❀ KAPAK KIZI | 10

Vaveyla Yazarı: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: ❀ KAPAK KIZI | 10

-10-

Ertesi sabah kahvaltıda Mito'nun yüzü sirke satıyordu. Eh, dün gece olanlardan -daha doğrusu olamayanlardan- sonra normal karşılanabilecek bir tavırdı. Ama sonuçta tüm bunlar benim suçum olmadığı için onun suratını çekmek zorunda da değildim.

Hava güzel olduğundan bu sabah kahvaltıyı bahçede yapmak istemiştim. İsabetli bir karar olmuştu. Birkaç metre ötemizde Ayaz etrafı seyrederken Mito ve ben de kahvaltımızı ediyorduk. Aramızda oldukça gergin bir atmosfer vardı ve sessizdik.

Portakal suyundan bir yudum alan Mito memnuniyetsizce yüzünü buruşturdu. "Ekşimiş bu." Yardımcıya seslenerek "Al şunu, adamakıllı bir kahve falan getir." dedi biraz kaba kaçan bir dille.

Keyifsizliğine vererek önemsememeye çalıştım. "Kahvaltıya kalmana sevindim." dedim usulca.

Normalde kahvaltıya kalmadan çeker gider, bütün gün de aramazdı. Yoğun olduğu gerekçesiyle tabii. Sanki o astronottu da ben boş gezenin boş kalfasıydım. Ben bunca yoğunlukta onu düşünmeye ve aramaya zaman yaratabiliyordum da o esrarengiz bir biçimde vakit bulamıyordu. Elbette o bu kadar gerginken aklımdakileri yüzüne söylemek niyetinde değildim.

Son sözüm üzerine bir tepki ya da cevap vermeden kahvaltı tabağına yumuldu adam. Yüzüme bakmadan "Eee bugünkü planın ne?" diye sordu.

"Öğleden sonra setim var. Öncesinde biraz spor yaparım, belki cilt bakımı."

Geçiştirir gibi başını salladı. "Önümüzdeki birkaç gün yoğun olacağım."

Burun kıvırdım "Sadece önümüzdeki birkaç gün mü?" derken. Sesimde alaycılık vardı ama gereğinden fazlası değil. Tartışma yaratmak istemediğim için çok üstüne gitmedim.

"Şehir dışında bazı görüşmelerim olacak. Ulaşamazsan ortalığı ayağa kaldırma diye diyorum."

"Ben ne zaman ortalığı ayağa kaldırıyorum Mito?"

"Her zaman!" Sanki bu sabah triplerden oluşan bir yumak hâlinde uyanan o değilmiş gibi kaşlarını çattı. "Bu sabah tersinden mi kalktın sen?"

Bir süre suratına buz gibi baktıktan sonra karşılık verdim. "Kim tersinden kalktı acaba?" Başımı iki yana sallayıp tabağıma odaklandım.

Hayır efendim, bugün söz vermiştim ve bu aciz adamla kavga etmeyecektim. Normalde bana bu kadar bile dil uzatamazdı, haddini bildirirdim ama dün geceden beri moralinin bozuk oluşunu anlayışla karşılıyordum. Bir erkek için bu hiç de kolay bir durum değildi, anlayabiliyordum. Kendini işe yaramaz hissettiği için sinirini bir yerden çıkarmalıydı. Ama biraz daha uzatırsa o yer ben olmayacaktım.

"Yani sen de bir tuhafsın, haber vermesem ayrı kızıyorsun versem apayrı."

"Ben kızdım mı şimdi sana Mito?" Peynirimi parçalara bölüp ağzıma attığımda haftanın serbest öğün hakkını bu sabah kullandığıma bin pişman etmişti beni adam. Oysa ben bu sabah özel zaman geçirelim, birlikte kahvaltı edelim istemiştim. Kahvaltıya kalmasaydı daha az stres olurdum sanırım.

Adam resmen etrafına bakınıyor, kavga çıkaracak bir şeyler arıyor gibiydi. Dün gece acaba profesyonel destek mi alsan dedim diye bir odayı başıma yıkmadığı kalmıştı. Hayır, bu normal bir şeydi. Nasıl ki vücudumuzda bir yerimiz ağrıdığında doktora gidiyorsak bu da öyle bir durumdu. Neden o kadar şeref meselesi hâline getiriyorsa...

Mito'nun etrafı tarayışı üzerine ellerini önüne birleştirmiş olan Ayaz bize doğru birkaç adım attı. Bakışları bana isabet eden adam "Bir şeye ihtiyacınız var mı Lidya Hanım?" diye sordu.

