14. bölüm · İntikam Oyunu

12.BÖLÜM:BEKLENMEYEN ŞEYLER

Uwu Kizi

Gelen mesaj netkumun tutulmasına neden olmuştu inanmayıp tekrar tekrar okudum

"Savcı hanım siz haklıydınız,babam suçlu size yardım etmek istiyorum gelin Gölgesizler ve Yıkıcıları bir yapalım"

Ne oldu da daha geçen gün benden nefret eden herif şimdi Gölgesizlerle Yıkıcıları bir mı yapmak istiyor

Ona o kadar çabuk güvenenemem ya bize tuzak kuruyorsa? Ya da gerçektsn bir olmak istiyorsa?

Hızla ona cevap yazdım

"Sana nasıl güvenenilirim"

Cevap gecikmedi

POYRAZ ATEŞ ERDEM:
"Güvenmemen normal,nede olsa düşmanının oğluyum,ama emin ol ben onu desteklemiyirum"

"Bana kanıt göster"

Ekrana kilitlenmiş bekliyordum.
“Kanıt göster” yazdıktan sonra içimde garip bir huzursuzluk vardı.
Bu iş ya her şeyi bitirecek…
Ya da bizi tamamen yakacaktı.

Telefon titredi.

POYRAZ ATEŞ ERDEM:
“Taman ama yüz yüze,
Mesajla kanıt olmaz”

Gözlerimi kıstım.
Cesurdu.
Ya da çok iyi bir yalancı.

"Yer?"

Cevap kısa sürede geldi.

POYRAZ ATEŞ ERDEM:
"Eski tren deposu,yarım saat"

Aynı anda Mert’e baktım.
O da ekrana bakıyordu.

“Gideceksin değil mi?” dedi.

“Evet.”

“Bizde geliyoruz"

Başımı salladım.

Eski Tren deposuna giderken içinde tuhaf bir his vardı
Korku değildi
Tam olarak ne olduğunu bilmediğim bir histi

Hisar direksiyondaydı.
Yüzü ifadesizdi ama gözleri sürekli aynadaydı.

“Takip var mı?” diye sordum.

“Şimdilik yok,” dedi kısa bir sesle.
“Bu da beni daha çok tedirgin ediyor.”

Gece arka koltukta sessizdi.
Ama sessizliği alışıldık değildi.
Eli dizinde, parmakları sıkılıydı.

Sebebini iyi biliyordum herkes biliyordu o Erdem ailesinden kimseyle konuşmak istemiyordu onlardan nefret ediyordu

Depoya yaklaştığımızda rüzgâr hafifçe esiyordu.

Gri metal kapılar paslıydı ve her adımda hafif bir gıcırdama sesi geliyordu.
İçeri girdiğimizde ışıklar loştu

Mert sessizce bana baktı.
“Lara… emin misin? Bu bir tuzak olabilir,” dedi

Başımı salladım.
“Biliyorum… ama başka çaremiz yok.”

Deponun içine birkaç adım daha attık.
Ayak seslerimiz yankılanıyordu.

Silahımı montumun içinden çıkarmadım ama elim tetikteydi.

Hisar sağımı, Mert solumu kolluyordu.
Gece ise birkaç adım gerideydi
Belli ki mesafesini bilerek koruyordu.

“Geç kalmadınız,” dedi bir ses.
Gölgelerin arasından Poyraz Ateş Erdem çıktı.
Yanında… Meltem Nisa Erdem
Arkalarında Yıkıcılar vardı

İlk refleksim silahımı kaldırmak oldu.
Ama o, ellerini havaya kaldırdı.
"Savaş için gelmedik"

Silahımı indirmeden konuştum "Kanıt demiştin"

Bir adım yaklaşyı cebinden flash bellek çıkarıp bana verdi "Bu bellekte babamın tüm dosyaları var işlediği tüm suçlar bunun içinde"

"Bunu neden şimdi veriyorsun,neden daha önce vermedin"

"Daha Yeni haberim oldu, eğer bu yetmezse başka kanıt bulurum"

Aslında bu yeterli bir kanıttı ama emin olamıyordum nede olsa o herifin oğluydu ama o zaman neden babasının işlediği suçları taşıyan belleği bana varsin ki

“Bunu bana vererek,” dedim yavaşça,
“babanın sonunu imzalıyorsun.”

“Biliyorum,” dedi.
Sesi kararlıydı ama içindeki çatlağı duyabiliyordum.
“Ve buna hazırım.”

