5. bölüm · Güneş'in Ateşi

5. Bölüm El ele

Eslem 💫💜

Ateş hiç konuşmayıp eve getirmişti. Araba durunca kapıyı açmaya çalıştım. Ama açılmadı. Doğru ya, kapıları kilitlemişti. Ateş'e döndüğümde, Ateş az önceki rahat tavırlarından zıt bir hâlde bana döndü.
"Güneş..." dediğinde yutkundum.
"Yarın beni bekle, tamam mı? Okula tek girmeni istemiyorum. Madem senin için zor bir durum bu, o zaman sadece sen değil, ben de o bakışlara maruz kalacağım." dediğinde gözlerim tekrardan doldu.
"Beni anlamıyorsun, Ateş. Beraber o okula girersek daha da konuşacaklar. Tabii senin için sorun değildir. Koca Ateş Akyurt neyi sorun eder ki? Ama ben ederim." dedim.
Ateş ağzını açmıştı ki elimi kaldırıp onu susturdum.
"Lütfen, Ateş. Bir şey deme. Sadece kapıyı aç. Eve girmek istiyorum." dedim.
Zorlamadı. Kilitleri açtığında hızlıca arabadan inip evin bahçesine girdim.
***
Ağlamaktan helak olmuş gözlerle kalkmıştım. Telefonuma bakmaya o kadar korkuyordum ki, imkânım olsa o telefonu yerin en dibine gömerdim. Ama bakmam lazımdı.
Nefes verip yavaşça elimi telefonuma uzatıp açtım. Bizim, Derya ve Feyza ile olan gruba +229 mesaj ve +30 arama vardı.
Mesajları okumaya başladım.
Feyza: Bizim bir üst sınıftaki Merve, kişisel hesabına "Ateş Akyurt ve yeni sevgilisi Güneş Korkmaz görüntülendi." başlığıyla bir şeyler paylaşmış. Ne oluyor ya?! Güneş, o sen misin?
Senin Ateş'le ne işin var?
Senin o partide ne işin var?
Senin Ateş'in kucağında ne işin var?
Derya: Siz ne ara sevgili oldunuz lan?! GÜNEEEŞŞ! BİZİM NEDEN HABERİMİZ YOK?!
Feyza: Güneş, o sen değilsin, değil mi? Sen kılıklı başka biri o. Yalan der misin bize? Herkes paylaşmış! Kişisel hesaplarda yüzünü paylaşmışlar , okul hesaplarında yüzün gözükmüyor ama saçlarından anlaşılıyor!
Derya: GÜNEŞ, GÖR ARTIK! DELİRECEM! HERKES DE NE MERAKLIYMIŞ!
Ve bir sürü mesaj daha...
Kızlar delirmişti. Ve haklılardı da. Partiye gittiğimden de haberleri yoktu üstelik...
Nefes verip okul hesabına girdim. Burada bütün okul vardı. Öğretmenler hariç bütün öğrenciler...
Son gönderiye bastığımda, Ateş'in beni kucakladığı yer gözüküyordu. Sanırım Ateş bu kısmı halletmişti ama kişisel hesapları engelleyemezdi.
Başlığa baktığımda şakaklarımı ovuşturmaya başladım.
"Ateş Akyurt gizemli sevgilisini kucaklayıp arabaya sokarken görüntülendi."
Diğer gönderiye geçtim. Bu ise adamı dövüp bana "İyi misin?" dediği kısımdı.
"Ateş'ten sevgilisine sarkıntılık yapan adama ders! Bakalım bu kız kim?"
Diğerine geçtim. Bu, partide düşmemi engellemek için belimden tuttuğu bir fotoğraftı. Ama o kadar yakındık ki sanki bilerek üzerime eğilmiş gibiydi. Yüzümde sansür vardı ama saçlarım beni ele veriyordu. Okulda zaten doğal sarışın üç dört kişiydik.
"Yeni çıtır çiftimiz!"
Bu fotoğrafın yorumlarına girdim.
Kader: Ne ara tanışmışlar, kim ki o? Başka fotoğraf istiyorum.
