3. bölüm · ÎKLA

3. Bölüm: Kanlı İz

Mehmet Çakıcı

Bölümler
1 1. BÖLÜM – KARA YEMİN 2 2. Bölüm: Sessiz Emir 3 3. Bölüm: Kanlı İz 4 5. Bölüm: Görünmeyen Düşman 5 6. Bölüm: Sessiz Ellerin Günahı 6 7. Bölüm: Fısıltıdan Yangına 7 8. Bölüm: Kopan Zincir 8 9. Bölüm: Büyük Sessizlik 9 10. Bölüm: Sessizlikte Gizlenen 10 11. Bölüm: Artık Saklanmayan Savaş 11 12. Bölüm: Devletin Çatlağı 12 13. Bölüm: Yıkılışın Eşiğinde 13 14. Bölüm: Merhametin Geri Çekildiği Gün 14 15. Bölüm: Emir 15 16. Bölüm: Merhametin Susturulduğu Taht 16 17. Bölüm: Zehrin Gölgesi 17 18. Bölüm: Kadehteki Gölge 18 19. Bölüm: Sessiz Tanıklar 19 20. Bölüm: Adı Olmayan 20 21. Bölüm: İlk Cümle 21 22. Bölüm: Silinen Eller 22 23. Bölüm: Fısıltı 23 24. Bölüm: Doğru Adam 24 25. Bölüm: Sessiz Çoğunluk 25 26. Bölüm: Yumuşak Emir 26 27. Bölüm: İkinci Cümle 27 28. Bölüm: Birbirini Bulanlar 28 29. Bölüm: İlk Çatlak 29 30. Bölüm: Bedel 30 31. Bölüm: İçeriden 31 32. Bölüm: İsimsiz Görevli 32 33. Bölüm: Yanlış Hesap 33 34. Bölüm: Üçüncü Cümle 34 35. Bölüm: Kesişme 35 36. Bölüm: Açık Hata 36 37. Bölüm: Yankı 37 38. Bölüm: Taraf 38 39. Bölüm: Açık İtaatsizlik 39 40. Bölüm: Geri Sayım 40 41. Bölüm: İlk Kan 41 42. Bölüm: Çözülme 42 43. Bölüm: Geri Dönmeyen 43 44. Bölüm: Kopuş Günü 44 45. Bölüm: İsimsiz Lider 45 46. Bölüm: Devletin Aynası 46 47. Bölüm: Geri Çekilen Gölge 47 48. Bölüm: İç Çatlaklar 48 49. Bölüm: İsmin Eşiği 49 50. Bölüm: Pazarlık 50 51. Bölüm: Eski Defterler 51 53. Bölüm: Son Hamle 52 54. Bölüm: Yüzleşme 53 55. Bölüm: Anlatıcı 54 56. Bölüm: İkla’nın Ardından 55 57. Bölüm: Sessiz İttifak 56 58. Bölüm: Gizli Hamleler 57 59. Bölüm: İlk Kayıplar 58 60. Bölüm: Şehirde İlk Fısıltı 59 61. Bölüm: İhanet Gölgeleri 60 62. Bölüm: Sınavın Başlangıcı 61 63. Bölüm: Gölge Savaşları 62 64. Bölüm: İhanetin Sesi 63 65. Bölüm: Sınır Çizgisi 64 66. Bölüm: Kapalı Kapılar 65 67. Bölüm: Sessiz Darbe 66 68. Bölüm: İlk Çatlak 67 69. Bölüm: Şehir Uyandı 68 70. Bölüm: Çatışma Kıvılcımı 69 71. Bölüm: Birleşen Gölgeler 70 72. Bölüm: Meydanın Hakimi 71 73. Bölüm: Sarayda Fırtına 72 74. Bölüm: Kırılma Noktası 73 75. Bölüm: Eşik 74 76. Bölüm: Sarayın İçinden Çöküş 75 77. Bölüm: Geri Dönüşsüz 76 78. Bölüm: Çatlak İçeride 77 79. Bölüm: Yanlış Adım 78 80. Bölüm: Aynaya Bakmak 79 81. Bölüm: Ayrılanlar 80 82. Bölüm: Karşı Ses 81 83. Bölüm: İkla’ya Karşı İkla 82 84. Bölüm: İlk Açık Çatışma 83 85. Bölüm: Geri Dönülmez Kayıp 84 86. Bölüm: Durmalı mı? 85 87. Bölüm: Bölünme 86 88. Bölüm: Bitirelim Diyenler 87 89. Bölüm: Artık Çok Geç 88 90. Bölüm: Kopuş 89 91. Bölüm: Sembolün Yıkılışı 90 92. Bölüm: Ad Kalmalı mı 91 93. Bölüm: Son Yol Ayrımı 92 94. Bölüm: Son Çatışma 93 95. Bölüm: Kalanlar 94 96. Bölüm: Sessizliğin Ardından 95 97. Bölüm: Anlatılan Hikâye 96 98. Bölüm: Kalan Etki 97 99. Bölüm: İkla