Meltem bir adım öne çıktı.
“Biz bu dosyaları saklayarak suç ortağı olmak istemiyoruz,” dedi.

Sonra Poyraz devam etti "Zaten bu yüzden Yıkıcıları ve Gölgesizleri bir yapmayı teklif ettim"

Gözlerine baktım
Yalan söylüyor gibi değildi

"Eğeryalan söylüyorsan bu en büyük hatan olur" dedim dişlerimi sıkarak

"Yalan söylemediğime emin ol şimdi teklifime ne diyorsun"

"Tamam ama bak uyarıyorum sakın beni kandırmayı denenr bile"

"Ben kimseyi kandırmam" dedi sakin bir sesle sonra Geceye döndü

Bakışlarından anladım
Gerçegi öğrenmişti ve Geceyle konuşmak istiyordu ama Gecenin buna niyeti yoktu

Ama konuşmaları gerekiyordu

Poyraz Ateş Erdem bana bakıp "onunla yalnız konuşmama müsade eder misin"

Ona şüpheyle baktım

"Merak etme ona zarar vermeyeceğim,sadece konuşacağım,Üveyde olsa kardeşim,kendi kardeşime zarar vermem"

Hala teredüt ediyordum ama bu konuşma ertelenirse daha kötü olacaktı

"Eğer ona zarar verirsen..."

Sözümü kesti

"Zarar vermeyeceğim,sadece konuşacağım"

"5 dakika"

Gölgesizlere döndüm

"Gölgesizler çıkıyoruz"

"Ama Lara-" Hisar lafını bitirmeden sözünü kestim

"5 dakikalığına,5 dakika sonra gelip Geceyi alacağız"

"Tamam" sonra Yıkıcılara döndü sert bir sesle "Çıkın" dedi Yıkıcılar ikiletmeden çıktı

POYRAZ ATEŞ ERDEMDEN;
Kapı kapandığında depo bir anda daha soğuk geldi.
Adımlarının sesi uzaklaştı.
Beş dakika.

Beş dakika…
Bir ömre bedeldi.

Gece Günal bana arkasını dönmüştü.
Kollarını göğsünde bağlamıştı.
Savunma pozisyonu.

“Bana bakmayacaksan,” dedim sakin bir sesle,
“en azından dinle.”

Sessizdi.
Ama kaçmadı.
Bu bile bir şeydi.

"Doğum belgeni okudum,annenin ismini ve babamın ismini gördüm"

"Ben o adamın kızı değilim"

"Sana ne yaptı?" Diye sordum sakin kalmaya çalışarak bilmek istiyordum babam bu kıza ne yaptığını

Güldü ama bu avı dolu bir gülüştü "Senin baban yüzünden annem beni hiç sevmedi, senin baban yüzünden ben anne sevgisine muhtaç büyüdüm,senin baban yüzünden annem benden hep nefret etti,o herif yüzünden ben nefretle büyüdüm"

Sözleri içime saplandı.
Her kelimesi.

“Bunu bilmiyordum,” dedim kısık bir sesle.
“Yemin ederim… bilmiyordum.”

Birden döndü.
Gözleri dolu değildi.
Daha kötüsüydü.
Boştu.

“Bilmemen seni masum yapmıyor,” dedi.
“Sen onun soyadını taşıdın.
Ben onun günahlarını.”

Bir adım geri attım.
İlk kez gerçekten ne kadar büyük bir enkazın ortasında olduğumu hissettim.

“Babam ben seçmedim.
Ama artık onun tarafında değilim.” dedim öfkeyi badtırmaya çalışıyordum

“Geç kaldın,” dedi keskin bir sesle.
“Ben çocukken de biri bunu söyleseydi…
belki farklı olurdu.”

"Benden de mı nefret ediyorsun"

Bir an sesizlik oldu sonra konuştu "Bu o kadar kolay değil çünkü..." Devamını getiremedi sebebini biliyordum

"Çünkü ne olursa olsun kardeşiz" dediğimde Gecenin gözlerinde öfke gördüm

"Kardeş mı,ne kardeşi ya ne kardeşi,ben yalnızken yanımda kardeşim yoktu,ben destek almak istediğim de kardeşim yoktu,şimdi de yok tamam mı bunu aklına sok,ne ben senin kardeşinim ne de sen benim abimsin"

Sözleri yüzüme tokat gibi çarptı.

