30. bölüm · İntikam Oyunu

28.BÖLÜM: ZORLU BEKLEYİŞ VE İKİNCİ KAYIP

Uwu Kizi

FIRAT DEMİRDEN;
Alevler gittikçe yayılıyordu ama benim umurunda değildi tek umuruda olan tek birşey vardı
Kader
Her ne kadar kırgın ve kızgın olsam da onu deli gibi seviyordum, aptallık etmiş ve onun kalbini kırmıştım
Aptal kafam,ne diye kızı suçladıysam,kız kendi mı seçti o herifin kızı olmayı
Elbette hayır ama o anın şoku ve etkisiyle onun kalbini kırmıştım
Ya şimdi o kalp durursa...
Yok,yok yok hayır Kader güçlüdür,o çok güçlü beni bırakmaz ,pes etmez,edemez
Elvan dışarı çıktıktan sonra gözleri doluydu işte o an içeri düşünmeden girmiştim sadece Kaderin iyi olmasını istiyordum
Hayatımda birçok şey kaybetmiştim onu kaybedemezdim
"KADER" Diye bağırdım tekrar ciğerlerimi yırtsn bir sesle "KADER NEREDESİN, KADER?" Bağırarak onu arıyordum bu cehennemin arasında,alevlerin yayılması umurumda değildi Kaderi buradan çıkarmak zorundaydım
Alevlerin arasında yatan bir beden gördüm Siyah kıvırcık saçlı,zayıf bir beden Kaderdi
"KADER" Yanına koştum o olduğundan emin olmalıydım evet oydu ama tanınmaz haldeydi Elleri yanmıştı yüzünde ve vücudunun bazı yerlerinde dumanlardan dolayı oluşan isler vardı
Ellerim titriyordu, elimi nabzına koydum Allahım ne olur atıyor olsun ne olur
Yok.
Nefesim kesildi. Dünya durdu. Alevlerin çıtırtısı, dumanın boğucu kokusu, her şey silindi. Sadece o vardı. Ve ben.
Ellerim hâlâ nabzındaydı. Bekledim. Bir saniye. İki saniye. Üç…
Sonra…
“Kader!” dedim fısıltıyla. Nabzı atıyordu. Zayıftı. Çok zayıftı. Ama atıyordu.
“Yaşıyorsun. Yaşıyorsun be Asi Şey…”
Gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Ağlıyordum. İlk defa belki de yıllar sonra ağlıyordum. Ama utanmıyordum. Çünkü bu gözyaşları, onun hayatta olduğuna dair kanıttı
"Dayan biraz Asi şey,çıkaracağım seni" onu kucağıma tek hamlede aldım,çok zayıftı,ağırlığı yok denecek kadar azdı sanki bir tüy gibiydi
Kader gözlerini zorlukla açtı o siyah,kömür siyahı gözleri yorgun bakıyordu "Fı..rat"
"Buradayım güzelim,çıkarıyorum seni ama ne olur dayan,biraz daha dayan çıktık sayılır"
"Öz...ür Di...le...rim" kesik kesik konuşuyordu sanki gücü tükenmiş gibiydi
"Özür dileme! Sen özür dileyecek birşey yapmadın tamam mı,önce buradan çıkalım sonra konuşuruz"
Çıkışa yaklaşmıştım ama Alevler hala yayılıyordu,dikkatlibolmak zorundaydım tek yanlış bir hareketim Kaderi benden alabilirdi
Hayır, hayır bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum
Dikkatli bir şekilde çıkışa geldiğimde kapıya sert bir tekme atıp dışarı çıktım,bitmişti dışardaydık
Gözlerim kararıyordu,anlaşılan yangın dumanından çıksn karbondioksit gazını çok solumiştum ama umurunda değildi tek umurumda olan şey Kaderdi sadece Kader başka hiçbirşey umurunda bile değil
Başım dönüyordu,bayılacak gibiydim ama eğer bayılırsam Kader kollarından düşerdi onun incinmesini istemiyordum
"FIRAT" bu ses Laranın sesiydi ona bakmaya çalıştım ama gücüm kalmamıştı
İki kol hissettim Kaderi kollarımdan almışlardı her ne kadar istemesem bile engel olamamıştım
Birden gözlerim karardı,başım döndü
"Fırat iyi misin" son duyduğum ses buydu Poyraz ağbinin sesi
Sonrası ise Karanlık....