Benim bir yanıt vermeme fırsat kalmadan ters bakışlarla gözlerini devirdi Mito. "Evet, biraz özel alana ihtiyacımız var! Burnumuzun dibinde durmana gerek yok."

Gayet sakin bir ifadeyle göz teması kuran adam "Nişanlınız evinde saldırıya uğradı Metin Bey. Benim buraya geliş amacım da her daim ve her şartta kendisini korumak, kusura bakmayın." diye karşılık verdi Mito'ya.

Yumuşak bir dirsek attım adama, kısık bir sesle uyardım. "Nasıl konuşuyorsun sen Mito ya?"

Omuz silkti adam. "Ne? Çift olarak özel alanımız bile yok."

Geçiştirir gibi baktım Ayaz'a. "Sen onun kusuruna bakma, o tersinden kalktı bu sabah." Konuyu değiştirmek adına "Aç mısın?" diye sordum. "Bak açsan gel, sen de otur bir şeyler ye. Öğleden sonra beş dakika bile vaktimiz olmayacak. Oradan oraya koşuşturacağız hep."

Yanımdaki adam "Yok artık!" derken gözlerini büyütürken ben onun bu kabalıklarına uyarı bakışları atmaktan yorulmuştum.

Ayaz ise onun hiçbir tavrını ciddiye almadan direkt benimle göz teması kurdu. "Teşekkür ederim Lidya Hanım, ben kahvaltımı erken saatte yaptım. Ayrıca günümüz yoğun geçerse de sorun olmaz, uzun süre açlığa dayanıklıyımdır."

Küçümser gibi gözlerini kısarak "Askerlikten mi alışıksın?" sorusunu yöneltti Mito. Yüzünde alaycı bir ifade hâkimdi. Bedelli askerlik yapan biri için fazla iddialı bir tavrı vardı bana göre.

Onun aksine aşağılayıcı bakışları hiç üstüne alınmayan ve düz, sakin bir yüz ifadesiyle karşılık veren adam "Hayır." dedi sadece.

Ancak bu da Mito'ya yetmedi. Kolunu sandalyesine yaslayarak Ayaz'ı baştan aşağı süzdü tepeden bakar gibi. "Senin hakkında eski asker falan demişti ya Taço, ondan sordum. Sahi, asker de değilmişsin galiba ya, pilotmuşsun." Küçümser bir bakışla sordu. "Silah kullanabiliyor musun bari?"

Sanki ikisi arasındaki farkı biliyormuş gibi. Geldiğinden beri Ayaz'a tavırları hiç hoşuma gitmiyordu. Karşısındaki adam terbiyesini bozmadıkça bizimkine bir hâller oluyordu, azdıkça azıyordu. "Ne alaka şu an Mito?" diye mırıldandım söylenir gibi.

"Ne var canım, sormak da mı yasak?" Tıksırır gibi güldü Ayaz'a bakarak. "Bu Lidya var ya, seni pek bir sevdi. Toz kondurmuyor."

Son söylediklerini duymazdan gelir gibi "Denemeye var mısınız?" dedi Ayaz.

Sorgular gibi baktı Mito adamın yüzüne. "Nasıl?" Ayaz'ın neyi kast ettiğini anlamadı kısa bir an.

Arkasında, pantolonunun kemerine sıkıştırdığı silahını çıkarırken "İzninizle... Kalkar mısınız?" diye sordu Mito'ya. Bu bir sorudan çok emir gibi çıkmıştı dudaklarından. Silahını ateşlemeye hazırladıktan sonra tam karşısındaki boş alanı gösterdi. "Şurada durun."

"Neden?"

Omuz silkti Ayaz. "Merakınızı gidermek için." Öyle sıradan çıkmıştı ki sesi, ben bile ürkmüştüm.

Mito az önceki aşağılayıcı tondan çok uzak bir ifadeyle ne olduğunu anlamaya çalışarak yerinden kalktı ve söylenen yere gitti. Ayaz'ın kafasına boş portakal suyu bardağını koyarken bakışları korkuyla bardağı süzüyordu. "N-Ne yapıyorsun be?"

Bense Ayaz'ın yapmaya çalıştığı şeyin farkında olarak nefesimi tuttum. Uyarır gibi sırayla ikisine de baktım. "Bir şey diyeceğim, bunu yapmayacaksınız şu an değil mi?" İnanmaz bir biçimde bakıyordum.

