İkiz | BxB kitap kapağı

4. bölüm / 27

İkiz | BxB

3 bölüm | Çok Yakın |

Vaveyla Yazarı: Viri ..

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 3 bölüm | Çok Yakın |

İyi okuyun.

İlk bölümün başına yazı ekledim, göz atmayı unutmayın ♡

∆

Sınıftaydık.

Yanımda Onur başını sıraya yaslamış pencereden dışarıyı izliyordu. Bense başımı eğmiş arada sırada bana kaşları çatık şekilde bakan Maran öğretmene bakıyordum.

Çok sinirlenmişti, Onur önüme geçmese tokat bile atabilirdi bana. Bir daha ona karşı böyle söylemlerde bulunursam beni okuldan attıracağını söylemişti.

Çokta umrumdaydı sana bakmak sanki pis katil.

Ağzımdan rastgele çıkan kelimenin boku içinde yüzüyordum. Hayatta ki şansma sokayım. Onu adam öldürürken görmem yetmezmiş gibi şimdi gay olduğumu ve ondan hoşlandığımı düşnüyordu. Sakince başımı eğip telefona bakıyordum ki biri ben dürtmeye başladi. Başımı kaldırıp İsmete baktım. "Efendim?" dedim.

"Kanka iyi misiniz?" Diye sordu sakince. Problem olduğunu anlamıştı. Geçti anlamamak için salak olmak gerekiyordu.

"Evet bende merak ediyorum Ali bey. İyi misiniz?" Onur başını kaldırıp sırtını pencere kenarına yaslayarak bana bakmaya başladım.

"İyiyim" dedim boğazımı temizleyerek.

"Oğlum bir gittiniz geldiniz surat bok çuvalı. Noldu dışarda?" Sorgular gibi ortaya atılan Emir'e baktım.

"Bir şey yok, sadece her zamanki atışmalardan"

"Aynen atışma" diyip trip atar gibi gözlerini süzdürdü.

Anlayamadığım bir şeyler vardı? Hoşlanıyorsam ya da bakışıyorsam kendime. O neden böyle davranıyordu? Tamam gay değildim, ancak homofobik de değildim, niye böyle tepkiler verdiğini anlamıyordum.

Ona taraf dönüp yüzünü inceledim. Öyle insanlardan nefret eden tip değildi. Hatta onlarla yakınlık bile kurabilen bir karaktere sahipti.

"Ne bakıyorsun!?" Soran Emir'e baktım.

"Sana mı bakıyorarkadaş, önüne dön" Onur her zaman ki haline zıt bir şekilde sinirle Emir'i tersledi. Emir küfür savurup önüne döndü. İsmet'te bize göz gezdirip önüne döndü.

"Tenefüste konuşalım mı?" Diye sordum.

Bana bakmadan başını salladı ve telefonuyla ilgilenmeye başladı.

Oflayıp önüme döndüm. Kollarımı bağlayıp masaya koydum ve başımı yasladım. Gözüm beni izleyen Maran öğretmene ilişti. Adam resmen gözlerini üstümden çekmiyordu.

Simit var peynir var neye bakıyorsun

Oflayıp gözümü ondan çektim ve sınıfta gezdirmeye başladım.

Herkes kendi halindeydi, kitap okuyanı, grup halinde sohbet edenler ve tabiki uyuyanlar.

Uyku bastırırken bir yandan kulaklarıma dolan zilin sesiyle irkilip başımı sıradan kaldırdım.

"Yarın görüşürüz çocuklar" ayağa kalkıp bana son bir bakış atan Maran öğretmene baktım. Sınıftan çıktığın da diğer herkes ayaklandı ve sınıftan çıkmaya başladılar.

Onur yanımdan direkt kalkıp sınıftan çıktı, ancak diğerleri hemen önümde durdular. Şimdi sınıfta sadece biz vardık.

"Anlat kanka meraktan çatladım" İsmet bana bakmaya başladı.

Yutkunup yüzlerine baktım. Emir elini İsmet'in omzuna koymuş sessizce beni izliyordu.

Başımı eğdim ve ellerimi şakağımda gezdirdim. Ne söyleyecektim? Gay olmadığım halde attığım yalanı mı? Birde çocuklar gaysa boku yemiştim.

"Anlatsana hey!" Omzumu dürten Emir'e baktım.