Tarık: Bizim Ateş sevgili mi yaparmış? Yengemiz hayırlı olsun.
Güzin: Ateş de pek aşk dolu bakmış. Başka fotoğraf da isteriz.
Ofladım.
Tam çıkacakken yeni gönderi gelmişti. Girdiğimde şok içinde kaldım.
Bu, dar sokaktı. Tam da Ateş'in beni duvara yaslayıp elini iki yanıma koyduğu fotoğraftı. Bu biz değil de başka birileri olsaydı, derdim ki bunlar gerçekten sevgili. Öyle bir fotoğraftı.
Başlığa baktım.
"Yeni fotoğraf geldi! Yeni çıtır çiftimiz bizim dar sokakta görüntülenmiş. Sizce şu pozisyondan sonra bir kiss gelmiş midir?!"
Başı 30 kere tekrardan okudum.
KİM Dİ BU BAŞLIKLARI YAZAN SALAK?!
Yorumlar şimdiden 23 olmuştu ama okuyamayacak kadar korkuyordum.
Telefonu kapatıp hazırlandım ve evden çıktım.
Bu paylaşımlardan sonra, hele hele en sonunkinden sonra bitmişti. Biz artık ya net sevgiliydik ya da net sevgiliydik.
Gözlerim tekrardan doldu.
"Salak Güneş! Boş versene. Bunlar olacağına bir özrü kabul etseydin. Evet, babamın aldığı tek hediyeydi ama bunlarla uğraşmana değmezdi."
Okul gözüktüğünde ecel terleri döküyordum.
İlerledim.
Kapıya vardığımda içeri bir adım attım. Direkt bütün bakışlar bana döndü. İlk önce sessizlik oldu, sonra fısıldaşmalar çoğaldı.
Yan tarafımdaki üçlü kız grubundan kısa saçlı olan,
"Bu muymuş?" dedi kınayan bir sesle.
Yanındaki kız da beni süzüp,
"Cidden Ateş bunun için mi adamı yere yapıştırmış? Ben daha güzelim be bundan!" dediğinde dişlerimi sıktım.
Ateş'e âşık olan o kızları unutmuştum. Onlar benden daha da nefret edecekti.
Hepsi mi bana bakardı?
Hepsi.
Derken bütün fısıldaşmalar kesildi ve arkamdan Ateş'in sesini duydum.
"Güneş!"
Durmak zorunda kaldım.
Arkama dönüp Ateş'e baktığımda yanında kankaları olduğunu tahmin ettiğim iki kişi vardı. Ateş'in odağı ise full bendeydi.
Yanıma geldiğinde,
"Günaydın, sevgilim." dedi.
Gözlerimi açıp Ateş'e baktım.
"Ateş..." dedim kısık bir sesle.
"Zaten bizi konuşuyorlar. Ne yapmaya çalışıyorsun?" dedim.
Ateş kulağıma eğilip,
"Madem bu kadar eminler sevgili olduğumuza, güzel malzeme verelim de onlara da kuytu köşede çektikleri fotoğraflarla uğraşmasınlar." dedi.
Yutkunmak zorunda kaldım. Sesi güven vericiydi ve cezbediyordu.
Doğrulup en güzelinden gülümsedi ve elini elime uzatıp parmaklarını bana kenetledi.
Tuttuğu elime bakıp ona döndüm.
Dediğini yapıyor, onların daha çok konuşmasını sağlıyordu. Elimi ondan ayırmak istiyordum ama izin vermiyordu.
Elinin sıcaklığı bile tüylerimi diken diken ediyordu.
Çok garip bir çocuktu.
Soğuktu ama bir o kadar da sıcaktı.
İtiraz etmiyordu ama bir o kadar da inatçıydı.
"Haydi sevgilim, okula geçelim." dedi diğerlerinin duyacağı sesle.
Bizi çeken telefonlara bakıp nefes verdim.
İlerlediğimizde omuzları dikti. Gözleri ise kararlıydı.
Okula el ele girmiştik.
Ateş Akyurt ve Güneş Korkmaz el ele okula girmişlerdi.

Sizce Ateş mi 🔥? Güneş mi 🌞? Yorumlara bekliyorum 💜