişkisi biten, aldatılan biri olarak zedelenmiş onurumu ve gururumu tamir etmek için en yakınımdaki adamı kullanmış gibi oldum. İşin kötü yanı, adam da bunu fark etmişti. Bu çok utanç vericiydi. Hele arkasına bakmadan kaçması. Allah'ım, beni şu an buraya göm lütfen.

Öte yandan neredeyse yarım saatten fazla süredir nerede olduğunu da merak etmiştim. Kaşlarımı çatarak ona döndüm ve istemsizce içimdeki merakı dindirmek için "Sen bir ara ortalardan kayboldun. Ne oldu, nereye gittin?" sorusunu yöneltirken buldum kendimi.

Düşünceli bakışlarından küçük bir bulutlanma geçti. O esnada neye daldığını bilmesem de "Belki anlatırım bir gün." diye yuvarlak bir cevap verdi. Cevap bununla sınırlı kalsaydı o kadar merak etmezdim ama ekledi. "Beni yargılamadığını düşüneceğim bir gün."

Yeniden merakımı en derinlerden cezbetmesine rağmen bir şey daha soramadım. İçim içimi yedi ama hayır, sormayacaktım.

Pırpır uykuya daldıktan sonra ikimiz de görevimizin tamamlandığını düşünüp yerlerimizden kalktık. Sessizce odadan çıkarken ben parmak uçlarımda yürüyordum. Usulca kapıyı kapattığımda ne geceydi diye geçirdim içimden. Bekârlık böyle bir şeyse ben istemiyordum sanırım.

Aşağı indiğimde benden önce oraya varan Ayaz, bahçeye çıkmış düşünceli bakışlarıyla etrafı seyrediyordu. Yanına gitmedim. Camın ardından sadece ona baktım. Şu an hakkımda ne düşündüğünü öğrenmek için her şeyimi verirdim.

Aslında kafamda bazı tahminler vardı ama hiçbiri iç açıcı şeyler değildi. Koskoca Lidya Tanay, askıntı olmuştu yakın korumasına. Ya da ne bileyim, bu kadar mı yoklukta diye düşünebilirdi. Belki de beni istenmeyen ve özgüvensiz biri olarak görüyor olabilirdi de. Tamamında haksız olduğunu söyleyebilir miydim? Ne yazık ki hayır.

Tüm bunlar benim Mito'yla yaşadıklarımdan kaynaklanıyordu. Onun tarafından aldatılmak kadınlık gururumu zedelemişti. Kendimi suçlu, hatalı, istenmeyen, çirkin biri gibi hissetmeme sebep olmuştu. Tüm Türkiye sizi sevse bile sevmesi gereken kişiler sizi sevmediğinde diğer tüm sevgiler anlamını yitiriyordu.

İlgisiz bir çocukluk geçirmiştim. Evet, annem de babam da üzerime titremişti ama bu sevgi ve ilgi kaynaklı bir titreme değildi. Eğitimime, yetişmeme, onları en iyi şekilde temsil etmeme dayalı bir özendi. Babamın annemi daha genç bir kadınla terk etmesi üzerine çatırdayan ailemiz, annemin bunu takıntı hâline getirmesiyle iyice çökmüştü. Geriye kalan şeylerse her zaman daha güzel kalabilmek için konulan yasaklardı. İki lokma diyet yemekleriyle hayatta kalma çabaları. Daha el kadar çocukken ben böyle özgüvensiz bir ortamda büyütülmüştüm. Şişko ve çirkin bir çocuk olursan kimse seni sevmez. Hiçbir projede iyi rollerde oynamazsın, büyüdüğünde kimse sana âşık olmaz. Toplum tarafından dışlanırsın. Boğazını tutamayan bir şişko olmak kötüdür.

Çocukluğum, annemin bile beni güzel ve zayıf olduğum için sevmesiyle geçerken pek de sağlıklı bir büyüme çağı geçirdiğim söylenemezdi. Sırf onun gözüne girebilmek için, babamdan arta kalan mutsuz yanlarını doyurup annemi mutlu edebilmek için çok zor şartlarda aç kalıp, yaşıma uygun olmayan rejimler yapıp güzel kalma çabasına soyunmuştum hep. Bunların hepsi annemin bir başımı okşayıp aferin demesi içindi.

Sevilmek için güzel ve fit olmam gerektiği daha küçük yaşlardan biri beynime empoze edilmişken birilerinin beni karşılıksız sevebileceğine dair inancım yoktu. Tıpkı Mito'nun da beni bir sebepten artık sevmemesi, aldatması gibi. Belki biraz kilo almıştım, gözüne güzel görünmemiştim artık. Ya da belki söylediği gibi onu gölgelediğim içindi. Bunların bir sürü sebebi olabilirdi ama bu düşüncelerden beni kurtaran, bana kendimi değerli hissettiren tek kişiyi, Ayaz'ı da aptalca bir tavrımla kaybetmiştim. Onun gözünde de istenmeyen biriydim. Bu beni daha da üzdü.