Birini öldürdüğünü söylersem benimde sonum ölüm olurdu ama hoşlandığımı söylersem bir iki hafta küs gezer sonra barışırdık. Yani, umarım.

"Ben birinden hoşlanıyorum" dedim dirket.

"Oha!"

"Harbi mi lan?" İsmet ağzı kulaklarında Emir'e baktı.

Başımı sallamakla yetindim.

"Emir görüyor musun oğlumuz büyümüşte aşık olmuş. Ay ağlıcam" yalandan göz yaşını siler gibi yapıp sıraya oturdu.

"E peki yengemiz kim kanka? Yoksa 10C deki Aslı mı? Çok güzel hatun maşallah" dedi İsmet.

Emir ise "Yok lan Ali ne yapsın o yellozu, kesin şu 11A daki Ahu'dur. Kız peri gibi maşallahı var. Tam Ali'me layık" elini beline koymuş konuşuyordu.

Umarım çok kızmaz ve benden uzaklaşmazlardı.

"Söylesene oğlum çatladım ya" Emir elini omzuma koydu. Yüzlerine bakıp yutkundum. "Şey onlar değil" dedim.

"E peki kim?"

"Kız değil" elimle yüzümü tuttum hemen. Çok utanıyordum.

İkisi de suspus olmuştu. Nefes seslerini bile duymuyordum.

Kesin benden iğrenip gitmişlerdir diye düşündüm.

Parmaklarımı araladım arasından bakmak için. Çocukların gitmiş olması düşüncesine karşın bana dikkatle bakan ikiliye ilişti gözlerim. Öylece durup bana baktı.

Aniden gelen gülme sesiyle elimi yüzümden çekip Emir'e dikkat kesildim. Niye gülüyordu.

"Lan oğlancı mısın sen? Hay anasını satayım" Emir elini İsmet'in karnına yumruk atar gibi vurup gülmeye devam etti. İsmet hala ciddiyetle bana bakıyordu.

"Lan İsmet korkutma çocuğu mal" Emir İsmet'in kafasına tokat attığı sıra, kendini tutmaktan kızarmış İsmet kahkaha ile gülmeye başladı.

"Lan it niye söylemedin" İsmet sıradan kalkıp yanıma oturdu. Emir de İsmet'in kalktığı yere oturdu. Ben şaşkınlıkla onları izlerken onlar benim balık suratla onlara bakmamdan büyük keyif alıyor gibiydiler.

"Kızmadınız mı?" Diye sordum hala şaşkınlıkla.

"Yok lan niye kızalım, ben de size erkek arkadaşlarımı kız diye yutturdum o kadar. Eziyetime yazıkmış" gülmeye başladı. Duyduğum şeyler karşısında şoka uğramıştım.

Emir gay mıydı? Oha olaya gel

İsmet'e baktım. O'da mı gaydı yoksa? "Bana öyle bakma kanka ben düzüm" kolunu omzuma attı ve beni kendine çekti.

"Ee kim peki? Kimden hoşlanıyorsun? Biz tanıyor muyuz?" Dedi Emir.

Başımı salladım sakince.

"Kim oğlum söylesene ya"

Ağzımı açıp söylemekle söylememek arasında kalmışken sınıfın kapısı gürültüyle açıldı.

Korkuyla irkilip kapıya baktık ikimiz de.

Maran öğretmen sinirli yüz ifadesiyle bize bakıyordu, aslında sadece bana.

Gitti göt.

"Ali bi gelir misin?" İşaret parmağını bana dikmiş sinirle burnundan soluyordu.

Eş zamanlı çocukların başı ona döndü.

"Niye hocam?" Yutkundum ve yavaşça ayağa kalktım. Yine mi duymuştu? Tanrım niye sevmiyorsun beni?

"Gel anlarsın" yüzünde belli belirsiz gülümseme oluştu.

"Oha"

"Hassiktirrr"

Gözlerimi çocuklara dikdim. Sırıtarak bakıyorlardı. O bakışların altındaki imayı kim olsa anlardı. Dudağımı ısırdım.

"Geliyor hocam" Emir benim yerime cevap verip kolumdan tutarak kapıya taraf itti. Maran kapıdan çekilip dışarı çıktığında, sırtıma inen tokatlarla belimi büktüm.