“Ne ben senin kardeşinim,nede sen benim abimsin"

Bir an için ne diyeceğimi bilemedim.
Çünkü haklıydı.
Kardeşlik sadece kan bağı değildi.
Yanında olmak, korumak, paylaşmaktı.

Ve ben…
Hiçbirini yapmamıştım.

“Bunu inkâr etmeyeceğim,” dedim sonunda.
“Yanında değildim. Çünkü seni bilmiyordum.”

Bir adım attım ama hemen durdum.
Yaklaşırsam patlayacağını hissediyordum.

"Ama şimdi biliyorum,ve seni korumak için ne gerekiyorsa yaparım"

"Ben senin abiliğini istemiyorum" diye haykırdı

"Kabul etsen de etmesende sen benim kardeşimsin"

"Aramızda fark var,sen onun oğlusun bende utancıyım"

Bu cümle…
Babamın işlediği her suçtan daha ağırdı.

“Hayır,” dedim bu sefer daha sert.
“Sen utanç falan değilsin.”

Güldü.
Ama bu gülüş alaycı değildi.
Acı doluydu.

“Öyleyim,” dedi.
“Doğduğum andan beri nefret gördüm
Annem beni her gördüğünde babanı hatırladı”

Nefesim kesildi.
“Bunu geri alamam,” dedim.
“Geçmişi silemem,ama şimdi izin ver senin abin olayım"

"İstemiyorum"

"İstesem de istemese de sen benim kız kardeşimsin ve ben sana abilik yapıp seni koruyacağım"

"Kimsenin korumasına ihtiyacım yok" dedi set bir sesle

LARA DENİZ KOYALDEN;
"Hisar ve Elvan cidden bu yaptığınız doğru mu sizce"

İkisi birden kulaklarını kapıya koymuş dinliyordu

Hisar sert bir şekilde fısıldadı "Ya ne yapalım ,kızı içerde yalnız bıraktık" diye söylendi

Elvan "Sesiz olun birşey duyamıyor" dedi ciddiyetle kapı birden açılınca ikiside yere devrildi

Gece onlara şaşkınlık ve öfkeyle bakıyordu
"Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz"

Elvan hızla ayağa kalktı "Gece yanlış anladın biz sadece güvenliği den emin olmak istedik"

Gece birşey söylemeden arabaya bindi çok öfkeliydi ve kimseyi kırmak istemediği için böyle yapıyordu çünkü öfkeyke konuştuğunda söylediklerini kendisi bile duymuyordu bunun farkında olduğu için sesizdi

Hiçbirimiz konuşmuyorduk şu anda eski depoya gitmeliydik şu anda konuşmak herkese zarar verirdi

POYRAZ ATEŞ ERDEMDEN;
Eve geri döndüğümüzde Geceyle olan konuşmamızı düşünüyordum babam bunu ona nasıl yapmıştı nasıl bu kadar masum canı daha çok küçükken sevgiden mahrum bırakmıştı artık şaşırmıyordum çünkü onun nasıl bir pislik olduğunu öğrenmiştim

Birden telefonum titreyince düşüncelerimden sıyrılıp mesaja baktım
Mesaj babamdandı

"Poyraz herşey yolunda mı oğlum"

Tabi babacığım herşey yolunda olmaz mı nede olsa bir sürü hayatı maffettin tamam sakin olmalıyım onun yanında olduğumu sanmalı

"Evet baba herşey yolunda"

Kapı açıldı.
Meltem içeri girdi.

“Ne oldu?” diye sordu.

“Babam yazdı,” dedim kısa bir sesle.
“Kontrol ediyor.”

Meltem’in çenesi gerildi.
"Sence fark etti mi”

Ayağa kalktım.
“Büyük ihtimalle hayır ama dikkatli olmalıyız”

“Poyraz,” dedi Meltem tereddütle,
“Gece… bizi affetmeyecek”

Başımı salladım.
“Affetmesini istemiyorum.”

Bir an durdum, sonra ekledim:
“Yaşamasını istiyorum.”

