49. bölüm · ÎKLA
50. Bölüm: Pazarlık
Saraydan gelen haber
resmî değildi.
Zaten resmî olsaydı
kimse ciddiye almazdı.
Bir aracı gönderildi.
Adı önemli değildi.
Önemli olan
neden geldiğiydi.
Kadın onu dinledi.
Kalabalığın önünde değil,
kenarında.
Çünkü bazı konuşmalar
gizli yapıldığında
daha çok yayılırdı.
Aracı “istikrar” dedi.
“Geçiş” dedi.
“Kan dökülmeden çözüm” dedi.
Kadın başını salladı.
Karşı çıkmadı.
Ama kabul de etmedi.
“Kan,” dedi sonunda,
“çoktan döküldü.
Sadece siz
fark etmediniz.”
Aracı suskun kaldı.
Çünkü pazarlık yapmak için
getirdiği kelimeler
burada işe yaramıyordu.
Saray zaman istiyordu.
Hareket zamanın
kendisiydi.
Çocuk bu konuşmayı uzaktan izledi.
Not almadı.
Ezberledi.
Çünkü bu an
ileride çarpıtılacaktı.
Saray pazarlık yaparken
aslında şunu soruyordu:
“Ne kadarını kaybedeceğiz?”
Halk ise
şunu düşünüyordu:
“Ne kadarını geri alacağız?”
Bu iki soru
asla aynı masada
cevap bulmazdı.
Ve o gün
İkla’da
pazarlık başladı.
Ama kimsenin
eline geçen bir şey
henüz yoktu.
