31. bölüm · İntikam Oyunu
ÖZEL BÖLÜM
YILLAR ÖNCE-KADER KAYA
Leyla Kaya, önünde oturan kızı Kader'in kıvırcık ve kabarık saçlarını toplamak için çabalıyordu. Bazen işkence gibi geliyordu.
"Kaderim, senin saçların kime çekmiş böyle ya? Çok kabarık."
"Senin saçların gibi anneciğim," dedi Kader masum masum.
"Benim saçlarım bu kadar kabarık değil Nilay'ım."
Nilay, Kader'in ikinci ismiydi. Annesi bazen ona böyle seslenirdi. Bu Kader'in hoşuna giderdi.
Leyla kızının saçını sonunda örgü örebilmişti.
"Sonunda bitti. Bak bakalım nasıl olmuş."
deyip cebindeki aynayı Kader'e uzattı. Kader kendine bakıp:
"Çok güzel olmuş anne, teşekkür ederim."
"Rica ederim bebeğim."
deyip Kader'in saçlarından öptü.
Kader masum masum annesine bakıp:
"Anne, biz niye burada yaşıyoruz?" dedi. Koğuş duvarlarına ve kadınlara bakarak.
Leyla bir an ne diyeceğini bilemedi.
"Nilay'ım, bu konuyu konuşmayalım."
"Ama anne..."
"Nilay, lütfen birtanem," diye hafif yükseldi Leyla.
"Tamam anne," dedi Kader hafif hayal kırıklığıyla.
"Nilay'ım, ben sana bunu açıklayamam. Daha çok küçüksün. Hem bugün bunları konuşmayalım. Bugün özel bir gün."
"Bugün ne var?" dedi Kader heyecanla.
Leyla koğuşun mutfağına yönelip dolaplardan küçük bir kek çıkardı. Hapishane imkânlarıyla anca bu kadarı oluyordu.
"Mutlu yıllar Kader."
Kader'in gözleri parladı. Gülerek mumları üfledi.
"Teşekkür ederim. Sen dünyanın en iyi annesisin."
deyip annesine sarıldı.
Leyla ona:
"İyi ki doğmuşsun canım. Ama daha bitmedi. Bak, bir şey daha vereceğim."
deyip cebinden bir bileklik çıkardı. Kırmızı bir bileklik, üstünde minik bir yonca figürü vardı. Kader bilekliği alıp:
"Teşekkür ederim anne, çok güzel."
"Beğenmene sevindim birtanem."
deyip bilekliği Kader'in bileğine bağladı.
Tam o sırada koğuşun ağası Buse:
"Lan Leyla, bırak çocuğu da bana çay koy."
"Hemen geliyorum Buse abla."
Leyla Kader'i yatağa yatırıp:
"Sen şimdi uyu. Anne hemen gelecek."
"Bu gece türkü yok mu?"
"Var tabii, bir dakika."
deyip hemen mutfağa koştu. Buse'ye çayı verip Kader'in yanına koştu.
"Geldim canım. Hadi bakalım, uyku vakti."
Kader'in yanına uzanıp onu kolları arasına aldı ve bir türkü mırıldanmaya başladı:
"Bir ay doğar ilk akşamdan geceden neydem neydem geceden
Şavkı vurur pencereden bacadan
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben
Yüce dağ başından aşırdın beni neydem neydem yâr beni
Tükenmez dertlere düşürdün beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Niye doğru yoldan şaşırdın beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben
Aşağıdan gelir eli boş değil neydem neydem boş değil
Söylerim söylerim göynüm hoş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Bir güzeli bir çirkine vermişler neydem neydem vermişler
Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben
Aşağıdan gelir eli boş değil neydem neydem boş değil
Söylerim söylerim göynüm hoş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Bir güzeli bir çirkine vermişler neydem neydem vermişler
Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben"
Kader'in gözleri ağırlaştı. Huzur içinde uykuya daldı.
~
Gece yarısı Kader aniden uyandı. Nedenini bilmiyordu. Belki susamıştı, ya da tuvaleti gelmişti. Kader mutfağa ilerleyip su içti. Yatağa girdi ama uykusu hâlâ yoktu. Sonra bir şey fark etti: annesi yoktu.