Korkudan gözlerim büyüdü ama Mito'nun durumu benimkinden çok daha fenaydı. O kendisine gösterilen yere gittiğine çoktan pişman, kurbanlık koyun misali ecelinin gelişini bekliyordu. Hak etmediğini söyleyemezdik.

Ayaz az önceki cümleyi söyleyen ben olmama rağmen Mito'ya döndü. "Korktunuz mu?" Sorusu son derece sakin bir biçimde çıkmıştı dudaklarından. Biraz da küçümser gibiydi. Aaa ne ayıp, korkuyor musun yoksa der gibi. Sanırım şimdi aşağılama sırası ondaydı. Kaşları havalanan adam "Bana güvenebilirsiniz." dedi sakince.

Mito ise bıraksak orada baygınlık geçirecekti ama yiğitliğe bok sürdürmeye de niyeti yoktu. Kekeleyerek "N-Ne korkacağım canım." diyebildi sadece.

"Korkmamanız güzel." Silahını tam hizaladı. Yüzünde keyifsiz bir ifade belirdi, sahte bir kararsızlıkla kıvrıldı dudakları. "Gerçi uzun zamandır da atış talimi yapmıyorum ama... Harp okulunda da hedeflerden en çok uzaklaşan ben olurdum."

Sertçe yutkunarak "N-Ne?" diye mırıldandı Mito. Soğuk terler döküyor gibiydi. Kısa bir an bir şey yap der gibi bana baktı. Ağzı dili kurumuş olacak ki üç saniyede bir diliyle dudaklarını ıslatıyordu. Az biraz da titriyordu.

Silahını ateşlemeden önce emreden ciddi bir sesle "Hareket etmeyin." dedi sadece. "Hareket ederseniz ıskalarım." İmalı bir ses tonuyla ekledi. "Hiç istemediğim bir yere isabet etmek istemem."

Artık bundan dönüş olmadığını, hayatıyla büyük bir kumar oynuyor oluşunu kabullenen Mito titremelerini kontrol altına alarak hareketsiz kalmaya çalıştı.

Benimse yüreğim ağzımdaydı. Bu deliliği yüksek adrenalinle izliyordum. "Bu saçmalığa bir son verin bence." diyebildim sadece.

Ayaz beni duymuyormuş gibi nişan aldığı yere odaklandı. Etrafında başka hiçbir şey yokmuş gibi hedefe kilitlendi ve saniyeler içinde kurşun silahından fırladı, boş portakal suyu bardağını tuzla buz etti.

Mito sıfır hasarla kurtulduğunu anladığında tüm vücuduna hayatta kalmanın kıymetini anlamış gibi baktı ve tuttuğu nefesini sesli bir biçimde bıraktı. Bizim 1,97, kafasındaki bardağı vurana kadar ölüp ölüp dirilen Mito "Tuvalete gitmem lazım." dedi ve koşarak içeri girdi.

Mito gittiğinde baş başa kaldık. O an silahını sakince yerine yerleştiren Ayaz'la göz göze geldik. Mito'nun böyle bir dersi hak ettiğini hiçbirimiz inkâr edemezdik. Bu yüzden arkasından sırıtmak hiç de suçluluk hissettirmedi. Gülmemek için kendimi zor tutarken "Altına işememek için tuvalete gitti." dedim.

Benim sözümle dudakları hiç olmadığı kadar güzel bir biçimde kıvrılan adam benimle birlikte sessizce güldü. O an ilk kez Ayaz'ın gülüşünü görmüştüm sanırım. Gerçek anlamda. Ve gülmenin ona ne kadar yakıştığını.

...

*

YAZAR NOTU: Hi guys! 👑 Salı günlerimizin neşesi, KAPAK yeni bölümüne hoş geldiniz! Bölümümüzü nasıl buldunuz? Bilerek bu hikâyenin bölümlerini minimum düzeyde tutuyorum çünkü kurgu gereği olsun olay örgüsü olsun kısa bölümleri hak eden bir hikâye. Tadımlık bir şekilde tasarlamıştım. Ancak yoğun ilgi olursa ekstra bölümler gelebilir, bilginize... 📸

İstek sahnelerinizi buraya yazabilirsiniz. Tüm yorumları okuyorum. Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
Ek Instagram: iambuzlarkralicesi
YouTube: Gülay Sena Dündar
Tiktok: @buzlarkralicesiofficial

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

85okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18