Ne düşüneceğimi, ne hissedeceğimi bilmiyordum ellerimi karnıma sarmış dışarıyı seyrederken. Ayaz'ın dostluğunu kaybetmek beni yaralardı. Hele ki kendi yaptığım hata yüzünden. Gitsem, onunla konuşsam... Şimdi bu her şeyi daha da berbat edebilirdi. O yüzden hiçbir şey söylemeden bir bardağa konsoldan aldığım şişeden içki doldurup içmeye başladım. Belki de bu gece en doğru olanı Pırpır yapmıştı. Evet, bu belki ona sabah korkunç bir baş ağrısı ve bozulmuş bir mideye mâl olacaktı ama şimdi mutlu ve huzurlu bir uyku çekiyor olmalıydı. Ben de bunu istedim ve içtim. Hatırladığım tek şey başımı dik tutamayıp oturduğum koltuğa kıvrılmaya çalıştığımdı.

❝Ayaz❞

Kendime bile itiraf etmesi zor olan o şey... Lidya beni öpmüştü. Bu gerçek miydi? Bunun gerçek olup olmadığını düşünür vaziyette kendimi cimciklerken bulmuştum. Eğer o beni öperken vücudumda benden bağımsız değişiklikler bana baskı uygulamasaydı bunun bir rüya olduğunu bile düşünebilirdim ama rüya değildi. Böyle bir şeyi rüyamda bile görsem inanmazdım doğrusu.

Bir sürü karmaşık duygulara sürüklemişti beni o öpücük. Ona dair şeyleri düşünmeye. Sonra tek bir öpücükle vücudumda kopardığı kasırgaları dindirme çabama. Gecenin karanlığında evin bahçesinde bunları düşünürken hızla iki yana salladım başımı. Bu olamazdı. Olması mümkün bile değildi.

Lidya Tanay benim için ulaşılmazdı. Herkesin sevgilisiydi. Güzeldi, zarifti, iyi kalpliydi. Her erkeğin arzulayabileceği kadar göz alıcı, seksi ve mükemmel bir kadındı. Ama dünyada her şeyin bir dengesi vardı. Ve bu kombinasyon o dengeyi bozuyordu. Lidya... Adıyla bile hitap etmem doğru değilken dudaklarından eşsiz bir tat almam... Bir yıldız kadar uzaktı bana. Onunla olamazdım.

Tüm bunları düşünerek içeri girerken onu salonun koltuğunda kıvrılmış yatar hâlde bulmayı beklemiyordum. Ne bileyim, çoktan odasına çıkıp yattığını düşünmüştüm. O ise içmiş, koltukta sızmıştı. Uyurken o kadar güzel görünüyordu ki.

Usulca kucakladım onu. Uyandırmamaya çalışsam da öyle sarhoştu ki uyanamayacağını biliyordum. Bilinçsizce küçük, güzel başı omzumun hemen altına, göğsüme sokuldu bir kedi gibi. Onun kollarımdaki ve göğsümdeki hissini alıp saklamak isterdim. Zihnimde, bedenimde, kalbimde... Hatıralarımda asla unutamayacağım bir yerde.

Odasına girip özenle yatağına yatırdım onu. Üstünü sessizce örterken bir bebek huzuruyla uyumasını seyredip odadan çıktım. Kapıyı kapatana kadar yüzüne bakmadığım tek bir saniye bile olmadı. O öpücükten sonra utançtan bakışlarımı kaçırdığım her saniyenin acısını çıkardım.

...

*

YAZAR NOTU: Hi guys! 👑 KAPAK KIZI'na ekstra bölüm yayınlamaktan şeref duyarım efenim! Evet, Instagram'dan bu kitabın kaç bölüm olacağına dair sorular alıyorum, buradan da bahsetmek istedim. Ben KAPAK KIZI'nı aksilik olmazsa 30 bölüm ve tek kitap olarak düşündüm. Umarım keyif alarak okursunuz. 💖

Bölümümüzü nasıl buldunuz? Ayaz nerelere kayboldu ve neden Lidya'nın onu yargılayabileceğini düşünüyor? Buraya yazabilirsiniz. Lidya ve Ayaz arasındaki bu duygularla ilgili yanlış anlaşılma ne kadar sürecek ve nasıl çözülecek? Tahmin ve teorilerinizi buraya yazabilirsiniz... Bir de istek sahnelerinizi buraya yazarsanız cillop gibi olur! 🤩 KAPAK KIZI erken biteceği için üzülmeyin çünkü bu yaz sizi romantik komediye doyuracağım. 🥳 KAPAK KIZI bittikten sonra ya da hemen şu an sizi yeni başlamış olduğum spor romantizmi DE-MARKAJ'a bekliyorum efenim! 🔥 Profilimden ulaşabilirsiniz. Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
Ek Instagram: iambuzlarkralicesi
YouTube: Gülay Sena Dündar
Tiktok: @buzlarkralicesiofficial

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

86okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18