Telefonum yine titrediğinde mesaj yine babamdandı

"Gölgesizlerden haber yok mu"

"Hayır yok" yazdım

"Gölgesizleri bitirmeliyiz,ve iki kişiden başlamalıyız" yazdığında nefesim kesildi gerçekten bu kadar mı acımasızdı

"Kimlerden?" Bunu yazarken parmsklarım titremişti

"İlk hedeflerimiz Lara Deniz Koyal ve Gece Günal"

Mesajı okuduğumda nutkum tutuldu nefes alamadım bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilirdi bunu kendi kızına nasıl yapabilirdi

Mesajları Melteme gösterdiğimde onunda şaşkınlıklığı yüzünden okunuyordu

Meltem sesi titreyerek sordu "Poyraz ne yapacağız"

Birden aklıma bir fikir geldi ama bu herşeyi değiştirirdi tüm hayatları değiştirirdi ama en azından onları koruyabilirdim

"Aklıma bir fikir geldi ama herşey değişecek"

"Ne planlıyorsun"

"Yakında öğreneceksin Meltem"

Telefonu elime alıp hep bildiğim o numaraya yazdım

"Savcı hanım buluşmak zorundayız acil durum"

Cevap gecikmedi

"Nerede?"

"Sizin eski depoda buluşalım Yıkıcılarla geliyorum" yazdım

"Unarım bu bir tuzak değildir yoksa en çok senin canın yanar"

"Geldiğimde konuşuruz"

Sonra Melteme döndüm " Meltem,Yıkıcıları topla Gölgesizkerin sığnağına gidiyoruz"

ESKİ DEPO-00:20
LATA DENİZ KOYALDEN;
Daha az önce onun yanından gelmiştik şimdi birden ne olmuştu böyle

Ben bunları düşünürken kspı birden sertçe açıldı Poyraz Ateş Erdem,Yıkıcılarla gelmişti

Gölgesizker refleks olarak silahlarına davranınca onları durdurdum

Poyraza dönüp "Ne istiyorsun"

"Hayatınız tehlikede"

"Ne saçmalamıyorsun sen" diye sordu Gece dişlerimi sıkarak

"Babam mesaj attı Gölgesizleri bitirmek istiyor ilk hedefide sen ve Gecesiniz sizi korumak için bir fikrim var ama hayatlarımız değişecek"

"Bizim korumanıza ihtiyacımız yok" diye haykırdı Gece

"Gece" dedim uyaran bir sesle Gece sakinleşip yerine oturdu

Poyraz Ateş Erdeme dönüp "Planın ne"

"Evlenmek zorundasınız"

"Ne!!" Diye haykırdım

"Yuh!Yok artık!" Dedi Gece

"Bu bile sizi bu hale getirdiyse kiminle evlenmek zorunda olduğunuzu hiç söylemiyim bence" dedi Poyraz Ateş Erdem sakin bir sesle

Geceyle ikimiz aynı anda ona döndük "Kiminle"
Soru ikimizin ağzından aynı anda çıkmıştı

Poyraz Ateş Erdem sakinlikle cevap verdi "Savcı hanım siz ne yazık ki benimle evlenmek zorundadınız"

"Ne hayır" diye haykırdım cidden en nefret ettiğim adamla mı evlenmek zorundaydım

Sonra Geceye döndü "Gece sende ne yazık ki şu hep dövdüğün Yıkıcım var ya Aydın Karaaslan onunla evlenmek zorundasın"

"Ne!" Aydında Gecede aynı anda sordu bunu anlaşılan Aydının da haberi yoktu

"Bak Savcı hanım istemediğinizi biliyorum ama sizi ancak böyle koruyabilirim ve Geceyi de öyle"

"Kesinlikle olmaz" diye bağırdım

"Bu delilik" diye bağırdı Gece

"Siz delirmişsiniz" diye haykırdı Mert

"Bu saçmalık" diye haykırdı Hisar

"Evlilik mi?" Diye bağırdı Elvan

"Resmen manyaklar" diye mırıldandı Kader

Poyraz Ateş Erdem bize bakıp "Görende hepinizi evlendirilelim dediğimi zannedecek hem anlaşmalı bir evlilik olacak bu iş bittikten sonra boşanacağız"

Bir an duraksadım sanırım bundan başka çaremiz yoktu "Bu iş bitince ayrılacağız ve bir daha görüşmeyeceğiz" dedim soğukkanlı bir sesle

Gece sakinleşmişti o da anlamıştı başka çaremiz yoktu

Depoda sessizlik çöktü.
Loş ışıkların altında herkes birbirine bakıyordu.
Anlaşmalı evlilik, sadece bir strateji…
Ama bu strateji olmadan, kimse hayatta kalamazdı.

Evet bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenirsiniz düşüncelerinizi yorumlarda yazarsanız sevinirim okuduğunuz için teşekkür ederim ♥️ 🥰 🌹