İkiz | BxB kitap kapağı

6. bölüm / 27

İkiz | BxB

5 bölüm | Bana yardım et|

Vaveyla Yazarı: Viri ..

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 5 bölüm | Bana yardım et|

Artık olaylara yavaş yavaş girsek mi diyorum? Nede olsa öğretmen öğrenci kurgusu değil kitap. daha taşaklı yazmayı planlıyorum 🤌🏻

İyi okuyun~

Medya; İsmet
-

Beni uykumdan çekip çıkaran şey gürültü konuşmalardı.

Evet konuşma, galiba.

Gözlerimi ağır ağır açıp etrafıma baktım. Daha hava aydınlanmamıştı, odam karanlıktı. Tek ışık kaynağı kapının aralık kalan kısmından yansıyordu.

Yataktan kalkıp kapıya ilerledim. Boğuk sesler gittikçe netleşiyordu.

Kapıyı açtığım da ağız dolusu küfür yüzüme çarptı. Annem koltukta oturmuş önünde sessizce ağlayan kız kardeşime doğru küfür ederek bağırıyordu.

Uykum hemen dağıldı.

Koşar adım Lara'nın önüne geçip onu arkama aldım.

Annemin aklı başında değil gibiydi.

"Anne ne oluyor? Niye azarlıyorsun kardeşimi?" Dedim yüzüne bakarak. Bakışları hiç hoşuma gitmiyordu. Bir şeyler mi olmuştu yoksa bir şeyler mi içmişti emin değildim.

"Siktir git odana!" Yüzüme doğru bağırıp küfür ettiğin de dişlerimi sıktım.

"Anne doğru konuş!" Sıkılı dişlerimin arasından tıslar gibi konuşmuştum. Ses tonumu kaldırmak istemiyordum.

"Aynı babanız gibisiniz! Nefret ediyorum ikinizdende!" Hışımla ayağa kalkıp üstüme geldiğin de Lara'yı koruma iç güdüsüyle arkamı anneme dönüp kardeşime sarıldım.

Sırtıma inen yumruklarla sarsılsam da bırakmadım.

"Anne dur yalvarırım!" Lara hıçkıra hıçkıra ağlayarak bağırdı. Ama annem kendin de bile değildi. Sırtım uyuşmaya başlamıştı bile.

"Abi" Göz yaşı atletimden açıkta kalan tenimi ıslatıyordu. Daha fazla dayanamadım ve kardeşime bakıp "Odama git ve kapıyı kilitle. Ben kapını çalana kadar çıkma" dedim. Tereddütle baksa da korktuğu için başını salladı.

Onu bırakıp arkamı döndüğüm anda hemen odama koştu. Annem beni bırakıp ona taraf gideceği sıra da kolundan tutup koltuğa oturttum.

"Anne Allah aşkına dur artık!" Dedim ama boşunaydı. Çıldırmıştı.

Annem beni ittiğin de cebinden yere düşen şeyle gözlerim şokla açıldı.

Şırınga.

Bir yerdeki şırıngaya bir de odamın kapısını kıracak gibi vuran anneme baktım.

Uyuşturcu kullanmıştı.

Benim annem, annem..

Gözlerim doldu. Bunu bize neden yapıyordu? Bizi siktir et kendine bunu niye yapıyordu? Hiç mi acımıyordu kendine.

Burnumu çekip anneme seslendim.

"Anne ne yaptın sen?" Bana bakmadı bile.

"ANNE!"

Sesimle irkildi.

Titreyen elleri kapının üzerinde durdu ve bakışları bana döndü.

Gözleri kıp kırmızıydı.

Yanağıma doğru yol alan ıslaklığı omzumdaki atletin bez parçasıyla sildim.

Biz neden bu hale gelmiştik?

"Anne buraya gel" dediğin de yutkunup yanıma geldi.

Vücudu titriyordu. Omzundan tutup koltuğa oturttum.

Yerdeki şırıngayı alıp avucumda ona taraf tuttum.

"Şimdi sakince cevap ver bana. Kimden aldın bunu?" Diye sordum.

Yerinde sallanıyordu. Ellerini dizlerinin altına koyup sallanmaya başladı.

"Hadi söyle" dedim ama gözleri yerdeydi. Başka dünyadaydı.

"Söyle!" Bağırmamla yüzüme baktı ve gülmeye başladı.

Sinirle ayağa kalktım. Elimdekini cebime koydum. İşaret parmağımı ona uzattım. Hala gülüyordu.

"Bunu mu? Bunu mu reva gördün bize?! Ha!" Anlamıyordum. Neden? Neden yapmıştı?!