İKİ SAAT SONRA-ESKİŞEHİR HASTANESİ;
Kendime geldiğimde burnuma gelen koku o lanet olsaı dezenfektan kokusuydu,Gözlerimi açmak zor geldi,sanki göz kapaklarımda ağırlık vardı ama açmak zorundaydım
Kader neredeydi? O iyi miydi?
"Fırat ağbi,Fırat ağbi beni duyuyor musun?"
Çağların sesi,sağ tarafımdan geliyordu,başımı zorlukla çevirdim odaya baktım...Beyaz duvarlar,Beyaz ışıklar,Dezenfektan kokusu...Hastane
"Kader..." Dedim zorla sesim kısılmıştı "Kader nerede iyi mi?"
Çağlar'ın yüzü bir anda düştü. Gözlerini kaçırdı. O an kalbim durdu.
"Çağlar," dedim sesim titreyerek. "Kader nerede? CEVAP VER!"
"Fırat ağbi..." dedi Çağlar boğuk bir sesle. "Kader... o yoğun bakımda."
"Neden yoğun bakımda? Ne oldu? İYİ Mİ?"
"Yangında çok fazla duman solumuş. Ellerinde ve vücudunda ikinci derece yanıklar var. Doktorlar... doktorlar sonraki 24 saatin kritik olduğunu söyledi."
"24 saat..."
Sözleri beynimde yankılanıyordu. Ayağa kalkmak istedim ama bacaklarım tutmadı. Başım dönüyordu. Çağlar hemen yanıma geldi, beni tuttu.
"Fırat ağbi, sakin ol. Henüz kendine gelmedin. Çok fazla duman solumuşsun."
"Kader' in yanına gitmeliyim. ONU GÖRMELİYİM!"
Doktor kapıdan girdiğinde Çağlar'a baktı. "Biraz daha dinlensin. Henüz çok erken."
"Ben dinlenmek istemiyorum! Sevdiğim kadın nerede? ONU GÖRECEĞİM!"
Doktor derin bir nefes aldı. "Bayan Kaya şu anda yoğun bakımda. Durumu kritik. Ancak sadece yakınları girebilir."
"BEN YAKINIYIM! Sevgilisiyim ila birinci derece yakını mı olmak zorundayım onu görmek için! O benim her şeyim!"
Doktor bir an sustu. Başını salladı. "Size birkaç dakika izin verebilirim. Ama söz verin, sakin olacaksınız."
Başımı salladım. Zorlukla ayağa kalktım. Çağlar koluma girdi, beni yoğun bakım koridoruna kadar getirdi.
Herkes orada bekliyirdu Lara benim geldiğimi görünce şaşkınlıkla "Fırat? Senin dinlenen gerekiyordu"
"İstemiyorum,Kaderi göreceğim"
Yoğun bakım camının önüne geldim
O camın önüne geldiğimde...
Gördüm onu.
Kader.
Yüzünde oksijen maskesi vardı,Elleri bandajlıydı vücudunda kablolar bağlıydı,pembe hastane kıyafetleri içindeydi,oysa o siyah giymeyi severdi onu hiç renkli giyinirken görmemiştim zaten ona yakışmıyordu bunu şimdi fark ediyordum
Bedeni çok zayıf görünüyordu,çok savunmasızdı onu ilk defa böyle görüyordum
Ellerimi cama dayadım.
"Kader..." diye fısıldadım. "Ben geldim. Buradayım. Duydun mu beni? O yangının içinde seslenmiştim sana... Sen de duymuştun, değil mi? Gözlerini açmıştın."
Gözlerim doldu. Sesim titriyordu.