"Lan it dura dura öğretmene mi aşık oldun?" Enseme inen şaplakla acıyla inledim.

Bir daha vuracakken hızla ellerinin altından çıktım.

Sorularına karşın omzumu silktim. Bu işin sonunu cidden merak ediyordum.

"Git hadi git sevdiceğini bekletme" İsmet sırıtarak bir kolunu Emir'in omzuna attı.

"Got hodo boklotmo! Salaklar" onları taklit edermiş gibi yapıp arkamı döndüm. Derin nefes alıp verdim.

Arkadan gelen seslere önem vermeden kapıya ilerledim.

Kapıdan çıktığım da ellerine cebine koymuş ayakkabısını izleyen öğretmene baktım.

Ona baktığımı biliyormuş gibi başını kaldırıp bana baktı. Yüzünde ciddi bir ifade vardı.

Yutkundum korkuyla. Bu beni çiy çiy yerdi.

"Gel" bana eliyle işaret verip önden yürümeye başladı. Arkasından yürüyerek kafamda bin bir felaket senaryosu kuruyordum. Öğretmenler odasına geldiğimi farkettiğim de kaşlarımı çatmadan edemedim.

"Gel içeri" kapıyı açıp içeri girdi.

Arkasından bende girdiğim de ortamı süzdüm. Sene başından beri hiç girmemiştim bu odaya.

Ortadaki büyük masanın etrafında iki üç öğretmen vardı ki, ben hiçbirini tanımıyordum. Pencere kenarından bir sandalyeye oturup eliyle gel işareti yaptı. Kapının önünden çekilip yanına adımladım.

Alttan yukarı sırıtarak bana baktı önce ve ardından başını eğdi.

"İyi dersler Esra hocam" raftan sınıf defterini alan hocaya gülümseyerek konuşmuş ve karşılık aldıktan sonra kadının odadan çıkışını izlemiştik. O önündeki kağıtlarla ilgilenirken ben sakince kah onu izliyor, kah da odadan tek tek çıkan öğretmenlere bakıyordum.

Hayır böyle durmakta problem yokta, birazdan zil çalacaktı ve edebiyat dersiydi. Girmezsem acayip azar yiyecektim. Kolumdaki saate baktım. Zilin çalmasına üç dakika vardı.

Aniden duyduğum sesle "Merak etme Menekşe öğretmenle konuştum. Bu ders bana lazım olduğunu söyledim" irkildim laflarına. Bu adam ciddi anlamda beni sikecekti.

"Niye ki?" Elimi arkamda bileştirip biraz eğildim. Eş zamanlı o da başını kaldırıp bana baktı. Gözlerinin içindeki yansımamdan ani irkilip geri çəkildim.

"Hoşlandığın öğretmeninin yanında dur diye" dedi kısık sesle.

Ne?

"Ne?"

Bu adam hiç normal değildi. Sabah bana bunun için bağırıp azarlayan adam şimdi böyle düşünüyor olamazdı. Bu işte bir bokluk vardı.

Geri çekileceğim sırada kalçam deftere çarptı. Yere dökülen kağıtlarla dilimi ısırdım.

"Özür dilerim bilmeden oldu" eğilip hemen toplayacakken gözüme bir şey ilişti.

Maran öğretmenin telefonu dizinin üstünde açık vaziyetteydi ve ses kaydı alıyordu.

Kağıtları toplayan elim durakladı ve yazısını yazan öğretmene baktım alttan.

Kurnaz it.

Beni ifşa edecekti, ses kaydını müdüre gösterip okuldan attıracaktı.

Orospu çocuğu.

Ben de Ali'ysem o ses kaydını millet içine çıkaramayacağın şeyler yaparım sana.

Kağıtları toplayıp masaya koydum.

Aklımda kurduğum plana uygun hareket edecektim, umarım başım belaya girmezdi.

Zil çaldı.

Odada olan son öğretmen de çıktığın da daha da rahatladım ve elimi cebime koyup sırtımı duvara yasladım. Alttan bana baktı ama birşey demedi. Telefonum cebinde titrediğin de elim ayağıma dolandı.

Allahım nolur Emir yazmasın. Rezil olurum nolur yazmasın.