"Ölün geberin" dediğin de hala yüzüne bakıyordum. Gülerek kırmızı gözlerle bana acınası bakışlar atıyordu.

Kendisinin acınası halde olduğunu bilmeden hemde.

"Babanız gibi ölüp gidemediniz!" Aniden bağırdığın da bir adım geriye gittim.

Canım acıyordu. Bizim de ölmemizi istiyordu.

"Siz! İkiniz de bana büyük dertsiniz. Ölseniz bile dertsiniz! Bıktım sizden! Sizin sesinizi bu evde duymaktan! Senden, sürtük kardeşinden! Ölüp geberin!!" Ayağa kalktı ve titreyen vücuduyla önümde durdu.

"Anne ne diyorsun Allah aşkına. Kendinde değilsin odana git" dedim ama yüzüme inen tokatla başım sola düştü.

"Sizden nefret ediyorum! Tiksiniyorum! Bakmadım ki zaten size, hele o içerideki sürtük varya onu doğurduğum gün öldürmek istedim. Hem de nasıl biliyor musun?" Delirmiş gibiydi. Hızla koltuğa gitti ve bir yastık aldı.

"Bak bak böyle yaptım" yastığı kendi yüzüne bastırdı. Kahkaha atıyordu.

"Anne yeter" dedim ama duymuyordu. Bunları bana anlatmasını artık istemiyordum. Duymakta istemiyordum.

"Baban elimden aldı" dediğin de sesinin tonu düştü. Yere çöktü. "Babanı özledim" dedi.

Ağlamaya başladı.

"Allahın cezası adam! Beni niye bıraktın!" Bağırarak ağlamaya başladığın da dizlerimin bağı çözüldü.

Yere çöktüm. Sürünerek önüne gittim. Saçlarını okşadım.

Bunların hiç biri onun suçu değildi. Sadece özlem çekiyordu. Onun ailesi sevgiyi öğretememişleri anneme. Annem duygularını diline getiremezdi, eylemleriyle anlatırdı. Buda onun bildiği dildi işte.

Ellerini dizine vura vura "Geri gel!" Diye bağıra bağıra ağlıyordu. Kilit sesi duyduğum da arkama baktım. Lara ağlamaktan şişmiş ve dağınık saçlarıyla dışarı çıktı. Başımla içeri gir desem de dinlemedi. Annemin arkasına geçti ve alnını sırtına yasladı.

"Anne ağlama" dedi. Çenem titredi.

"Keşke ölseniz" dedi ama ikimiz de umursamadık.

"Anne kalk odana git" dedim ama hareket göremeyince ayağa kalktım.

Lara geri çekilince annemin bacağından ve belinden tutup kucağıma aldım.

Başını göğsüme gömüp iç çeke çeke ağladı.

Lara odasının kapısını açtı ve içeri girdi. Annemle beraber odaya girdim. Yatağa bıraktım sırt üstü. Lara yorganı kaldırdığın da annem bize bakmadan yorganın altına girdi ve üzerini örttü.

"Çıkın odamdan! İğrenç yüzünüzü görmek istemiyorum" dedi kısık sesle.

Lara bana baktı.

Başımı sallayınca odadan çıktık ama kapıyı kapatmadım, her ihtimale karşı.

Salona geçtiğim de beynim durmuş gibiydi.

Elimi cebime sokup şırıngayı çıkaracaktım ki, Lara yanıma gelince vazgeçtim. Annemin uyuşturucu kullandığını bilsin istemiyordum.

"Abi" yanağını ıslatan damlaları atletimin ucuyla sildim.

Göz yaşına dokunamıyordum. Tiksiniyordum.

"Annem niye o halde abi? Beni uykumdan uyandırdı. Konuşmamız lazım dedi bağırmaya başladı. Yemin ederim hiçbir şey yapmadım. Evden okula, okuldan eve. Yemin ederim abi" yutkundum.

"Biliyorum abicim, senin suçun değil. Sadece babamızı özledi" dedim. Alnını karnıma yasladı. Sarsılarak ağlamaya başladı. Burnumu çektim.

Yanağımın ıslaklığını almadım bile, yenisi gelecekti sonuçta.

İkimiz de sarılarak ne kadar ağladık bilmiyorum ama hava aydınlanmaya başlamıştı artık. Lara yorgunluktan dizimin üstünde uykuya dalmıştı.

Bense pencereden dışarıyı izliyordum sadece.

Ne yapacaktım ben? Başımda baba yok, anne desen var ama yok.

Cebimdekini kardeşimi uyandırmadan çıkardım ve baktım. Hepsini kullanmamıştı, içinde vardı hala. Sarımtıl bir rengi vardı.