O gece, İklân Beyliği uyudu.

İKLA ise uyanıktı.

Gün doğmadan ormana girdiler. Sis, ağaçların gövdelerine tutunmuştu; her adımda ayak izlerini yutuyor, geride yalnızca soğuk bir nem bırakıyordu. İKLA, sessizliğin içinde ilerledi. Kuşlar bile susmuştu.

Öncü, yere çömeldi. Parmağıyla toprağı gösterdi. Taze izler… Ama dağınıktı. Kaçan birliğin değil, acele eden birinin iziydi bu.

Kara Turgut başını salladı. “Tek kişi,” diye fısıldadı. “Ama yalnız değil.”

Bir süre sonra yanmış bir oba kalıntısına vardılar. Duman çoktan dağılmıştı. Küller soğuktu. Yerde devrilmiş bir kazan, yarım kalmış bir ateş… Burada aceleyle gidilmişti. Ve acele, her zaman hata bırakırdı.

Genç alp, yanık toprağın kenarında bir parça bez gördü. Elini uzattı, duraksadı. Bez, İklân’ın renklerini taşımıyordu. Düşman değildi. Ama dost da değildi.

“İz konuşuyor,” dedi Kara Turgut. “Biri yol göstermiş.”

Orman derinleştikçe izler sıklaştı. Bir dere kenarında durdular. Su, her şeyi yıkar; kanı da, korkuyu da. Ama dere kenarındaki taşta ince bir çizik vardı. Kılıç darbesi değil… İşaret.

Kara Turgut taşı çevirdi. Altında küçük bir işaret kazılıydı. İKLA’nın bilmediği bir dil, ama tanıdığı bir niyet.

“Bu iz,” dedi, “bizi sınamak için bırakılmış.”

Güneş yükselirken bir çığlık duyuldu. Uzak değildi. Bir an sürdü; sonra kesildi. İKLA, koşmadı. Koşmak, izleri bozar.

Bir açıklığa vardıklarında her şey bitmişti. Yerde yatan adam nefes almıyordu. Yanında bırakılan hançer, temizdi. Çok temiz.

Genç alp, yüzünü gördü. Tanıdı. Geçitlerde karşılaştığı, selam verdiği bir yüzdü bu. Düşman değildi. Ama susmuştu.

Kara Turgut diz çöktü. Adamın elini açtı. Avucunda, bir mühür izi kalmıştı. Silinmeye çalışılmış, ama tamamen yok edilememiş.

“Geç kalmışız,” dedi komutan. “Ama yol doğru.”

Geri çekilmediler. Çünkü İKLA için geri dönüş, ancak hesap görüldüğünde olurdu.

Gün ilerledi. Sis dağıldı. İz, dağ yoluna saptı.

Ve herkes anladı: Bu görev, yalnız düşmanı bulmak için değil; kim olduklarını hatırlamak içindi.