Telefonu çıkarıp ana ekrana baktığım da Emir'in 'İşi pişirdiniz ki kardo?' mesajını görmemle telefonu hemen cebime geri koydum. Kalbimin sesi kulaklarımda yankı yapıyordu resmen.

"Telefonu ver" arkasını bana dönerek elini uzattı. Yutkundum.

"Niye?" Dedim kekelememeye çalışarak.

"Ver dediysem ver" elini işaret etti gözleriyle. Başımı salladım olumsuzca.

"Ali lafımı tekrar ettirme bana!" Sinirli sesiyle cebimden telefonun çıkarıp üstüne attım.

Ay hoşt!

Kucağına baktığım da telefon yoktu, masaya baktım. Masaya koymuştu.

Kucağındaki telefonu alıp ekranını yaktı.

Gözünü mesajda gezdirip sırıtarak yüzüme baktı.

"Zemane gençleri hiç utanmaları yok" gülerken telefonu masaya koydu.

Dilimi ısırdım.

Arkasını bana dönüp "Gerçekten hiç utanman yok mu? Öğretmenin hakkında öyle terbiyesiz düşüncelere kapılıyorsun" sırıttı.

Demek öyle Maran efendi. Sen görürsün gününü.

Ona yakınlaşıp boyunca eğildim. Şimdi yüz yüzeydik, bakışlarımı gözlerine dikdim.

Sırıtarak "Mesela öğretmenim? Ne gibi düşünceler?" Dedim.

Bu hareketi beklemiyormuş gibi kaşları çatıldı.

Ne yani şerefsiz köpek sen yapacaksın ben de sana izin vereceğim öyle mi? Götümü yersin anca.

"Evet hocam dinliyorum" gülümsedim.

Anlık gözleri dudaklarıma kaysa da tekrar yüzüme baktı. Bakışları bi değişti ama hemen düzeltti.

"Haddini bil" geri çekildi ancak ben daha da yaklaştım. Elimin birini masaya diğerini de oturduğu sandalyenin başına koydum.

"Ne yapıyorsun sen?" Ciddiyetle sordu bu defa.

"Hoşlandığım öğretmene yakın duruyorum hocam. Siz istemediniz mi? Sınıftan aldınız, edebiyat dersi için izin aldınız. Niye? Yanınızda durayım diye. İtiraf edin bence sizde bana karşı boş değilsiniz, ilk görüşte aşk mı diyelim biz buna?" sırıttım.

Elini omzuma koyup geri itti. Sırtım duvara çarptığın da önümde hulk gibi duran adama alttan yukarı baktım.

"Kendine gel çocuk! Senin karşında öğretmenin var!" Yumruğunu bana taraf yaptığın da elimi yüzüme siper edip büküldüm.

O adamı öldürdüğü gibi beni de öldürecekti. Boktan planım elimde patlamıştı.

Yumruğu gürültüyle duvara çarptı.

Yüzüne baktım. Kızarmıştı. İşaret parmağımı göğüsüne koyup ittirdim. Kımıldamadı ama yumruğunu açıp avcunu dayadı duvara.

Yutkundum.

Bu hareketime karşın dudağının kenarı kırıldı ama hemen ardından dudakları düz bir çizgi halini aldı.

"Şimdi de konuş" dedi istikrarla.

"Olmaz hocam" dedim kısık sesle. Dizlerim acımıştı bükük durmaktan.

"Niye olmazmış?" Avcunu yasladığı yeri dirseği örtmüşdü şimdi. Öksürüp o dar alandan çıkmaya çalıştım. Kolunun altından geçecekken ensemden tuttu ve kendine çevirdi. Yüzüm yüzüne yakındı.

"Bu kadar yaklaştığınıza göre öpeceksiniz. Yoksa başka düşünceleriniz mi var?" Sırıttım.

Ensemi önce sıktı, sonra ise bırakıp sırtımı duvara vurdu.

"Dua et işim var. Yoksa seninle çok güzel ilgilenirdim küçük" yakamdan yapışıp masanın kenarına fırlattı bedenimi. Zorla dengede durup masadan tuttum.

İyi götü kurtardık.

Öksürüp ensemi ovdum. Sinirle çektiği sandalyeye oturup tekrar masadaki kağıtlara baktı.