Bununla ne yapacağım hakkında bir fikrim yoktu ama bunu anneme satanı bulmam lazımdı. Orospu çocukları, yaşlı kadına hem de benim anneme ne hadle uyuşturucu satarlardı.

Şırıngayı cebime soktum tekrardan. Bir süre daha pencereden dışarıyı izledim. Odamdan telefon sesi geldiğin de derin nefes verip dizimde yatan kardeşimin başının altına yastık koyup uyandırmadan yanından kalktım.

Odama girip çalan telefonumu yastığın yanından aldım ve arayana baktım.

Onur arıyordu.

Açtım hemen.

"Ali nerdesin? Ders birazdan başlayacak" dediğin de telefonu kulağımdan uzaklaştırıp saate baktım. İlk dersin başlamasına beş dakika vardı.

"Ben bu gün gelmeyeceğim. Soran olursa hasta dersin" dedim.

"Niye? Hasta mısın?" Telaşlı sesiyle ofladım. Bir de onların merakıyla uğraşmak istemiyordum. Annemle ilgilenmeliydim.

"Hayır değilim işim var. Sonra konuşuruz" dedim ve telefonu kapattım. Salona geçtiğim de Lara hala uyuyordu. Odadan battaniye alıp beline örttüm. Çabuk üşütürdü, hemen hasta olurdu. Şimdi hasta olmasını istemiyordum.

Annemin odasına gidip kapının önünde durdum. Yorganına sarılmış uyuyordu. Yüzü huzurluydu. Galiba annem babam öldükten sonra ilk defa bu kadar huzurlu bir uyku çekiyordu.

Biraz izledim onu.

Nefes seslerine kadar dikkatle dinledim.

Bu kadın bu hallere düşecek kadar mı seviyordu babamı?

Aşk bu muydu? Yokluğun da delirmek miydi? Herkese sırtını çevirip isyan etmek miydi?

Telefonum yine çaldığın da oflayıp yine açtım. Onur'du yine.

"Ne var Onur? İşim var dedim ya"

"Kanka Maran hoca hemen derse gelsin yoksa dersten bırakırım diyor" dediğin de artık çıldıracak raddeye gelmiştim. Bağırmak içimi dökmek istiyordum. Annemi ve kardeşimi de evde yalnız bırakamazdım.

"İşim var, gelmiyorum. Canı ne isterse yapsın" dedim ve telefonu yüzüne kapattım.

Telefonu cebime koymak istediğim de elime değen şırıngayla aydınlanma yaşadım.

Olur muydu ki?

Olmazsa oldurmak için her şeyi yapardım.

Koşarak odama gittim. Atleti çıkarıp sadece tişört giyerek odadan çıktım.

Üstümde gri eşofman ve beyaz tişört harici bir şey yoktu.

Kanepe de uyuyan kardeşime yakınlaştım ve saçını okşayarak "Abicim uyan" diyerek onu uyandırmaya çalıştım.

Şiş gözlerini aralayarak ilk anlamaz ifadeyle bana baktı. Sonra yaşananlar aklına gelmiş olacak ki hemen kalktı.

"Abicim şimdi benim hemen gitmem gerekiyor. Anneme göz kulak ol, kapıyı kitle. Eğer bir şey olursa hemen ara, koşarak geleceğim tamam mı?" Açıklık getirip yüzüne baktım.

"Nereye gidiyorsun?" Diye sorunca "Okula gidiyorum ama hemen döneceğim. Derse girmeyeceğim" dedim. Başını salladı.

Ayakkabılarımı hızla giyip koşarak evden çıktım. Apartmanın kapısını kapatmadan okula koştum.

Durmadım, içimde bir umut vardı beni kurtaracak.

Nefesim kesilse bile koştum.

Okulun kapısından içeri girip merdivenlere koştum. Ben koridora çıktığım da zil çaldı.

Çocuklar tek tek sınıflardan dışarı çıkıyordu. Sınıfa doğru koştum. İçeri baktığım da içeride yoktu. Onur beni görünce ayağa kalktı ama onu umursamadan öğretmenler odasına koştum.

Arkamdan seslense de dönemdim. Ona ihtiyacım vardı.

Öğretmenler odasına varıp kapıyı çalmadan içeri girdim. Ordaydı, pencereden dışarı bakıyordu.

Esra öğretmen ve diğerleri beni ev kıyafetiyle görünce "Ali bu ne kılık?" Diye sinirle konuştukların da aslında onları takmamıştım bile. Çünkü dikkatim sadece ondaydı.

Adımı duyduğun da omzunun üzerinden bana sakince bakan Maran öğretmende.