"Sen neden özür diledin ki? Asıl benim özür dilemem lazım seni çok üzdüm değil mi? Çok üzgünüm Kader çok özür dilerim"
Yumruğumu cama hafifçe vurdum.
"Ben sana ne dedim? 'Ara verelim' dedim. Ne ara vermesi? Ben seni bırakamam ki... Denesem de bırakamıyorum. Sen gittin ya o depoya... Ben arkandan gelecektim. Ama geç kaldım. Yine geç kaldım."
Başımı cama yasladım
"Seni çok seviyorum,eğer sana birşey olursa ben yaşayamam"
Camın önünde ne kadar süre kaldığımı bilmiyordum,tek bildiğim Kaderin yanında olmak istediğimdi
"Fırat..." Poyraz ağbinin sesiydi başımı çevirmedim
"Fırat dinlenmen lazım" dedi Poyraz ağbi
"Gerek yok,ben böyle iyiyim"
"Fırat dinlenmen gerekiyor"
"Gerek yok" deyip geçiştirdim "Cemal Erdemden haber var mı"
"Yok,hala arıyoruz"
"O herifin ölümü benim ellerimden olacak" dedim dişlerimin arasında
Arkamdan gelen ayak seslerine başımı çevirdim Elvandı "Kader nasıl?" Diye sordu gözleri kıpkırmızıydı ağladığı belli oluyordu
"Hala aynı" dedim yorgun bir şekilde
"Benim yüzümden" diye mırıldandı "Benim yüzümden bu halde"
"Senin suçun değil,bunların tek sorumlusu o Cemal Erdem pisliği"
"Yine de beni kurtarmak için yaptı bunu,benim yüzümden içerde keşke ben içerde kalsaydım da Kader çıksaydı"
Çağlar onun arakasındaydı Elvanın canı yandıçka onun da canı yanıyordu
"Böyle konuşma" dedi Çağlar Ekvanın omzuna dokunarak "Emin ol ki Kader iyi olacaktır, ama artık ağlama seni bu halde görse çok üzülürdü"
Elvan gözyaşlarını sildi artık ağlamıyordu sadece bekliyordu
Yoğun bakımın kapısı açıldı içerden Mina çıktı yorgun bakıyordu
"Kader nasıl?" Diye sordum hemen
Mina derin bir nefes aldı "Durumu hala kritik,vücudunda yanıklar var...Ama bir şey daha fark ettim"
"NE FARK ETTİN?" Diye haykırdım,Mina ilk başta irkildi boğazını temizledi sanki zor birşey söyleyecek gibiydi
"Vücudunda daha eski yanıklar var... Çocukluktan kalma gibi çok eski sanki...Sanki bilerak yapılmış yada kazayla olmuş gibi"
Kanım dondu kulaklarımın uğuldadı,sanki herşey durmuştu,Kaderin vücudunda başka yaralar da mı vardı? Benim Kaderimin vicudunda o bembeyaz teninde yanıklar mı vardı?
Bunu kimin yaptığını adım gibi biliyordum o pislik o Canavar Cemal Erdem yapmış olmalıydı, gerçekten o herif öldürme isteğim her geçen saat artıyordu
Şimdilik Kaderin uyanmasını bekleyeceğim sonra da o herifi maffedeceğim
~
Sattlerdir yoğun bskımın camında bekliyordum kaç saattir burada olduğumu bilmiyordum,yemek yememiştim,şu içmemiştim sadece Kaderi bekliyordum
Poyraz ağbi yanıma geldi "Al şu içmen lazım"
"Koy kenara birazdan içerim" deyip geçiştirdim o da biliyordu aslında o suyu içmeyeceğimi
"Fırat daha ne kadar böyle devam edecek,Kader içerde can çekişiyor,sen burada eriyorsun resmen,kendine dikkat etmen gerekiyor"
"Önce Kader iyileşsin" dedim yorgun bir şekilde
Poyraz ağbinin telefonu çalınca konuşmak için başka bir yere gitti gözüm Kaderde olsa bile kulağım Poyraz ağbideydi
"Demek sonunda bulundu,neredeymiş...Nasıl yani? Bu da ne demek? Kesinlikle hayır kimse o herifle yüzleşmeyecek onu alıp depoya getir? Ben halledeceğim onu" deyip telefonu kapattı
Poyraz ağbinin yanına gidip "Nerede o?" Diye sordum kimden bahsettiğimi ikimizde iyi biliyorduk
"Fırat,sen burada kal ben halledeceğim" dediyse bile ben onu dinlemeyip
"Nerede o?" Diye tekrarladım
"Fırat ..."