Sırıttım. Ve kapıya ilerleyecekken ona döndüm "Bu arada hocam-" bakışları beni buldu. "Ses kaydını bana da atarsınız. Merak ettim nasıl olmuş diye"

Yüzü gerildi, kaşları olası varmış gibi daha da çatıldı. Tam ayağa kalkacaktı ki, kapıyı hızla açıp dışarı çıktım. Derince ohlayıp kurtulmanın sevinciyle ilerledim.

Elimi cebime koyduğum da fark ettiğim boşlukla yerimde dondum.

Telefon içerde kalmıştı.

Omzumun üstünden arkaya baktım. İçeri girip istesem ne yapardı acaba?

Söylediğim laflarla öldürmeyen adam, telefonumu istedim diye öldürmezdi herhalde.

Yavaş adımlarla kapıya ilerledim.

Kapıyı açıp ilk başımı soktum.

Masada yoktu.

Etrafa baktım,

Yoktu.

Başımla beraber bedenimi de içeri soktum. Tam arkamı dönecekken birisi boynumdan yapışıp beni kapıya dayadı.

Sırtımın acısıyla inledim.

Gözlerimi açıp beni kapıya yapıştırana, yani Maran hocaya baktım. Adamın suratından zebanilik akıyordu resmen.

"Hocam acıdı" yüzümü buruşturdum inleyerek.

Gerçekten acımıştı, nefesim kesilmişti kısa bir anlık. Gülüş sesi duyduğum da yüzüne baktım.

Maran bana bakıp gülüyordu.

"İnlemeni sevdim küçük. Çokca duymak isterdim" güldü yine.

İçimde bir şeyler yer değiştirmeye, midemden sıvı dışarı çıkamaya çalışıyormuşcasına bir takım hisler meydana gelmeye başladı.

Yutkundum.

"Niye döndün?" Diye sordu.

"Telefon kaldı -" dedim fısıltıyla. Ancak lafımı tamamlayamadan burnumun dibine kadar yaklaşan adamla sesim kesilmişti.

Çok yakındı.

Burnu burnuma değiyorken, kalbimin sesi kulak zarımı patlatacak gibiydi.

"Ç-çok yakınsınız" dedim kah dudağına kah da gözlerine bakarak.

O ise sadece dudağıma bakıyordu.

Karnım da hissettiğim parmaklarla irkildim. Eli önce karın boşluğumda ardından ise sırtımda gezindi. Diğer eli ise boynumdan boğazıma sürçmüş yerini sıkıca koruyordu.

Bütün vücudum titriyordu.

"Titriyorsun küçük?" Fısıltı ile konuştu bu defa. Sesi çok sakindi. İçim yanmaya başlamış gibi hissediyordum. Midem bulanıyordu. Kussam rezil olur muydum acaba?

Kussana

Boğazımı temizledim yavaştan. O ise yavaş yavaş sanki bana yaklaşıyordu. Gözlerini dudaklarımdan çekmiyordu bile. Burnumu bırak ağzımdan bile nefes nasıl alınır unutmuştum.

Şu an ne oluyordu beynim kavramıyordu.

Maran öğretmenin dudağı ile benim dudağım arasında çok az mesafe kalmışken durdu.

Gülmeye başladı.

O güldüğü zaman diliminde ise kapı çalmaya başladı. İrkilip onu kendimden uzaklaştırdım.

Kalbim yerinden çıkacaktı sanki.

Hâlâ olayın şokundaydım. Ellerim titriyordu.

Yüzüne bakıp "Bir daha yapmayın hocam" dedim ve kapıyı açtım. Kapıda bana bakan Onur'u gördüğüm de ise daha çok sıcak bastı beni. Kulaklarımın yandığını hissediyordum resmen.

"Ne oldu? Niye kızardın sen?" Diye sorduğun da başımı salladım olumsuzca.

Yanından geçip gidecekken kolumdan tutum kendine çevirdi. Çevrilmenin etkisiyle midem ağzıma geldi.

Hızla elinden kurtulup lavaboya koştum.

Koşarken ise gördüğüm kişi bana bakarak arsızca gülümsüyordu.

...

Yeni bölüm 2-3 gün sonra bence, fikrimce. 💃💃

İstek olursa atarım, yorumlarınızı eksik etmeyin, yorumlarınızı okumayı seviyorum 🩷💵

∆

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

112okunma 9beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18