"Hocam konuşabilir miyiz?" Diye sordum yutkunarak. Başını salladı ağır ağır. Elini gel diye salladı ancak burası kalabalıktı.

"Hocam mümkünse özel" dedim. Kaşının teki kalktı ama yine de başını sallayıp bana taraf geldi. Eliyle geçmem için yol verdiğin de odadan çıktım.

Bana gözlerini dikmiş bakan üçlüyü görmezden gelerek kenara çekildim.

"Ali noluyor abi? Bu halin ne?" Diye yanıma gelmek için adım atan Emre'ye kısa bakış attım ama bakışlarımı uzun tutmadım.

Maran hoca önümden geçince çocuklara bakamadan peşinden gittim.

Onur seslense de bakmadım.

Öğretmenler tuvaletine girip, girmemi bekledi. Ben girdikten sonra da kapıyı kapattı.

"Dinliyorum" dedi ama gözüyle beni süzüyordu. Muhtemelen dağılmış halime bakıyordu.

"Bana yardım eder misiniz?" Dedim başımı eğerek.

Böyle bir şey için ona geleceğim hiç aklıma gelmezdi ama hayat işte bilmediğin yerlerden vuruyordu.

"Ne gibi bir yardım?"

Yutkundum ve cebimden şırıngayı çıkarıp ona uzattım.

"Bunun içindekinin kime ait olduğunu bulur musunuz?" Dedim.

Kaşları şaşkınlıkla kalktı elimdekini görünce.

Elimden alıp incelemeye başladı.

"Sen bunu nerden buldun?" Diye sorunca dudağımı ısırdım.

Elini çenemi bulup sıktığında "Isırma dudağını soruma cevap ver" dedi.

Gözlerimi gözlerine çıkarıp "Farkeder mi? Yardım edecek misiniz? Yaparsınız siz biliyorum"

Burnundan gülüp "Sana bu konuda yardım edeceğimi düşündüren ve" gözleriyle yıkılmış halimi gösterdi, "Bu halinle yanıma getiren sebep ne?" Sordu.

"Gözümün önünde birisini alnından vurup öldürmen" diye cevapladım hiç korku gereksemi duymadan.

Çenemdeki eli gevşedi. Muhtemelen nerden gördüğümü düşünüyordu. Ya da onun hakkında fazla bilgim olup olmadığını.

"Bak sen kimsin, nesin bilmiyorum. Mafya mısın öğretmen misin o bile belli değil ama bana yardım etmen lazım. Lütfen" dolu gözlerle yüzüne baktım.

Düşünüyordu, gözlerimin içine bakıp sessizce düşünüyordu.

"Tamam diyelim ki yardım ettim" ona umutla baktım. "Benim ne işime yarayacak peki sana yardım etmek? Benim kazancım ne olacak?" Dedi.

"Senin o adamı öldürdüğünü kimseye söylemem" dedim ama o gülmeye başlayınca bunun salakça bir cümle olduğunu anladım.

"İstersen dünya aleme söyle. Onları susturmak benim için su içmek kadar kolay bir eylem" çenemdeki eli enseme ordan da ense saçlarıma kaydı. Sıkıca saçlarımı tuttu. Yakınlaştı ve sanki bizden başkası duyacakmış gibi kulağıma fısıldadı.

"Ben tek parmak şıklatmasıyla bile bütün karakol polislerini kendi tarafıma alırım Ali. Sen beni çok hafife alma. Karşındakini tanımıyorsun" sesi öyle derin geliyordu ki titremiştim. Ona gelmekle iyi mi yapmıştım kötü mü bilmiyordum.

"O zaman ne istiyorsun?" Diye sordum onun gibi fısıldayarak. "Düşün Ali. Bana yardım için gelen sensin"

Yüzüne bakıp "Ne istersen yaparım tamam mı? Kabul ediyor musun?" Dedim ısrarla.

Yüzünde beliren gülümsemeye kaydı bakışlarım.

Çok tehlikeli ama çok güzeldi.

Aniden telefon çalınca ondan uzaklaştım.

Onur arıyordu.

Şırıngaya bakıp "Bana yardım edersen, sözümde dururum. Ben kimseye yamuk yapmam. Karşımdaki düşmanım olsa dahi" dedim.

Kapıya ilerledim. Açacakken "Gece 2'de hazır ol" dedi ve benden önce kapıyı açıp çıktı.

Ve ben ona verdiğim söze pişman olacak mıydım daha emin değildim.

Maran benim hayatımı değiştirecekti ve ben buna çoktan izin vermişim gibi hissediyordum.

-

Gelecek bölüm görüşürüz

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

100okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18