"POYRAZ AĞBİ NEREDE O?" Diye haykırdım
"Dağlık taraftaki evde bulmuşlar eğer bir sorun çıkmazsa depoya getirecekler"
Bunu söyledikten sonra sinirle güldüm "Onu ben halledeceğim" deyip hastaneden çıkmaya hazırlandım ama arabayı almamamıştım cüzdanım yanımda değildi taksiye binemezdim koridorun sonunda Elvanı görünce "Elvan anahtarları ver"
Elvan kuşkuyla baksa bile anahtarları bana fırlattı tek hamlede yakalayıp dışarı çıktım
Arabaya sinirle bindim şu anda içimde sönmeyecek bir ateş var gibiydi ve o ateş Cemal Erdeme hesap sormadan söeyecekti
~
Yolda ilerlerken arabanın direksyonunu çok sıkı tutuyordum tırnaklarım elime batıyordu öfkem dışarı fırlayacak gibiydi sanki patlamaya hazır bir volkan gibiydim
Telefonum çalınca Poyraz ağbinin aradığını zannettim bilinmeyen numaraydı tahmin etmek zor değildi
Telefonu sinirle açıp "NEREDESİN LAN PİSLİK HERİF GEBERTECEĞİM SENİ,ÖLÜMÜN BENİM ELLERİMDEN OLACAK" Diye haykırdım
Cemal Erdem güldü evet resmen utanmazca kahkaha attı
"Ah Fırat ah,Kaderi ne kadar çok seviyorsun öyle,ama o yakında ölecwk zaten fazla dayanamaz"
"KES LAN,GEBERTİRİM SENİ SAKIN KADERE ELİNİ DAHİ SÜRME"
"Ona çok aşıksın değil mi, merak etme yakında sende onun yanında olacaksın,aslında hedefim Elvandı,kendini suçlu hissediyordu o yüzden onu vicdan azabımdan kurtarmak istemiştim ama demek onun arabası sende o zaman sen öleceksin aşıklar yan yana olsun"
Daha ben ne olduğunu anlamadan bir koku geldi burnuma,benzin kokusu ve mazot bir dakika bir ses var
BİP...BİP...BİPPP
Bomba,arabada bomba vardı tabi ya bu herifin amcı Elvanı öldürmekti ama arabası bende olduğu uçin şimdi ki hedef bendim
Birden direksiyon hakimiyetini kaybettim,ağaca çarptım ve bomba patladı ve ben arabada mahsur kalmıştım
Galiba bu sefer benim için bitmişti...

YAZARIN ANLATIMIYLA;
Hastane yoğun bakımında Kaderin kalp ritmi değişti monitörde düz bir çizgi belirdi
BİPPPPPPP
Mina ve diğer doktorlar içeri koştu şok cihazını hazırladılar
Mina bağırdı"Bir, iki, üç, şok!"
Olmadı kalp hala düzensizdi hala düz çizgiydi
Mina tekrar bağırdı "Bir daha hadi Bir,iki,üç şok"
BİPPPPPPP
Kaderin sol gözünden bir damla yaş aktı,belki de hissetmişti Fırata olanları o yüzden kalbi durmuştu
16 Eylül 2021
Belki de Kader ve Fırat için herşeyin bittiği gün olmuştu

Bir bölümün daha sonuna geldik Kader ve Fırat için böyle bir son yazdığım için çok Üzgünüm....😭😭😭😭