Kader yataktan kalkıp lavaboya yöneldi. Belki annesi oradadır diye düşündü. Tam kapıyı açacağı sırada kapı aralığından dehşeti gördü. Annesi Buse'yle kavga ediyordu.
Leyla bağırarak:
"Ne istiyorsun sen?"
Buse elindeki bıçağı sallayarak:
"Sadece Cemal Erdem'den bir mesaj getirdim."
Leyla öfkeyle:
"Yine mi Erdemler? Kurtuluşum yok mu benim?"
Buse Leyla'ya yaklaşıp:
"Cemal Erdem'in sana selamı var."
deyip bıçağı Leyla'nın karnına sapladı.
Kader'in kanı donmuştu. Konuşamıyordu. Korkuyla yerde yatan annesine bakıyordu. O gece Leyla Kaya öldü. Ve Kader bir daha asla doğum gününü kutlamadı.
22 Eylül 1998 her şeyin bittiği geceydi.
~
YILLAR ÖNCE-FIRAT DEMİR
Fırat tamirhanede bir arabanın motoruyla uğraşıyordu. Daha 12 yaşındaydı. Ama babası suçsuz yere hapse gittiği için annesine ve iki küçük kız kardeşine o bakmalıydı.
Ustası ona:
"Fırat, bu günlük bu kadar evlat. Hadi sen evine git artık."
"Tamam usta."
deyip arka tarafta ellerini yıkayıp tamirhaneden ayrıldı.
Eve gitmeden önce manava uğramıştı. Eve giderken babasını düşünüyordu. Babası hep sevgi dolu ve erdemli bir adam olmuştu. Oğlu Fırat'a bazen ikinci ismi olan 'Ahmet' diye seslenirdi. Bu Fırat için çok özeldi.
Ama şimdi babası neden hapisteydi? O hiçbir şey yapmamıştı. Bunu adı gibi iyi biliyordu.
Eve geldiğinde bir sürü ayakkabı gördü. Ne olmuştu? Yoksa babası mı gelmişti? Fırat heyecanla:
"Baba!"
deyip içeri girdi. Ama içeride babası yoktu. İçeride jandarmalar, polisler, ağlayan kardeşleri ve ağıt yakan annesi vardı.
"Mehmet, Mehmet'im!"
Fırat elindekileri düşürdü. Annesinin yanına koşup:
"Anne, anne ne oldu? Babama mı bir şey oldu?"
"Fırat, baban..."
Kadın konuşamıyordu. Ağlamaya devam ediyordu. Fırat'ın beyninde bir şimşek çaktı. Polisler neden buradaydı?
Onlara bakıp:
"Neden buradasınız? Babama mı bir şey oldu?"
Polislerden biri eğilip:
"Genç adam, baban... intihar etmiş. Koğuşunda ölü bulundu. Başın sağ olsun."
Fırat için o gün dünya durdu. Kulakları uğuldu. İnanmak istemedi. Ama hayat yüzüne bunu tokat gibi çarpıyordu. Babası ölmüştü. Fırat o gün yemin etti: O Erdem ailesinden intikam alacaktı. Babasının kanı yerde kalmayacaktı.
~
KADER KAYA
TSM İSMİ=Kader Nilay Kaya
DOĞUM TARİHİ=22/09/1990
ÜNİVERSİTEDE OKUDUĞU BÖLÜM= Teknoloji ve Bilişim
ÖLÜM TARİHİ=16/09/2021
~
FIRAT DEMİR
TAM İSİM: Fırat Ahmet Demir
DOĞUM TARİHİ:18/09/1985
ÜNİVERSTEDE OKUDUĞU BÖLÜM =İşletme
ÖLÜM TARİHİ=16/09/2021
Evet, bir bölümün daha sonuna geldik. Bu özel bir bölümdü. Kader ve Fırat'ın yaşadıklarını ve bilinmeyenlerini anlatan bir bölümdü. Umarım beğenmişsinizdir 🥰🌹❤
